Sandalyede namaz kılmak ne zaman caiz olur

'Dini Sorular ve Cevaplar' forumunda SeLeN tarafından 2 Eylül 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Sandalyede namaz kılmak ne zaman caiz olur konusu sandalyede namaz kılmak hangi hallerde caiz - mazereti olanların sandalyede namaz kılması


    Soru: Camilerde sandalye üzerinde namaz kılınıyor. Bazıları buna caizdir, bazıları da değildir, diyorlar. Hasta, özürlü ve yaşlıların yere oturarak kılmaları ile sandalye üzerine oturarak kılmalarına nasıl bakmalıyız? Sandalye hangi hallerde caiz olabilir?
    Cevap: Müminlerin namazlarını güçleri yetiyorsa ayakta, yetmiyorsa oturarak, ona da güçleri yetmiyorsa yanları üzerine yatarak ima ile kılmaları gerektiği hususu, hem ayet hem de hadislerle en başta ifade edilmiş, yakın tarihe gelinceye kadar da bu tarif uygulanarak bir ihtilaf da söz konusu olmamıştır. Yani geçmiş devrin özürlüleri de zemine oturarak ibadetlerini yapagelmişlerdir. Ancak son devrelerde sandalyeye oturarak kılmanın yaygınlaşması üzerine, konuya bakan alimlerimiz farklı yorumlara yönelmişlerdir. Bazı yorumcularımız diyorlar ki:
    - Gerek Resulüllah zamanında, gerekse daha sonraları ashab-ı kiram devrinde sağlamların da, hastaların da koltuk veya sandalye üzerinde namaz kıldıklarına dair bir kayda rastlamadık ve görmedik. Böyle bir örnek de yoktur! Özürlüler hep yere oturarak kılmışlardır!.. Hayrettin Karaman Hocaefendi gibi yorumcularımız ise konuya daha olumlu ve kolaylaştırıcı bakıyorlar. Bu bakışı da şöyle özetleyebiliriz:
    1- Allah kulunu gücünün yetmediği, ona zor gelen, eziyet veren, canını acıtan, hasta eden, hastalığını artıran, sağlık veya hayatını tehlikeye sokan... bir vazife ile yükümlü kılmamıştır. Bu sebeple yere oturamayan, oturduğu zaman acı ve ağrı çeken veya tekrar kalkamayan, bu yüzden de kıyam ve rükû vazifelerini yerine getiremeyecek olan kimseleri yere oturmaya mecbur edenler, Allah'ın muradını, dinin temel kurallarını tam anlamamış olurlar.
    2- Geçmişte mazeretleri sebebiyle hayvandan inemeyenler (inerlerse tekrar binememekten veya hastalıklarının artmasından, ağrı ve acı çekmekten korkanlar) hayvan üzerinde oturarak namazlarını kılabildiklerine göre, yere oturdukları takdirde hastalıklarının artması veya ağrı ve acı çekmeleri ihtimali ile karşılaşanların da, ya ayakta veya oturabildikleri bir şeyin (sandalyenin) üzerinde namaz kılmaları caiz olacaktır."
    Biz bu iki yorumu şöyle özetleyebiliriz.
    1- Mazereti olanlar yere oturarak kılmakta zorlanıyorlarsa, yani acıları artıyor, huzurları bozuluyor, namazın rükuunu, kıyamını tam olarak yapmakta güçlük çekiyorlarsa sandalye üzerinde kılabilirler. Çünkü sandalyede acıları azalıyor, huzurları çoğalıyor, namazın kıyamını, rükuunu daha sağlam olarak yapabiliyorlar...
    2- Şayet böyle bir zorlukları yok da sandalye üzerinde oturmak daha rahat oluyor diyerek sandalyeyi tercih ediyorlarsa, bunlar zemine oturmayı tercih etmeli, mecburiyetleri olmadan sandalyeye yönelmemelidirler!.. Durum böyle olunca denebilir ki: Her insan kendi mazeret ve mecburiyet derecesini kendisi başkasından iyi bilir. Öyle ise bu ölçüler içerisinde kendi mecburiyetini kendisi tespit etmeli...
    Soru: Seyahate çıkıyorduk. Bindiğimiz vasıta henüz şehirden çıkmadan ezan okundu. Biz şüpheye düştük. Namazımızı seferi olarak mı kılacağız? Yoksa şehirden ayrılmadığımız için seferilik hükümleri henüz başlamadı diyerek tam mı kılacağız?
    Cevap: Doksan kilometreden az olmayan uzaklıkta yola çıkanların seferilikleri kendi beldelerinin belediye sınırlarını çıkınca başlar. Geri dönünce de aynı sınırda biter. Bu itibarla yolculukta kendi belediyesinin sınırları içinde iseler seferilik henüz başlamadı diyerek tam kılmalı, kendi oturdukları belde belediyesinin sınırlarını çıkmışlarsa başladı diyerek dört rekatlı farzları iki kılmayı tercih etmeliler.

    Ahmet Şahin
     

Bu Sayfayı Paylaş