Sancılı Sürgünlüğüm

'Şiirler' forumunda Dine tarafından 15 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Sancılı Sürgünlüğüm konusu
    Sancılı Sür/günlüğüm...(I)

    "İç büken bir acıyla geldiğim
    Bu siyah ışıklar kentinde enkaz oldum..."

    Eylüldü…
    Yıllar süren uzun bir sürgünden
    dönmüştü kelepçeli ellerim…
    Yüreğimde (u)mutlu bir sevda masalıyla
    dönmüştüm istanbul’a…

    Eylül’e kurmuştuk saatlerimizi…
    Ağustosu yok saymıştık ömrümüze…
    Boğazın serin sularında boğup acılarımızı
    elele yüzecektik kızkulesine…

    Eylül gri bulutlarla gelmişti…
    İstanbul’a yağmur yağdı…
    Kara bir fırtına çıkıp gizlendiği yerden
    beni senden
    beni ken(t)dimden uzağa savurdu…

    "Gidişime dalgın bir İstanbul
    Beklentisine küsmüş bir çift ela göz bıraktım..."



    Bir (k)ayıbın peşinden sürüklenmiştim
    bu siyah ışıklar kentine…
    Onurumu zedeleyen bu (k)ayıbın
    iç yakıcı kargaşasında
    Seni ve özgür düşlerimi kaybettim…
    Ağladım…

    Ertesi hüzünlü bir Eylül sabahı :
    Günaydınım…Sabahım…Sevgilim…
    İçimin yangınlarınamı uyandın ?...
    Zindan ;alacaklarını tahsil ederken genç ömrümden
    hasretin sancılarımı böldü uykularını ?...

    Oysa zulamda birikmiş öpücüklerim vardı
    sabahlarına hazır…
    Küçük masum dokunuşlarım vardı tenine…
    Hani dizime koyduğunda başını
    O rahat durmayan yanlarım…
    Hani o söylemekten onur duyduğum
    yalnızca sana ait sevgi sözcüklerim :

    (k)adı(nı)m...içime akan coşkun ırmağım...
    seni çok seviyorum

    Dışarısı Eylüldü…
    İstanbul’a yağmur yağdı…
    Kaldırımlar ıslaktı gözlerin gibi…
    Ben ıslanmadım…
     

Bu Sayfayı Paylaş