Sanayinin Kuruluşunda Etkili Olan Faktörler Nelerdir

'Ülkeler Coğrafyası' forumunda Mavi_inci tarafından 8 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Sanayinin Kuruluşunda Etkili Olan Faktörler Nelerdir konusu Sanayinin Kuruluşunda Etkili Olan Faktörler Nelerdir

    1. Hammadde


    Ülkemiz sanayinin kuruluşunda en önemli faktör olan hammadde kaynakları bakı- mından oldukça zengindir. Bunlardan yeraltı kaynakları bakımından demir, krom, bakır, çinko rezervleri gibi metal madenler, bor tuzları, çimento hammaddeleri, ma- denler, deniz ve göl sularımızdaki tuz ve sodyum sülfat gibi metalik olmayan ma- denler bakımından geniş rezervlere sahiptir. Diğer taraftan tarımsal, hayvansal ve orman ürünleri gibi yer üstü kaynakları da ülkemizde büyük çeşitlilik gösterir. Ni- tekim dokuma sanayinin ana hammaddesi olan pamuk ve yapağı,şeker sanayinin hammaddesi olanşekerpancarı, çay sanayinin hammaddesi olan çay, sigara sanayi- nin hammaddesi olan tütün, gıda endüstrisinin hammaddesi olan un, sebze, meyve ve çeşitli hayvansal ürünler, kağıt ve selüloz sanayinin ana hammaddesi olan orman ürünleri bakımından ülkemiz oldukça zengindir.

    Enerji


    Sanayinin en önemli kuruluş koşulu faktörlerinden biri de enerji kaynaklarıdır. Türkiye enerji kaynakları bakımından gerekli potansiyele sahip bir ülkedir. Petrol ve taşkömürü yetersizliğine karşın linyit rezervleri bakımından oldukça zengindir.

    Ülkemizde elektrik enerjisinin üretimi için 1935 yılında Elektrikİşleri Etütİdaresi kuruldu. Bu kuruluş yurdumuzun hangi bölgesinde hidro-elektrik santral, hangi bölgesinde termik santral kurulması gerektiğine karar verir. Nitekim Zonguldak'ta

    Çatalağzı'nda kurulan termik santral kömür tozlarını yakarak sadece kömür havza- sına elektrik karşılamakla kalmamış,İstanbul ve Ankara'ya kadar uzanan kesimin elektrik gereksinimini karşılamıştır. Ayrıca Kütahya ve Soma yöresindeki zengin linyit yataklarından yararlanarak biri Kütahya kuzeyinde Seyitömer, diğeri Balıke- sir güneyinde Soma'da iki termik santral kurulmuştur. Marmara Bölgesinde doğal- gaza dayalı Hamitabat,İstanbul yakınlarında akaryakıtla çalışan Ambarlı ve Silah- tardaki termik santrallar ve Afşin-Elbistan termik santralı ülkemizin enerji gereksi- nimini sağlayan başlıca santrallardır. Ayrıca son yıllarda Rusya'dan getirilen doğal- gaz sanayimizin kullandığı başlıca enerji kaynakları arasındadır.

    Beyaz kömür olarak adlandırılan hidro-elektrik enerji bakımından oldukça zengin olan ülkemizde ilk hidro-elektrik santral Sakarya nehri üzerinde kurulan Sarıyer barajıdır. Daha sonra Kızılırmak üzerinde kurulan Hirfanlı barajı, Kesikköprü bara- jı, Sakarya nehri üzerindeki Gökçekaya ve Porsuk barajları, Gediz nehri üzerinde Demirköprü, Büyük Menderes üzerinde Kemer, Güneydoğu Anadolu bölgesinde Fırat üzerinde Atatürk barajları ülkemizin enerji gereksinimini karşılayan hidro- elektrik santralların sadece birkaçıdır.

    Ülkemizde tüm elektrik santralleri enterkonnekte sistem ile birbirine bağlanmıştır. Ülke çapında enerjinin dengeli olarak dağıtılması ve sanayi tesislerinin gereksini- mini karşılamak için kurulan bu santrallar sanayinin kurulup gelişmesinde önemli rol oynamışlardır.

    Ülkemizde jeotermal enerji santrallarımızda(Denizli-Kızıldere,İzmir-Balçova, Aydın-
    Germencik, Çanakkale-Tuzla, Afyon-Ömer-Göcek, Nevşehir-Acıgöl, Ankara-Kızılcaha-
    mam) oldukça önemlidir. Diğer taraftan uranyum ve toryum rezervleri hayli zen-
    gin olan ülkemizde ilerde nükleer santralların da kurulması gerekmektedir.

    İşgücü

    Sanayide üretim ne kadar makineleşse de nitelikli işgücüne her zaman gereksinim duyulur. Ülke nüfusunun sürekli artması ve genç nüfusumuzun fazla oluşu, işgücü bakımından ülkemizi zengin bir konuma getirmektedir.

    Diğer taraftan Cumhuriyetin ilk yıllarında nitelikli işgücü bulamayan sanayi tesis- leri için günümüzde bu sorun ortadan kalkmıştır. Üniversitelerin mühendislik bö- lümlerinden mezun olan gençler sanayinin hemen her dalında çalışabilecek nitelikli teknik personel açığını ortadan kaldırmaktadır. Ayrıca ara işgücü gereksinimi de çeşitli teknik lise ve yüksekokullar vasıtasıyla karşılanmaktadır.

    Sermaye


    Sanayinin kuruluş koşullarından biri olan sermaye, ülkemizde çeşitli biçimlerde karşılanır. Bu bakımdan çimento,şeker ve dokuma sanayimiz büyük ölçüde milli sermaye ile kurulmuştur. Demirçelik, çinko-kurşun, boksit tesisleri gibi metalürji fabrikaları uzun vadeli dış kredi kaynaklarından yararlanarak faaliyete geçmişler- dir. Otomotiv ve uçak sanayimiz ise yabancı sermaye ortaklığı ile aktivite kazanmış- tır.

    Ulaşım ve Pazar


    Hammaddenin tesise taşınmasında, mamul malın pazara gönderilmesinde önemli rol oynayan ulaşım sorunu ülkemizde 1950'lerden itibaren karayollarının yapımı ile büyük ölçüde aşılmıştır. Günümüzde yurdumuzun her bölgesi ile ulaşım bağlantısı yaz-kış kesilmemekte, köyler dahil olmak üzere her bölgemize kara ve demiryolu bağlantısı bulunmaktadır. Modern yükleme ve boşaltma yapabilen gerekli araç ve gereçle donanmış limanlarımız, ihtiyacı karşılayacak bir ticaret filomuz vardır. Özellikle T.I.R. filomuz oldukça gelişmiş bir düzeydedir. Bu nedenle milletlerarası pazarlara hammadde veya yarı mamul madde gönderilmesinde herhangi bir problem kalmamıştır.

    Ülkemiz pazarlama konusunda ise birtakım güçlüklerle karşılaşmaktadır. Bu güç- lüklerin başında Avrupa Topluluğu ülkeleri ile A.B.D. gibi sanayileşmiş ülkelerin sanayi malları ile kalite ve standart yönünden rekabet edemeyişimiz gelir. Ayrıca bu ülkelerin ticari mallarımıza koydukları kotalar sanayimizi olumsuz yönde etkiler. Ancak bu olumsuz faktörlere rağmen sanayi ürünlerimizin dış ticaretimizin %80'ini oluşturması ülkemizin bu yolda önemli bir ilerleme kaydettiğini gösterir.
     

Bu Sayfayı Paylaş