Sanayinin gelişmesinin çevreye olumlu ve olumsuz etkileri nelerdir?

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Kayıtsız Üye tarafından 29 Mart 2011 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Sanayinin gelişmesinin çevreye olumlu ve olumsuz etkileri nelerdir? konusu Sanayinin gelişmesinin çevreye olumlu ve olumsuz etkileri nelerdir?
     
  2. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sanayileşmeyle birlikte
    kimyasal gübre ve ilaç kullanımındaki artışlar da suları kirletmeye başlamıştır. Böylece ortaya
    çıkan kirlenmenin üretim ve tüketim faaliyetleri sonucunda oluştuğu ortaya çıkmaktadır
    A) SANAYİ ATIKLARI
    Sanayinin gelişmesiyle birlikte, kirletici türleri ve miktarları artmıştır. Bu kirleticiler suları da
    kirletmeye başlamıştır. Sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları suları kirletmektedir. Farklı sanayi
    kuruluşlarının kirletici etkileri ve dereceleri de farklıdır.
    SU KİRLİLİĞİ VE KİRLİLİĞE KARŞI ALINACAK ÖNLEMLER
    Su kirliliği , doğada temiz olarak bulunan suyun insan eliyle doğrudan ya da insan yaşamı
    için üretim yapan kuruluşlar tarafından kirletilmesidir.20. yüzyılda sanayileşmenin hızlanması
    ve insan sayısının artması su kirliliğini de sonuçları tehlikeli olacak kadar arttırmıştır.
    1. Şehirlerdeki Atık Suların Arıtma Tesisinde Arıtılmadan Nehirlere,Göllere ve
    Denizlere Verilmesi:
    Suların hijyenik açıdan kirlenmesine neden olan organizmalar, genellikle hastalıkla veya
    hastalık taşıyıcı olan hayvan ve insanların dışkı ve idrarlarından kaynaklanır. Bulaşıcı etki ya
    bu atıklarla doğrudan temasla ya da atıklarının karıştığı sulardan dolaylı olarak gerçekleşir.
    İçme suyu temini açısından hijyenik kirlenme önemli bir sorun oluşturmaktadır.Su yakınlarına
    hayvan barınağı yapılmamalı,mezarlıklar sulardan uzağa yerleştirilmelidir.
    Ölmüş hayvan ve bitki artıkları ile tarımsal artıkların yüzeysel sulara karışması sonucunda da
    kirlenme ortaya çıkmaktadır. Bu yolla su kirlenmesini önlemek için bitki ve hayvan artıklarının
    sulara verilmemesi ya da suların yakınlarında yok edilmemesi gerekir.
    Ayrıca,sentetik deterjanlar içerdikleri fosfatlar ile yüzeysel sularda kirlenmeye neden
    olmaktadır. Evsel atıkların mutlaka özel tesislerde arıtılması gerekmektedir.
    2. Fabrikalardaki Atıklarda Bulunan Ağır Metallerin Suya Karışması:

    Çeşitli endüstri faaliyetleri sonucu oluşurlar ve fenol, arsenik, siyanür, krom, kadmiyum gibi
    toksik
    maddeler içerirler. Önlem olarak fabrikalar sulardan uzağa kurulmalı,sanayi atıklarını
    sulara vermeleri önlenmeli. Her fabrikanın artıklarını arıtması için tesisler yapması
    sağlanmalıdır.
    3.Tarımsal Alanlarda Kullanılan İlaçların Nehirlere Karışması:
    Tarımda kullanılan böcek ilaçlarının suya karışması, içtiğimiz su için tehlike yaratır. Bu
    sularla sulanan besinleri yediğimizde tarımsal ilaçların maddeleri bizim vücudumuza girer. Bu
    sularla sulanmış otları yiyen hayvanlar da hastalanırlar. Tarlaların yeterli miktarda ve
    çevreye zarar vermeyen kimyasalları içeren ilaçlarla ilaçlanması sağlanmalıdır.
    4.Gemilerin Çöplerinin ve Atık Sularının Denize Dökülmesi:
    Denizlerimizde dolaşan yerli ve yabancı gemilerin gezileri sırasında toplanan çöplerini
    denize boşalttıklarını görmekteyiz. Ayrıca bu gemilerin atık sularını
    da arıtmadan
    denizlerimize döktükleri gözlenmiştir. Bu konuda büyük cezalar getirilerek denizlerimizin
    kirlenmesi önlenmelidir.
    5.Batmış Gemilerin Artıkları ve Petrol Kirliliği:
    Denizlerde batan gemilerden denize dökülen metal parçaları ,eşyalar ,kimyasal maddeler ve
    sızan petrol doğayı kirletmektedir. Deniz kıyılarında gemi tamir ve söküm yapılması da kirlilik
    yaratmaktadır. Tankerler veya boru hatlarıyla taşınan petrolün kazalar sonucunda yüzeysel
    sulara karışmasının yarattığı olumsuz etkiler açısından önem taşımaktadır. Bugün suların en
    ciddi ve düşündürücü kirlenme şekli, petrol ve petrol ürünlerinin su üzerinde ince bir tabaka
    teşkil etmeleriyle meydana gelir. Denilebilir ki çevre bakımından en önemli sorun da budur.
    Petrol ve benzeri maddeler suda erimediklerinden dağılıp büyük su kitlelerinde kaybolmazlar.
    Aksine suyun yüzeyine yayılırlar. Kaza sonunda suya dökülen büyük miktarlardaki petrol vs
    ürünlerini büyük oranda toplayabilen pek çok usuller bulunmuştur. Akaryakıt sızıntısını
    önleyecek önlemler alınmalıdır. Zararların önlenmesi için ağır para ve işten uzaklaştırma
    cezaları verilmelidir. Deniz kenarlarında fabrikalar yapılması engellenmelidir. Gemi tamir ve
    sökme işletmelerinin deniz kenarlarında yapılmaması için önlemler alınmalıdır
    .
    6.Nükleer Atık Taşıyan Gemilerin Batması:
    Nükleer atık taşıyan gemilerin batması sonucu sızan nükleer maddeler suya karışmakta
    büyük bir doğa kirliliği oluşturmaktadır. Ayrıca radyoaktif kirlenme hastanelerden, araştırma
    kuruluşlarında ve bazı endüstri dallarından da kaynaklanabilmektedir. Nükleer silah
    denemeleri sonucunda artan radyoaktivite, yağmur sularım da kirletmekte ve bunun sonucu
    olarak yüzeysel sular, radyoaktif kirlenmeye maruz kalmaktadır. Su kaynaklarından çok
    uzaklarda nükleer denemeler yapılmalı ,fabrikaların bu tür atıklarını suya bırakmalarına
    büyük cezalar verilmelidir.
    7.Denizlerde Açılan Petrol Kuyuları,Bu Kuyularda Meydana Gelen Yangınlar ve
    Kazalar Sonucu Suya Petrol Karışması:
    Deniz yüzeyinden her türlü kirletici madde sürekli olarak sahillere de dağılmaktadır. Özellikle
    yağlar, katranlar ve benzer maddeler kıymetli sahilleri, plajları ve her türlü bina ve tesisi
    fiziksel olarak kirletmekte ve maddi hasarlara sebep olmaktadır. Deniz içinde yapılan petrol
    aramaları ve petrol çıkarma kuyuları ile buralarda meydana gelen yangın ve kazalar sonucu
    petrol su yüzeyine dağılmaktadır.
    Doğada,suların yüzeyine yayılan akaryakıtın sebep olabileceği sorunları kısaca şöyledir:

    1)Suların atmosferden oksijen emmesi zorlaşır, suların kalitesi düşer, yani canlı varlıklar
    için gerekli koşullar bozulur.
    2)Su yüzeyindeki ince zar, su ile atmosfer arasındaki ısı alışverişini de etkiler.
    3)Su üzerindeki ince sıvı tabakası deniz kuşlarının yüzme olanaklarını etkileyebilir, hatta
    tamamen yok edebilir. Son yıllarda martı vs. kuş ölülerine sık bir şekilde rastlanmasının
    nedeni budur.
    4) Denizde yaşayan her türlü bitki ve hayvanın yaşamalarını sürdürmeleri ve üremeleri,
    sulardaki kirlenmelerle orantılı olarak zorlaşıyor.
    5) Deniz yüzeyinden her türlü kirletici madde sürekli olarak sahillere de dağılmaktadır.
    Özellikle yağlar, katranlar ve benzer maddeler kıymetli sahilleri, plajları ve her türlü bina ve
    tesisi fiziksel olarak kirletmekte ve maddi hasarlara sebep olmaktadır.Bu etkenin ortadan
    kaldırılması için denizlerde petrol araması ve çıkarılması önlenmelidir.
     

Bu Sayfayı Paylaş