Samrı Köyü İnhisar Bilecik

'Bilecik Tanıtımı' forumunda DeMSaL tarafından 21 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Samrı Köyü İnhisar Bilecik konusu
    Osmaniye Köyü Bozüyük Bilgileri - Osmaniye Köyü Hakkında - Osmaniye Köyü Tanıtımı - Osmaniye Köyü Resimleri





    İlçe: İNHİSAR - İl: BİLECİK

    Köy Muhtarı: Bilgi Yok


    Muhtarlık Erişim Bilgileri:Bilgi Yok


    Bilecik
    Bilgiler
    Nüfus 2247 (2000)
    Koordinatlar
    Posta Kodu 11640
    Alan Kodu 0228
    Yönetim
    Coğrafi Bölge Marmara Bölgesi
    İl Bilecik
    İlçe İnhisar
    Web Sitesi

    Samrı, Bilecik ilinin İnhisar ilçesine bağlı bir köydür.



    Tarih

    Köye ilk kez SELÇUKLU ların TÜRKMEN beylerinden olan Samsa Çavuş yerleşmiştir. Samsa çavuşun köyü yerleşim olarak seçmesinin nedeni şudur; Samsa Çavuşun 400’e yakın kara keçisi olduğu ve bu hayvanların beslenebilmesi ve otlanabilmesi için buranın daha uygun olacağından buraya yerleştiği söylenmektedir. SAMSA ÇAVUŞ orta asyadan gelen Oğuzların kayı beylerinden Süleyman ŞAH ın oğlu, OSMANLI Beyliğinin kurucusu Osman Beyin babası ERTUĞRULGAZİ nin yakın arkadaşı olmuştur. Aynı zamandada OSMAN BEYİN silah ustasıdır. OSMANLI BEYLİĞİ nin yerleşip ve büyümesinde çok büyük yardımları olmuştur. ŞEYH EDABALI (ULUDERE KÖYÜ), DODURGA BEYİ (DODURGA BELDESİ), İNHİSAR BEYİ (İNHİSAR İLÇESİ) ve DURSUN FAKIH (KÜRE BELDESİ) gibi SAMSA ÇAVUŞ ta bir TÜRKMEN beyidir. OSMANLI (kayılar) Söğüt e gelince dili, dini ve soyu aynı olan Türkmen beylerinden yardım almışlardır. Böylelikle hırıstiyan olan rum ve ermenilerden kurulu olan Anadoluya artık kalıcı şekilde yerleşmişlerdir. Kurtuluş savaşına kadar yakın köylerde rum ve ermeniler yaşıyordu. Mubadele zamanında balkanlarda yaşayan TÜRK köyleriyle yer değiştirildi. ermeni ve rumlar yunan ordusu bölgeye gelince onlarla beraber TÜRK köylerine saldırmış büyük zarar vermiştir. yunan ordusu bölgeden gidince rum ve ermenilerde yaptıklarından korktuğu için bölgemizi terk etmek zorunda kalmıştır. Köy kuruluşundan bugüne düzenli bir yerleşime geçmiş ve sürekli gelişme göstermiştir. Köyde iki tane cami vardır. Bunların adları Merkez Cami ve Azyaka Cami’dir. Bunlardan Merkez Cami ilk kurulduğu tarih (daha sonra bugünkü halini almıştır) 1223 yılında minaresi yapılmıştır. Köyden Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı’na katılanlar olmuştur. Ancak bu kişiler hepsi vefat etmiştir. Samrı Köyü’nden bugüne kadar önemli biri çıkmamıştır. Samrı Köyü’nde bugüne kadar kıtlık, sel, kuraklık gibi önemli bir afet olmamıştır. Ancak 1955 yılında büyük bir deprem olmuştur. Bu depremde can kaybı olmamıştır. Sadece 60-70 civarında ev yıkılmış ve maddi hasar meydana gelmiştir. Köy kurulduğundan bu yana ortak mallar elbirliği ile yapılmış. Ancak bunlar içinde tarihi eser yoktur. Köylülerin iş birliği yaparak yaptıkları binalar şunlardır; Köy konağı, bir tarafı kahve, diğer tarafı muhtarlık ve gençlik spor kulübü olarak kullanılmaktadır. Köy kahvesinin alt kısmındaki odacıklar depo olarak kiraya verilmiştir. Köyümüzde bulunan iki cami ve imamlar için yapılan imam lojmanları köylülerin işbirliği ile yapılmıştır. SAMRI KÖYÜ TÜRKTÜR TÜRK KALACAK HÜSEYİN ŞEHİRLİ.
    www.samrikoyu.com adresine girerek daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

    Kültür

    1. Okulun tarihçesi: Köyde eğitim ve öğretimin tarihi çok eskilere dayanır. Cumhuriyetten önce Arapça ile eğitim camide yapılırken, yetersiz kalınca Kurtuluş Savaşı’ndan sonra dini eğitimin devamı maksadıyla Muratça Köyü’ndeki kilise yıkılıp keresteleri köye getirilmiş ve çevrenin imkânlarıyla hemen caminin yanı başına bir bina yapılmıştır. Bu binada eski yazı öğretimi devam ederken yazı inkılabı yapılınca, İnhisarlı Hoca Ahmet Efendi(Bozdağ) hemen kursa katılmış ve 1927 yılı sonu ile 1929 yılı başında kurstan dönmüştür. Köydeki binayı okula dönüştürerek burada yeni yazı ile öğretime başlamıştır. Böylece ilkokul ortaya çıkmıştır. Çeşitli öğretmenler bu binada 1940 yılına kadar 3 yıllık eğitimi sürdürmüşlerdir. 1940-1941 eğitim – öğretim yılında 5 yıllık eğitime geçilmiştir. Bu okul da eskiyince devletin verdiği ve Eskişehir’in Iğdır Köyü civarından sallarla getirilen tomruklar Çay köy civarında karaya alınmıştır. Oradan her tomruk iki kağnıyla ,köye getirilmiştir. Harman yeri civarında yeni okulun yapımına başlanmış ve her hane 352er lira salma ve imece ile yeni okul tamamen köylülerin imkânlarıyla yapılmıştır. 1945-1946 yıllarında öğretime açılmıştır. 1956 yılında depremden yıkılınca şimdiki Ortaokul binası devlet vatandaş işbirliği ile yapılmış ve 1957-1958 eğitim öğretim yılı hizmete açılmıştır. 1983’de bu bina da onarım görmüştür. Yetersiz görüldüğünden 1990 yılında yeni dört derslikli yeni okul devlet tarafından yaptırılmıştır. Daha sonra 1998 yılında 8 derslikli yeni okul hizmete açılmıştır. 2003-2004 yılında 3 öğretmenli, 2004-2005 yılında 2 öğretmenli ve 2005-2006 eğitim öğretim yılı tek öğretmenli birleştirilmiş sınıf(1.2.3.) uygulamasıyla eğitimi devam edilmektedir. 2. Okulun Adı: Samrı İlköğretim Okulu’dur. Okulun adı köyün adından gelmektedir. 3. Okul: Okul ihtiyacı karşılanmakta ve okula bağlı kuruluş yoktur. 4. Okulun Kuruluşundan bu yana çalışan öğretmenler: Okulun eğitim – öğretime başlamasından bu yana pek çok öğretmen görev yapmıştır. Ancak okul kayıtlarında adı geçen öğretmenlerin listesi aşağıdaki tabloda verilmiştir.

    Yemek Kültürü

    Beslenme, her canlı gibi insanların en önde gelen ihtiyaçlarındandır. Beslenmede kullanılan malzemeler her yerde aynı olmakla beraber, malzemelerin kullanma oranları, değişik malzemelerin bir arada kullanılması, bir besin maddesini fazlaca kullanılır olması yörelerin beslenmedeki çeşitliliğini ortaya çıkarmaktadır. SAMRI da öne çıkan yemek çeşitleri Yufka Şipirti, Uğmaç Çorbası, Tarhana Çorbası, Keşkek, Mantı, Haşhaşlı Yufka Böreği, Sodalı hamursuz, bazlama, Gözleme, Meyaneli Tavuk Göğsü, Cevizli Sucuk, Köfter, Bulama, İncir Tatlısı,un helvası, Karga Beyni, Linga adları verilen yemeklerdir. Bununla birlikte sebze ve meyveler fazlasıyla tüketilmektedir.

    Yufka Şipirti : Yufka Şipirti, hamurdan açılan yufkaların küçük küçük dolanıp ikiye katlanarak tepsiye dizilmesi, bunu üzerine bir başka kapta hazırlanan yahni suyunun dökülmesi ile yapılır. Daha sonra tabaklara konan yahni etiyle bitlikte yenilir.

    Uğmaç Çorbası: Yörede unun suyla karılması ile elde edilen katı hamurun süt veya suya ufalanarak üzerine yağ ve biber gezdirilmesi ile elde edilen çorba türüne Uğmaç Çorbası denilmektedir.

    Mantı: SAMRI da en çok sevilen ve yapılan özel yemek türü mantıdır. İçinin hazırlanmasında Nohut, Mercimek, Keklik eti, Peynir ve Kıyma kullanılır ve kullanılan bu malzeme türüne göre de isimlendirilir. Nohutlu Mantı, Peynirli Mantı v.b.

    Haşhaşlı Lokum: Bir tür börek olan haşhaşlı, mayalı ve mayasız olmak üzere iki biçimde yapılabilir. İlkinde; hamur mayalanarak düzgün bir yere yayılır, içine haşhaş,ceviz ve türlü baharatlar konularak rulo yapılır, bunlarda fırında pişirilerek yenilir. Bu tür haşhaşlıya lokum da denmektedir. Mayasız haşhaşlıda hazırlanan hamur doğrudan doğruya pazılara bölünerek açılır. İçine dövülmüş haşhaş konularak yağ sürülür. Daha sonra rulo yapılır. Bunların üstüne yumurta veya yağ ve yoğurt karışımı sürülerek tepsiler içinde fırında pişirilir.

    Sodalı ( Hamursuz ) : Yoğurt, sıvı yağ, karbonat ve tuz ilave edilerek su karıştırılan un, hamur haline getirilip yağlanmıştepsiye yayıldıktan sonra, üzerine yumurta sürülüp, çörek otu ile susam ekilerek fırında pişirilen yiyeceğe "Sodalı Hamursuz" adı verilir. Karbonat konulmada hazırlanan türüne de "Sade Hamursuz" denilmektedir.

    Meyaneli Tavuk: Önce Meyane kavrulur sonra su ile karıştırılarak muhallebi kıvamında pişirilir. Bunu içine başka bir kapta pişirilmiş tavuğun beyaz eti didilir. Üzerine kızdırılmış yağ ve biber dökülerek yenilir.

    Bazlama: Son derece basit bir yiyecek türü olan bazlama mayalı hamurdan alınan bir parçanın tavaya konarak yağda kızartılması ile yapılır.

    Cevizli Sucuk: Bu gibi yiyecekler Söğüt yöresinin en önemli kış yiyecekleridir. Bunlardan "Cevizli Sucuk" oldukça önemlidir. Bunun yapımında üzümden elde edilen şıra ve ceviz kullanılır. Önce şıra kaynatılır, pekmeze dönmeden ateşten indirilerek süzülür. Sonra nişasta, irmik veya unla karıştırılarak pelte kıvamında pişirilir. Daha önce kırnapa dizilmiş ceviz içi sıcak peltenin içine daldırılır. Bu haliyle dar açı şeklinde dut ağacından yapılmış "gege" adı verilen kancaya asılarak havalandırılıp kurutulur. Kurutma bir hafta devam eder, sonra sandıklara yerleştirilir.

    Köfter (pelte): Köfter denilen yemek cevizli sucuk yapılırken artan peltenin temiz bir yaygıya bir cm kalınlığında dökülüp kurutulması ve sonra baklava şeklinde kesilmesiyle elde edilir.

    Bulama: Bulama ise, pekmez ile yumurta beyazının karışımından elde edilir. Önce 5-6 yumurta büyükçe bir kazanın içinde el ile sürtülerek kar haline getirilir. Pekmez damla damla akıtılarak yumurta akına alıştırılır. Bu karışım, pekmezin beyazlaşmasına dek ( iki saat kadar) Yumrukla dövülür, sonra toprak küpeciklere doldurulur. Her küpeciğin içine bir oklava veya kızılcık çubuğu konulur. İki günde çubukla karıştırılarak kışın yenmeye hazırlanmış olur.

    Karga Beyni: Bulamacın bir bir ölçü yoğurt ile karıştırılarak elde edilen yiyeceğe ise halk arasında karga beyni denilmektedir.

    Linga (akıtma): Un ve karbonatla suluca bir hamur hazırlanır. Bu hamur açılarak saç üzerinde veya yağsız tavada iki tarafı pişirilerek pekmez içine atılır. Bir süre pekmez içinde bırakılan hamur daha sonra bir tabağa alınarak üzerine dövülmüş ceviz serpilir ve hemen yenilir.

    Genel olarak SAMRI ve civarında yiyecek çeşitlerinde bölge de yetişen besin maddelerinin büyük etkisi vardır. Üzüm, Buğday, Ceviz vb. yiyeceklerden elde edilen malzemeler sıkça kullanılmaktadır.
    Coğrafya [değiştir]

    Kırsal alanda kurulmuş bir köydür. Köyde yerleşim dağınık değildir. Köy, Eskişehir-Bilecik arasında bir geçiş yeri özelliğindedir. Köyün doğu sınırı imam kayası, batı sınırı Eynez deresi, kuzey sınırı Yakacık Köyü, güneyinde Ortaca köyü bulunmaktadır. Komşuları doğuda Hisarcık, batıda Çatlı, kuzeyinde Yakacık, güneyinde ise Ortaca Köyü’dür. Köyün içme suyu 7 km. uzaklıkta bulunan Çayırbaşı yaylasından gelmektedir. Köyün iklimi; kışları soğuk ve yağışlı, yazları sıcak ve kurak geçmektedir. Genel anlamda karasal iklime sahiptir. Köyün dağ yamacında kurulmasından kaynaklanan konumu sebebiyle rüzgar fazla olup, insanlar iklime uyum sağlamıştır. Kışın soğuk olmasının sebeplerinden bir tanesi de köyün yüksekte kurulmasıdır. Yaz-kış ısı farklılıkları fazla değildir. Bitki örtüsü Akdeniz Bölgesi’nin bitki örtüsünde olan maki (çalılıklar, kısa bodur bitkiler)dir. Doğal bitkilerini şöyle sıralayabiliriz; meyve olarak hemen hemen bütün çeşitleri (ayva, elma, erik, zerdali, kiraz, vişne, nar vb.) vardır. Sebzelerden domates, patlıcan, biber, marul, soğan, pancar vb. yetiştirilmektedir. Köy halkı geçimini bu meyve ve sebzelerden sağlamaktadır. Köyümüzde özelikle ipek böcekçiliği, üzüm ve domates yetiştiriciliği başlıca geçim kaynaklarındandır. Köydeki yaban hayvanları domuz, tilki, çakal, tavşan, keklik vb. hayvanlar vardır. Evcil hayvanlar ise küçük baş hayvanlardan tavuk, hindi, horoz, kaz vb., büyükbaş hayvanlardan ise inek beslenmektedir. Bu hayvanların etinden, yumurtasından, sütünden yararlanılmaktadır. Köyün yer altı herhangi bir madeni yoktur. Toprak kayması, taşınma, aşınma sonucu erozyon meydana gelmektedir. Okulumuzun toprak kaymasına karşı korunması için üst tarafına betondan bir set yapılmıştır.

    İklim

    Köyün iklimi, Marmara iklimi etki alanı içerisindedir.

    Nüfus

    Yıllara göre köy nüfus verileri
    2007
    2000 2247
    1997 688



    Gelir ve geçim kaynakları

    Samrı Köyü bulunduğu yer itibariyle ender rastlanan yerlerden biridir. Köyün arazisi Sakarya ırmağı kenarından başlayıp Bozdağ tepelerine kadar uzanmakta geniş bir araziye sahiptir. Bu nedenle halkın geçim kaynağı başta çiftçiliktir. Sakarya Irmağı vadisinde sulu tarım yapılmaktadır. Arazinin bir kısmı DSİ’nin yaptığı kanallarla sulanmaktadır. Sulanabilen arazide ithal domates yetiştirilmektedir. Domatesten halkın büyük bir bölümü gelir elde etmektedir. Domatesin yanında kendi ihtiyaçları için biber, patlıcan vb. sebzeler yetiştirilmektedir. Köyün çevresinde ve köyden yukarıda kuru tarım yapılmaktadır. Buğday, arpa, nohut, soğan yetiştirilmektedir. Köyde muhtelif çeşitle meyveler yetiştirilmekte ancak bunlardan nar ve bağcılığın ekonomik değeri vardır.

    Köyün güney kısmı Bozdağ tepelerine kadar uzandığından arazisi geniştir. Halkın bir kısmı bu arazide , yaylalarda küçükbaş hayvancılıkla uğraşmaktadır. Küçük baş hayvan olarak keçi koyun beslenmektedir. Köyde büyükbaş hayvancılık çok az yapılmaktadır. Bundan 5-10 yıl önce ipek böcekçiliği yapılmakta imiş. Şimdi çok az yapılmaktadır. Köyün büyük gelir kaynaklarından biri de madenciliktir. Köyün Yakacık mevkiinde seramik madeni (kil) çıkarılmaktadır. Bu madenler ham madde olarak Söğüt, Bozüyük, Kütahya ve Bilecik seramik fabrikalarına satılmaktadır. Köy halkının bir kısmı bu ocaklarda çalışmakta, bir kısmı da buralardan emekli olmuşlardır.

    Yöre dışına giden işçiler

    Samrı köyünden çevre illere çalışmaya giden yoktur. Ancak yurt dışına özellikle Almanya’ya ve Hollanda’ya 1960’lı yıllarda gidilmiştir. Bu işçilerin çoğu maden işlerinde çalışmışlar. O zamanlar giden işçiler şimdi emekli olup, bir kısmı geri dönmüştür. Onların çocukları yurt dışında işçi olarak çalışmaktadırlar. Kazandıkları paraların belli bir bölümünü buradaki yakınlarına göndermektedirler.

    Çevredeki ailelerin gelir ve giderleri

    Halkın büyük kısmının geliri çiftçilik ve hayvancılıktır. Hemen hemen her evde emekli bir işçi bulunmakta ve gelir durumları normalidir.

    El sanatları

    Köyde kayda değer bir el sanatı yoktur. Bazı kimselerin el becerisi vardır. Bunlar da geçimlerini el sanatıyla değil çiftçilikle sağlamaktalar.

    Ürünlerin elde edilişi ve pazarlanması

    Köyde yapılan kuru tarımdan buğday, arpa elde edilmektedir. Bunlarda ancak kendi ihtiyaçları kadardır, dışarıya satılmaktadır. Sakarya vadisinde sebze yapılmaktadır. Bu sebzelerden en çok domates ve yeşil soğan üretilmektedir. Domateslerin büyük bir kısmı İstanbullu tüccarlara tarlada verilmektedir. Sadece birkaç aile kendi ürününü kendisi, çevre il ve ilçelerin pazarlarında pazarlamaktadır.

    Aile bütçesi ve köy bütçesi

    Köy halkının büyük bir bölümünün gelir kaynağı çiftçilik ve hayvancılıktır. Bazı ailelerin ise gelir kaynağı olmayıp emekli maaşlarıyla geçinmektedirler. Ailelerin bütçeleri günümüz şartlarına göre az olup, halkın yaşam düzeyi buna bağlı olarak geri düzeydedir. Dolaysıyla yeterli ve dengeli beslenme sorunları yaşanmaktadır.

    Altyapı bilgileri

    Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve evi vardır. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

    Konut Sorunu

    Köyde konut sorunu vardır. Konutlar genel olarak ahşaptır. Evler iki katlı yapılmış olup alt katları ahır olarak kullanılmaktadır. Genellikle iki, üç odalı tuvaletleri var, banyoları yoktur. Evler tam sağlıklı değildir. Son yıllarda yapılan betonarme binalar sağlık şartlarına uygun yapılmaktadırlar. Öğretmenler için yapılmış olan özellikle bekar öğretmenler için iki adet lojman şimdi kullanılmamaktadır. Bu nedenle öğretmenler için bir lojman bulunmamaktadır. 2005 yılında köye sağlık evi ve ebe için bir adet lojman yapılmıştır.

    Muhtarlık

    Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

    [​IMG]

    Kaynak : Vikipedi, özgür ansiklopedi
    Kaynak : Yerel Net
    Köyünüze ait bilgi ve resimleri bu konu altında paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş