Salih Avcı Kırboz'un Salih Destanı

'Tarihi Bilgiler' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 11 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Salih Avcı Kırboz'un Salih Destanı konusu
    DESTANLAR

    SALİH AVCI (KIRBOZ'UN SALİH) DESTANI


    Merhum Kırboz Salih Rize'nin tanınmış halk şairlerindendir. Rize de yapılan Atma türkü yarışmalarında birinci olmuştur. 65 yaşlarında olmasına rağmen 40-45 yaşlarında gösterirdi. Kimse o'nun neşesiz bir gününe rastlamamıştır. Ölümüne kadar herhangi bir ciddi rahatsızlığı ve şikayeti olmamıştır. Ölümünden bir ay kadar önce gayet sıhhatli iken Dağsu Camii (Dağbaşı) imamına gider. İmama :
    -Şu mektubu al, ben öldüğümde cenazemde açar okursun, der.
    İmam da:
    - Yahu Salih Dayı sen ne diyorsun. Sen beni de gömersin. Hem ben devlet memuruyum, her an tayinim çıkar giderim, der. Kırboz Salih şöyle cevap verir.
    - Hoca, sen gitmeden bu mektubu açar okursun, der. İmam zarfı alır, fakat bu konudan kimseye bahsetmez ve emaneti saklar.
    Aradan 30 gün geçer. Kırboz Salih Hakkın rahmetine kavuşur. Cenazede hoca zarfı açar, zarfın içerisinden 30 kıtalık destan çıkar. Cenaze de hoca bu destanı cemaate okur...
    1
    Bilmemki niye geldik
    Şu üç günlük dünyaya
    Kimisi atlı olur
    Kimisi olur yaya
    2
    Dostlarım kulak verin
    Biraz Salih ağaya
    Kimisi köşkte yaşar
    Kimisi barakaya
    3
    Bilmem nasıl anlatsam
    Bu ayrılık işimi
    Azrail görevlidir
    Takip eder peşimi
    4
    Bir baş ağrısı alır
    Düşersin yataklara
    Gurbetten oğulların
    Kalkıp düşer yollara
    5
    Çağırırlar bir doktor
    Oda bir şey diyemez
    Çünkü ağır hastadır
    Yemek verse yiyemez
    6
    Derdini durumunu
    Oğluna söyleyemez
    Gençlikteki günlerin
    Bir daha geri dönmez
    7
    Yolculuğu gösterir
    Hastanın vaziyeti
    Artık yapmaya başlar
    Oğluna vasiyeti
    8
    Her halde yolculuk var
    İyi değil niyeti
    Çokta şakacı idi
    Güldürürdü milleti9
    Kapanırda açılmaz
    Artık o gören gözler
    Azrailde o zaman
    Seni görmeyi özler
    10
    O hallere düşene
    Hep yokuş olur düzler
    Kulakta küpe olsun
    Bu söylediğim sözler
    11
    İnanın bu sözüme
    Dünya fanidir fani
    Görmez misin acaba
    Kabirlerde yatanı
    12
    Muhafaza edelim
    Kalbimizde imanı
    Bir gün gelir Azrail
    Okur sana fermanı
    13
    Yeşil dumana benzer
    Ruhunu senden alır
    Çünkü emir öyledir
    Ceset yatakta kalır
    14
    Çok zordur çok kolaydır
    Bu dünyadan ayrılmak
    Acep fayda verir mi
    Azraile darılmak
    15
    Evde başlar ağlamak
    Herkes haberi alır
    Kısa zaman içinde
    Komşuları toplanır
    16
    Varsa kızın torunun
    Seni evde ağlarlar
    Ayağınla çeneni
    Bir bez ile bağlarlar17
    Gelir yakın dostların
    Seni evde beklerler
    O akşam senden sebep
    Uykusuzluk çekerler
    18
    Sabah olunca başlar
    Yıkama hazırlığı
    Orada baş gösterir
    Varsa amel darlığı
    19
    Odayı boşaltırlar
    Herkes dışarı çıkar
    Kalır orda üç kişi
    Onlar da seni yıkar
    20
    Daha sallanmaz olur
    O hareketli eller
    Yıkanma tamam olur
    Hoca seni kefenler
    21
    Kaldırarak üç kişi
    Korlar seni tabuta
    Çıkartırlar kapıya
    Hep birden tuta tuta
    22
    Kefenine dökerler
    Tatlı tatlı kokular
    İlk olarak kapında
    Sana Kur'an okurlar
    23
    Tabutunun üstüne
    Yeşil sırmalı perde
    Salih sen hayatını
    Geçirdin acep nerde?
    24
    Daha sonrada hoca
    Namazını kıldırır
    Bu uzun yolculuğu
    Cemaate bildirir25
    Eller üstünde seni
    Kabire götürürler
    Son Kur'an okunacak
    Hepsi süküt dururlar
    26
    Lef yerine tabutu
    Biraz yamuk koyarlar
    O tabut böcekleri
    Gözlerini oyarlar
    27
    Hocanın son görevi
    Sana bir telkin vermek
    Kızını torununu
    Nasip mahşerde görmek
    28
    Eğer imanın yoksa
    Zaten halin perişan
    Mezarını gösterir
    İki patika nişan
    29
    Varsa iman amelin
    Gidersin güle güle
    Mezarının üstüne
    Yaparlar bir kumule
    30
    Gelir bir iki melek
    Soru sormaya başlar
    Patikanın yanına
    Dikilir mermer taşlar.


    AYŞE'NİN DESTANIRize'den çıkalı yedi ay oldu
    Meraktan vücudum sarardı soldu
    Meskenim artık buralar oldu
    Genç yaşıma terkettim onu yanarımOk meydanına bir ev yaptırdım
    Bende bildim insanlar katıldım
    Temelli yavrumdan şimdi ayrıldım
    Genç yaşıma terkettim yalan dünyayıKaradeniz suyun karadır kara
    Doktor yüreğime bulmadı yara
    Babam beni Okmeydanı'na ara
    Genç yaşıma terkettim yalan dünyayı* Ortaköylü Osman Yetkiner'de 55 kıtalık bu destanın tamamı bulunmaktadır.

    TOPÇU'NUN MUSTAFA'NUN DESTANLARI1
    Yirmi üç kişi düştük denize
    Kimi mapavrili kimisi Rize
    Duyan halimizi ağlasın bizi
    Bizi ağlamiyan kimi ağlasunKaradeniz suyun karadır kara
    Haramdır üstünden alınan para
    Ne yazık çalışır fakir fukara
    Bizi ağlamıyan kimi ağlasunKoca su dalgası derinden geldun
    Sinop Vapuru'nu ortadan deldun
    Nice çocukları yetim koyverdun
    Bizi ağlamiyan kimi ağlasın* Ortaköylü Osman Yetkiner'de 30 kıtalık bu destanın tamamı bulunmaktadır.
    2
    İsmim Mustafa soyadım Topçu
    Gece saat dörtte kıyamet koptu
    Kapıyı açınca ailem korktu
    Sal geldim evime ona yanarımİşime doğru gitmiştim güya
    Akşamdan görmüştüm bir fena rüya
    Beni de geçirdi bu fani dünya
    Sal geldim evime onu yanarımAh gidi annem ağlarsın beni
    Allah kayırsın ebedi seni
    Topraklar soğuktur unutma beni
    Sal geldim evime onu yanarım* Ortaköylü Osman Yetkiner'de 26 kıtalık bu destanın tamamı bulunmaktadır.
    KULOĞLU OSMAN DESTANI1
    Aslımı sorarsan Rize civarı,
    Dört yanımız oldi kale divarı
    Neslimi sorarsan Kuloğulları,
    İsmum Osman nam, başka bulunmaz..2
    Şimdi söyliyeyim derdimi size,
    Hüda'nın takdiri var idi bize,
    Meylimi duş ettim, vefasız kıza,
    Yanarım, derdime derman bulunmaz. 3
    Hak'kın emri idi, şeytana uydum,
    Ancak gençliğimin kadrini duydum,
    Belasız başumi belaya koydum,
    Yanarım, yanarım, derman bulunmaz. 4
    Bana sebeboldi belası aşkın,
    Ufak sular gibi akardum, çoşkun;
    Derunuma girdi cananım, aşkın,
    Şimdi derdumuze derman bulunmaz.5
    Bir kız içun destan oldum aleme,
    Levh-i kalem böyle yazdı falıma,
    Mahbuslara hasret kaldım sılama,
    Niçun derdimuze derman bulunmaz.6
    Bir yiğit kırk yılda kemal olmaz mı?
    Bekara mahpusluk zulüm olmaz mı?
    Sallanup seyretmek kısmet olmaz mı?
    Geçti devran, günüm bulunmaz.7
    Akrabadan hasım oldular bana,
    Zalim Hac 'İbrahim kastettin cana,
    Ölürsem intikam kalur mi sana?
    Ar ile ölmüşüm sabır olunmaz8
    Bir kız için derdest ettik alemi,
    Alnımıza böyle yazdı kalemi,
    Bütün zaptiyeler aldi yolumi,
    Neyleyim, derdime derman bulunmaz.9
    Kova kova çıktık, ırmak başına,
    Bak, şimdi feleğin aksi işine,
    Hükümet mecmuu geldi peşine
    Bizum ahbaplardan derman bulunmaz.10
    Değirmeni ettim tabya, durdum,
    Askerin önüne meydana vardum,
    Tüfeğin elime aldum, yürüdüm,
    Başa yazılana çare bulunmaz.11
    Baktum kız ağladı, "Bırakma beni !"
    Söyledi "Vallahi terketmem seni "
    Yalancı imansız, aldadı beni
    Başa yazılana çare bulunmaz.12
    Böyle bilsam, ölsem teslim olmazdım,
    Bana böyle puşluk olur bilmezdim
    Şimdi göz yaşımı böyle silmezdim,
    Çekelim mihnet, derman bulunmaz.13
    Hükümete geldim, kollarum bağlı,
    Biçare Osman'un yüreği dağlı,
    Ricaya başladı cümle ahali,
    Şu benum derdume derman bulunmaz. 14
    Yine Hacı İbrahim açtın kanadı,
    Canıma kastetti zalim inadı,
    Yalancı dünyadan kesilsin adı,
    Ararım, derdime ilaç bulunmaz.15
    Koca Hacı İbrahim ettin kalursa,
    Kurtulursun, canım, Mevlam alursa,
    Bu mapushanede böyle olursa,
    Ölümün derdine çare bulunmaz.16
    Bu yalan dünyada sürdüğüm devlet,
    Ölürsem de sana eylemem minnet,
    Bu mapushaneden çıkarum elbet,
    Daha bu Osman'un oni alınmaz. 17
    Sağluğumda kabre girmişim böyle,
    Benden, seduğume çok selam söyle,
    Acep gül açtı mı bizim mahalle ?
    Bizum güller soldi, daha açılmaz.18
    Başumuza yazılmıştı balalar,
    Sağluğumda benum yarim alalar,
    Hatıra binaen dava görürler,
    Yanarum, derdume çare bulunmaz.19
    Hacı İbrahim hükümeti kabzetti,
    Lira ile beni kalebent etti,
    Yalandan muhpirin sozini tutti,
    Şimdi derdimize çare bulunmaz.20
    Benim Suri'ciğim terketmez beni,
    Mevla'ya emanet etmişim seni,
    Bir sene curnala uğrattın beni,
    Benim curnaluma çare bulunmaz.21
    Bu dünyada davam görülmez benim,
    Bigayr-i hak yandım, derdine senin,
    Şimdi Kobal oldi davacım benim,
    Irize'de başka yiğit bulunmaz22
    Sen benim yarımı almak dilersin,
    Gel bana elişme, pişman olursun,
    Belki bu Osman'ı ülmüş bilirsin
    Sonra derdimize çare bulunmaz.23
    Bana kalmaz, ahbap alur canuni,
    Dünyadan keserim adı, şanuni
    Sana haber olsun, aç meydanuni,
    Daha böyle devran sana bulunmaz. 24
    Bir gül idum İrize'nun içinde,
    Filiz ile oynardum meydan içinde,
    Rakılar meydana, kadeh içinde,
    Geçti devran, günümüz daha bulunmaz25
    Merluk ile hasım gelemez başa
    Ne yapayım, böyle kaldum telaşa,
    Batum'dan Samsun'a gezdum başbaşa,
    Selam o günlere, daha bulunmaz.26
    Yiğidin başına her bela gelur,
    Osman'ın yarını başkası alur,
    Kesilmiş curnalı, bir sene kalur,
    Sakın gam yeme, kim, o gün bulunmaz27
    Benim ustadımdan vasiyetim var,
    Kadrimi bilmeze hiç olamam yar,
    Ar ile olmişim derde giriftar,
    Mevla'dan bir kerem, kuldan bulunmaz 28
    Çok devran surmuşim, istemem daha,
    Yardan selam gelur... bana,
    Koca Kobal, ahdum kalur mi sana ?
    Ar ile kalmışım, çare bulunmaz.29
    Bir de pıçağumi taksam boynuma,
    Hiç acıman beni, aldum koynuma,
    Beş sene de yatsam, gelmez aynuna,
    Ölümün derdine çare bulunmaz.30
    Ölürsem de beni acıman dostlar,
    Şimdi bana bağ-ı bostan mahpuslar,
    Vaz gelmem yarımdan, hazine verseler
    Neyleyim şimdiluk çare bulunmaz. 31
    Bir ayluk mapusluk bir sene oldi,
    Gül gibi bedenler mah****a soldi,
    Bir zaman çekeyim, daha ne oldi ?
    Neyleyim, derdime çare bulunmaz.32
    Nice kimselerden aldum haracı,
    Yureğume girdi bir aci,
    İsterse hep alem olsun davacı,
    Takdire yazılana çare bulunmaz.33
    Hep söylesem size, baş olmaz derdim,
    Gece gün devrana seyre giderdim,
    Derviş Paşa kadar hüküm ederdim,
    Geçti devran günüm, daha bulunmaz.34
    Yaran, ahbaplarum gelmez yanuma,
    Gençliğime yazuk, girme kanuma,
    Hacı İbrahim yakışmazdı şanuna,
    Her meta bulunur, yiğit bulunmaz.35
    Dünyayı seyrettim, hep uçtan uca,
    Reva mı değişmek altuni tunca ?
    Yürekten yaram var, gittum ilaca,
    Şu benum yarama ilaç bulunmaz.* Bu destanın şairi tespit edilemedi
     
  2. avatar

    avatar Üye

    Eline sağlık paylaşım için teşekkürler
     

Bu Sayfayı Paylaş