Sakarya Karasu ilçesi

'Sakarya Tanıtımı' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 4 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Sakarya Karasu ilçesi konusu Karasu Sakarya ilinin bir ilçesidir.

    Türkiye'nin en güzel sahillerinden birine sahip olan Karasu'nun başlıca geçim kaynagı fındık ve turizm'dir.

    Nüfusu 24.500 olan Karasu yaz aylarının başlaması ile birlikte nufusunu 250.000'lere kadar çıkartabiliyor.

    10 km'ye varan muhteşem sahili ile özellikle gurbetçi vatandaşlar tarafından tercih edilen Karasu Sakarya'nın en çok sevilen ve ziyaret edilen ilçesi konumundadır.

    Adapazarı'na 50 km uzaklıkta olan bu şirin ilçenin bir başka büyük özelligi ise kuzeyindeki muhteşem sahil ve Karadenizin o muhteşem suyunda denizin keyfini çıkarırken güneyinde ise muhteşem yeşillikleriyle karadenizin yaylalarını aratmayacak kadar güzel bir yeşillikle karşılaşırsınız.

    Sakarya merkezde oturanlar ya da diğer ilçede oturanlar özellikle yaz aylarında günü birlikte olsa Karasu'ya giderek sahilin ve denizin tadını çıkarırlar.

    KARASU TARİHİ

    Karasu ilçesinin tarihi Frigya dönemine kadar uzanır. Karasu'nun ilk yerleşim birimi Küçük Karasu Köyü’dür. Bu köyün mezarlığı incelendiğinde bir zamanlar nüfusun kalabalık olduğu mezar taşlarının incelenmesinden ise Roma-Bizans sanatını yansıttığı anlaşılmaktadır.1326 tarihinde Sultan Orhan'ın uç beylerinden Konuralp kumandasında Türk Osmanlı birlikleri Sakarya
    bölgesi ile birlikte Karasu'yu da Osmanlı topraklarına kattı.Karasu'da kanal çalışmaları sırasında ortaya çıkan eski Karasu mezarlığında Helenistik çağa ait yazılı taşlara rastlanmıştır.Bu belgeler ne yazık ki incelemeye alınmamıştır.

    Kurtuluş savaşı sırasında İpsiz Recep (sağda), yanındaki 1800-2000 kişi ile düşmanı Karasu'ya sokmamış, Anadolu hükümeti yanında yer alarak şerefle milli davaya hizmet etmiştir.Cumhuriyet döneminde ise Karasu (Eski adı İncilli) Kocaeli Vilayetine bağlı iken 1933 yılında belediye teşkilatı kurulmuştur.Adapazarı’nın Sakarya adıyla 1954 yılında il olması ile Sakarya’ya bağlanmıştır.

    Kuvai Milliye Ruhu İle 2000’li yıllara
    İpsiz Recep huzuru temin edip çalışmaya başladığı zaman İstiklal Harbi patlar.Recep onbeş arkadaşıyla birlikte İstanbul’dan ayrılıp Kefken Adası’na gelir. Arkadaşları ile birlikte dinlendikleri bir zamanda yabancı bandıralı bir geminin kendilerine doğru geldiğini fark eder. İyice yaklaştığı zaman geminin Fransız olduğu anlaşılır. Onbeş arkadaşı ile birlikte gemiyi çevirip teslim alırlar. Gemiyi Sakarya Nehrine kadar getirip zamanın Karasu Bucak müdürüne teslim ederler. Geminin arpa yüklü olduğu görülür. Bu hareketinden sonra İpsiz Recep Karasu’da karargah kurup Ankara ile irtibat sağlar. Ankara kendisine Milis Kuvvetleri Komutanlığı olarak Yüzbaşı rütbesi verir. Bundan sonra İpsiz Recep etrafında 1800-2000 kişi kadar genç toplar.


    Bu gençlerin katılması ile İpsiz Recep Karasu ve civarının savunmasını ele alır. İpsiz Recep dürüstlüğü ve mertliği sayesinde, etrafın taktirini toplayıp sözü geçen kişi durumuna gelmiş, halk kendisine "EMİCE" ünvanı vermiştir. İpsiz Recep’in bu durumunu tesbit eden Ankara emrine üç İstihbarat subayı vererek harp hali ve şekli üzerinde nasıl hareket edeceğine dair emirler göndermiştir.İpsizRecep aldığı emir gereğince Karasu’ya saldırmak üzere hazırlık yapan Yunan ordusuna karşı taaruza geçerek Yunan kuvvetlerini püskürtmüş, bozguna uğrayan düşmanı takip ederek Geyve Boğazı, Bilecik, Eskişehir Milis kuvvetlerine katılarak püskürtmede başarı sağlamıştır.

    İstiklal savaşında gösterdiği başarıdan dolayı kendisine İstiklal Madalyası verilmiştir. İstiklal savaşında iç ve dış düşmanlara karşı milli duygularla dolu olarak saldıran bu konuda anlayış gösterenlerin yardımlarından yararlanan İpsiz Recep ve mahiyetindeki milliyetçiler amansız bir mücadele ileYunan ve Çerkez Ethem kuvvetlerinin herhangi bir şekilde zarar vermelerine meydan vermemişlerdir. Düşman denizden bombalarla dağları dövmüşsede çıkarma yapma imkanı bulamamıştır. Karasu’da ilerleyemediği gibi çekilip bilinmeyen yönlere doğru gitmek zorunda kalmıştır.

    İstiklal savaşında her türlü zorluğa karşı mücadelesini sürdürüp Milli duygularının sesine uyarak fedakarlıktan çekinmeden başarı gösteren İpsiz Recep 1928 yılında Yenimahalle’deki evinde ölmüş ve vasiyeti üzerine şehir mezarlığına defnedilmiştir. Şehir mezarlığında heybetlice görünüşü ile göze çarpan mezarı İpsiz Recep’in kişiliğini tanıyan iyiliğini unutmayıp yardımı borç ve görev bilen Karasu’lular tarafından hizmeti ve kişiliğine yaraşır şekilde yaptırılmıştır.


    İpsiz Recep Kimdir? Rize,nin Portakallık Mahallesinde 1862 yılında doğan İpsiz Recep'in annesi Cemile,babası Hüseyin'dir.Emiroğulları’ndan olan İpsiz Recep genç yaşında çalışmak için İstanbul'a gider. Yelkenli teknesiyle Boğaziçi'nde çalışmaya başlar.Cesareti,gözüpekliği ve ataklığı sayesinde "İpsiz" lakabını alır.Milli mücadele yıllarında göstermiş olduğu kahramanlıklarla milis yüzbaşı rütbesini alır.Karasu'da 1928 yılında ölür.
     

Bu Sayfayı Paylaş