Sakarya Hakkında Bilgi

'Sakarya Tanıtımı' forumunda =FiRaRi tarafından 15 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Sakarya Hakkında Bilgi konusu Sakarya Genel Bilgi


    [​IMG]Marmara Bölgesi’nin kuzeydoğu bölümünde, kendi adı ile anılan ovanın güneybatı kenarında yer alan Sakarya, doğusunda Bolu’nun Göynük, Mudurnu, Düzce ve Akçakoca ilçeleri, güneyinde Bilecik’in Gölpazarı ve Osmaneli ilçeleri, batısında Kocaeli’nin Kandıra, Merkez ve Gölcük İlçeleri, kuzeyinde de Karadeniz ile çevrilidir. Sakarya, Tarihi İstanbul - Anadolu yolunun Sakarya Irmağı’nı aştığı noktada bir köprü başı ve kavşak noktası konumuna sahiptir. İl toprakları güneydeki Göynük Suyu vadisinden başlayarak Karadeniz’e kadar uzanmaktadır. İlin doğu ve güney kesimleri diğerlerinden daha yüksek ve engebelidir. Doğusunda Çam Dağı (990 m.), Elmacık Dağı; güneyinde Kapıorman Dağı (1.467 m.), güneydoğusunda Samanlı Dağları, kuzeyinde de Karadeniz ilin doğal sınırını oluşturmaktadır. Samanlı Dağı il topraklarında Keremali Dağı’nda 1.543 m.ye ulaşır.

    [​IMG]İlin Merkezi olan Adapazarı Akova adıyla anılan düzlükte, Sakarya Havzası’nın aşağı kısmındadır. İl toprakları içerisinde Adapazarı Ovası (Akova), Pamukova (Akhisar Ovası), tektonik kökenli düzlük alanlardır. Geyve Boğazı aynı zamanda bu iki ovayı birbirine bağlamaktadır. Akarsuların taşıdığı alüvyonlardan oluşan bu ovalar ilin tarım alanlarıdır.

    İl topraklarını 159 km. uzunluktaki Sakarya Nehri ile ona karışan Mudurnu Çayı, Göynük Suyu ve Sapanca Gölü’nün ayağını oluşturan Çark Suyu sulamaktadır. Sapanca, Taşkısığı, Poyrazlar, Akgöl, Küçük Akgöl, Küçük Boğaz, Gökçeören ve Acarlar Gölü ilin başlıca gölleridir. Yüzölçümü 4.817 km2 olan ilin 2000 Yılı Genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre; toplam nüfusu 756.168’dir.

    Adapazarı Ovasının bulunduğu alan kırık fay hattı üzerinde olduğundan, tarih boyunca çeşitli depremlere sahne olmuştur.

    [​IMG]Sakarya ili doğal bitki örtüsü bakımından oldukça zengindir. Kuzey Anadolu kıyı dağlarının uzantısı olan dağlar gür ormanlarla kaplıdır. Bu ormanlarda gürgen, meşe, kayın, kızılçam ve karaçam ağaçları bulunmaktadır.

    İlin iklimi hem Marmara Bölgesi iklimi hem de Karadeniz iklimi özelliklerini taşır. Kışlar bol yağışlı ve az soğuk, yazlar ise sıcak geçer.

    Sakarya’nın ekonomisi tarım, hayvancılık, sanayii, ormancılık ve balıkçılığa dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler; mısır, şeker pancarı, patates, buğday, arpa, soğan, ayçiçeği, fındık, meyve ve sebzedir. Özellikle üzüm, elma, domates, armut, karpuz, kavun, kiraz, dolmalık biber, lahana, ayva, sakız kabağı, taze fasulye, erik, şeftali ve ceviz yetiştirilir. Hayvancılıkta büyük ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yanında tavukçuluk ve ipekböcekçiliği, su kenarlarında balıkçılık yapılmaktadır. Ormancılık geçim kaynakları arasında gelmektedir.

    [​IMG]İlde kamuya ait sanayii kuruluşları vardır. Devlet Demir Yolları İşletmesine bağlı Türkiye Vagon sanayii, Türkiye Zirai Donatım Kurumuna bağlı Ziraat Aletleri ve Makinesi Fabrikaları, Tarım Fabrikaları ve Ekipman işletmesi, Traktör Fabrikası başlıcalarıdır. Ayrıca kamu ve özel kesime ait un, unlu ürünler, süt ve süt ürünleri, patates işlemesi, şeker, yem, bitkisel yağ, kemik unu, asit, lastik, bakır tel, kireç, tuğla-kiremit fabrikaları da bulunmaktadır. Bunlara ek olarak da küçük sanayii işletmeleri de bulunmaktadır.

    Sakarya yer altı kaynakları yönünden zengin değildir. Yalnızca Karasu’da demir, tuğla-kiremit hammaddesi, Sapanca’da da talk yatakları bulunmaktadır.

    Turizm ilin ekonomisine katkıda bulunmaktadır. Sapanca Gölü kıyıları, Karasu ve Kocaali Plajları, Hasan Dağı, Pozyrazlar Gölü Orman İçi Dinlenme Yerleri, Acarlar Gölü kıyısındaki Av Koruma ve Üretme alanları, çevredeki tarihi anıtlar ve Türk evi örnekleri turizm açısından önem taşımaktadır.

    [​IMG]Antik Çağlarda Bithynia Bölgesinin sınırları içerisinde kalan Sakarya yöresinde MÖ.1200 yıllarında Yunanistan’dan Anadolu’ya yönelik kavimler göçü sırasında Bebrikler’in bu yörede yaşadığı tarihi kaynaklardan öğrenilmektedir. MÖ.900’de Bithynia’lılar bu bölgeye yerleşmişlerdir. MÖ.VII.yüzyılda yöre Friglerin, ardından Lydialıların egemenliğine girmiştir. VI.yüzyıl ortalarında tüm Anadolu ile birlikte burası da Perslerin Satraplık merkezlerinden biri olmuştur. Bu durum 334’te Büyük İskender’in Persleri yenmesine kadar sürmüştür. Bundan sonra Makedonya Krallığı yönetimi altına giren Sakarya bölgesi, İskender’in ölümünden sonra Seleukosların hakimiyeti altına girmiştir.

    MÖ.III.yüzyılda başlayan Bithynia Krallığının egemenliği MÖ.I.yüzyıldaki Roma yönetimine kadar sürmüştür. Bizanslıların Optimation Theması’nın sınırları içerisindeki Sakarya bölgesi zaman zaman Arap istilalarına uğramıştır. XI.yüzyılın sonlarında Selçuklulardan Artuk Bey’in buradaki Bizanslıları yenmesi ile yöre Selçukluların eline geçmişse de 1072’de yeniden Bizanslılar yöreye hakim olmuşlardır. Bunun ardından 1097’de Haçlıların, Danişmendlilerin, Anadolu Selçuklularının ve İznik’te merkezi kurulan Nicaia İmparatorluğunun yönetimine girmiştir. Konuralp ve Akçakoca tarafından 1324’te Osmanlı topraklarına katılmıştır.

    [​IMG]Osmanlı döneminde bir köy niteliğindeki Adapazarı’nda kurulan Pazar yerinden ötürü ilk ismi Adanın Pazarı anlamında Adaköy idi. Sonradan bu isim Adapazarı şekline dönüşmüştür. 1837 yılında Kocaeli Sancağına bağlı bir ilçe olmuştur. İlk belediye örgütü 1852 yılında kurulmuş, 1899’da Arifiye’ye demiryolu ile bağlanmıştır.

    XIX.yüzyılda Kırım, Kafkasya ve Rumeli’de kaybedilen topraklardan ötürü, oralarda yaşayan halkın bir kısmı buraya yerleştirilmiştir. Müstakil İzmit Mutasarrıflığının yönetimindeki yöre Kurtuluş Savaşı sırasında önemli direniş hareketlerine merkez olmuştur. Özellikle önemli bir geçit olan Geyve Boğazı’ndan ötürü de yöre önem kazanmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında 10 Mayıs 1920’de Ahmet Aznavur ve Kuvay-ı İnzibatiye kuvvetlerinin eline geçmiş, 23 Mayıs 1920’de Çerkez Ethem’in Kuvay-ı Seyyare birlikleri tarafından geri alınmıştır. Milli Mücadele sırasında burada başlayan ayaklanmalar General Ali Fuat Cebesoy tarafından bastırılmıştır. 27 Mayıs 1921’de Yunan işgaline uğramış, 21 Haziran 1921’de işgale son verilmiştir.

    Cumhuriyetin ilanından sonra Kocaeli’ne bağlı olarak yönetilmiş, 1954 yılında Sakarya ismi ile il merkezi olmuştur.

    [​IMG]İlde günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Tersiye Tümülüsü başta olmak üzere yöredeki tümülüsler, Harmantepe, Seyifler, Kurtköy, Çobankale, Paşalar, Mekece, Adliye ve Söğütlü kaleleri, Sapanca’daki Iustinianus Köprüsü, Orhangazi Camisi, Geyve’de Ulu Cami (Yunus Paşa Camisi) (1324), Orhangazi Zaviyesi, Elvan Bey İmareti (XV.yüzyıl), Kaynarca’da Şeyh Muslihittin Camisi (XIV.yüzyıl), Vezirhan'da Vezirhanı bulunmaktadır. Ayrıca Atatürk Evi,Atatürk Anıtı, Taraklı Evleri ve il sınırları içerisindeki çeşitli yerleşim alanlarındaki Türk evleri vardır.
     
  2. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Sakarya Gezgin Gözüyle

    [​IMG]Tabii güzelliği, kumsalları, plajları ve turistik tesisleriyle görülmeye değer bir yer olan ilimiz, yörenin günübirlik deniz ihtiyacını karşıladığından ve özellikle İstanbul ve Ankara gibi yakın yörelerde yaşayıp hafta sonunda sakin bir tatil için denizden yararlanmayı düşünenlere bu imkanı tanıdığından ikinci konut yeri seçimi yönünden tercih edilen iller arasındadır. Sapanca Gölü, Büyük Akgöl, Küçük Akgöl ve Poyrazlar Gölü ilin önemli tabii güzellikleri arasındadır.
    Karasu ve Kocaali ilçelerinin kıyı kesimleri yörenin turizm faaliyetlerine önemli bir katkı ve canlılık sağlamaktadır.
    İl, deniz, dağ, orman, ve sağlık turizmi açısından önemli bir potansiyele sahip olmakla birlikte bu potansiyelinin tam olarak değerlendirildiği söylenemez.
    Akyazı Kuzuluk Kaplıcaları, ülkemiz çapındaki en önemli merkezlerden biri durumundadır.
    Ayrıca; Akyazı Çökek Kaplıcası, Geyve Acısu, Geyve Ilıca Köyü İçmesi ile Taraklı kil Hamamı sağlık turizmi açısından değerlendirilebilecek yerlerdendir.
    TARİHİ ESERLERİ:Tarihi eserler olarak Beşköprü (Justinianus Köprüsü), Harmante[​IMG]pe Kalesi, Adliye Kalesi, Orhan Camii, Orhan Gazi Camii ve Atatürk Evi en önemli tarihi eserler arasında sayılabilir. Tarihimizde önemli bir yeri olan Sakarya Nehri de ili bir baştan bir başa katederek Karadeniz’e dökülmektedir.
    Atatürk Evi ve Müzesi ( Sakarya Müzesi) Atatütk İl Ormanı Sapanca Gölü Poyrazlar Gölü ve Mesiresi Taşkısığı Gölü ve Çevresi Çark Mesiresi Maltepe Tesisleri Göl Tesisleri Tarihi göç yolları üzerinde bulunan Sakarya’nın Türk hakimiyetine girmesinden sonra Türk-İslam kültürü, kültürel yapıyı şekillendirerek kalıcı olurken, 19.yüzyılın ikinci yarısından sonra bölgeye yerleşen Kafkas ve Balkan göçmenleri ile Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu göçmenleri kültürel yapıya ayrı bir güzellik ve zenginlik katmışlardır. [​IMG]
    Dolayısıyla, Sakarya’ya özgü bir folklordan ziyade, çok renkli bir folklorik yapı söz konusudur. Sakarya, milli kültürümüzün, milli önceliklerimizin bir seromonisi durumunda olup, en eski kültür ve folklorik özellikler, Hendek, Geyve ve Taraklı ilçelerimizde görülmektedir. Yerli halkın örf ve adetleriyle iç ve dış göçlerle gelenlerin kendilerine has örf ve adetleri karışmıştır.
    [​IMG]İlin bu özelliği, el sanatlarına, mimariye, gelenek ve göreneklerine ve yaşam biçimine kadar yansımıştır. Geleneksel hayat tarzı halen, şehir merkezlerinden ziyade küçük yerleşim birimlerinde birbirleriyle çatışmadan yan yana yaşatılabilmektedir.
    Geleneksel sanatlar yönüyle de oldukça zengin olan ilde, eskiden yaygın olan çömlekçilik, ağaç oymacılığı, mobilyacılık, dokumacılık, el örgü işleri, süpürgecilik, sepetçilik ve bakırcılık modern teknolojiye yenik düşerek unutulmaya yüz tutarken halen az da olsa Taraklı yöresinde, ağaç işçiliği ve oymacılığı görülmektedir. [​IMG]
    Nitekim, il merkezindeki “Hasırcılar, Semerciler, Pabuççular, Tığcılar” gibi mahalle isimleri, geçmişte geleneksel el sanatlarının ilimizdeki önemini ortaya koymaktadır.
    Tescili ve tasnifi yapılmış kültür varlıklarının sergilendiği il merkezindeki Atatürk Müzesi ile Geyve Alifuatpaşa Beldesindeki Kuva-i Milliye Müzesi olmak üzere 2 müze bulunmaktadır.
    Geleneksel konut mimarisinde 158 konut mevcut olup, bunların 38’i Adapazarı’nda, 85’i Taraklı’da, 23’ü Sapanca’da, 6’sı Pamukova’da, 5’i Karasu’da ve 1’i Akyazı Kuzuluk Beldesindedir. Tescili Yapılmış Kültür Varlıklarından; 24 cami, 15 mezarlık, şehitlik ve türbe, 5 çeşme, 7 kale, 4 hamam, 3 köprü, 1 imaret, 158 tarihi konut, 24 çınar ve 3 selvi ağacı ve 13 sit alanı bulunmaktadır.
    GÜNLERİ VE ŞENLİKLERİ:[​IMG]Adapazarı’nda 21-23 Haziran tarihleri arasında Kurtuluş Şenlikleri ve Fotoğraf Yarışması, Sakarya Üniversitesi Esentepe Kampüsünde 20-24 Mayıs tarihleri arasında Bahar Şenlikleri ve Ramazan ayı süresince Kitap Fuarı, Akyazı’da Haziran ayında Büyük Karapınar Şenlikleri ve Temmuz ayında Kadırga Şenliği,Geyve’de her yıl 10 Ocak tarihlerinde Ali Fuat CEBESOY’u anma törenleri, Haziran ayında Kiraz Festivali, Temmuz ayında Kırca Yaylası Şenlikleri ve Eylül ayında Panayır, Hendek’te Ağustos ayında Hacet Bayramı ve Dikmen Köyünde Ağustos-Eylül aylarında Çiğdem Yaylası Şenlikleri, Karasu’da 1 Temmuzda Denizcilik ve Kabotaj Bayramı, Temmuz ayında Fındık ve Turizm Festivali, Kaynarca’da 3 Mayıs’ta Kurtuluş Günü ve Şenlikleri, Pamukova’da Ağustos-Eylül aylarında Hayvan ve Emtia Panayırı, Sapanca’da 22 Haziran’da Kurtuluş Şenliği ve Temmuz ayı içinde 1 gün süreyle Kültür Sanat Festivali, Söğütlü’de Ağustos ayında Tarım Hayvancılık ve Süt Festivali, Taraklı’da Haziran ayının Pazartesi günü ile başlayan ilk haftasında Hıdırlık Şenliği (geleneksel pilav günü) ve Eylül ayında Panayır düzenlenmektedir.
     
  3. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Sakarya Sözlü Tarih

    Sapanca gölü Söylencesi: Günün birinde Sapanca’ya bir ermiş gelir.Selam verir selamını alan olmaz.Konuk olmak ister kimse konuk etmek istemez.akşama yorgun argın kasabadan dönerken uzaktan ışık sızan küçük bir kulübe görür.Bir adım daah atacak gücü kalmamıştır.Kulübeye varır,kulübede geçimini sapan yaparak sağlayan iyi yürekli bir insan yaşamaktadır.Ermişi güler yüzle karşılar:buyur eder."Hoş geldin safala rgetirdin aşı şimdi ocaktan inidirmişitim Tanrıdan bir misafir istiyordum sen geldin" der ve en rahat köşeye misafirini oturtur.izeeiti ikramda bulunur.Daha sonra da yatacak yer gösterip yatırır.Davranışı ermişi çok memnun etmiştir.

    Ertesi gün erkenden kalkarlar.Ermiş teşekkür edip izin ister ve yolaö koyulur.Sapancı da karşı tepelere değin onu uğurlar.dönüşte aşağıdaki kasabayı göremez.Yerinde kocaman bir göl olmuştur.Küçük kulübesinden başka ev kandisinden başka insan kalmamıştır. Kasaba tüm kötülükleriyle yok olmuştur.O günden sonra göle Sapancı Gölü denilir.Zamanla da bu Sapanca’ya dönüşür.
    Ağaç Baba Söylencesi: Adapazarı’nın Erenler Tepesi’nde Ağaç Baba adlı bir ermiş yaşarmış.Söylenceye göre Ağaç Baba bahr gelince ormana iner,boş tarlalara fidan diker.ağaç yetiştirir.ağaç Baba’nın diktiği fidanlara el sürenin,onlara zarar verenin elleri kurur;Başına her türlü kötülük gelir.Bu yüzden kimse ormana el süremez. Söylenceye göre Ağaç Baba ölüm döşeğinde iken "Benden sonra çocuklarınızın mutlu,topraklarınızın bereketli olmasını isterseniz ağaçlara dokunmayın benim hayır duamı alarak ,dünya ve Ahirette mutlu olmakistiyorsanız ağaç dikin" diye vasiyet eder. Günümüzde de yörede ağaçlara zarar verenlerin kötülük görecekelerine inanılır.
    Beş köprü söylencesi: Günün birinde sakar Dede adında bir ermişin yolu bu yöreye düşer.Sakarya üzerindeki Beşköprü’den durdurulup geçiş vergisi istenir.Dede parasaı olmadığını ve bu parayı ödeyemeceğini söyler.Faakt parası yoksa köprüden e geçemeyeceği kendisine söylenince ellerini açıp Tanrı’ya dua eder.Duası bitmeden nnehir yer değiştirip ovadan akmaya başlar.sakar Ded’nin gösterdiği ovadan akmaya başlamıştır.

    İnanışa göre o günden sonra nehrin adı sakar diye anılmaya başlar.Bu ad zamanla Sakarya’ya dönüşmüştür.Erenler Tepesi’ndeki ermişin de Sakar Dede olduğuna inanılır.
    Beş köprü söylencesi: Günün birinde sakar Dede adında bir ermişin yolu bu yöreye düşer.Sakarya üzerindeki Beşköprü’den durdurulup geçiş vergisi istenir.Dede parasaı olmadığını ve bu parayı ödeyemeceğini söyler.Faakt parası yoksa köprüden e geçemeyeceği kendisine söylenince ellerini açıp Tanrı’ya dua eder.Duası bitmeden nnehir yer değiştirip ovadan akmaya başlar.sakar Ded’nin gösterdiği ovadan akmaya başlamıştır. İnanışa göre o günden sonra nehrin adı sakar diye anılmaya başlar.Bu ad zamanla Sakarya’ya dönüşmüştür.Erenler Tepesi’ndeki ermişin de Sakar Dede olduğuna inanılır.
     
  4. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Sakarya Camileri


    Orhan Camisi (Adapazarı)

    Sakarya Adapazarı’nda bulunan Orhan Camisi, Orhan Gazi döneminde yapılmıştır. Ancak cami Sultan II. Abdülhamit döneminde bütünüyle yenilenmiş, orijinalliğinden uzaklaşmıştır.

    Günümüze gelen yapı XIX. yüzyıl üslubunda kesme taştan dikdörtgen planlı olup, üzeri çatı ile örtülmüştür. Son cemaat yeri ile ibadet mekânının üzerini aynı çatı örtmektedir. Giriş cephesinde altlı üstlü iki sıra halinde basık kemerli dörder pencere bulunmaktadır. Yan cephelerde de aynı şekilde dörder penceresi bulunmaktadır. Mihrap nişinin iki yanında da ikişer pencere vardır. Mihrap yuvarlak bir niş şeklinde olup barok üslupta kalem işleriyle bezenmiştir. Bitkisel motifler bezemede ağırlık kazanmıştır. Caminin yanındaki taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli tek şerefeli bir minaresi vardır. Minare kaidesindeki kitabe Sultan II. Abdülhamit döneminde yenilendiğini göstermektedir.


    Yunus Paşa (Ulu Cami) Camisi (Geyve)

    [​IMG]Sakarya ili Geyve ilçesinde bulunan Yunus Paşa Camisi Orhan Gazi döneminde (1324-1360) 1324 yılında yanındaki zaviye ile birlikte yapılmıştır.

    Cami kesme taştan kare planlı olarak yapılmıştır. İbadet mekânının üzeri pandantifli, kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. Caminin önünde yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanmış üç bölümlü, üzeri kasnaklı kubbeli bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Caminin mihrabı niş şeklinde olup, bir özellik taşımamaktadır.

    Caminin yanında kesme taş kaideli yuvarlak gövdeli, tek şerefeli minaresi bulunmaktadır. Ayrıca son cemaat yerinin önündeki avluda ahşap direklerin taşıdığı, ahşap çatılı mermer su haznesinden oluşmuş bir şadırvan vardır.


    Süleyman Paşa Camisi (Geyve)

    Sakarya Geyve ilçesinde bulunan Süleyman Bey Camisi XIV.yüzyılda Süleyman Bey tarafından yaptırılmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında yıkılmış ve yerine Cumhuriyetin ilanından sonra yeni bir cami yapılmıştır.

    Süleyman Bey Camisi’nin mimari yapısı bilinmemektedir. Ancak bugünkü caminin mimari yönden bir özelliği bulunmamaktadır.


    Şeyh Müslihiddin Camisi (Kaynarca)

    Sakarya Kaynarca ilçesinde bulunan Şeyh Müslihiddin Camisi’nin yapım tarihi bilinmemektedir. Büyük olasılıkla Ahi teşkilatından Şeyh Müslihiddin tarafından XIV. yüzyılda yaptırılmıştır. Cami 1820 yılında yapılan onarımla özelliğini yitirmiş, dış cephesi tahta kaplanmıştır. Bu onarımı belirten bir kitabe yanındaki çeşmede bulunmaktadır.

    Caminin ilk yapımının moloz taş duvarlı, dikdörtgen planlı ve üst örtüsünün de çatı ile kaplanmış olduğu sanılmaktadır. Günümüze gelen yapı dikdörtgen planlı ve ampir üslubunda bir yapıdır. Mihrap ve minberi de ampir üslubunda bezenmiştir. Cami duvarlarında v tavanda da ampir ve barok karışım bir bezeme dikkati çekmektedir.

    Caminin yanındaki taş kaideli yuvarlak gövdeli ve tek şerefeli bir minaresi bulunmaktadır.
     
  5. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Sakarya İmareleri


    Elvan Bey İmareti (Geyve)

    [​IMG]Sakarya ili Geyve ilçesinde bulunan Elvan Bey İmareti XV.yüzyılda Elvan Bey tarafından yaptırılmıştır.

    Kesme taş ve tuğladan yapılan imaretin girişinde kare kaideli dört ayak ve bunların karşısındaki duvara bitişik dört payenin oluşturduğu bir giriş bölümü bulunmaktadır. Bu bölüm imarete 1746 yılında eklenmiştir. Ortadaki giriş yayvan, iki yanlarındakilerde ise iki küçük kubbe ile örtülmüştür. Girişte peş peşe iki kare mekân bulunmaktadır. Bunlardan öndeki mekân kare planlı olup, diğerinden daha büyük ölçüdedir. Üzeri Türk üçgenleriyle geçişi sağlanmış sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. Diğer bölüm ise daha küçük ve kare planlı olup üzeri ayna tonozludur.

    Giriş ekseninde bir mihrap nişi ile iki yanında birer penceresi vardır. Ayrıca dışarı çıkıntılı bu bölümün iki yanına da birer pencere açılmıştır. Girişteki bölümün iki yanında kare planlı iki küçük mekân vardır. Bunların da üzeri Türk üçgenli tromplarla örtülmüştür. Yan mekânların üç kenarında yuvarlak kemerli birer pencere bulunmaktadır.

    İmaretin avlusunda Elvan Bey’in mezarı bulunmaktadır.
     
  6. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Sakarya Köprüleri


    Sangarius Köprüsü (Merkez)

    Sakarya ilinde, Sakarya Nehri’nin kollarından Çark Suyu üzerindeki Sangarius Köprüsü Bizans Döneminde VI.yüzyılda İmparator Iustinianus tarafından yaptırılmıştır. Bu köprüden Bizans tarihçilerinden Procopius’da “ İmparator Iustinianus halkın Sagaris dediği nehrin üzerinde bir köprü yaptırmayı uygun buldu. Tanrı her işinde olduğu gibi bu işte de ona yardım edecektir.” diye söz etmiştir.

    Köprü, Sakarya-Ankara karayolunun yakınındadır. Kesme taştan yapılmış olup, uzunluğu 336.50 m. genişliği de 10.00 m.dir. Köprünün yüksekliği 9.90 m.dir ve 12 gözden meydana gelmiştir. Günümüze orijinal olarak gelen köprü taş kaplama sistemiyle yapılmıştır. Ancak korkulukları günümüze ulaşamamıştır. Kemer ayakları her iki yönde de dışarı doğru çıkıntılıdır. Ayrıca ayaklar güneyde yarım silindirik, kuzeyde de üçgen mahmuzlarla takviye edilmiştir. Köprünün bir ve dördüncü kemerlerinin kilit taşları üzerinde daire içerisinde haç motiflerine yer verilmiştir. Yedinci kemerin kilit taşında ise tılsım amaçlı bir mask görülmektedir.

    Köprü çevresinde Bizans dönemine ait bazı yapı kalıntıları dikkati çekmektedir.


    Beş Köprü (Iustinianus) (Sapanca)

    [​IMG]Sakarya Adapazarı-Arifiye Demir yolunun üzerinden geçtiği köprü Bizans döneminde İmparator İustunuanus döneminde, 558-560 yıllarında, Sapanca Gölünün sularını Sakarya Nehrine boşaltan Çark deresi (Melas) üzerinde yapılmıştır. Aynı bölgedeki beş Bizans köprüsünden ötürü Beş Köprü ismiyle tanınmıştır. Kitabesi günümüze gelememiştir. Yapıldığı dönemde altıdan geçen akarsu kurumuş ve köprü toprak üzerinde kalmıştır.

    Kesme taştan yapılan köprü 430.00 m. uzunluğundadır. Dokuz kemerden meydana gelen köprünün kemer açıklıkları 6.50 m.dir. Yalnızca en büyük orta kemerin uzunluğu 23 m.dir.


    Karaaptiler Köprüsü (Merkez)

    Sakarya ili Sangarius Köprüsü yakınındaki, Karaaptiler Köyü yakınında Çark Suyu üzerinde bulunan bu köprünün yalnızca ayakları günümüze gelebilmiştir. Bizans döneminde yapıldığı sanılan köprü ile ilgili bir bilgiye kaynaklarda rastlanamamıştır.


    Ali Fuat Paşa Köprüsü (Geyve-Göynük)

    [​IMG]Sakarya ili Geyve-Göynük yolu üzerinde bulunan bu köprü, tam okunamamakla beraber kitabesinden öğrenildiğine göre, Sultan II. Beyazıt tarafından 1495 yılında yaptırılmıştır. Kitabesinin arkasında dikdörtgen bir mermere de kabartma olarak “Şifa-ül Kulub Lika-ül Mahbub” yazılıdır. Bunun altında da köprüyü yapan mimarlardan Abdullah oğlu Murat’ın ismi yazılıdır. Kitabelerin çevresi çiçek motifleriyle bezenmiştir.

    Köprü beyaz kesme taştan, sivri kemerli 15 gözden meydana gelmiştir. Bu gözlerden 5 tanesi suyun içerisinde diğer 10 göz ise seviyeyi düzenlemek için toprak üzerindedir. Köprünün uzunluğu 196.50m. eni 5.50 m dir. En büyük kemer açıklığı ise 12.50 m.dir. Kemerlerin etrafında ikinci ve daha ince bir kemer yapılmıştır. Köprünün 5. ve 6. gözleri arasında yuvarlak kemerli bir boşaltma gözü bulunmaktadır. Ayrıca tempan duvarları ile korkulukları taş bloklardan meydana gelmiştir.

    Köprünün Geyve girişindeki gözlerinden 1. ve 4. gözleri yıkılmış, buraya çelik kafeslerden kirişler yapılmıştır. Köprü günümüzde kullanılmaktadır.


    Küçük Köprü (Merkez)

    Sakarya ili, Adapazarı-İstanbul’da, Çark Suyu üzerinde bulunan bu köprüyü C.Texier Roma Köprüsü olarak tanımlamıştır. Çark Suyunu Kilis Suyu olarak tanımlayan C.Texier “Bu su Romalılardan kalma tek kemerli bir köprünün altından geçer. Oradan güneye döner. Buradan az bir mesafede kırmızı tebeşirden bir tepeyi aşınca Beş Köprüye gelir” demektedir.
    Köprü işçilik ve kullanılan malzeme bakından yakınındaki Sangarius Köprüsüne benzemektedir. Köprünün yapımında kalker türü bir taş kullanılmıştır. Köprünün kemer açıklığı 10.00 m.dir. Köprünün iki uçtaki dayanak ayakları yıkılmıştır. Tabliyesi büyük ölçüde blok taşlardan yapılmıştır. Günümüze nispeten iyi bir durumda gelebilmiştir.


    Uzunköprü (Tavuklar) (Merkez)

    Sakarya, Adapazarı-İstanbul yolu üzerinde bulunan bu köprü Bizans Döneminde VI.yüzyılda yapılmıştır. Büyük olasılıkla İmparator İustinianus dönemine aittir.
     
  7. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Sakarya Müzeleri


    Sakarya (Atatürk Evi) Müzesi (Merkez)

    [​IMG]Sakarya Semerciler Mahallesi, Milli Egemenlik Caddesi’nde, İstasyon karşısında bulunan Sakarya Müzesi’nin bulunduğu bina, 1910–1915 yıllarında Askerlik Şubesi Başkanı Binbaşı Baha Bey tarafından yaptırılmıştır. Sonraki yıllarda Atatürk’ün yakın arkadaşlarından Milletvekili Hasan Cavit Bey tarafından satın alınmıştır. Atatürk 17 Haziran 1922’de bu evde annesi Zübeyde Hanım ile buluşmuş ve üç gün kalmıştır.

    Zemin kat ile birlikte üç katlı olan bu yapı 1967 depreminde büyük hasar görmüş, Kültür Bakanlığı tarafından 1983 yılında kamulaştırılmış ve aslına uygun olarak restore edilmiştir. Yeniden betonarme olarak yapılmış, dış cepheleri ahşap kaplanmıştır. Restorasyon sonrasında 1993 yılında Sakarya Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.

    Müzenin zemin katında yönetim büroları, kalorifer dairesi bulunmaktadır. Birinci katta müdür odası ve 85 m2 genişliğinde bir sergi salonu, ikinci katta 50 kişilik bir konferans salonu bulunmaktadır.

    [​IMG]Müzenin arkeoloji ve etnografya seksiyonları bulunmaktadır. Arkeoloji seksiyonunda Prehistorik Çağ, Roma ve Bizans dönemlerine tarihlenen, yörede bulunmuş eserler sergilenmektedir. Bunların arasında yassı baltalar, pişmiş topraktan yapılmış kap kaçaklar, cam şişeler ve madeni eserler bulunmaktadır.

    Etnografya bölümünde ise Bursa, Konya, Tokat müzeleri ve Ankara Etnografya Müzesi’nden seçilerek buraya gönderilen Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi eserlerine yer verilmiştir. Etnoğrafik eserler arasında kesici ve ateşli silahlar, bakır eşyalar, çeşitli mühürler, el işlemeleri bulunmaktadır. Ayrıca Atatürk’e ait bazı eşyalar da burada bulunmaktadır.
    Müze bahçesinde Sakarya yöresinde bulunan Roma ve Bizans dönemi mimari parçaları, mezar taşları, sunaklar, kitabeler, steller, erzak küpleri sergilenmektedir.


    Semerciler Mahallesi, Milli Egemenlik Cad.
    Tel: (0264) 277 36 68
    Faks[​IMG]0264) 274 25 15


    Kuvayi Milliye Müzesi (Geyve)

    Sakarya Geyve ilçesinde bulunan Kuvayi Milliye Müzesi, İl Özel İdaresi yönetimindedir. Müze 30 Ekim 1989 tarihinde açılmıştır.

    Müzede Mondros Mütarekesi’nin imzalandığı 30 Ekim 1918 ile TBMM’nin açıldığı 23 Nisan 1923 tarihleri arasını kapsayan döneme ait belge, fotoğraf ve kitaplar sergilenmektedir. Ayrıca müzede sergilenen eserlerin büyük bir bölümü ilk Kuvayi Milliye Genel Komutanı ve Garp Cephesi Komutanı General Ali Fuat Cebesoy’un belge, fotoğraf ve anı eşyalarıdır. Bu eşyalar General Ali Fuat Cebesoy’un ailesi ve yeğeni Ayşe Sarıalp tarafından buraya bağışlanmıştır.


    Ali Fuat Paşa, Geyve
    Tel: (0264) 630 09 16
     
  8. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Sakarya Kaplıca ve İçmeleri


    Sakarya, kırık bir fay çizgisi üzerinde bulunduğundan termal kaynaklar bakımından oldukça zengindir. Bunların büyük bir kısmında turistik tesisler yapılmıştır. Sakarya’daki başlıca termal kaynakları Kuzuluk Kaplıcaları ile Taraklı İçmeleridir.


    Kuzuluk Kaplıcaları (Akyazı)

    [​IMG]Sakarya’nın Akyazı ilçesi Kuzuluk Beldesi’ndeki bu kaplıca 100 m.lik yükseltisi olan bir tepededir. Çevresinde çok sayıda kaynaklar ve meşe ormanları bulunmaktadır. Saniyede 21 litre su akıtma kapasitesine sahip olan kaplıcanın sıcaklığı 85 ºC dir.

    Kaplıcanın suyu mide, karaciğer, safra kesesi, damar sertliği, şeker hastalığı, böbrek rahatsızlıkları, romatizma, siyatik, lumbago, egzama ve sedef hastalıklarına iyi gelmektedir.

    Kuzuluk Kaplıcası çevresinde Kuzuluk ve Kovuk Maden suları bulunmaktadır. Bunların yanı sıra da soğuk ve gazlı sular da kaynamaktadır.

    1996 yılında inşası tamamlanarak faaliyete geçen Kuzuluk Evleri, Kuzuluk Beldesi’nde bulunan tek kür merkezidir. Merkezde, toplu kullanıma sunulan 250 kişilik lokanta, 250 kişilik eğlence merkezi, kafeterya, alış-veriş merkezi, 20 araçlık go-cart araç pisti bulunmaktadır.


    Çökek Kaplıcası (Akyazı)

    Sakarya ili, Akyazı ilçesi Kuzuluk Beldesinde bulunan Çökek Kaplıcasında toplam 9 kuyu bulunmaktadır. Bunlardan 4’ü su, 5’i ise çamur banyosu amaçlı olarak kullanılmaktadır. Kaplıca suyu, romatizma, siyatik ve kaşıntılara iyi gelmektedir.


    Acısu İçmesi (Geyve)

    Sakarya ili Geyve İlçesi’nin 5 km güneydoğusunda, Ahibaba Köyü’nde bulunan Acısu içmesi tadından ötürü halk arasında Acısu olarak isimlendirilmiştir. Su sıcaklığı 26 ºC olup, mide ve bağırsak hastalıklarına iyi gelmektedir. Suyun çevresi, içinden akan dere ve doğal çevresi ile mesire ve dinlenme yeri olarak kullanılmaktadır.


    Ilıcak Köyü Gazlısuyu (Geyve)

    Sakarya ili Geyve ilçesinin 15 km güneydoğusunda, Geyve-Taraklı yolunun 13. kilometresinden sonra gelen Ilıcak Köyü içinde yer almaktadır. Mineral yönünden çok zengin ve şifalı olan kaplıca suyu bromür ve iyodür içermektedir. Suyun ortalama sıcaklığı 26 ºC dir.

    Kil Hamamı Kaplıcaları (Taraklı)

    Sakarya ili Taraklı İlçesi, Hacıyakuplar Köyü’nde bulunan kaplıca, Taraklı’ya 7 km, Adapazarı’na 55 km, İstanbul’a ise 185 km uzaklıktadır. Kaplıca bir dere içinde ve çam ormanları arasındadır. Tesislerin bahçesinde eski kaplıca binası da bulunmakta ancak kullanılmamaktadır.

    Kaplıcanın suyu kalsiyum, sülfat, sodyum, hidrokarbonat, magnezyum, klorür, potasyum, alüminyum, nitrat ve demir içermektedir.

    Taraklı’nın1987 yılında ilçe olmasından sonra inşaat halindeki kaplıca hamamı, ilçe kaymakamlığına devredilmiş, inşaatı tamamlandıktan sonra, İl Özel İdare Müdürlüğü’nce de kiraya verilmiştir.


    Taraklı İçmeleri (Taraklı)

    Sakarya ili, Taraklı ilçesinde Geyve-Taraklı yolu üzerindeki bu içmenin suyunun mide ve deri hastalıklarına yararlı olduğu bilinmektedir. Yakınında Acısu Kaplıcası bulunmaktadır.
     
  9. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Sakarya Kaleleri


    Paşalar Kalesi (Pamukova)

    [​IMG]Sakarya ili Pamukova ilçesi Paşalar Köyü’nde oldukça sarp bir tepe üzerindeki kalenin yapım tarihini belirleyecek bir kitabeye rastlanmamıştır. Bununla beraber, sur duvarlarında yer yer Roma dönemine ait mimari parçaların ve mezar stellerinin kullanılmış oluşu, kalenin Bizans döneminde yapıldığını göstermektedir. Kalenin kuzey ve güney sur duvarları arasında yapım farklılıklarının oluşu Erken Bizans döneminde yapılıp, geç Bizans Devrinde onarılarak kullanıldığını göstermektedir. Kale Geyve’den Mekece’ye kadar uzanan Pamukova’ya tamamen hâkim bir konumdadır.

    Kaletepe denilen mevkideki kalenin ana kaya üzerindeki sur duvarları tepeyi yuvarlak biçimde çevirmiştir. Surların büyük bir bölümü tahrip olmasına karşılık kalıntılarından iri kesme taşlardan yapıldığı, taşların aralarına tuğla hatıllarının yerleştirilerek duvarların örüldüğü görülmektedir. Duvarlarda 9-10 m. aralıklarla üç adet üçgen çıkıntının bulunuşu kulelerle takviye edildiğini göstermektedir. Bu çıkıntıların arkasındaki mekânların üzerinin tonoz veya kubbe ile örtüldüğü izlerden anlaşılmaktadır.

    Güney yönündeki surlar diğerlerinden biraz farklı bir görünümdedir. Burada diğerlerine göre daha küçük ölçüde 7-8 sıra taşlar üzerine tuğladan yuvarlak kemerli bir girişe yer verilmiştir.
    Surların içerisinde bulunan yapılar büyük ölçüde tahrip olmuştur. Bunun en büyük nedeni de kalede yapılan kaçak define kazılarıdır.


    Harmantepe Kalesi (Merkez)

    [​IMG]Sakarya il merkezinde Harmantepe Köyü’nün kuzeyinde bulunan kale doğal bir tepe üzerinde Bizans döneminde yapılmıştır. Kalenin bulunduğu yere Küçük Söğütlü’den Akçakamış Köyü’ne giden yoldan, tarlalar arasından gidilmektedir.

    Günümüze iyi bir durumda gelen kalenin elips şeklinde bir planı vardır. Yöresel kesme taşlardan yapılmış olan sur duvarları 2 m. kalınlığındadır, yüksekliği ise 8-10 m. arasında değişmektedir. Ayrıca 5.00x5.00 m. ölçüsünde altı kare kule ile sur duvarları desteklenmiştir. Kuleler moloz taş ve kireç harçlıdır. Kulelerin içerisindeki izlerden ahşap katların bulunduğu da anlaşılmaktadır. Sur duvarları ve kuleler üzerinde mazgal delikleri bulunmaktadır.

    Kalenin girişi güney yönünde olmasına karşılık, değişik yerlerde beş tane yuvarlak girişe daha yer verilmiştir. Bu kapıların iç yüzlerinde ahşap sürgü yerlerinin delikleri görülmektedir.
     
  10. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Sakarya Sivil Mimari Örnekleri


    [​IMG]Sakarya ve çevresinin doğası ve yaşam biçimleri sivil mimariyi de etkilemiştir. Ayrıca yörenin birinci deprem kuşağı içerisinde bulunması, zaman zaman meydana gelen depremler ve su taşkınlıkları da mimariyi etkileyen olaylardır. Bunun sonucu olarak da ahşap karkas tekniği yörede uygulanmış ve zararların en alt boyuta indirilmesine çalışılmaktadır. Taş temeller üzerine dikey ve yatay olarak ahşap taşıyıcılar kullanılmış, araları tuğla veya kerpiçle kapatılmıştır. Yapıların üzeri de yatay veya kırma çatılarla örtülmüştür.

    Osmanlı döneminde bu yöre akarsuların taşıdığı alüvyonlar yumuşak bir toprak örtüsü oluşturmuş, ayrıca yeraltı suları da zemin altı yumuşaklığına neden olmuştur. Ayrıca seller ve depremlerden ötürü Osmanlılar bölgeye önemli olarak yerleşmemişlerdir. Yalnızca düzeltilen alanlara küçük köy yerleşimlerinin dışına çıkılmamıştır. Nitekim XVII. Yüzyılda buraya gelen Kâtip Çelebi Cihannüma isimli eserinde “Ada Nahiyesi” isimli küçük bir uğrak yerinden söz etmiştir. Burası da bugünkü Adapazarı’nın ilk yerleşim yeridir.

    XIX. yüzyılda Charles Texier buradan küçük bir köy olarak söz etmiştir. Ayrıca A.de Moustier 1862 yılında buradan “Adaköy” isimli 10.000 nüfuslu bir şehir olarak söz etmiştir. Sakarya nehrinin doğu ve batı kolları arasında bulunan Tığcılar Köyü ve çevresinde pazarlar kurulduğundan ilk yerleşim olmuştur. Bunun yanı sıra Erenler Mahallesi’nde avlu içerisinde tek katlı ahşap çatılı, kiremit örtülü moloz taştan yapılmış eler bulunuyordu. Bu evlerin iç ve dış yüzleri samanlı çamur sıva ile örtülmüştü. Bu evlere toprak bir avludan girilmektedir. Çoğunlukla sofalar U biçiminde olup oturma ve yatak odaları ile mutfak bu sofanın sonunda bulunmaktadır. Avluda ise hayvanlar için ahırlar ve depolara yer verilmiştir. Günümüzde bu ilk yerleşimi gösteren evlerin yerini iki katlı betonarme evler almıştır.

    [​IMG]Sakarya’nın Adapazarı Tığcılar Mahallesi’ndeki evler ahşap veya ahşap karkaslı bağdadi sıvalı iki katlıdırlar. Bazı örneklerde üç katlı olanlar ile de karşılaşılmaktadır.

    Sakarya’da XIX. yüzyıldan sonra yapılmış evler çoğunlukla ahşap, bağdadi sıvalı iki ile üç katlı yapılardır. Bu yapıların sokak ile bağlantıları bulunmamaktadır. Dışa açılan pencerelerin tümü ahşap kafeslidir. Üst katlarda çardaklar (balkon) ve çıkmalar bulunmaktadır. Bunlar daha çok bahçeye ve avluya yöneliktir. Evlerin ana kapısından taş döşeli büyük bir sofaya geçilmektedir. Bu sofanın bir kenarında toprak bir fırın ile mutfak, diğer kenarında da odunluk, kömürlük gibi ve ambar gibi bölümlere yer verilmiştir. Sofadan birkaç basamakla üst kat sofasına çıkılır. Merdiven sonunda ikinci sofanın etrafında yatma ve oturma odaları, helâ bulunmaktadır. Odalarda Türk evlerinin geleneksel öğelerinden dolaplar, yüklükler ve sedirlere yer verilmiştir.

    [​IMG]Sakarya’nın İstasyon caddesinde daha çok şehrin zengin kesiminin oturduğu büyük evler bulunmaktadır. Bu evlerin zemin katları kesme taşlardan örülmüştür. Bunların bazılara taş bazıları da taş temeller üzerine ahşaplar. Evlerin ana girişleri evlerin ön yüzlerinde ve ortada bulunmaktadır. Giriş katlarında ortada bir sofa yanlarında birer oda bulunmaktadır. Üst katlar büyük bir sofanın çevresinde 4-5 yatak odası ile oturma odaları sıralanmıştır. Bu evlerde en üst kat daha çok konuklara ayrılmıştır.

    Evlerin odalarındaki döşeme ve tavanlara özen gösterilmiş ve bunların çoğu ahşap bezemelerle süslenmiştir.

    XIX.yüzyıldan sonra Ermenilerin yaşadığı Kömür Pazarı’nda bulunan evler genellikle üç katlı olup, ahşap veya ahşap karkastan yapılmışlardır. İstasyon Caddesi üzerindeki evlerle yapı üslubu bakımından büyük benzerlik göstermektedirler. Bu evlerin zemin katlarında ortada sofa ve bunun iki yanında oda ve mutfaklara yer verilmiştir. İkinci katta ise, yine ortada bir sofa bulunmakta olup, çevresine odalar sıralanmıştır. Bezeme olarak ahşap tavanlar ve dolap kapakları, ahşap işçiliğinin ortaya konduğu motiflerle bezenmiştir. Tavanlarda yağlı boya resimlere de yer verilmiştir.

    [​IMG]Sakarya’nın Çark Caddesi’nde ise daha çok bahçe içerisindeki konaklar bulunmaktadır. İstanbul konaklarının bir bakıma benzerleri olan bu yapılar harem ve selamlık olmak üzere iki ayrı bölümden meydana gelmiştir. Buradaki evler iki veya üç katlı olup, dışa taşkın üst katlarında oymalı çardakları ile dikkati çekmektedir. Çoğunlukla dış cepheler beyaz yağlı boya ile boyanmıştır. İçlerinde özenli bir işçilik uygulanmıştır. Yüksek tavanlar, ahşap bezemeli olduğu gibi yağlı boya motif ve resimlere de yer verilmiştir. Evlerin pencereleri ahşap kafeslidir. Kapılarında oymalar ve birbirlerinden farklı görünümde madeni tokmaklara ve kilitlere de rastlanmaktadır.

    Sakarya yöresinin Hendek, Geyve, Karasu ilçeleri ile Taraklı’da da kendine özgü yöre mimarisini yansıtan yapılarla karşılaşılmaktadır. Bu evler çoğunlukla bir yamaca yaslanmış iki katlı ahşap karkastan yapılmış olup, bağdadi sıvalıdır. Evlerin üst katları çıkmalarla dışarı taşırılmıştır. Buradaki konak tipi evler ise Türk sivil mimarisinin kendisine özgün örneklerini ortaya koymaktadır.

    Sakarya’nın ilçelerinden Taraklı XIX. yüzyıldan günümüze gelen evleri ile tanınmıştır. Taraklı’nın kentsel yerleşim dokusu bozulmamıştır. Günümüzde sit alanı ilan edilen ve koruma altına alınan ilçede 120 civarında ev bulunmaktadır.

    [​IMG]Yavuz Sultan Selim döneminde Sadrazamlık yapan Yunus Paşa’nın Taraklı’da bir cami yaptırmış olması yörenin önem kazanmasına neden olmuştur.

    Taraklı’da iki, üç ender olarak da dört katlı evlerden oluşan sivil mimarinin önemli yapıları bulunmaktadır. Bu evler arazi konumuna göre biçimlendirilmiş sokakların çevresinde, bahçeler içerisinde, birbirlerinin görünümlerini engellemeyecek şekilde yapılmışlardır. Dar ve dik sokakların çevresindeki bu evlere Arnavut kaldırımlı yokuş ve rampalardan çıkılmaktadır. Arazinin eğimli oluşu evlerin planlarını da etkilemiştir. Evlerin giriş katlarında depo ve kilerlere, hizmetçi odalarına, ocaklı fırınların bulunduğu mutfaklara yer verilmiştir. Evlerin üst katları dışa açılan geniş dikdörtgen pencerelerle aydınlatılmıştır. Bu pencerelerin bazılarına kafesler, kim geldi pencereleri, cumbalar ve vitraylar yerleştirilmiştir. Odalar ortadaki bir sofanın iki yanına sıralanmıştır.

    Taraklı evlerinin yapımında çoğunlukla ahşap yığma ve ahşap karkas teknikleri kullanılmıştır. Duvarlar içeriden ve dışarıdan çamur sıva ile sıvanmış, dışları beyaz badana ile boyanmıştır. Ayrıca geniş yüzeyli duvarlar, sıvaların çatlamaması için tahta mastarlarla bölünmüşlerdir. Bu mastarlar aynı zamanda süs ögesi olarak da kullanılmıştır. Evlerin içerisindeki odalarda dolap ve tavanlarda ahşap bezemelere yer verilmiştir.
     
  11. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Sakarya Doğal Güzellikleri


    Sapanca Gölü

    [​IMG]Marmara Bölgesi’nin doğusunda, büyük bir bölümü Sakarya il sınırları içerisinde, küçük bir bölümü de Kocaeli il sınırları içerisinde bulunan Sapanca Gölü, Adapazarı Ovası ile Düzce ve Bolu ovaları çukurlar dizisinin bir devamıdır. Batı-doğu doğrultusunda uzanan fay hattının batı kesiminde yer alan gölün su toplama alanı 252 m2.dir. Yüzölçümü 42 km2, deniz seviyesinden 32 m. Yüksekliktedir. Gölün kuzeyini 300 m. Yüksekliğinde bir plato, güneyini de Samanlı Dağları çevirir. Doğu-batı doğrultusunda 17 km. kadar uzanan gölün kuzey-güney doğrultusunda genişliği Sapanca’nın doğusunda 5,50 km.ye ulaşmaktadır. Bundan sonra batıya doğru daralan gölün en derin yeri Sapanca’nın kuzeyinde 61 m.yi bulmaktadır.

    İzmit Körfezi’nden Büyük Derbent isimli bir eşikle ayrılan göl, doğu ve batısındaki alüvyon birikintileri sonucunda nispeten küçülmüştür. Güneyindeki Samanlı Dağlarından akan ve gölü besleyen küçük derelerin taşıdığı birikintiler kıyıda uzun bir şerit oluşturmuştur. Bu birikintilerin sürekli ilerleyişi sonunda gölün batı kesimi oldukça darlaşmıştır. Gölün fazla suları kuzeydoğudan çıkan Çark Suyu aracılığıyla Sakarya Nehri’ne boşalmaktadır.

    İlkbaharda yükselen gölün suları, Sonbaharda en alçak düzeye iner. Göl sularının derinlikleri arasında da ısı farkları olduğu saptanmıştır.

    Sapanca Gölü ile İzmit Körfezi arasında MÖ.II.yüzyıl başlarında Bithynia’da görevli Plinius Roma imparatoru Traianus’tan izin alarak bir kanal açılmasına başlamış, ancak bu gerçekleşememiştir. Osmanlı döneminde Mimar Sinan bu konuda bazı çalışmalarda bulunmuş, ancak bu çalışmalar da sonuçlanmamıştır. Evliya Çelebi Seyahatname’sinde Sapanca Gölü’ne değinmiştir.

    [​IMG]”Sapanca Gölünün çevresi 24 mildir. Dört çevresinde kasaba gibi 76 köy vardır. Cümle halkı bu haliç’in suyundan içtiklerinden yüzlerinin rengi kırmızıdır. Ürünleri çok ise de bağları yoktur. Bahçeleri hadden aşkındır. Bu gölün kenarında bir tür kavun ve karpuz olur ki, ancak ikisini bir eşek çekebilir. Bu göl içinde 80 pare kayık ve çırnaklar (tahıl kayığı) vardır ki, köyden adam, kereste ve eşya götürürler. Bu gölde bulunan yetmiş seksen çeşit balıktan avlayıp kar ederler. Alabalığı, Sazan balığı, turna balığı gibi tatlı su balıkları gayet lezzetli olur. Gölün derinliği ekseri yerlerinde yirmi kulaçtır. Suyu gayet saf ve berraktır. Kıyısında olan köylerin kadınları elbise yıkadıklarında asla sabun sürmezler. Bu gölün doğusunda iki saat uzaklıktan Sakarya nehri geçer. Kocaeli’nde İrva kasabası kenarında Karadeniz’e dökülür. Sakarya azıcık bir himmet ile bu göle akıtılabilir. Bu göl, İzmit Körfezi’ne üç saat kadar yakın olduğundan ayağı İzmit Tuzlası önünde deryaya karışır. Hatta bir asırda bu gölü İzmit Körfezi’ne katmak için yüz binlerce kazma ve çapalı ırgat toplattırılmış ise de İzmit halkının buna birçok hazineler ve Nuh Ömrü gerektirir diye gevşeklik göstermesi işin tamamlanmasına engel olmuş. Ama Sakarya Nehri bu gölde, İzmit körfezine karıştırılsa Bolu’ya kadar beş konaklık yer mamur olurdu. İstanbul gemileri ta Bolu’ya yetişir ve İstanbul’da bir tahta üç akçeye, bir kantar odun beş akçeye olup hayratı büyük olurdu.”


    Poyrazlar Gölü

    [​IMG]Sakarya, Adapazarı’nın 7-8 km. kuzeydoğusunda Sakarya Irmağı yakınındaki Poyrazlar Gölü, doğusundaki Poyrazlar Köyü’nden ötürü bu isimle anılmıştır. Gölün bir diğer ismi de Teke Gölü’dür.

    Poyrazlar Gölü, iki sırt arasındaki 60 hektarlık bir alana yayılmış olup, Sakarya Nehri’nin eski yatağını oluşturmaktadır. Sakarya Irmağı’nın fazla suları Kapaklı Boğazından geçerek bu göle boşalmaktadır. Sakarya Nehri’nden beslenen Poyrazlar Gölü oldukça derin olup, yalnızca güney kıyıları sığ ve sazlıklarla kaplıdır.

    Poyrazlar Gölü’nde sazan başta olmak üzere çeşitli tatlı su balıkları üretilmektedir. Günümüzde gölün çevresi mesire ve dinlenme yeri olarak kullanılmaktadır.


    Taşkısığı Gölü

    Poyraz Gölü’nün 15 km. kuzeybatısında Göktepe’nin kuzeyinde bulunan Taşkısığı Gölü’ne Çaltıcak Gölü de denilmektedir. Göl, 90 hektarlık bir alana yayılmış olup, dipten kaynayan sularla beslenmektedir. Kış aylarında genişleyip, Yaz aylarında da daralmaktadır. Kuzey kesimi oldukça derin olan gölün kıyıları sazlık ve bataklıktır.

    Göl içerisinde kerevit ve sazan başta olmak üzere çeşitli tatlı su balıkları bulunmaktadır. Gölün çevresi yöre halkı tarafından dinlenme ve mesire yeri olarak kullanılmaktadır.


    Küçük Akgöl

    Taşkısık Gölü’nün 3 km. doğusunda bulunan Küçük Akgöl 20 hektarlık bir alana yayılmıştır. Dipten kaynayan sularla beslenen gölün fazla suları Çark Suyu’na boşalmaktadır. Gölün kuzey kesimi sazlık ve bataklıktır. Suyunun tatlı olmasına rağmen bulanıktır. İçerisinde tatlı su balıkları yaşamamaktadır.


    Büyük Akgöl

    Adapazarı ile Karasu ilçesi arasında bulunan Büyük Akgöl 190 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Gölün büyük bir bölümü sazlık ve bataklıktır. Göl çevresinde yabankazı, yaban ördeği yaşamakta, göl sularında da çeşitli tatlı su balıkları bulunmaktadır.


    Acarlar Gölü

    Karasu ile Kaynarca arasında bulunan Acarlar Gölü, 1562 hektarlık bir alanı kapsamaktadır. Çevresi ormanlık olup, gölün büyük bir bölümü bataklıktır. Gölün fazla suları bir ayakla Sakarya Nehri’ne boşalmaktadır.


    Gökçeören Gölü

    Sakarya il merkezinin 7-8 km. kuzeybatısında bulunan Gökçeören Gölü’nün çevresi basık sırtlarla çevrelenmiştir. Gölün yakınındaki yerleşmelerden ötürü Aralık Gölü veya Meşeli Gölü ismi de buraya verilmiştir.

    Gölün yüzölçümü 25 hektardır. Çukur bir alanda bulunan bu gölün devamında Dipsiz Göl isimli bir göl daha bulunmaktadır. Pek derin olmayan, yağmur ve kaynak suları ile beslenen göl Kış ve Bahar aylarında genişlemekte, Yaz aylarında da oldukça daralmaktadır. Suların çekilmesinden sonra kalan arazide tarım yapılmaktadır.

    Göl içerisinde çeşitli tatlı su balıkları yaşamaktadır.


    Sakarya Nehri

    [​IMG]Anadolu’nun kuzeybatı kesiminde bulunan Sakarya Nehri, 324 km. uzunluğu ile Kızılırmak ve Fırat Nehri’nden sonra Türkiye’nin üçüncü büyük akarsuyudur. Sakarya’nın birkaç km. batısından geçen Sakarya Nehri Karasu ilçesinin batısında Sakaryaağzı olarak isimlendirilen yerde Karadeniz’e dökülmektedir. Yağmur ve kar sularıyla beslenen Sakarya Nehri’nin Geyve Boğazı’ndan çıktığı kesimlerde debisi farklılıklar göstermektedir. Bu oran 1.162-6 m3 sn. arasında değişmektedir.

    Sakarya Nehri Pamukova’nın güneyinden il topraklarına girerek güneybatı-kuzeybatı yönünde akar ve bu alan içerisinde Geyve Suyu, Mudurnu Çayı, Çark Suyu ve Alaçam Deresi ile beslenir.

    Sakarya Nehri 58.000 km.lik bir alandan su toplamasına rağmen suyu bol bir nehir olarak tanınmamaktadır. İl topraklarında Geyve Boğazı boyunca uzanan nehri, bir yandan demiryolu, bir yandan da karayolu izlemektedir. Yol boyunca hemen nehrin kenarında bulunan dinlenme tesisleri, kır gazinoları bulunmaktadır.


    Mudurnu Çayı

    Sakarya ili Akyazı ilçesi sınırları içerisinde Dokurcun yöresinden il topraklarına giren Mudurnu Çayı 65 km. sonra Sakarya Nehri’ne dökülmektedir. İl toprakları içerisinde batı ve kuzeybatıya doğru akan Mudurnu Çayı, il sınırları içerisinde, 64.9 km. uzunluğu ile en uzun akarsudur.


    Aygır Deresi

    Sakarya ili içerisinde Sapanca Gölü’ne dökülen Aygır Deresi debisi yüksek bir akarsu olup, kısmen kanyon içerisinden akmaktadır. Bu kanyonda bulunan iki şelalenin çevresi mesire yeri olarak kullanılmaktadır.

    Dere içerisinde tatlı su balıkları bulunmaktadır.


    Kurtköy Deresi

    Sapanca Gölü’nün su seviyesinin yükselmesinde bu derenin katkısı bulunmaktadır. Derenin taşıdığı alüvyonlar Sapanca çevresinde ovalık bir arazi oluşmasına neden olmuştur. Yaz aylarında bu dere kurumaktadır.


    Doğançay

    Sakarya ile Bilecik arasında akan Doğançay’ın içerisinde bir de çağlayan bulunmaktadır. Yaz aylarında suyu azalan çayın çevresinde mesire yerleri bulunmaktadır.


    Çark Suyu

    [​IMG]Sapanca Gölü’nün bir ayağını oluşturan Çark Suyu, Sapanca Gölü’nün doğusundan kaynayarak batıdan Elmalı Deresi, Kocadere ve Söğüt Deresi’ni de alarak kuzeydoğuya akmaktadır. Adapazarı içerisinden geçen Çark Suyu Seyfiler Köyü yakınında da Sakarya Nehri ile birleşmektedir. Çark Suyu’nun uzunluğu 45 km.dir.

    Çark Suyu’nun çevresi mesire yeri olarak kullanılmakta olup, hayvanat bahçesi ve turistik tesisleri bulunmaktadır.


    Dinsiz Çayı

    Sakarya ili Hendek ilçesinde, Beynevit Köyü’nden doğan Dinsiz Çayı aynı zamanda Mudurnu Çayı’nın da bir kolunu oluşturmaktadır. Kaynağından sonra Fabrika Dere, Balıklı Dere, Bıçkı Dere ve Gürcü Dereleri’ni de alarak akan Dinsiz Çayı’nın uzunluğu 34 km. dir.


    Maden Deresi

    Sakarya ili Hendekı ilçesinin kuzeyinde Çaltepe’den kaynayan Maden Deresi 30 km. uzunluğunda olup, Kocaali’nin batısından Karadeniz’e dökülmektedir. Ormanlık bir alan ve derin bir vadi içerisinden akan derenin çevresinde çeşitli mağaralar bulunmaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında burada bir altın madeni bulunmuş ve sonra da terk edilmiştir.

    Derenin çevresi ağaçlık olduğundan mesire yeri olarak kullanılmaktadır. Dere içerisinde alabalık ve sazan başta olmak üzere çeşitli tatlı su balıkları yaşamaktadır.


    Akçay

    Sakarya Geyve ilçesinin kuzeybatısındaki Eskiyayla mevkiinden doğan Akçay Deresi, çok sayıda küçük dere ile birleştikten sonra Adliye Köyü kenarından Sakarya Nehri’ne dökülmektedir.

    Akçay Deresi boyunca alabalık üretme çiftlikleri ve lokantaları bulunmaktadır. Derenin çevresi yaz aylarında mesire yeri olarak kullanılmaktadır.


    Karaçay

    Sakarya ili Geyve ilçesinin doğusundaki Mancarlı yöresinden doğan Karaçay 29 km. uzunluğunda olup, Secce Deresi ile Karaçay Deresi ile birleşmektedir. Daha sonra güneydoğudan gelen Karakaya Deresi ile birleşerek Geyve’nin kuzeybatısından Sakarya Nehri’ne dökülür.


    Orman İçi Dinlenme ve Mesire Yerleri

    Sakarya’da Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nce tescil edilmiş dört adet B Tipi mesire yeri bulunmaktadır. B Tipi Mesire yeri, kent merkezlerinin yakın çevresinde günübirlik kullanım imkânı sağlayan alanlardır. Bu alanların yanında, henüz resmi bir tescil almamış da olsa yoğun ziyaretçisi olan mesire yerleri ve doğal dinlenme alanlarının sayısı oldukça fazladır.


    İl Ormanı Orman İçi Dinlenme Yeri

    Adapazarı’na 12 km uzaklıkta, Adapazarı-Sapanca karayolu üzerinde bulunan İl Ormanı Orman İçi Dinlenme Yeri, 154.5 Hektarlık bir alana yayılmıştır. İlk defa 1983 yılında tesis edilen bu alanın çevresinde turistik tesisler bulunmaktadır. Ayrıca meşe, karaçam, sarıçam, kızılçam ve sahil çamından oluşan bir orman örtüsüne sahiptir.


    Kuzuluk Orman İçi Dinlenme Yeri

    Adapazarı-Akyazı-Mudurnu yolu üzerinde, Akyazı’ya 8 km, Adapazarı’na 34 km uzaklıktaki Kuzuluk Orman İçi Dinlenme Yeri, 73 hektarlık bir alana sahiptir. Kayın ve meşe ormanları ile kaplı olan, 1996 yılında kurulan bu mesire yerinde çeşitli tesisler bulunmaktadır.


    Çadır Gölü Orman İçi Dinlenme Yeri

    Adapazarı - Karasu yolunda, Ferizli’ye 500 m uzaklıkta olan Çadır Gölü Orman İçi Dinlenme Yeri, 71 Hektar alana yayılmıştır. Dışbudak ve gürgen orman örtüsü ile kaplı olan bu alanda çeşitli dinlenme tesisleri bulunmaktadır.


    Karasu Plajı

    Sakarya ili Karasu ilçesinde uzunluğu 20 km. bulan Karasu kumsalı yörenin ve diğer illerden gelenlerin rağbet ettiği doğal bir plajdır. Kumsalın ince taneli kumu ve temiz deniz suyu romatizma hastalığına iyi gelmektedir. Karasu’da çeşitli tesisler bulunmaktadır.


    Sakarya Yaylaları

    Soğucak Yaylası

    Sakarya ili Sapanca ilçesinde bulunan Soğucak Yaylası deniz seviyesinden 1.100 m. yüksekliktedir. İlçe merkezine 17 km. uzaklıkta bulunan bu yaylada Soğucak Yayla Şenlikleri yapılmaktadır. Ayrıca yaylada çeşitli spor müsabakaları, folklor gösterileri ve halk konserleri düzenlenmektedir. İlin rağbet edilen mesire yerlerinin başında gelmektedir.


    Kırca Yaylası

    Sakarya İli Pamukova ilçesine 2 km. uzaklıkta Karapınar Köyü’nden 13 km. mesafede bulunan Kırca Yaylası’nda Menekşe Oruç ve Menekşe Olak Köyleri bulunmaktadır. Her yıl Kırca yaylasında şenlikler düzenlenmektedir.


    Katırözü Yaylası

    Sakarya ili Pamukova ilçesi, Eskiyayla Köyü’nde bulunan Katırözü Yaylası deniz seviyesinden 1.125 m. Yüksekliktedir. Yaylanın yanındaki tepe üzerindeki mağarada sarkıt ve dikitler bulunmaktadır. Yaylanın kaynak suları, doğal güzelliğinden ötürü mesire yeri ve piknik alanı olarak kullanılmaktadır.


    Kirpiyan Yaylası

    Sakarya ili Geyve ilçesine 28 km. uzaklıkta bulunan Kirpiyan Yaylası yakınında Karagöl yaylası bulunmaktadır. Günümüzde doğal ortamını korumakta olup, yaylada tesis bulunmamaktadır.


    Keremali Yaylası

    Sakarya ili Akyazı ilçesine 17 km. uzaklıkta bulunan Keremali Yaylası’nın çevresinde dört yayla daha bulunmaktadır. Yaylada yayla evleri olup, yerleşim alanı olarak kullanılmaktadır.


    Sultanpınar Yaylası

    Sakarya ili Akyazı ilçesine 45 km. uzaklıkta bulunan Sultanpınar Yaylası ormanlık bir alandadır. Boztepe Köyü üzerinden ulaşılan bu yaylanın çevresinde Güzlek Yaylası, Sultanpınarı Yaylası, Yörükyeri Yaylası, Çiçekli Yaylası ve Acelle Yaylası bulunmaktadır.

    Sultanpınar Yaylası’nda turistik tesisler, yayla evleri ve pansiyonlar bulunmaktadır.


    Acelle Yaylası

    Sakarya ili Akyazı İlçesi’nin 35-40 km güneyinde bulunan Acele Yaylası, geniş ve iğne yapraklı ağaçlardan oluşan bir bitki örtüsüne sahiptir. Yayla içerisinde Enişte Deresi’nin yatağı bulunmaktadır.

    Acelle yaylasında her yıl Temmuz ayının son haftası, genellikle 25-26-27 Temmuz tarihlerinde şenlikler düzenlenmektedir. Dışardan gelenlerin kalabilecekleri otel-motel, kamp türü konaklama yeri olmayan yaylada, sürekli ikamet edenlerin ahşap evleri vardır. Bunun dışında şenlik boyunca 200-250 civarında çadır kurulmaktadır.


    Yanık Yaylası

    Sakarya ili Akyazı ilçesinde bulunan Acelle Yaylası’ndan 15-20 dakika uzaklıkta olup, yaylada yayla evleri vardır.


    Çiğdem Yaylası

    Sakarya ili Hendek ilçesinde bulunan, deniz seviyesinden 1.500 m. yüksekliğindeki Çiğden Yaylası yöresel topukotu olarak isimlendirilen çimle kaplıdır. Hafif eğimli tepelerden oluşan yaylada yayla evleri bulunmaktadır. Her yıl Temmuz aylarında yayla şenlikleri düzenlenmektedir.

    Bu yayla aynı zamanda Türkiye’nin on yaylasından biri olarak seçilmiştir.


    Karagöl Yaylası

    Sakarya ili Taraklı ilçesinin 21 km. kuzeydoğusunda Samanlı Dağları’nın uzantısı üzerinde bulunan Karagöl Yaylası deniz seviyesinden 1.200 m. yüksekliktedir. Yayla 567 hektar genişliğinde bir alanı kapsamakta olup, çam, kayın, köknar ve meşe ağaçları ile kaplı bir bitki örtüsüne sahiptir.

    İlkbahar aylarında karların erimesiyle sularla kaplanan yayla, Nisan ayının ikinci yarısında, sular tamamen çekilmektedir. Yaylada her hafta Cuma günleri pazar kurulmakta ve aynı gün çeşitli şenlikler yapılmaktadır. Yaylada ahşap yayla evleri bulunmaktadır.


    Hamzapınar Yaylası

    Sakarya ili Taraklı ilçesinde bulunan Taraklı Yaylası’nın 1 km aşağısındaki Belengerme Tepesi’nin arkasında kalan Hamzapınarı Yaylası’nda Orman İşletmesi tarafından düzenlenmiş halka açık piknik alanı bulunmaktadır. Soğuk suları ile ünlü olan bu yayla yörenin önemli bir mesire yeridir.


    İnönü Yaylası

    Sakarya ili Pamukova ilçesinde bulunan İnönü Yaylası, Erikli Yaylası’nın yakınındadır. Hüseyinli Köyü üzerinden ulaşılan bu yayla İstanbul ve İzmit’ten gelenler tarafından dinlenme ve piknik yeri olarak kullanılmaktadır.
     
  12. Google

    Google Özel Üye

    Paylasım için tesekkürler
     

Bu Sayfayı Paylaş