Sahtekar (2008) Changeling

'Sinema Film Tanıtımları' forumunda Siraç tarafından 14 Şubat 2009 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Sahtekar (2008) Changeling konusu
    Sahtekar (2008) Changeling

    Galiba Memduh Ün söylemişti, “Ana-oğul öyküleri baba-oğul öyküleri kadar ağlatmaz” diye… Belki Clint Eastwood’un yeni filmi Sahtekarın (Changeling) insanda güçlü bir etki bırakmıyor olması biraz da bundandır. Ama en çok, tüm değinmeye çalıştığı meseleler içinde odağını yitirmesinden kaynaklanıyor bu sorun herhalde…

    Günün birinde, işten eve döndüğünde oğlunun kaybolduğunu gören ve aramalar sonucunda Los Angeles polis departmanının “İşte bulduk” diye yabancı bir çocuğu karşısına çıkarması üzerine zorlu bir mücadeleye girişen Christine Collins’in gerçek hikayesi anlatılıyor filmde. Ama televizyon kökenli senarist J. Michael Straczynski, bir annenin acıklı öyküsünü anlatmakla yetinmek istemiyor. Filme, yönetmen Eastwood ile birlikte, birçok farklı yan öykü ve mevzu yamamayı deniyorlar.


    [​IMG]


    Sahtekar’ın esas derdi, 1920’lerin sonunda Los Angeles Polis Departmanı içindeki yozlaşmayı, sıradan bir annenin mücadelesi üzerinden sunmak. Burada polis teşkilatı, kadına saygısı olmayan ve kendi erkinin sorgulanmasına tahammül bile edemeyen erkek egemen düzenin sembolü olarak konumlanıyor aynı zamanda. Bu açıdan etkili de bir film karşımızdaki. Christine Collins’in feryadına aldırış etmeyen, onu dinlemedikleri gibi sürekli suçlayan polis figürlerine karşı film boyunca hınçla dolmamak elde değil.

    Ancak film, ana-oğul öyküsü, yozlaşmış polis teşkilatı üzerinden sistem eleştirisi ve polis ile kilise arasındaki güç savaşı gibi zaten birden fazla ana eksen belirlemiş ve bunların arasında bile hangisine ağırlık vereceğini şaşırmışken; ortaya uzun bir ‘akıl hastanelerinde kötü muamele’ sekansı, ikinci yarıya yayılan bir seri katil öyküsü, mahkeme süreci ve hatta idam karşıtı hissiyatı yansıtan (son derece etkili) bir infaz sahnesi koyarak iyice dallanıp budaklanıyor.

    Bu kadar çok temaya değinme çabası, Angelina Jolie’nin gayet teknik ve yer yer abartılı oyunculuğu, son olarak da filmin finalinin hangi günde geçtiğini öğreniş şeklimiz, aslında Sahtekar’ın amacını belli ediyor. Filmin son bloğuna gelindiğinde, aradan geçen yılları anlatmak için Oscar ödül töreni kullanılıyor. Frank Capra’nın Bir Gecede Oldu (It Happened One Night) filminin Akademi Ödülleri’nden zaferle ayrıldığı günde geçiyor final. Bu konuda bayağı yorumlar da yapılıyor karakterler tarafından. Ve bu artık iyice gözümüze sokuyor, Sahtekar’ın çok fazla Oscar hesabıyla gerçekleştirilmiş bir film olduğunu.


    [​IMG]


    Bu sene 3 dalda (Kadın Oyuncu, Görüntü Yönetimi ve Sanat Yönetimi) ödüle aday gösterilen film, klasik Hollywood sinemasının yaşayan en büyük temsilcilerinden olan Clint Eastwood’un yine ustalığını belli ettiği, sağlam kotarılmış bir yapım. Işıkçılıktan gelen ve Gizemli Nehir’den bu yana Eastwood ile çalışan görüntü yönetmeni Tom Stern’ün çıkardığı iş özellikle takdiri hak ediyor. Ancak Sahtekar, polis teşkilatına öfkelenmenizi sağlamak ve güçlü idam sahnesi haricinde, insanda heyecan yaratmayan, fazla mesafeli ve hesaplı bir film.
     

Bu Sayfayı Paylaş