Sabancı'dan dev istihdam atağı

'Ekonomi Ve Borsa' forumunda Dine tarafından 28 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Sabancı'dan dev istihdam atağı konusu
    Sabancı Holding, 2010 yılında personel sayısını yüzde 5 artırarak 58 bine çıkarmayı planlıyor. Alınacak 2 bin 800 kişi ağırlıklı olarak perakende sektöründe istihdam edilecek.




    Sabancı Holding'in yıllık paylaşım toplantısı, Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı ve Üst Yönetici (CEO) Ahmet Dördüncü'nün katılımıyla gerçekleştirildi. ​

    2008 yılında 19 milyar lira olan konsolide net satışını 2009'da yüzde 2 artırarak 20 milyar liraya yükselten Sabancı Holding'in, 2010 yılında ise konsolide net satışlarını yüzde 6 artırarak 21 milyar liraya yükseltmesi öngörülüyor. ​

    2009 yılında 2008'e göre konsolide faaliyet karını yüzde 47 artırarak 3,9 milyar liraya çıkaran holding, 2010 yılında konsolide faaliyet karını yüzde 3'lük artışla 4 milyar lira düzeyine çıkarmayı amaçlıyor. ​

    Sabancı Holding, 2010 yılında 1 milyar dolar ihracat gerçekleştirmeyi hedefliyor. 2009'da 1,1 milyar dolarlık yatırım yapan holding, 2010'da 1,6 milyar dolarlık yatırım yapmayı planlıyor. ​

    Sabancı Holding'in 2009 yılı sonunda toplam aktifleri 101 milyar lira olan 2008'e göre yüzde 4 artışla 105 milyar liraya ulaştı. ​

    2010 yılında holding, personel sayısını yüzde 5 artırarak 55 bin 200'den 58 bine çıkarmayı planlıyor.​

    "İşsizlik sosyal bir probleme dönüşmekte"

    Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, dünyanın ve Türkiye'nin en önemli sorunu olan işsizliğin bir ekonomik sorun olmanın ötesinde sosyal bir problem haline dönüşmek üzere olduğunu belirtti.​

    İşsizliğin daha uzun süre de gündemde olacak gibi gözüktüğüne değinen Sabancı, 2010'da başlayan büyümenin işsizliği azaltabilmesinin en erken birkaç sene sonra görülebileceğini, işsizlikle başarılı ve etkin mücadele verilmesinin sosyal gerilim riskini azaltacağını kaydederek, "Ancak gerçekçi ve ulaşılabilir hedefler konması da beklentilerin yönetimi açısından gereklidir. Bu anlamda Türkiye'de orta vadeli planda öngörülen işsizlik rakamları gerçekçi gözükmektedir" dedi.​

    Dünya ekonomisinin ağırlığının batıdan doğuya kayması değişimine paralel olarak uluslararası kuruluşların da ekonomik ve diplomasi stratejileri gereği geleneksel ilgi alanlarından çıkarak yeni bölgelerle daha çok ilgileneceklerine işaret eden Sabancı, buna paralel olarak Türkiye'nin yakın ilişkiler içinde olduğu AB ve ABD'nin dışında Uzak Doğu, Afrika ve Güney Amerika ülkeleriyle de ilişkileri tazelemesinin müspet gelişmeler olduğunu söyledi.​

    "OVP yatırımcılar açısından olumlu"

    Toplantıda gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Güler Sabancı, mali plana ilişkin sorular üzerine, özellikle orta vadeli 3 yıllık planın açıklanmasının iş dünyasının önünü görmesi ve yatırımcılar açısından olumlu olduğunu vurguladı.​

    Sabancı, "Bunun devam etmesi, Sayın Babacan'ın yaptığı açıklamada, çok ciddi daha uzun vadeli, 10 yıllık bir perspektif verilmeye çalışılıyor. Bunu çok müspet karşılıyoruz. İş dünyası olarak daima önümüzü daha uzun vadeli görmemiz önemli. Bir enerji yatırımında evrakların toparlanması, ÇED raporu 2,5-3 yıl sürer, sonra yatırım yapılır. İş dünyası neden uzun vadeli önünü görmek ister? Daha ciddi yatırımlar yapabilmek için önünü görmek ister. Bu planda, orta vadeli planda kamunun yatırımlardaki yerini koyuyorlar hedef olarak. Orta ve uzun vadeli planda gördüğümüz zaman, eğer kamu harcamaları uzun, orta vadeli planda artmıyor, hatta azalıyorsa bu şunu gösteriyor bize, ülkenin önündeki büyüme sürecinde lokomotifin özel sektör olacağını... Dolayısıyla bu bizi memnun eden bir süreçtir. Dolayısıyla müspet karşılıyoruz. Hakikaten Türkiye'nin geleceği için önemli görüyoruz" dedi.​

    Euro krizi...

    Yunanistan, Portekiz ve İspanya'daki gelişmelere ilişkin de Güler Sabancı, bu konuda farklı görüşler bulunduğunun altını çizdi.

    Sabancı şöyle devam etti:
    "Euro, bir ortak para birimi olarak ilk defa böyle bir krizle karşı karşıya. Euro'nun geleceğiyle ilgili kaygılar gören grup var. Ben açıkçası öbür taraftayım. Ben 'Euro'nun birlik olarak olmasaydı Avrupa'nın birçok ülkesi bu krizden çok daha fazla etkilenirdi' görüşünde olanlardanım. Dolayısıyla bu birlikten ayrılmak mümkün değil.

    Yunanistan ve diğer ülkelerde gördüğümüz sıkıntılar şu ihtiyacı daha da kuvvetlendirerek ortaya getirmiştir. O da bir para birliği, bir politik birlik var. Ancak bunun ikisini birbirine daha iyi bağlayacak olan ciddi mali disiplin ve mali birlik...

    Bu yaşanan krizlerde Avrupa, daha entegre bir mali birliğin ihtiyacını gördü. Beklentim, bu krizlerin Avrupa'nın daha kuvvetli entegre mali disipline doğru gitmesi için bir fırsat olacağını görüyorum. Daha kuvvetli, daha entegre bir mali disipline giden Euro'nun, daha kuvvetli bir politik birliğe doğru götüreceğini düşünmemiz lazım. Bunun sonu odur. Bu da dünya için iyi bir şeydir. Avrupa yolculuğunda olan Türkiye için de iyi bir şeydir."

    İşsizlik...

    Güler Sabancı, işsizlik konusunda da Türkiye'nin işsizliği, en güçlü büyüdüğü yıllar olan 2005, 2006 yıllarında dahi yüzde 9'un altına indiremediğine dikkati çekerek, "Bizim işsizliğimizde yapısal durum var. Büyümeye bağlı ama çok da direkt bağlı gözükmüyor. Biz büyümeyi başarılı şekilde yürütsek dahi işsizlikte bakmamız gereken noktalar var. Reformlar dediğimizde bununla ilgili ciddi çalışılması gerekir. Bunun birkaç ayağı var. İşsizlikle ilgili konunun bir ayağı işçilikle ilgili yükler... Bu yolda bazı adımlar atıldı. Yeterli mi? Hayır... İkinci ayağı, bütün dünya da bunu konuşuyor, işsiz olan kişilerin eğitimleri, birikimleri, yetkinlikleriyle işçilik ihtiyacı olan ülkemizin sektörlerin, ihtiyacı arasındaki uyumsuzluk meselesi... Bir de krizin getirdiği olay var. Avrupa'da bile mevcut iş yasalarında krizle baş edebilmek için esneklikler aranıyor, yeniden bakılıyor. Dolayısıyla bu statik bir konu değil. Dolayısıyla benim gündemimde, gündemimizde olacak bir konu. Doğru yöne gitmesi için hepimizin çalışması gereken bir konu" değerlendirmesi yaptı.

    [​IMG]

    "2010'da belirsizlik göreceli olarak azalacak"

    Sabancı Holding Üst Yöneticisi (CEO) Ahmet Dördüncü de, 2010 yılının, Türkiye ekonomisi ve holding şirketleri için de belirsizliğin göreceli olarak daha da azalacağı bir yıl olacağını tahmin ettiklerini kaydetti.

    Dördüncü, "Bu çerçevede, 2008 yılında konsolide olarak 19 milyar lira olan ciromuz, 2009 yılında 20 milyar liraya, büyümenin bizim için önemli olmadığı, özellikle de nakit yaratma ve karlılığın önemli olduğu bir sene olduğunun altını çizmek isterim. 2010 yılında bu rakamın 21 milyar liraya çıkmasını hedeflemekteyiz. Faaliyet karlılığımıza gelince 2008 yılında 2,7 milyar lira olan faaliyet karlılığımızın burada önemli bir artışla 3,9 milyar liraya geldiğini görüyoruz. 2009 bankacılık sektöründe hakikaten çok karlı bir sene oldu. Dolayısıyla bizim de bankacılık sektörünün içinde olmamızdan kaynaklanan faaliyet karımızda önemli bir artışın olduğunu görüyoruz. 3,9 gibi bir rakamla kapatacağımız öngörüyoruz. 2010 senede bankacılık faaliyetlerinin daha normalize olduğu bir senede faaliyet karlılığımızın 4 milyar lira civarında olacağını hedefliyoruz" dedi.

    Sabancı Holding'in 2009 yılındaki önceliklerine de değinen Dördüncü, şunları kaydetti:
    "Yatırımlarımızda mecburi olanların dışındakileri ertelemek durumuna gittik. İşletme sermayesini etkin kullanalım dedik. Borçlanmalarımızı mümkün olduğu kadar düşürelim dedik. Masraflarımızı daha etkin kontrol edelim dedik ve mümkün olduğunca çok nakit yaratalım ve nakitte kalalım prensiplerinden yola çıktık.

    Bunları yaparken de holding genelinde sigma faaliyetlerine çok büyük ağırlık verdik. Bu tür projelerden 20 milyon lira gibi bir getiri sağladık. Şirketlerimize çok yakın olduk. Bütün şirketlerimizi tek tek ziyaret ettik. Kriz ile ilgili çıkış konuları hakkında tartıştık.

    2009 yılında, daha önce olduğu, bundan sonra da olacağı gibi yüksek potansiyeli olan, büyüme oranlarının yüksek olduğu iş kollarına odaklanmaya devam ettik. Bunlar finans, enerji, perakende, çimento ve lastik takviye malzemeleri, lastik ve otomotiv iş kolları içindeyiz. Bu iş kollarına olan yatırımlarımız 2004 senesinde yüzde 66 iken 2009 yılında bu odaklanacağımızı söylediğimiz iş kollarına yatırımlarımız yüzde 96 seviyesine çıkmış durumda."

    Elektrik dağıtım ihaleleri...

    Ahmet Dördüncü, soruları yanıtlarken, elektrik dağıtım ihalelerine ilişkin bir soru üzerine, 6 küsur milyon müşteriye ulaşma amacında olduklarını ve Ankara Bedaş bölgesinde şu andaki müşteri sayılarının 3 milyon civarında bulunduğunu kaydetti.

    Dördüncü, "Dolayısıyla, bizi 6 milyona götürecek bundan sonraki ihalelerde de ilgimiz devam edecektir. Bu İstanbul olur, başka bir yer olur onu şu anda bilmek mümkün değil. Evet biz bundan sonraki ihalelerde işin içinde olacağız ve ilgimizi devam ettireceğiz" diye konuştu.

    Bu yıl yapılacak 1,6 milyar liralık yatırımın neredeyse yüzde 80'e yakın kısmının enerji sektörüne yapılacağını kaydeden Dördüncü, perakende sektörüne yatırım yapılacağı ve diğer kalan yatırımların da genellikle şirketlerinin ve fabrikalarının her sene yapmakla sorumlu oldukları devamlılık yatırımları olduğunu bildirdi.

    Yeni istihdamlar...

    Ahmet Dördüncü, bu yıl alınacak 2 bin 800 kişinin ağırlıklı olarak perakende sektöründe istihdam edileceğini kaydederek, gerek Teknosa şirketinde gerek Carrefoursa ve Diasa şirketlerinde yeni mağaza açılımlarının bu istihdamların gerçekleştirilmesine yardımcı olacağını söyledi.

    Bu sayının yaklaşık 700-750 tanesinin Teknosa tarafından istihdam edilirken, geri kalanların Carrefoursa ve Diasa olmasını beklediklerini ifade eden Dördüncü, "Yeni istihdam alanları daha çok hizmet endüstrisinde olacaktır" dedi.

    cnnturk
     

Bu Sayfayı Paylaş