Sağlığınız iyi mi

'Genel Sağlık' forumunda Siraç tarafından 3 Şubat 2009 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Sağlığınız iyi mi konusu
    Sağlığınız iyi mi

    Sağlık “bir insanın bedensel ruhsal sosyal ve moral yönden tam bir iyilik halinde olması durumu”dur.

    Yani yalnız bedensel sağlamlık yetmiyor. Ruhsal yönden de sağlıklı olmak gerekiyor. Ayrıca moral yani etik bakımdan da sağlıklı bir yapı ve ilişkiler içinde olmak, sağlıklı bir sosyal ağın parçası olarak kalmak gerekiyor. Kısacası sadece hastalık veya yaralanma gibi bir probleminizin olmaması sağlıklı biri olduğunuzu göstermiyor. Sağlığımızı etkileyen üç önemli faktörden biri kalıtım (yani genetik miras) ise diğeri çevre koşullarıdır. Üçüncü sırada ise davranış biçimimiz ve yaşam tarzı seçimlerimiz bulunuyor.

    KALITIM VE ÇEVRE ÇOK ÖNEMLİ

    Kalıtsal özellikler yani genetik mirasın rolü yüzde 25?30 civarında tahmin ediliyor. Eğer iyi bir genetik mirasınız varsa sağlıklı biri olma şansınız artıyor. Çevresel faktörlerin etkisi en az kalıtım kadar önemli. Yaşadığınız çevrenin koşulları, şartları, eğitim ve kültürel olanakları, barınma, güvenlik gibi durumlar çok etkili faktörler. Genetik ve çevre faktörleri birbirinden bağımsız da hareket etmiyor. Çevresel koşullar genetik mirası da etkiliyor. Özellikle uzun vadeli düşünüldüğünde iyi kalıtımsal yetenekler uygun olmayan çevrede geliştirilemiyor. Yani tohumun toprakla ilişkisi gibi bir durum söz konusu. Çevresel kirlilik, bozulma arttıkça gen hasarları artıyor, genetik bozulmalar sıklaşıyor.

    SAĞLIKLI BESLENMEK NE ANLAMA GELİYOR

    Yaşam tarzı seçimleriniz de önemli. Bunların en başında beslenme geliyor. Beslenmenin iyi olduğundan bahsedebilmek için üç temel şey önem kazanıyor: Yeterlilik, çeşitlilik ve denge. İyi besleniyorum, sağlıklı besinler tüketiyorum diyebilmeniz için ihtiyacınız kadar kalori kazanmanız gerekiyor. Ne az ne de çok! Fazlası kilo problemlerine, azı besin eksikliği hastalıklarına zemin hazırlıyor. Beslenmenizin dengeli de olması gerekiyor. Yani tek yönlü beslenmek sağlıklı beslenmek anlamına gelmiyor. Karbonhidratları (tahıllar, bakliyat, sebze ve meyveler), proteinleri (süt ve et ürünleri) ve yağları belirli oranlar içinde tüketmeniz gerekiyor. Genel olarak tabağınızın yarısını karbonhidrat, dörtte birinin yağ, kalanının da hayvansal ve bitkisel proteinlerin karışımından meydana gelmesi kabul edilebilir bir denge için iyi bir yol gösterici. Son olarak, çeşitlilik de vazgeçilmez bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Farklı besinlerde bulunan vitamin, mineral ve antioksidan unsurları düzenli olarak kazanabilmenin en güvenli yolu yiyecekleri çeşitlendirmekten geçiyor.

    Bu fotoğraf artık tarih mi olacak

    Pek çok kişinin bu fotoğraf ile ilgili bir anısı vardır. En azından bir karikatürde bardak içindeki bu protezleri görüp buruk bir gülümseme ile “o günler bana uzak olsa” diye iç geçirmiştir... Tam dişsizlik, insanın yaşam kalitesini çok olumsuz etkiler. Çiğneme-öğütme fonksiyonunun kaybına yol açarak sağlıklı beslenmeyi güçleştirir. Ayrıca kişinin yüz estetiğinin, konuşma yeteneği ve psikolojisinin çok önemli bir belirleyicisidir. Tam dişsizlik durumunda fotoğraftaki “Tam Protez”ler uzun yıllar boyu dişsiz hastalarımız için kurtarıcı olmuş ve çok değerli katkılarda bulunmuşlardır. Günümüzde de başarı ile uygulanmaktadır. Ancak, en kusursuz olanlarında bile çiğneme etkinliği doğal dişlerin çok uzağındadır. Çok ender bazı kişilerin tam protezlere toleransı çok iyi olabilir hatta protezlerini “kendi dişim gibi rahat” şeklinde tanımlayabilir ancak ne yazık ki hastalarımızın çoğu, bilim ve teknolojinin tüm olanakları kullanılarak yapılan tam protezlerle bile önemli sorunlar yaşamaktadırlar. Günümüzde diş hekimliğinin geldiği düzey, “implant” uygulayarak tam dişsiz bir kişiyi doğal dişleri varmış gibi işlev gören sabit protezlere kavuşturmaya olanak sağlayabilir. Çenelerin kemik yapıları uygun olduğunda implant uygulama aşaması günümüzde çok kolaylaşmıştır. “Bazı bünyeler implantı reddeder” ifadesi gerçeği yansıtmamaktadır. Doğru bilimsel yöntemler ile uygulandığında titanyum İmplantların çene kemiği ile kaynaşması sorunsuzdur. İmplant uygulamasına engel olabilecek sistemik rahatsızlıklar da pek azdır. Çok ileri yaşlar dâhil her yaştaki erişkine uygulanabilir. İmplant uygulamalarını, hangi yaşta olursa olsun hastalarımızın yaşam boyu kullanabilmeleri amaçlanmaktadır.

    Prof. Dr. Mehmet Avcı

    [​IMG]


    hurriyet.com.tr
     

Bu Sayfayı Paylaş