Sözler tabirinin isim olarak külliyata verilmesinin bir hikmeti var mıdır?

'Risale-i Nur Külliyatı' forumunda kultur_bilgisayar tarafından 13 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Sözler tabirinin isim olarak külliyata verilmesinin bir hikmeti var mıdır? konusu Üstad hazretleri Külliyatın tamamını Sözler olarak adlandırıyor. Diğer eserlerinin değil de Sözler’in külliyatın tümüne isim olarak verilmesi konusunda farklı şeyler söylenebilir. Benim hatırıma şöyle bir mana geliyor. Risalelerde temel gaye, iman hakikatlerinin asrın idrakine uygun olarak izah ve ispatlarıdır. Allah’a iman birçok Söz’de işlenmiştir. Meleklere iman 29.Söz’de, kitaplara iman 25. Söz olan Kur’an bahsinde, peygamberlere iman 19. Söz’de, ahirete iman Onuncu Söz’de, kader 26. Söz’de en mükemmel şekilde işlenmiştir. Diğer Sözler de dolaylı olarak hep iman hakikatleriyle ilgilidir. Mesela, 12 Söz’de felsefe hikmetiyle Kur’an hikmetinin mukayesesi işlenir. Bu Söz de kitaplara imanla ilgilidir. Keza 17. Söz dünyadan ayrılmanın hakikatinden bahsetmekle ahirete imanla ilgili bir konuyu işler. Nur Külliyatının diğer eserlerinde de bu konular yer yer işlenmişse de sanki onlar Sözler’deki temel üzerine bina edilmişlerdir.

    Ayrıca, bu ismin verilmesinde “Lem’alar, Şualar, Katre, Zerre” de olduğu gibi bir tevazu da söz konusudur.

    Dikkat edildiğinde Sözler’de iki konu dışında kalanların hepsinde iman hakikatlerinden bahsedildiği görülür. Bu iki konu ise sahabeler ve içtihat konularıdır. Burada şöyle ince bir mana da olabilir. Sahabelere karşı çıkmakla ve içtihadı yanlış mecralara dökmekle, birçok insan ehl-i sünnet cemaatine ters bir istikamete gitmişler ve dalalet fırkalarına dahil olmuşlardır. Bu iki konu da netice itibariyle yine imanla ilgili olduğundan Sözler’de yer almışlardır.
    Külliyatın tümüne Sözler denilmesinin bir sebebi de Üstadın şu tespiti olabilir:

    "Elbette nev'-i beşer, âhir vakitte ulûm ve fünuna dökülecektir. Bütün kuvvetini ilimden alacaktır. Hüküm ve kuvvet ise, ilmin eline geçecektir." Hem o Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan, cezalet ve belâgat-ı Kur'aniyeyi mükerreren ileri sürdüğünden remzen anlattırıyor ki: "Ulûm ve fünunun en parlağı olan belâgat ve cezalet, bütün enva'ıyla âhirzamanda en mergub bir suret alacaktır. Hattâ insanlar, kendi fikirlerini birbirlerine kabul ettirmek ve hükümlerini birbirine icra ettirmek için, en keskin silâhını cezalet-i beyandan ve en mukavemet-sûz kuvvetini belâgat-ı edadan alacaktır." (20. Söz)


    Nur Külliyatı da çok beliğ ve ikna edici konuşan bir hatip gibidir ve “Sözler’iyle” bütün insanları imana, İslam’a, ahlâk ve fazilete davet etmektedir.
     
  2. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Paylaşım için teşekürler.......
     

Bu Sayfayı Paylaş