Söğütgiller

'Doğa ve Bitkiler' forumunda Mavi_Sema tarafından 22 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Söğütgiller konusu
    Söğütgiller


    [​IMG]

    Söğüt (Salix), söğütgiller (Salicaceae) familyasından Salix cinsini oluşturan boylu ağaç veya bodur çalı halinde, çoğunluğu kışın yaprak döken, ender olarak da her dem yeşil kalan odunsu bitkiler.
    Tek bir pul ile örtülmüş olan tomurcuklar çoğunlukla sürgüne yatmıştır. Sürgünler üzerindeki dizilişleri çok sıralı sarmal birkaç türünde almaşık dır ve tepe tomurcukları pseudoterminal dır.
    Yapraklar parçalanmamış, sadedir. ve uzun şerit halinde veya eliptik yapıdadır; kenarları tam veya bezeli ve ince dişli, kaba dişli, dilimli dişlidir.Genel olarak kısa saplıdır.; çoğunlukla kulakçıkları vardır.
    Yan durumlu çiçek kurulları başak halinde dik durular. Bazı türlerde çiçek açmak yapraklanmadan önce, bazılarında ise aynı zamanda olur. Bir cinsli ikievcikli ve entomogamdırlar.
    Söğütler gayet kolay kök yapabildiğinden, tohumları da kısa zamanda çimlenme özelliğini kaybettiğinden, üretilmelleri hemen her yerde çelikle ve kök sürgünü ile olur.Osmanlı'nın kökü olan,kayi boyu 'söğüt'te kurulmuştur.

    Tıbbi özellikler

    Eski Sümer ve Mısır kayıtlarında söğüt ağacı kabuğunun ağrı ve ateş tedavisinde kullanıldığı ile ilgili bilgiler yer almaktadır. M.Ö. 5.YY'da Yunanlı doktor Hipokrat söğüdün ilaç olarak kullanımından bahsetmiştir. Amerika yerlilerinin de söğüdü tedavi amacıyla sık sık kullandığı bilinmektedir.
    Söğüt ağacı kabuğundaki aktif madde Salisin'dir. Kristal formu ilk olarak 1828'de Fransız eczacı Henri Leroux tarafından izole edilmiştir. Saf formu İtalyan kimyager Raffaale Piria tarafından elde edilmiştir. Suda çözündüğü zaman asit özelliği gösterdiğinden (ph 2.4) Salisilik asit olarak adlandırılmıştır.
    1897'de Felix Hoffmann sentetik olarak salisin'in değiştirilmiş bir formunu elde etmeyi başardı. Yeni bileşik salisilik asitten daha az mide problemlerine yol açıyordu. Bu yeni ilaç, yani Asetil Salisilik Asit Hoffman'ın işvereni olan Bayer firması tarafından Aspirin olarak adlandırıldı ve dünyanın en çok kullanılan ilacı haline geldi.

    Türkiye'de bulunan türler

    Türkiye'de doğal olarak 23 tür bulunur.
    Salix alba - Ak söğüt
    Salix acmophylla - Acem söğüdü
    Salix aegyptiaca
    Salix amplexicaulis - Karşılıklı yapraklı söğüt
    Salix armenorossica
    Salix caprea - Keçi söğüdü
    Salix caucasica - Kafkas söğüdü
    Salix cinerea - Boz söğüt
    Salix elaeagnos - İğde Yapraklı söğüt
    Salix elbursensis
    Salix excelsa - Boylu söğüt
    Salix fragilis - Gevrek söğüt
    Salix pedicellata
    Salix pentandra
    Salix pentandroides
    Salix pseudododepressa
    Salix pseudomedewii
    Salix purpurea - Erguvani söğüt
    Salix rizeensis - Rize söğüdü
    Salix trabzonica - Trabzon söğüdü
    Salix triandra - Badem yapraklı söğüt
    Salix wilhelmsiana
    Salix viminalis - Sepetçi söğüdü

    Süs, gölge ve kereste ağacı olarak dikilen söğütlerin doğada kendiliğinden yeti*şen 300 kadar türü vardır. Hepsi de kuzey yarıküreye dağılmış olan bu çalı ya da ağaç yapısındaki bitkiler söğütgiller (Salicaceae) familyasının Salix cinsinde yer alır.
    Birkaç ayrıksı örnek dışında kışın genellikle yapraklarını döken bu türlerin kenarları dişli, ince uzun ve şeritsi yaprakları vardır. Ayrı ağaçlar üzerinde bulunan erkek ve dişi çiçek*leri "tırtıl" denen başaklarda toplanmıştır. Bazı türlerde, kızıl kahverengi zarsı bir kılıfın içinden çıkan çiçek tomurcukları grimsi yu*muşak tüylerle kaplıdır. Tomurcuklar açtık*tan sonra çiçektozları rüzgârın yardımıyla erkek çiçeklerden dişi çiçeklere taşınır. Ayrı*ca, çiçektozlarının taşınmasına başta arılar olmak üzere çeşitli böcekler de yardımcı olur.
    Döllenmeden sonra oluşan küçük yeşil kılıfların (meyve) içinde tohumlar gelişir. Olgunlaşarak yanlan bu kılıflardan dökülen tohumlar kuyruk biçimindeki tüyleri sayesin*de rüzgârda uçuşarak uzak yerlere dağılır. Eğer tohumlar çimlenip gelişebileceği nemli bir toprağa düşmezse kısa sürede ölür. Söğüt*ler en iyi sulak yerlerde, akarsu ve göl kenarlannda yetişir. Tohumları son derece dayanıksız olduğundan söğütler çelikle ya da kök sürgünleriyle çoğaltılır.
    En yaygın söğüt türlerinden biri olan ak söğüt (Salix alba) Avrupa ve Kuzeybatı Afri*ka ile Asya'nın güney ve batı kesimlerini de içine alan çok geniş bir alanda olduğu gibi Türkiye'nin de hemen her yerinde yetişir. Esnek ve sağlam odunu İngiltere'de kriket sopası yapımında kullanılır, ayrıca odunkö-mürü elde edilir. Türkiye'de yerli 22 söğüt türünden biri olan sepetçi söğüdünün (Salixviminalis) esnek körpe dallarından ise sepet yapılır. Kuzey Amerika'da yaygın bir tür olan kara söğüdün (Salix nigra) odunundan amba*laj malzemesi yapımında yararlanılır. Bazı türlerin kabuğundan da ilaç olarak kullanılan ağrı kesici bir madde özütlenir.
    Hemen herkesin çok iyi tanıdığı salkım söğüt (Salix babylonica) ise dünyaya anayur du olan Çin'den yayılmıştır. Yerlere kadar sarkan, sık yapraklı ince dallarıyla çok zarif bir görünüm sergileyen bu söğüt türü hem öbür ülkelerde, hem de ülkemizde özellikle göl, havuz gibi su kenarlarında süs ve gölge ağacı olarak yetiştirilir.​
     

Bu Sayfayı Paylaş