Ruj 125 Yasinda

'Güzellik & Bakım' forumunda Dine tarafından 8 Ekim 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ruj 125 Yasinda konusu [​IMG] kutlayan rujun serüvenini Op.Dr. Ziya Şaylan için kaleme aldı…Op. Dr. Ziya Şaylan
    Erkekleri baştan çıkartan, boşanmalara neden olan, geçmişte içindeki zehirli boyalar nedeni ile kadınların ölümlerine neden olan, kozmetik firmaları hayvanlarda deniyor diye boykot edilen, kadınları hayat kadını olarak damgalatan ve bazı toplumlarda dini nedenlerle yasaklanan dudak boyası herşeye rağmen 125 seneden beri seri olarak imal ediliyor ve günümüzde çantasında ruj taşımayan bir bayanı hemen hemen bulamazsınız.
    Tarihte bilinen ilk dudak boyası bundan 8 bin sene önce eski Mısırlıların uyguladığı şapı kaynatarak elde ettikleri kırmızı boya ile dudaklarını boyamalarıdır. Eski Yunan ve Roma’da ancak üst sınıfın kadınlarına dudaklarını kırmızıya boyamalarına izin verilirdi. Bu sayede sokaktaki asil kadınları normal vatandaşlardan ayırmak mümkün olmakta idi. Kadınlar bu sayede “Bakın ben sizden üstün ve zenginim” diyebilmekteydiler.
    Fransız İhtilali’nde aristokrat kadınların dudaklarının kırmızı olması ihtilalcilerin işini kolaylaştırdı ve dudak boyalı kadınları en yakın giyotine götürüverdiler. Fransa’da zamanla ihtilal unutuldu ve kadınlar daha yaygın bir şekilde dudaklarını boyadılar. İhtilalden yaklaşık 100 sene sonra sokaklarda dudakları boyalı kadınlardan geçilmez oldu. Boyama işi zor ve zaman alıcı idi. Parisli bir parfüm satıcısı 1884 yılında kırmızı boya ile bal peteği ve balzamı karıştırıp ipekten kumaş bir rulo içine yerleştirip kalem şeklinde satışa sundu. Kadınlar bu yeni buluşu hemen sevip ona sosis (Saucisse) adını bile taktılar. Parisli sahne sanatçısı Sarah Bernhardt ise bu yeni buluşa seks tanrısı Eros’un sihirli çubuğu adını taktı ve sahneye çıkarken kullanmaya başladı. Fransız muhafazakarları bu yeni dudak boyasının erkek cinsel organına benzetilmesine karşı çıktılar ve yasaklamak için uğraş verdiler ama başaramadılar. 1900 senesinde günümüzde halen üretim yapan Fransız firması Guerlain bu puro şeklindeki dudak boyasını bütün Fransa’da satmaya başladı.
    1912 senesinde Guerlain ürettiği kırmızı dudak boyalarını Amerika’ya getirip New York’ta satışa sundu ve bu olay büyük bir sensasyon yarattı. İlk başta sadece kırmızı olan dudak boyası ruj (Rouge) daha sonraları başka renklerde de imal edilir oldu ve 1922 yılında Paris’te yeşil renkli zehirli rujlardan birçok kadın ölünce yeşil renkten vazgeçildi. Günümüzde halen yeşil renkli ruj satılmaması bu nedenledir.
    İkinci Dünya savaşı başlayınca önceleri ruj imalatı azaldı. Naziler dudak boyamayı fuzuli olarak belirlediler ama İngiliz kadın askerleri kırmızı rengi bir zafer işareti olarak kabul edip zafere kadar ruj sürmeye karar verdiler. Savaş sırasında “Vatansever kırmızısı” (Patriot red) ve “Zafer kırmızısı” (Victory red) en çok satan ruj markaları idi. Sonunda savaşı kazanan kırmızı dudaklı İngiliz ve Amerikan kadın askerleri oldu ve Alman kadınları savaştan sonra çılgınlar gibi ruj kullanmaya başladılar. 1949 yılında Elisabeth Arden döndürülünce içindeki metal silindirden çıkan ruju piyasaya çıkardı ve artık hiç kimse rujun bütün dünyaya yayılmasını önleyemezdi.
    Rujdan en çok zarar gören lokantacılar ve kuru temizleyiciler oldu. Ruj lekelerini bardaklardan ve gömleklerden çıkarmak oldukça zor ve zaman alıcı idi. Zamanla dudak boyaları daha kalıcı oldu ve hatta içine konan kimyasal maddelerle dudakları şişirip büyütmek de mümkün idi.
    İnsanlar konuşurlarken birbirlerinin dudaklarına bakarlar. Kadınlar da bunu bildiklerinden erkeklerin bakışlarını yüzlerindeki kırışıklar ve sarkmalardan uzak tutmak için dudaklarını kırmızıya boyayarak erkeklerin dikkatlerini dudaklarına çekerler. Rolling Stones’un solisti Mick Jagger in boşandığı manken eşi Bianca Jagger’in söylediği gibi: “Sabahları yorgun ve canavar gibi bir yüzle kalktığımda dudaklarımı boyar boyamaz kendimi yine normal bir dişi gibi hissederim.”
     

Bu Sayfayı Paylaş