*Ruh kanseri*

'Psikoloji' forumunda NeslisH tarafından 18 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    *Ruh kanseri* konusu *Ruh kanseri*







    *Ruh kanseri*



    Nazan Arda geçen hafta 55 yaşında öldü Göğüs kanseriydi

    Ameliyat için gittiği Amerika'da bir göğsü alınmıştı

    Döndükten 11 yıl sonra beyin kanaması geçirdi



    Beyninde de tümör vardı

    Peş peşe geçirdiği iki ameliyatın ardından komaya girdi ve

    kurtarılamadı Gazetedeki fotoğrafında, elinde bir ayıcıkla

    gülümsüyordu



    "Ayıcık", kendisi 4 yaşındayken vefat eden annesinin

    armağanıydı

    Nazan Arda, oyuncak ayısını 51 yıl boyunca hiç yanından ayırmamıştı

    Karacaahmet'e gömülürken ayıcığını da

    yanında toprağa verdiler Burada Nazan Arda'yı anmamın nedeni, 11

    yıl önce Amerika'ya ameliyata giderken yazıp eşine

    bıraktığı ölüm ilanı



    Ecel, beklediğinden geç gelmiş, ama boşandığı eşi vasiyete

    uyup kendi kaleminden vefat ilanını gazetelere vermiş Ilan

    şöyle :

    *"Şu anda Tanrı'ya teslim etmiş olduğum ruhumu, ömrümce tüm

    sevdiklerim için mükemmeliyetçilik adına çok hırpaladım

    Kendimi sevecek ve özgürlük tanıyacak vaktim olmadı Bilmem

    o çok uğraş verdiğim 'özel biri' olabildim mi? Rahatsızlık

    vermekten her zaman çekindiğim sizleri bugün () beni

    uğurlamanız için bekliyor, hepinizi çok seviyorum"*



    Ilanın köşesinde küçücük bir fotoğraf var: Nazan Arda' nın

    ayıcığının fotoğrafı Metni okuyunca bunun bir vefat

    ilanından çok pişmanlık beyanı olduğunu düşündüm Başkalarını mutlu

    edebilmek uğruna kendinden vazgeçmiş , "rahatsızlık veririm"

    kaygısıyla benliğini tarumar etmiş , ruhunu doyasıya salıveremeden can

    vermiş "mükemmeliyetçiler" için kaleme alınmış bir ağıttı bu



    Nazan Arda, uğruna bir ömür adadıklarından, belki de ilk ve

    son kez bir "rahatsızlık" rica edip cenazesine çağırıyordu

    Törene kaç kişi gitti bilmiyorum; ama ilanı verenin,

    "boşandığı eşi" olması, o çok uğraş verdiği "özel biri"

    olup olamadığı sorusunu yanıtlıyordu



    Başkalarını seveyim derken, kendini sevecek vakti

    bulamamıştı Son yolculuğunda yanında sadece vefakar ayıcığı

    vardı Arda'nın fizyolojik hastalığına olduğu kadar

    psikolojik rahatsızlığına da teşhisi Jean Baudrillard

    koyuyor :

    ( "Tam Ekran", YKY, 2002, s10 )

    Fransız felsefeciye göre, vücudumuzdan bütün biyolojik

    düşmanları, mikropları, parazitleri atarsak, nasıl savunma

    sistemi bozulan bedende hücreler birbirini kemirmeye başlar

    ve kanser tehlikesi doğarsa, ruhta da aynı şey oluyor :

    *"Sürekli pozitif olacağım" diye eleştirel öğeleri

    benliğinden uzak tutan, negatif duyguları dışlayan her

    ruhsal yapı, kendi kendini yiyerek felakete sürükleniyor

    Eleştirel düşünce ise, krizi damıtma yeteneği sayesinde bu

    felaketi önlüyor*

    Benim yukarıdaki ilandan öğrendiğim şu: Bütün varoluşunu

    "Beni beğenecekler mi ?"

    "Beni seviyor mu ?" "Rahatsız eder miyim ?" kaygısı üzerine

    kuruyorsan, bil ki sonun hüsran Bir küçük serzeniş, sıradan bir

    tenkit ya da kadirbilmezlik, acılar pahasına kurduğun o "mükemmel

    kale" yi yerle bir edebilir Ölüm ilanını kaleme alacağına

    azat et kendini



    Seni, sen diye kabul edip sevecekleri sev Eleştirki onun

    için "özel biri" olabilesin

    Kendini, kendine beğendir herkesten önce

    Kimseye beğendirmek için de kendinden vazgeçme

    Acıyı göze al, çünkü Dostoyevski' nin dediği gibi ,

    "Insanın ruhunu yücelten bir acı, ucuz bir mutluluktan

    evladır"
     

Bu Sayfayı Paylaş