Roman Nedir - Roman Nasıl Yazılır - Roman Özellikleri

'Masallar-Hikayeler-Destanlar' forumunda SeLeN tarafından 10 Kasım 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Roman Nedir - Roman Nasıl Yazılır - Roman Özellikleri konusu roman nedir - roman nasıl yazılır - romanın özellikleri - iyi bir roman yazarı nasıl olur - roman yazarının özellikleri

    ROMAN; insanların başlarından geçen veya geçebilir kanısını uyandıran olayları yer ve zaman bildirerek anlatan uzun yazı; yaşanmış ya da tasarlanmış uzun ve birbirine bağlı birçok olayı bir temel düşünce çevresinde toplayarak anlatan edebî eser; bir bakıma, büyük hikâye; olağanı olmuş gösterme sanatıdır. Roman; insanı aydınlığa çıkarır. Roman okurken, yeni yeni çevreler içinde çeşitli kişilerle karşılaşarak kendi kendimizden uzaklaşır, okuduğumuz kişilerin deneylerinden geniş ölçüde faydalanırız.

    Sanatçının bilgi, görgü ve duygusu yazdığı romanın özelliği üzerinde derin etkiler bırakır. Roman, bir hayatı, hayatın akışını değiştiren büyük olayları ayrıntılariyle hikâye eden bir edebiyat türü; yazarın hayalgücü, sanatı ve bilimiyle yaratılmış bütün bir hayattır. Roman türü; baştan geçenleri, tutkuları, karakterleri, insanlık tarihinin büyük olaylarını, insanı ingilendiren her türlü konuyu işliyebilecek niteliktedir. İnsan, dünya ve bütün evren romanın konusu olabilir.

    Roman zevk alarak okunan edebî türlerin en önemlilerindendir. Roman; olayları anlamak, anlatmak ihtiyacından doğmuştur. Bir hayatla, bir hayatın ana olayları, romanın temel konuları arasındadır. Romanın başlıca özelliği; uzun oluşu, kişilerin sayıca çokluğu ile hayat safhalarının geniş geniş anlatılmasıdır.

    ROMANCI

    Romancı dilediğini anlatmakta hürdür. Bununla beraber biliyoruz ki, hiçbir büyük romancı günün olayları karşısında ilgisiz kalmamıştır. Zamanımız romancısı, romanına bütün düşüncelerini, düşlerini, gözlemlerini, görüşlerini, hiç değiştirmeden, hikâyeleştirmeden, romanlaştırmadan bile koyabilmektedir.

    Romancının ilk görevi, kişiliğini yitirmemesi, sınırlarını bitmesidir. Büyük romancı, kendinden başkasını kaynak olarak almaz; kendi kalıbını kendi döker, o kalıbı da ancak kendisi kullanabilir. Bir roman yazarı, en iyi hangi üslûpla kendini anlatabiliyorsa o üslûbu seçmelidir. Romancının getirdiği yeniliklerle üslûbunun özellikleri arasında yakın bir bağ bulunur. Başkasınkine benzetilen her üslûp fena üslûptur.

    Gustave Flaubert'e göre: «Romancının görevi, görmek, incelemek ve topladığı gereçlerden hayatın kısaltılmış bir örneğini çıkarmaktır.» Yakup Kadri ise şöyle diyor: «Romancı, yarattığı tiplerin ham maddesini, gerçi, yine hayattan alır ama, kendi tahlil ve terkip potasında eritip süzerek içlerinden en özlü cevherini çıkarmasını bilir.» James Farrel şu düşüncededir: «Bir romancıya en basit not verme yollarından biri, yaşıyan karakter yaratıp yaratmadığına bakmaktır.»

    ROMAN YAZMA

    Roman yazmada; roman kişileri, ilk düşünüldüğü zaman fazla gelişmezler; konu ilerledikçe, belirsiz kişiler yeni olanaklarla birlikte önem kazanırlar. O kişilerden her biri) başka bir kalıp, başka koşullar içinde, başka yaradılış ile yazarın kendisidir denilebilir. Romancı her kalıba girebilen adamdır.

    Roman yazarı; bir tek duygunun, bir tek tutkunun adamı İse; kendisininkilere karşıt, yabancı olan duygulara, tutkulara, inançlara, hayalen olsun katılamıyorsa gerçekten romancı sayılamaz. İnsanları iyi ve kötü, ezen ve ezilen, v.b. ikiye ayırıp kalkan, açıkça bir taraf tutan, yani kendi inancında olanları iyi, olmayanları kötü diye gösteren romancı iyi eser veremez.

    Roman yazmanın gayesi; gerçeği anlatmak olmalıdır. Kuvvetini gerçekten almayan roman, boş bir gevezelikten başka bir anlam taşımaz. Roman hayatı kendine konu edinmeli; insanı bütün olarak yakalamalıdır. En büyük romanlar, insan ruhunun gizli kalan sırlarını en çok açığa vurabilmiş olanlar arasındadır. Bunun için, romanın gereği, insanın içinde gizlenen insanı bulup çıkarmak, göstermek ve tanıtmak olmalıdır.

    ROMAN PLANI

    Roman yazarken; edebiyat sanatının en büyük yardımcısı olan dile saygı duymak, eksiksiz, yanlışsız, doğru, güzel, her kelimeyi yerinde kullanmak ustalığını göstermek gerekir. Gerçek romancı; romanını kendi kendinin bile yönetemediği içinden gelen zorlamalara uyarak duyar ve yazar.

    Romanlarda çoğunlukla amaç; bir olayı değil, bir hayatı ve bir hayatın önemli bölümlerini anlatmaktır. Bunun için olgular, kişiler çok olur. Karakterlerin incelenmesine, ruh çözümlemelerine daha çok yer ayrılabilir.

    Roman türlerinde genel olarak uygulanan planın özelliği şöyle özetlenebilir: 1. Serim; bu bölümde olay, olayı yaratan nedenler, kişiler belirtilir. 2. Gelişme veya Düğüm; bu bölümde kişilerin özellikleri, olayların akışı, olayların geçtiği yerler, devir ve çevre belirtilir; okuyucunun ilgisini arttırmak için entrikalar sıralanır. 3. Çözüm; bu bölümde olaylar bir noktada düğümlenir; sonunda düğüm birden çözülerek eser biter.


    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş