Rize -Mani ve Türkülerimiz

'Rize Tanıtımı' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 19 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Rize -Mani ve Türkülerimiz konusu Mani ve Türkülerimiz

    Maniler
    Enişte ince uzun
    Baldızınım baldızın
    Potamya deresine
    Var midurki iki düzun Emineyi verdiler
    Bu köyün alcağına
    El uzatsam yeterum
    Evinun saçağına
    Çimenlu çaruklarum
    Çimenleri çığnarum
    Ya sorun çimenlere
    Geçti mi burdan yarum Atma beni yabana
    Bende bu dereliyim
    Al koy beni koynuna
    Sormaki nereliyim
    Çıktum dağun başına
    Çalıverdum ezanı
    Kız senun merağundan
    Tutmadum Remezani Kar yağar karamişun
    Dalina yaprağina
    Elursam mezarumun
    Gelde bak toprağına
    Asker ettiler beni
    Ya Tuna'dur ya Bursa
    Habu dar günlerumde
    Ayşe yanumda dursa Dere kunduzi misun
    Sabah yıldızi misun
    Geldun geçtun karşıma
    Miralay kizimisun
    Derenin kenarına
    Sereceğum kilimi
    Vermezsa seni baban
    Alalum biribirni Ayakkabın üstüne
    Diktim nazar böceği
    Adam rezil edermi
    Benim gibi çocuğu
    İneceğum dereye
    Kuma sarılacağum
    Ettum kendi kendume
    Kime darulacağum Kuş uşti yavri kaldı
    Gokyuzi mavi kaldı
    Anahtar yar koynina
    Gonlum kilitli kaldı
    Atma Türküler
    Olay Ancer Yayla yolunda 195O yıllarında geçer, oğlan kız birbirine aşıktır, yolda birbirine türkü türkü ata ata giderler, hikaye mutlu biter. İkiside halen yaşamaktadır.
    Kız

    Pencereyi sen açtın
    Sen açtında ben kaçtım
    Ben sevdalık bilmezdim
    Sifte yolu sen açtın O yarim perçemim çok
    Tarada yüzüne dök
    Dağlar nazar devirur
    Biraz da nazardan kork Şemsiyemun altına
    Ne yağmurlar yemişum
    Ben bekarım bekarım
    Sanmayın evlenmişum
    Erkek

    Keseyim zülüfünü
    O kırmızı yanağa
    Bakamayum saha
    Kalirum günaha Ha buradan yukarı
    Alır saha çalılar
    O çiçekli fistana
    Dalar delikanlılar Karamışın dibine
    Karayemiş fidanı
    Benimi alacasun
    Yoksa eski sevdani
    Aspet Türküsü
    Aspet'ten Liparit'a kim elçiledi beni ?
    Almazdum İsmail'i Gelin Kandırdı beni

    Gittum kaya ustine kayinum vurdi beni
    O beyaz entaremlan doktorlar gördü beni

    Gelin ne ettum sağa günağun tutti beni
    Mesbabucum gelince başımdan vurdi beni

    Duğunciler gelince çarşafladiler beni
    O Malpet'ten aşağı selamladiler beni

    Liparit'un dibine ağam endurdi beni
    Emicemun malina kayinum vurdu beni

    Emicemun evine sal getürdiler beni
    O kiymetli odama kanli koydular beni

    Gelinluk elbisemlan doktor Bey gördü beni
    Güvey gelmiş odama 'Seni kim vurdi ?' dedi

    Ben da söyledim oğa kardaşun vurdi beni
    Gece sabaha kadar polis bekledi beni
    İki saat yaşadum anne çok ağla beni
    İki saatten sonra Azrail aldı beni

    Gelinluk elbisemlan kefene sarun beni
    Tel duvağum yüzüme tabuta koyun beni

    Yaşum on beş yaşında neler geldi başuma
    Akibeti kuş kondi mezaremun taşına

    Tel duvağumi asun beni gören ağlasun
    Su tokun mezareme usti çimen bağlasun

    Konsolumun kilidi gül üstüne kurudi
    Bir İsmail'den sebep gençluğum da çurudi

    Malpet'un yalisina vardur bakır parasi
    Hemdiye yureklerum doldu kurşun yarası

    Bahçelerde kediler mirnav mirnav dediler
    Kardaşumla gelinum başumi da yediler

    Beyaz ati nalladum soğuksuya yolladum
    Gideyirum konşilar Allah'a sımarladuk
    Baba Oğul Türküsü - (Kazım ve Mecit Kalyoncu -Çayeli-1986)
    Baba:
    İki turki yazayım gelmiştur sırasına
    Mecit kumaş gönderdi köydaki babasına
    Evlatlar öyle eder yeri vardur Yasin'a
    Kazım giydi elbise bakun fiyakasına
    Kumaşı kahverengi yakıştı modasına
    Hepten kalmışım çıplak Silva ortasına
    Sarıldum, yatayırum bir meşin paltosina
    Ancak aklı geldi babanun kafasina
    Şimdi ancak vuriyi kafasinun tasina
    Kalayi fayda etmez yureğinun pasina
    Bu işi vereceğum Ulus gazatasina

    Mecit açar radyoyu hep bakar sefasina
    Kazanduğu parayi doldurur kasasina
    Baba evlatlarını gezdurur arkasina
    Evlat anayı satar elun paytarasina
    Baksana memlekete ananun cefasına
    Hocalar vaiz eder hafta Cumaasına
    Bir evlat asi olur analan babasina
    Onun yeri hazırdur Cehennemun ortasına
    Bir gün gemin tutulur Kasım furtunasına
    Durur denize duşmağa gemi güvertasına
    Bir liman bulamasun Siliva yakasına
    Maşalla rastgelmiştik evlatlarun hasina
    Ben yine sarılayım çayun kuviçasına
    Sakın darılma oğlum babanın şakasına. Oğul:
    Bugün bir mektup aldum şaştum okumasına
    Biz da cevap yazalum onun anlatmasına
    Babalar alışuktur evlat ağlamasına
    Ben da ağlıyacağum gitmesun fenasına
    Yasin'da buldum ayet uydurdum şakasına
    Bir ayet daha vardur bakarsan arkasına
    Baba düzen verecek takasi takasına
    Sonradan sarılmasun Mahşerde yakasina
    Herkes bir tezgah kurdi oturdi masasina
    Senun canun darlandı anamın sobasina
    Anamlan rahat eyle pek bakma karasina
    Daima alçaktan yürü tuz doğma kafasına
    Bir meşin palton vardur bir mangır pahasına
    Kıymetuni bilusan bakmasun dahasına
    Biraz da temas ettun radyonun havasına
    O da intikal etti babadan mirasına
    Bir nefes nefesine bedeldur dünyasına
    Bunu şaka söyledum bakma palavrasına.





    Çayeli'nden Öteye
    Çayelinden Öteye,
    Gidelum Yali Yali.
    Sırtındaki Sepetun,
    Ben Olayım Hamalı. Sepetumun İpleri,
    Keseyi Omuzumu.
    Aç Beyaz Pestemali,
    Bir Göreyim Yüzünü. Karlı Tepeden Beri,
    Yeşil Çay Bahçeleri,
    Çay Filizi Toplayı,
    Peştemalli Kızları.
    Damat Kaynana Türküsü
    Damat


    Cebumdeki harçluğum
    Endi iki kuruşe
    İki güne bir ekmek
    O da değmeyi dişe Hızarı taktum kola
    Bugün yürüdüm işe
    Bir içmağa durince
    Yetmeyi on beş şişe

    Kaynana


    Ettun yeni elbise
    Taktun beyaz yakayi
    O ki evden yürüdün
    Değiştun fiyakayı Mütahit giden adam
    Niçun hizar takayı
    Elettuğun yağ, peynir
    Geçti on beş okkayi İçtun on beş şişeyi
    Yirmaktan mı akayı
    Haçanki rakı içtun
    Vur yere tabakayi Eyi çalış eniştem
    Şevki evi yıkayi
    Çalış eniştem, çalış
    Üç can sana bakayi.
     

Bu Sayfayı Paylaş