Resullullahin(s.a.v.)ümmetinin Fazileti

'İslami Kıssalar & Hikayeler' forumunda NeslisH tarafından 10 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Resullullahin(s.a.v.)ümmetinin Fazileti konusu Huzeyfe İbnu'l-Yeman şöyle anlattı: Rasulullah (s.a.v.) öyle bir secde yaptı ki ruhunun alındığını zan*nettik. Başını kaldırınca, şöyle dedi. Rabbim beni ümmetime ne yapa*cağım konusunda muhayyer bıraktı. Ben de şöyle dedim: Rabbim! Onlar, senin yaratıkların ve kullarındır. Beni ikinci defa tekrar muhayyer bı*raktı. Ona aynı şeyi söyledim. Yüce Allah bana: Muhammedi Seni, üm*metin hakkında mahcup etmeyeceğim, dedi ve bana: Ümmetimden benimle birlikte cennete gireceklerin ilki, her bin kişiyle yetmişbin olan, yetmiş bin kişidir. Onlara hesap yoktur. Sonra bana şu haberi gönderdi: Dua et ki sana icabet edilsin. İste ki sana verilsin. Elçisine şöyle dedim: Rabbim! Benim istediğimi verecek mi? Elçi şöyle cevap verdi' Rabbim, beni sana sadece vermek için gönderdi. Rabbim bana verdi. Bunda övünme yok. Benim önceki ve sonraki günahlarımı affetti. Bana, ümmetimin aç kalmamasını ve yenilmemesi nimetini lütfetti. Bana Kevser'i verdi. Kevser, cennette, havuzum içinde akan bir nehirdir. Bana, izzet, şeref ve bir aylık yoldan korku salmayı lütfetti. Bana, cennete girecek ilk peygamber olma özelliğini verdi. Bana ve ümmetime ganimeti helal kıldı. Bizden öncekilere zorlaştırdığı (ha*ram kıldığı) şeylerin birçoğunu bize helal kıldı. Bize (onlarda) güçlük çıkarmadı."

    Rasulullahın Ümmetinin Fazileti



    --) Ebu Hüreyre rivayet etti: Rasulullah buyurdu:

    "Bizler en son gelenleriz, anîa kıyamet gününde herkesi geçenler de biz olacağız. Şu kadar var ki onlara bizden önce kitap verildi, bize onlardan sonra verildi. Allah'ın, bize farz kıldığı şu gün yok mu? Allah bizi ona hidayet etmiştir. Onlar, bu hususta bize tabidirler. Yahudilerin bayramı yarın, hristiyanlannki ise öbür gündür."

    --) Behz ibn Hakim Ibn Muaviye'nin babası dedesinden şunu rivayet etti: Peygamberin (s.a.v.) şöyle buyurduğunu duydum:

    "Bilesiniz ki, siz yetmişinci ümmet olarak gelirsiniz. Siz, Allah ka*tında, bu ümmetlerin en hayırlısı ve en değerlisisiniz."

    --) Huzeyfe İbnu'l-Yeman şöyle anlattı:

    Rasulullah (s.a.v.) öyle bir secde yaptı ki ruhunun alındığını zan*nettik. Başını kaldırınca, şöyle dedi. Rabbim beni ümmetime ne yapa*cağım konusunda muhayyer bıraktı. Ben de şöyle dedim: Rabbim! Onlar, senin yaratıkların ve kullarındır. Beni ikinci defa tekrar muhayyer bı*raktı. Ona aynı şeyi söyledim. Yüce Allah bana: Muhammedi Seni, üm*metin hakkında mahcup etmeyeceğim, dedi ve bana: Ümmetimden benimle birlikte cennete gireceklerin ilki, her bin kişiyle yetmişbin olan, yetmiş bin kişidir. Onlara hesap yoktur. Sonra bana şu haberi gönderdi: Dua et ki sana icabet edilsin. İste ki sana verilsin. Elçisine şöyle dedim: Rabbim! Benim istediğimi verecek mi? Elçi şöyle cevap verdi' Rabbim, beni sana sadece vermek için gönderdi.

    Rabbim bana verdi. Bunda övünme yok. Benim önceki ve sonraki günahlarımı affetti. Bana, ümmetimin aç kalmamasını ve yenilmemesi nimetini lütfetti. Bana Kevser'i verdi. Kevser, cennette, havuzum içinde akan bir nehirdir. Bana, izzet, şeref ve bir aylık yoldan korku salmayı lütfetti. Bana, cennete girecek ilk peygamber olma özelliğini verdi. Bana ve ümmetime ganimeti helal kıldı. Bizden öncekilere zorlaştırdığı (ha*ram kıldığı) şeylerin birçoğunu bize helal kıldı. Bize (onlarda) güçlük çıkarmadı."
     

Bu Sayfayı Paylaş