Reklamın ’geçimsiz yaratıcı’sı ’evde çalışma modeli’ne geçti

'Ekonomi Ve Borsa' forumunda mynq tarafından 6 Eylül 2008 tarihinde açılan konu

  1. mynq

    mynq Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Reklamın ’geçimsiz yaratıcı’sı ’evde çalışma modeli’ne geçti konusu
    Kendisi için sektörde, "dahi, paragöz, geçimsiz, yaratıcı" gibi tanımlamalar yapıldığını belirten reklamcı Ali Taran, ofisini kapatıp, küçük bir büro haline getirdi.

    Kendisi dahil ekibi için "Artık herkes evinde çalışacak" kararı aldı. Ali Taran, durumu iş dünyasına anlatmak için yazdığı "veda zamanı" başlıklı mesajda, "Ajansta tuvalet beklemeye, yolda ömür tüketmeye nokta koyuyoruz" dedi.

    REKLAM dünyasının önde gelen isimlerinden Ali Taran, 35 yıllık reklamcılık hayatını bundan böyle ’evden çalışarak’ yürütme kararı alarak, kasım ayından itibaren ajanstaki tüm çalışma arkadaşlarını ’evden çalışma modeli’ne geçiriyor. ’Veda zamanı’ diye yazdığı bir maille bu kararını iş dünyasına duyuran Ali Taran, altı aydır Ali Taran Creative Workshop’ı (ATCW), ATCW HomeOffice sistemine geçirme denemesi yaptıklarını belirtiyor. Kasım ayından itibaren ’evde çalışma modeli’ne yüzde yüz geçeceklerini söyleyen Ali Taran, "Nereden mi aklımıza geldi bu ATCW HomeOffice işi? Hani ATCW BoatOffice (bot-ofis) uygulaması yaptık ya mayıstan ağostosa kadar. Baktık, verim arttı, hız arttı, zaman arttı" diye konuşuyor.

    Ömür tüketmeye nokta

    Ali Taran mailinde, "Ajansta bulunmalara, evden ajansa gelmelere, ajanstan eve gitmelere, ajansta tuvalet sırası beklemelere, ajans toplantılarına, karşılıklı konuşmalara, ne giysem acabalara, trafikte sıkışmalara, yollarda ömür tüketmelere, kocaman bir nokta koyuyorum. Allahaısmarladık ajansçılık. Sana uğurlar olsun, ben taptaze, yepyeni, bembeyaz bir sayfa açıyorum hayatımda inşallah" diyor.

    Hiçbirini özlemeyeceğim

    "Hiçbirini özleyeceğimi de sanmıyorum" diyen Ali Taran, Philadelphia’dan yazdığı mailde, kendisini şöyle tanımlıyor: "Hamdolsun, bu ülkede reklamcı, yaratıcı, dahi, dürüst denildiğinde, adı her zaman akla gelen 5 kişiden biri oldum. Hoş, reklamcı, zor, pahalı, paragöz, geçimsiz denildiğinde de adı her zaman akla gelen ilk kişi oldum, ama ona da eyvallah."

    Sadece bir ShowOfis olacak

    Ali Taran, bundan böyle 500 metrekarelik ATCW ShowOffice’de (ATCW ShowOfis) sürekli olarak yalnızca iki sekreter ve iki de özel kurye bulunacağını belirterek, şunları söylüyor: "ATCW ShowOfis, bize ait. Müşteriyle ya da kendi içimizde mutlaka görüşmek gerektiğinde, gerekli kişiler, belirli süreler için oraya gidiyor. Müşterinin ofisine mi gitmek gerekiyor, gerekli kişiler o gün o saatte oradayız. Müşteriyi ATCW ShowOfis’e mi davet ettik, o gün o saatte oradayız. ATCW Server ve ATCW Santral bünye dışında, kiralanmış, yeterli bir kapasite. Bir bakmışsınız, işler çoğalmış, ATCW olmuş 250 kişi, bir bakmışsınız işler azalmış, ATCW olmuş 25 kişi. Sığdık sığmadık yer sorunu yok. Çay, kahve, gazoz, ayran, servis sorunu yok."

    Kampanya sunumları internet üzerinden

    KAMPANYA, senaryo, taslak, strateji, konu neyse ne, tartışma, fikirleşme ve de müşteriyle görüşme hatta sunum bile İnternet üzerinden e-sunum olarak yapıldığına işaret eden Ali Taran, şöyle devam ediyor: "E-sunum yüz yüze sunumun süslü püslü olmayan hali. ’Fikir’ varsa süsünü püsünü kimse aramıyor zaten? Mesela filmi kim mi anlatıyor e sunumda? Yazılışın kendisi anlatıyor. Filmin StoryBoard’u çizilmiyor artık, filmin story’si yazılıyor. ’Canlandırmalı Hikaye’si de denilebilir."

    İsteyen istediği yerden çalışacak

    ALİ Taran, "ATCW EvOfis denemisini tam 6 aydır yapıyoruz. Sonuç, ummadığınız kadar heyecan ve ümit verici" diyerek, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Tüm çalışanlar, mesai saatleri içinde, canlarının çektiği, paşa gönüllerinin dilediği yerlerde bulunuyorlar. Bir videofon, bir BlackBerry, bir laptop, bir desktop, bir scanner, hangisi gerekiyorsa, yanlarında. İstanbul dışına çıkmak isteyen 7 gün önceden, yurt dışına çıkmak isteyen 15 gün önceden bildiriyor, onay istiyor. Görev konumu uygunsa, ister Marmaris’e gider, ister Erbaa’ya gider, ister Londra’ya gider, ister İstanbul’da kalır, ister New York’a gider. Hatta gitmekle kalmaz yerleşir, kendi bileceği iştir. Konuşma yok, yazışma var."

    Trafikten kaçmak için ajansa 06.00’da giderdim

    35 yılın her döneminde, bulunduğum ajansa ’en erken gelen kişi’ olduğunu söyleyen Ali Taran, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Bunun nedeni, Kadıköy’de yaşadığım yıllarda, trafikten kaçmaktı. Sabah 06.00 06.30 gibi ajansa gelir, 08.30’a kadar derin çalışır, ajanstaki arkadaşlar geldiklerinde, ben ’yaratıcılık günümü’ çoktan tamamlamış olurdum. 1974 yılında, 20 ay süren askerlik döneminde, erken güne başlama konusunda ihtisas yapma imkanını buldum. Alışkanlık oldu, derken huy oldu, derken adet oldu, derken disiplin oldu, derken kanun oldu, 35 yılı aşkın, her gün ajansa 06.00-07.00 arası geldim. 17.30 ya da mevsimine göre 18.30 oldu mu ajanstan hep çıktım. Kendim de çıktım, arkadaşlarımı da çıkarttım. 35 yıldır, gece geç çalışmamız toplam 37 saati, hafta sonu çalışmamız toplam 54 saati geçmemiştir."

    Saçını taramamış geç kalmış sözü anı oldu

    "BİZDE pek olmasa da, brain storming adı altında, gevezelikler, uçmalar kaçmalar, ’yüksek sesle düşünüyorum’lar, ’atıyorum’la başlayan atmalar, evelemeler gevelemeler tarih oldu" diyen Ali Taran, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Kıyafeti kötüymüş, ayakları ojesizmiş, saçları berbatmış, ayakkabısı ne biçimmiş, tıraş olmamış, saçını taramamış, gürültülü yürümüş, alçak sesle konuşmuş, yüksek sesle konuşmuş, niye konuşmuş, niye konuşmamış, çok yemiş, az yemiş, nerede kalmış, neden gecikmiş, kim gelmiş, kime gelmiş, evvel zaman içinde, kalbur zaman içinde diye başlayıp anlatılacak tatlı birer anıcık oldu hepsi.
     

Bu Sayfayı Paylaş