Rehberlik saati için bir hikaye

'Rehberlik' forumunda Mavi_Sema tarafından 12 Haziran 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Rehberlik saati için bir hikaye konusu
    Çok çok eskiden yeşil bir vadinin içinde bir ırmak kıyısında kurulu bir koy varmış dünyada taam dünyanın obur ucunda

    Çok eski dedik ya o zamanlar gündüzleri pek güneşli geçermiş yağmur yağmadıkça; geceleri hep yıldızlı olurmuş bulutlar

    olmadıkça Koy sakinleri tarımla uğraşırlarmış hayvanlar avlarlarmış uçsuz bucaksız arazilerinden sularını kaynağı çok uzakta olan köylerinin içinden gecenırmaktan alırlarmış Köyde herkes birbirini sever sayarmış

    Köyde bir tek kişinin kalbinde öyle büyük bir sevgi varmış ki bütün koyunkine bedelmiş; Dolgun’un Intera"ya olan aşkıymış bu

    Kız Dolgun’u bilir miste tanımazmış yakından Dolun dayanamamış bir gün gitmiş kızın yanına Sormuş Intera"ya onunla evlenip evlenmeyeceğini Intera demiş ki Dolunca :

    - "Evlenirim evlenmeye ama benim isteyenim çoktur her gelen kişiden ayni şeyi ister benim babam Ancak babamın bu isteğini yerine getiren benimle evlenir"

    Dolun şaşmış

    - "Sensin benim kalbimim sahibi" diyerek başlamış sözüne "senin dileğin benim için bir emirdir söyle isteğini hemen yapayım"

    demiş askına Intera demiş ki

    - "Bir çiçek vardır yaprakları gümüşten tomurcukları elmastan onu ister babam benle evlenecekten"

    Dolun

    - "Bekle beni" demiş Intera"ya "hemen gidip getireyim o çiçeği ama nerededir yeri?"

    Intera parmağıyla göstermiş akan ırmağı

    - "İste bu ırmağın kaynağındadır der babam kırk gün yürümek gerekirmiş oraya varmak için ama bir giden bir daha gelmedi

    şimdiye dek çünkü oralar büyülüymüş derler giden geri gelmezmiş çünkü buralardan çok daha güzelmiş oralar

    Dolun

    - "Senden daha güzel ne olabilir ki bu dünyada" demiş Intera"ya "Döneceğim o çiçekle döneceğim çünkü seviyorum seni çünkü sensiz anlamı olmaz benim için o güzelliğin"

    Dolun çıkmış yola sonra kırk gün yürümüş ırmağın yanından Hep ne kadar sevdiğini duşunmuş Intera’ya yol boyunca Tek

    aklındaki Intera"ymis tek amacı ise o çiçek Kırkıncı gün kalkmış Dolun sabah erkenden yüzünü yıkamış ırmaktan anla miski

    çok yaklaşmış kaynağına ırmağın suyun serinliğinden Devam etmiş yoluna sonra Biraz sonra varmış kaynağa bütün yeşilliklerle çevrili bir gol varmış kaynakta golün ortasında bir adacık adacığın üstünde de o çiçek duruyormuş Anlamış Intera"nin anlattığı çiçek olduğunu güzelliğinden Yüzmeye başlamış adaya doğru hemen Adaya çıkınca karsısında bir adam belirmiş Dolgun’un Adam Doluna

    - "Her gülün bir dikeni koruyucusu olduğu gibi bende bu çiçeğin koruyucusuyum eğer almaya geldiysen ben Savut izin

    vermem buna" demiş

    Dolun şaşkın ve de kararlı bir tonla

    - "Ben o çiçeği alacağım sonra askıma kavuşacağım" demiş "Hiç bir şey beni kararımdan çeviremez"

    - "O zaman beni biraz dinleyeceksin" demiş Savut "sana neden koparmaman gerektiğini anlatacağım eğer hala ikna olmazsan

    o zaman izin veririm almana" Dolun ikna olmuş ve çokmuş yoncaların üstüne başlamış dinlemeye

    - "eğer bir şeyi çok fazla istersen ve engelin yoksa önünde onu alırsın hayatta böyledir insan engelleri asarsa yaşamına

    devam edebilir Bu çiçekte sadece yasam için bir şeyler yapacaksan engelleri kaldırır önünden çünkü onunda bir görevi var bu çiçek sadece 28 gecede bir acar yapraklarını ve parlayan tohumlarını gole döker bu sayede buradaki sular yükselir ve ırmaktan tasar gider zamanla Bu ırmak sayesinde yasar bu doğadaki yeşillikler insanlar hayvanlar" demiş Savut

    Dolun başlamış düşünmeye eğer çiçeği koparırsa kavuşacaktır sevdiğine ama kuruyacaktır ırmakları bunun yanında Sonunda

    çiçeğin basına çöker kalır Dolun Gümüş yapraklarında kendini görür Dolun çiçeğin yanında Intera vardır ama niye mutsuzdur

    ikisice Aslında kalbindeki tek endişeyi görür Dolun Zaman geçtikce Dolgun’un düşünceleri yoğunlaşır kafasında

    Mutsuzluğunu düşünür çiçeksiz Intera’sin bir yasam düşünür

    Koparamaz çiçeği günlerce Dolun artık yasamaktan zevk almaz şekilde sadece askını düşünerek beklemeye baslar olacakları

    Bir gece çiçek tohumlarını bırakırken gole bir tomurcukta Dolgun’un sertleşmiş kalbinin üstüne duşmuş aniden Dolun kalbindeki askının büyüklüğü kadar kocaman bir tasa donmuş tas o kadar büyükmüş ki dünyaya sığmamış gökyüzüne yükselmiş ve Dünya’yla dönmeye başlamış

    Böylece Ay olmuş Dolgun’un kalbi Dünya’ya O günden sonra sadece 28 gecede bir göstermiş Dolun kalbinin tüm yüzünü

    askının bütün parıltısını diğerlerine; sadece o gecelerde aydınlatmış Dünya’yı ayni çiçek gibi
     

Bu Sayfayı Paylaş