Recep İvedik 2 (2009)

'Sinema Film Tanıtımları' forumunda Siraç tarafından 14 Şubat 2009 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Recep İvedik 2 (2009) konusu
    Recep İvedik 2 (2009)

    Dün gece, galanın oldukça zor şartlarında izleme fırsatı bulduğumuz Recep İvedik 2’nin gösteriminden hemen önce, filmin prodüktörlerinden Mehmet Soyarslan bir yorum yaptı. Recep İvedik serisinin başarısını, mizah anlayışını halktan almasına bağladı. “Başkaları gibi uzaydan, gelecekten, geçmişten değil…” Dün gece Cem Yılmaz ve filmlerine doğrudan gönderme yapan tek kişi oldu sanırım ekip içinde, ama bu yorumu yine de Şahan Gökbakar’ın keyifli kahkahalarıyla karşılandı.

    Böyle bir rekabete gerek var mı gerçekten? Bütün bunların magazin malzemesi sağladığı muhakkak. Ama A.R.O.G. ile Recep İvedik 2 bir yandan da çok farklı kulvarlarda filmler. A.R.O.G.’un yüksek gişe rakamlarına rağmen beklenen izleyici rekorunu kıramaması, mizah anlayışının yer yer fazla sofistike olmasına ve bu yüzden herkese hitap edememesine bağlanmadı mı? Bu hor görülmesi gereken bir zaaf mıdır? Recep İvedik, çok daha kolay ve halkımızla ilkel bir düzeyde iletişim kurabilen bir seri. Çok daha ucuza kotarılan ve dolayısıyla çok daha fazla kâr getiren filmler bunlar. Ticari açıdan dahiyane yani. Ama filmlerin sinemasal mukayesesi için ne kadar doğru bir kıstas bu? A.R.O.G.’la sinemasal açıdan daha nitelikli bir film olduğu için mi dalga geçiyor bu filmin yaratıcıları?


    [​IMG]


    Açık söyleyeyim, birçok sinema yazarından farklı olarak, ilk Recep İvedik filmine gayet pozitif bir yaklaşımım vardı. Üzerine yazma fırsatım olmamıştı ama birçok benzerine kıyasla gayet düşünülmüş ve tutarlı bir hikaye anlatıyordu. En önemlisi, komikti. Eğer yerli bir mizaha kapılarımız kapalı değilse ve bu ülkenin mizah dergilerini takip ediyorsak, Recep İvedik’in nerelerden beslendiğini görebiliriz. Sanatsal bir değeri, sinemasal bir önemi olmayabilir ama eğlendiren bir film olduğunu kabul etmemiz gerekir. Elbette herkes aynı şeylere gülmeyebilir ve biri çıkıp “Ben gülmedim işte, var mı daha ötesi?” diyebilir. Ama en azından yüz binlerce, belki milyonlarca insanın bu filmi komik bulduğunu görmezden gelmemek gerekir.

    İşin bir de diğer tarafı var. Bazılarının iddia ettiği gibi, milyonlar her zaman haklı mıdır peki? Topluluk psikolojisi veya şartlanmalar ne kadar etkilidir insanların bir filme bu kadar gülmesinde? Belli ki çok… Özellikle Türk seyircisinin kimi drama filmlerine bile, sırf zihninde komedyen olarak kodladığı bazı oyunculardan dolayı, olur olmaz yerlerde güldüğünü bilmiyor muyuz? Ama kimseye, aslında komik olmayan şeylere gülüyorsunuz demeye hakkımız yok maalesef.

    Recep İvedik 2’den basit bir örnek vermek gerekirse… Recep, ninesinin baskıları sonucu iş sahibi olmaya çalışıyor ve bir pizzacıya giriyor. İşletmenin ismi “Kopernik Pizza”. Ben dünkü galada “Aaa, Kopernik Pizza! Ha-ha-ha!” diye kendinden geçen insanlar gördüm. Halbuki bunun komik hiçbir tarafı yoktu. Hiç. Ama şimdi ben bu insanlara, “Ortada komik bir şey yok, sadece siz her şeye gülmeye fazla şartlamışsınız kendinizi” desem, alacağım yanıt “Hadi ordan, seni ukala!” olmayacak mıdır?

    Çözülmesi mümkün gözükmeyen bir durum bu. Birbirimize saygı göstermekten başka da çaremiz yok… Saygı demişken, geçtiğimiz yıl şahsımı en çok kızdıran, Şahan Gökbakar’ın mantıksız bir takım eleştiri ve suçlamalarla, Türkiye’de sinemayı bir sanat dalı olarak ciddiye alıp bu yönde filmler yapanları adeta aşağılaması olmuştu. Takiben, sevgilisi Doğa Rutkay da televizyondaki programının çeşitli bölümlerini, benzeri sataşmalara alet etmişti. Herkes yerini, yaptığı işin çerçevesini iyi bilmeli ve kimseye çamur atmamalı.

    Neyse, lafı daha fazla uzatmadan Recep İvedik 2’den bahsetmeye devam edelim… Bu film, küfre ve belden aşağısına ilkinden daha fazla yer veriyor; yine ilkinden çok daha fazla skeçler üzerinden ilerliyor; ve bu kez filmi taşıyacak bir öyküsü olmadığı için, mizahın dozu düştüğü her an seyircisini sıkmaya başlıyor. Dün gece gala seyircisinin bile dakikalarca hiç gülmediği ve yerinde kıpırdanmaya başladığı kısımlar oldu.


    [​IMG]


    Recep İvedik, tanımlaması kolay bir karakter değil. Biraz maganda, biraz yurdum insanı ama bütün bunlara hiç uymayan şeyler de yapıp söylüyor zaman zaman. Ama güldürdüğü zaman da güldürüyor. Özellikle ninesiyle karşılıklı sahneleri ve kimi iş deneyimleri çok eğlenceli. Ancak finale yaklaştıkça, artık ite kaka ilerleyip sarkmaya da başlıyor. “Milyonlar bize çok gülüyor, sen ne konuşuyorsun” demeden, filmin yaratıcılarının da bu zaafları doğru tespit edebilmesi gerekir. Bir öykü, dramatik bir hareket olmadığı sürece seyirci sıkılır. Arada patlattığınız esprilerle bunu ne kadar gözden saklamaya çalışsanız da…

    Recep İvedik 2, komedi olarak son dönemdeki birçok benzerinden daha başarılı ama yine de kendi ilk filminin gerisinde. Ancak çoktan bir fenomene dönüşmüş olan bu serinin yine olağanüstü büyük gişe başarısı elde etmesi kaçınılmaz. Belki ilkini bile aşan bir rakama ulaşacaklardır. Ve yine insanları, bu filme gösterdikleri tepki üzerinden, entelektüel / anti-entelektüel diye ayırmaya çalışanlar olacaktır. Halbuki sadece filmi beğenmeyenlerin diğerlerine saygı göstermesini beklemek doğru değildir. Filmi sevenler ve hatta yaratanlar da, beğenmeyenlere saygı göstermesini öğrenmelidir

     

Bu Sayfayı Paylaş