Rasim Köroğlu - Sevda Şiirleri

'Şairlerimiz Ve Şiirleri' forumunda Mavi_inci tarafından 2 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Rasim Köroğlu - Sevda Şiirleri konusu
    Rasim Köroğlu - Sevda Şiirleri-Rasim Köroğlu Şiirleri

    TECNİS
    Bir çift ben eylesin seni Yaradan,
    Ak gerdanda, al yanakta yüzde gel.
    Ya sev, kurtar beni sen bu yaradan,
    Ya da kurban et, derimi yüz de gel.

    Gözlerimden döke döke yaşımı,
    Fidan iken kuru ettin yaşımı,
    Dilerim uzatır Mevlâ’m yaşımı,
    Ömrüm varsa seksen, doksan, yüzde gel.

    Rasim der ki cefa adın, kan adın,
    Yara oldun hep içimde kanadın,
    Nazlı yarim kırık ise kanadın,
    Gönlümün gölüne girip yüzde gel.

    Rasim KÖROĞLU


    ARADIM

    Tükettim ayları, bitirdim günü,
    Yıllarda aradım nazlı yar seni,
    Kaybettim kendimi, şaşırdım yönü,
    Yollarda aradım nazlı yar seni.

    Gözümün yaşını döktüm mendile,
    Almadı dereler aktı nafile,
    Dolaştım sahrayı, döküldüm Nil'e
    Çöllerde aradım nazlı yar seni.

    Dışıma vurunca aşkın ataşı,
    Tutuştu dünyanın öteki başı,
    Isıttım toprağı, erittim taşı,
    Küllerde aradım nazlı yar seni.

    Güllerin bülbüle buymuş mirası,
    Her yanımı sardı diken yarası,
    Alaca karanlık, seher sırası,
    Güllerde aradım nazlı yar seni.

    Kandırdın Rasim'i cilve naz ile,
    Anlatılmaz derdim üç beş söz ile,
    Paylaştım hepsini sarı saz ile,
    Tellerde aradım nazlı yar seni.

    Rasim KÖROĞLU


    YEDEKLİ KOŞMA

    Sarı saçı ince belin üstüne
    Döktükçe yakarsın içimi güzel
    Yavru ceylan gibi yolum üstüne
    Çıktıkça yakarsın içimi güzel

    Gerdan güzel saç güzel
    Gerdanını aç güzel
    Gündüz gören kör olur
    Gece vakti geç güzel

    Dururken karşımda ay gibi yüzle
    Anlatmak kolay mı şiirle, sözle
    Hilal kaş altından buğulu gözle
    Baktıkça yakarsın içimi güzel

    Cilve güzel naz güzel
    Endam güzel yüz güzel
    Kâinatın içinde
    Yâri gören göz güzel

    Neredir vatanın, neredir köyün
    Huri mi, melek mi, peri mi soyun
    Tatlı tatlı gülüp usulca boyun
    Büktükçe yakarsın içimi güzel

    Huri güzel sen güzel
    Bedeninde ten güzel
    Darılmasın melekler
    Yârim sensin en güzel

    Rasim’im bir garip ozana döndüm
    Dermansız dertleri yazana döndüm
    Deryayı kaynatır kazana döndüm
    Yaktıkça yakarsın içimi güzel

    Sensiz olmam zor güzel
    Dünya bana dar güzel
    Yıldızlar yas tutsun
    Ay altında vur güzel

    Rasim KÖROĞLU


    SAÇLARIN

    Bazı gider gönül denen dergâha
    Yol olur garibe, ere saçların
    Bazı şeytan olur sokar günaha
    Belki günde yüz bin kere saçların

    Düşürür havaya, suya cemreyi
    Ateşe çevirir her bir zerreyi
    Kavurur semayı, yakar kürreyi
    Dokunsa toprağa, yere saçların

    Omuzlardan iner bele dolanır,
    Gördükçe derdime dertler ulanır
    Coşkun çaylar gibi akar bulanır
    Gözümün yaşına dere saçların

    Aşkın od’u yakıp dağlamış derler
    Onun için kara bağlamış derler
    O da Rasim gibi ağlamış derler
    Değmesin sinende tere saçların.

    Rasim KÖROĞLU


    AYAKLI KOŞMA

    Bu ne hal başımda elli yaşımda
    Bir güzel düşümde gezer eğlenir
    tozar eğlenir
    İçimde dışımda her an peşimde
    yaramı döşümde ezer eğlenir
    üzer eğlenir

    Oku destanımı gör isyanımı
    Kül etti han'ımı yaktı canımı
    Kesti dermanımı döktü kanımı
    Ölüm fermanımı yazar eğlenir
    çizer eğlenir

    Yara aldım oktan Rasim der çoktan
    Ölürüm firaktan yari meraktan
    Çıkar da konaktan geçer ıraktan
    Halimi uzaktan süzer eğlenir
    sezer eğlenir

    Rasim KÖROĞLU


    MUSAMMAT KOŞMA

    Sevdiğim ben sana hep yana yana
    Boynumu bir yana büktüm ağladım
    Ölüm var her cana düşmem isyana
    Derdimi Rahman'a döktüm ağladım

    Güven yok dünyaya benzer rüyaya
    Temelsiz binaya boş bir hülyaya
    El açıp Mevla'ya durdum duaya
    Sel olup deryaya aktım ağladım

    Rasim bir fukara düştü efkara
    Kapanmaz bu yara kim gelip sara
    Sis çöktü dağlara oldu kapkara
    Yattığın mezara baktım ağladım

    Rasim KÖROĞLU


    BEYİT ŞEKİLNDE VEZN-İ AHER

    Ey nazlı dilber / ay yüzlü dilber / gel gizli dilber / kimden kaçarsın
    Kimden kaçarsın / yüksek uçarsın / durmaz geçersin / ey nazlı dilber

    Korsun ateşsin / kalbimde eşsin / sen bir güneşsin / gökten bakarsın
    Gökten bakarsın / baksan yakarsın / akşam çıkarsın / ay yüzlü dilber

    Derdim var arsız / gezdim umarsız / ömrüm uzar kız / sevsen yürekten
    Sevsen yürekten / korkmam felekten / sessiz yolaktan / gel gizli dilber

    Gerçek seven yar / gönlünde efkar / bir tek Rasim var / kimden kaçarsın
    Kimde kaçarsın / gel gizli dilber / ay yüzlü dilber / ey nazlı dilber

    Rasim KÖROĞLU


    ZİNCİRLEME VEZN-İ AHER

    Haktan biçilmiş / aldan seçilmiş
    Aldan seçilmiş / bir bir açılmış
    Bir bir açılmış / yanakta güller
    Yanakta güller / gelsin güzeller

    Bir bir açılmış / yanakta güller
    Yanakta güller / gelsin güzeller
    Gelsin güzeller / kıvraksa beller
    Kıvraksa beller / sarsın bu eller

    Sarsam da azdır / hep cilve nazdır
    Hep cilve nazdır / kardan beyazdır
    Kardan beyazdır / gerdanda aklar
    Gerdanda aklar / benden mi saklar

    Kardan beyazdır / gerdanda aklar
    Gerdanda aklar / benden mi saklar
    Benden mi saklar / öpsün dudaklar
    Öpsün dudaklar / tatsın bu diller

    Gör hey Rasim gör / gel olma sen kör
    Gel olma sen kör / aşk öyle nankör
    Aşk öyle nankör / bak sen de kandın
    Bak sen de kandın / çok geç uyandın

    Aşk öyle nankör / bak sen de kandın
    Bak sen de kandın / çok geç uyandın
    Çok geç uyandın / yandıkça yandın
    Yandıkça yandın / savruldu küller

    Rasim KÖROĞLU
    Kalıbı: müstef'ilatün / müstef'ilatün​
     

Bu Sayfayı Paylaş