Ramazan Seferberliği

'Dini Sorular ve Cevaplar' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 1 Eylül 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ramazan Seferberliği konusu Soru: Ülkemizin atlattığı büyük badirelerin ve huzursuzlukların ardından gelmekte olan, her seneki gelişiyle de gönülleri yumuşatan, eriten ve belli bir kıvama ulaştıran Ramazan ayını toplumun farklı kesimleri arasında kaynaşmaya vesile kılmak için neler yapılmalıdır? Kurban seferberliğine benzer bir hedef belirlenecek olursa, özellikle hangi hususlara öncelik verilmelidir?

    -İnsanlar duygularıyla, düşünceleriyle ne kadar kirlenirlerse kirlensinler, hemen her Ramazan o büyülü ziyasıyla ne yapar yapar mutlaka onlara bir yudum ışık sunar; arındırır sinelerini isten-pastan.. istidatları ölçüsünde nurlandırır çok kimseyi ve kendine benzetir. Siler ufuklarımızdan sisi-dumanı. Akar gönüllerimize o uhrevî tat ve neşvesiyle. Maytaplar gibi ışık olur dökülür başımızdan aşağı; dindirir hafakanlarımızı, yumuşatır o haşin ve hırçın düşüncelerimizi. (02.00)
    -Hizmet erleri, önceki senelerde Kurban Bayramı'nı daha çok deri toplama ve muhtaç talebelerin et ihtiyacını karşılama fırsatı olarak görüyorlardı. Son dönemde ise, onu, kalblerin kaynaşması adına çok önemli bir vesile kabul ederek, bayramlaşmak ve yardımlaşmak için ülkenin bir ucundan diğerine koştular; hatta ülke sınırlarını da aşıp muhtaç ve fakir toplumlara yardım eli uzattılar. Aslında birkaç kilo et değil, gönül verdiler gönül aldılar. İnşaallah, bundan sonra, zamanın yorumunu da işin içine katıp belki zarurete binaen formatla biraz oynayacaklar ama o mevsimi mefkureleri adına değerlendirmeye yine devam edecekler. (04.49)
    -Aynı kurban mevsiminde olduğu gibi, Ramazan boyunca da bir seferberlik ilan edilmişçesine hizmet yarışı yapılmalı.. iftarlar ve sahurlar mutlaka değerlendirilmeli.. evlerin kapıları herkese açılmalı ve bütün tanıdıklara/tanışılacaklara yemek yedirilmeli; böylece bu kutlu zaman dilimi gönüllerin fethine vesile kılınmalı... (07.50)
    -Mümkünse bütün bir ay, iftar ve hatta sahur sofralarında yalnız başınıza kalmayın.. ya misafir gidin veya dostlarınızı sofranıza misafir edin. Yiyecek bir şey bulunca onu mutlaka paylaşan Allah Rasûlü ve Ashab-ı Kiram efendilerimiz gibi davranın!.. (10.45)
    -Sofralarınızı yemek çeşitleriyle değil misafir zenginliğiyle donatın. (11.30)
    -Güç ve kuvvetle başa çıkamadığımız problemleri bir de diplomasiyle ve insanlıkla halletmeyi denemeliyiz ki, bunu yapmanın en münasip mevsimi Ramazan ayıdır. (12.25)
    -Ramazan'ın anlatıldığı makalelerin hemen hepsinde onun nazlı bir misafir gibi olduğuna vurguda bulunuluyor. Ramazan'ın nazlı bir misafir olması ne demektir? (20.06) -Ramazan daha biter bitmez, ona karşı hasreti dile getirmek için "Ramazan'a on bir ay kaldı!" denilmesi kültürümüzde yaygındır. Çünkü, mü'minlerin kalbleri -her zaman- mescide, namaza, Ramazan'a ve hacca bağlıdır. (27.20)
     

Bu Sayfayı Paylaş