Radara Yakalanan Sevgi

'Çocuklara Masallar Fıkralar' forumunda Mavi_Sema tarafından 26 Haziran 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Radara Yakalanan Sevgi konusu Yavaşlamadan önce ön panele baktı, hız limitinin 50 olduğu yerde 73 ile gidiyordu ve son dört ay içerisinde dördüncü defa polis tarafından durduruluyordu. Bir insan nasıl bu kadar şanssız olabilirdi? Polis arabasını sağa çekti. "İnşallah şu anda yanımızdan daha hızlı bir araba geçer." diye düşünüyordu. Polis elinde kalın bir not defteri ile arabadan indi.
    —Merhaba beyefendi.
    —Bu polis, hafta sonları gittiği dernekten değil mi? Şöfor iyice arabasının koltuğuna sindi. Bu durum bir cezadan daha kötüydü. Tanıdığı bir polis, arkadaş olduğuna bakmaksızın birini durduruyordu. Hem de hızlı gidip, trafik kurallarını ihlal ettiği için.
    —Merhaba arkadaşım. Birbirimizi yeniden böyle görmemiz çok ilginç.
    Polis de: “Merhaba.” dedi, ama gülümsemiyordu.
    —Beni, karımı ve çocuklarımı görmek için eve giderken yakaladın.
    —Evet öyle.
    Polis umursamaz görünüyordu.
    —Son günler eve hep çok geç geldim. Çocuklarım beni uzun süredir hiç görmedi. Ayrıca eşim bana bu akşam özel bir yemek yiyeceğimizi söyledi. Ne demek istediğimi anlıyor musun?
    —Evet, ne demek istediğini anlıyorum. Ayrıca trafik kurallarını ihlal ettiğini de biliyorum, diye cevapladı polis.
    Eyvah! Bu taktik fazla işe yaramayacak gibi. Taktik değiştirmek gerekli, diye düşündü aracın içindeki adam. Arkadaşına:
    —Beni kaç ile giderken yakaladın, diye seslendi.
    —Yetmiş. Lütfen arabana girer misin, dedi polis memuru.
    — Bir dakika lütfen. Sizi gördüğüm anda takometreye baktım. Sadece 65 ile gidiyordum.
    —Lütfen, arabanıza girin, diye üsteledi polis memuru.
    Bu duruma canı sıkılan adam kaygılı bir şekilde arabasına girdi, kapıyı çarparak kapattı. Ardından da elindeki not defterine bir şeyler yazıyordu.
    "Niye benim ehliyetimi ve araba ruhsatını istemiyor ki?" diye düşündü hatalı şoför. Ne olursa olsun bundan sonra dernekte bu adamın yanına oturmaktansa, birkaç hafta sonu derneğe gitmeyecekti. Polis memuru kapıyı tıklatıyordu. Adam arabasının penceresini açtı. Dernekten tanıdığı polis memuru ona bir kâğıt verdi ve gitti.
    Ceza değil bu, diye kendi kendine söylendi adam. Bir anda sevinmişti.
    Bu bir yazıydı ve kâğıtta şunlar yazıyordu:
    —Beyefendi, benim bir kızım vardı. Altı yaşındayken çok hızlı araba kullanan biri tarafından öldürüldü. Bu kazadan dolayı, adam cezalandırıldı. 3 ay hapishane cezasıydı bu. Bu adam hapishaneden çıkınca kendi çocuklarına sarılıp, öpüp, onları tekrar koklayabildi. Ama ben... Ben kızımı tekrar koklayamam. Bin defa adamı affetmeye çalıştım. Bin kere de başardığımı zannettim. Belki başarmışımdır, ama hâlâ kızımı düşünüyorum. Lütfen benim için dua et ve dikkat et, tek bir oğlum kaldı."
    Adam 15 dakika kadar bir süre yerinden kıpırdayamadı. Daha sonra kendine gelip, yavaş yavaş evine gitti. Evine varınca, çocuklarına ve eşine sıkıca sarıldı.
     

Bu Sayfayı Paylaş