R Harfi İle Başlayan Osmanlıca Kelimeler ve Anlamları

'Tarihi Bilgiler' forumunda Mavi_inci tarafından 24 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    R Harfi İle Başlayan Osmanlıca Kelimeler ve Anlamları konusu R Harfi İle Başlayan Osmanlıca Kelimeler ve Anlamları

    RABB: 1. Efendi, sahip. 2. Terbiye eden, besleyen. 3. Rab, Allah.
    RABBANİYYUN: Kendilerini tamamıyla Allah yoluna vermiş olanlar.
    RABITA: 1. İki şeyi birbirine bağlayan nesne. 2. İlgi, münasebet, bağlılık, mensupluk. 3. Düzen, tertip.
    RÂBIT-RABITA: 1. Bağlayıcı, bitiştirici. 2. Nefsini ezip kendini Allah‘a bağlamış.
    RÂCİ: 1. Geri dönen. 2. Dokunan, ilgisi bulunan.
    RACİH-RACİHA: Değerlerinden üstün, daha önce, tercihli.
    RA’D: Gök gürültüsü.
    RADIYELLAHU ANH: Allah ondan razı olsun.
    RADIYELLAHU ANHÜMA: Allah o ikisinden razı olsun.
    RADIYELLAHÜ ANHÜM: Allah onlardan razı olsun.
    RAFİZÎ: Râfizi fırkasından olan, Hz. Ebubekir, Ömer ve Osman’ın halifeliğini kabul etmeyenlerden olan.
    RAĞMEN: Zıddına, inadına davranma, körlük ve nisbet.
    RAHAT: Dinlenme, sıkıntısızlık, dinçlik.
    RÂHİB: Manastırda oturan hıristiyan din adamı, keşiş.
    RÂHİLE: 1. Yük hayvanı. 2. Kervan, yolcular sürüsü.
    RAHİM: 1. Dölyatağı, rahim. 2. Akrabalık. RAHÎM: Esirgeyen, acıyan, merhamet eden.
    RAHMET: 1. Esirgeme, merhamet. 2. Yağmur.
    RAİYYE: 1. Otlatılan hayvan sürüsü. 2. Bir hükümdar idaresinde bulunan ve vergi veren halklar.
    RAKİB: 1. Başka biri ile aynı şeyi isteyen. 2. Bir işte çalışanlarla yarış ederek ileri geçmek isteyenlerden her biri. 3. Murakabe eden, kontrol eden.
    RASAD: 1. Gözleme, gözetme, gözlem. 2. Pusu tutma.
    RAÛF: 1. Pek esirgeyici, çok acıyıcı Allah‘ın isimlerinden.
    RÂVİ: Rivayet eden, haber veren.
    RÂYİHÂ: Koku.
    RÂZI: Rıza gösteren, kabul eden.
    RECA: Umma, dileme, isteme, arzu.
    RECEZ: Müstef’ilün müstef’ilün, müstef’ilün müstef’ilün vezninin bahri.
    RECÎM: Taşlanmış.
    RECM: Taşa tutma, taşlama, birine atılan taş.
    RECMETME: Taşlayarak öldürme.
    REFAH: Bolluk, rahatlık.
    REFREF: 1. İnce, yumuşak kumaş. 2. Kemer saçağı. 3. Döşek, döşeme. 4. Kuşu çok çimenlik. 5. Dalları salkım salkım ağaç.
    REHBER: Yol gösteren, kılavuz.
    REÎS: Başta bulunan kimse, başkan.
    REKABET: 1. Gözleme, gözetleme. 2. Kendi işini yürütmeye çalışma. 3. Benzerleriyle yarışa çıkma.
    REK’AT: Namazın birimlerinden her biri.
    REKİK: 1. Kusurlu, tutuk. 2. Peltek, dili tutuk.
    REML-REMİL: Remil, kum falı: bazı işaretlerle gaipten haber verme.
    RE’SEN: Kimseye danışmadan, kendi başına, doğrudan doğruya.
    RESUL: 1. Elçi, haberci. 2. Kendisine kitap ve şeriat verilen peygamber.
    RESUL-İ ZİŞAN: Şanlı peygamber, Hz. Muhammed (s.a.v.).
    RESULÜ’S-SAKALEYN: İnsanların ve cinlerin peygamberi, Hz. Muhammed (s.a.s.)
    REVÂ: Layık uygun, caiz.
    REVAC: Sürüm, geçerlik, itibarda olma, herkesçe aranılma.
    REVNAK: Parlaklık, güzellik, tazelik, süs.
    RE’Y: 1. Görme, görüş. 2. Fikir, bir iş hakkında söylenen söz, oy.
    REYHAN: Fesleğen, hoş ve güzel koku.
    REZZAK: Bütün yaratıkların rızkını veren Allah.
    RIDVAN: 1. Cennet kapıcısı olan melek. 2. Razılık, hoşnutluk.
    RIZA: 1. Hoşnutluk, memnunluk, razı olma, peki deme. 2. İstek, kendi isteği. 3. Allah‘ın yazdığına boyun eğme.
    RIZK: 1. Yiyecek içecek şey, azık, kut. 2. Allah‘ın herkese nasip kıldığı nimet.
    RİBA: Faiz.
    RİBAT: 1. Bağ, bazı sinirler. 2. Sağlam yapı. 3. Han vesaire gibi konaklanacak yer.
    RİCA (RECA): Umma, dileme.
    RİCAL: 1. Erkekler, adamlar. 2. Yaya olanlar. 3. Rütbeli, mevki sahibi kimseler, hadis ravileri.
    RİC’AT: 1. Geri dönme, vazgeçme. 2. Erkeğin, boşadığı kadını, iddet süresi bitmeden tekrar nikahlaması.
    RİDA’: Örtü, belden yukarıya örtülen örtü.
    RİKKAT: 1. İncelik, yufkalık. 2. Acıma, yürek etkilenmesi.
    RİSALET: 1. Elçilik, habercilik. 2. Peygamberlik.
    RİSALETPENAH: Peygamberimiz.
    RİŞVET (RÜŞVET): Bir iş gördürmek, haksızı haklı göstermek gibi maksatlarla bir görevliye verilen para, mal veya sağlanan menfaat.
    RİVAYAT: Rivayetler, Hz. Peygam-ber’den veya ashabından gelen haberler.
    RİYAZAT: Nefsi terbiye için az yiyip az uyuyarak dünya lezzetlerinden kurtulma.
    RİYAZET: Nefsi kırma, dünya lezzetlerinden uzaklaşmaya çalışma.
    RİYAZİ-RİYAZİYYE: Matematikle ilgili.
    RİYAZİYYAT: Matematik bilgisi.
    RUHANÎ: Ruha ait, ruhla ilgili, gözle görülemeyen, cismi olmayan.
    RUHBAN: Rahipler.
    RUKYE: Afsun, büyücü ve üfürükçülerin okuduğu şeyler, nefes, üfürük, okuyup üfleme.
    RÜCU’: Geri dönme, cayma, fikrini değiştirme.
    RÜKN: 1. Bir şeyin en sağlam tarafı, temeli, direği. 2. Kolon, direk. 3. Önemli kimse.
    RÜKÛ: Namazda elleri dizlere dayayarak eğilme hareketi, aşırı saygı gösterme.
    RÜSUH: İlmin derinliğine inmek, dalmak, ilimde ileri gitmek.
    RÜSVA (RÜSVAY): Rezil, maskara, ayıpları ortaya çıkarılmış.
    RÜŞD: 1. Erginlik. 2. Doğru yola gitme.İSBAT-I RÜŞD: Erginliğini ispat etme.
    RÜTBE: 1. Sıra, basamak. 2. Nicelik, derece.
    RÜ’YET: 1. Görme, bakma. 2. İdare etme, çevirme.
    RÜ’YET-İ HİLÂL: Ayı görme.


     

Bu Sayfayı Paylaş