Rüya Ve Beyazlayan Saçlar

'İslami Kıssalar & Hikayeler' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 4 Eylül 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Rüya Ve Beyazlayan Saçlar konusu
    RÜYA VE BEYAZLAYAN SAÇLAR



    Muğla’nın Milas kazasında orta yaşlı bir adam , bir gece rüya görmektedir:

    Kendisi ölmüştür. Yıkarlar, kefenlerler ve mezara defnederler. Rüya çok net ve berraktır. Adam mezara konup üzeri örtüldükten sonra kapkaranlık bir yerde kalır. Bir müddet sonra sağ tarafından bir menfez açılır ve iki kişi girer . Bunlar kendilerini Münker ve Nekir olduklarını söyleyip, adamı alıp aynı menfezden geçirirler . karşıdan bir zat gelmektedir, ona üzüm satmasını söylerler. Bu arada kendileri de adamın sağ ve solunda durarak satışa nezaret ederler. Adam alış verişte cüz’i bir haksızlık yapar. Bunu gören Münker ve Nekir onu, hemen tezgahın başından alarak büyük bir kapının yanına getirirler. Kapı kale kapısı gibi çok büyüktür. Kapının yanına gelir gelmez kapı otomatik olarak açılır. Rüya sahibinin o anda gördüğü manzara çok korkunçtur. Müthiş bir yangın ve içerisinde yanan insanlar vardır. İnsanlar bir taraftan yanmakta: Bir taraftan da derileri ve vücutları tazelenmektedir. Yanan insanların çıkardıkları feryatlar dayanılır gibi değildir.

    Münker ve Nekir, adamı tekrar meydanın ortasına getirirler. Kendisine: cezanın orada gördü-ğü gibi yanarak mı, yoksa bir başka şekilde veril-mesini mi istediğini; hangisine razı olduğunu sorarlar. Adam gördüğü o müthiş yangının te’siriyle cezasını yanarak çekmeye razı olmayıp bir başka cezaya razı olduğunu söylemesi üzerine, birden bire vücudunda binlerce derece bir hararetin baş gösterdiğini bütün dehşetiyle hisseder, dayanılmaz bir ızdırap, çekilmesi mümkün olmayan bir acı ve azap başlamıştır. Avazı çıktığı kadar feryat ve figana başlar. (Bu anda dönelim rüyanın geçtiği adamın evine) Adam gerçekten avazı çıktığı kadar bağırmaya başlıyor, vakit gece yarısı, karısı uyanıyor, bitişik odadaki iki yetişkin oğlu uyanıyor. Konu komşu duyup geliyor, adam bağırıyor, yanındakiler uğraşıyor fakat bir türlü uyandıra-mıyorlar. Bütün uğraşmalar nafile, adam uyan-mıyor bir türlü. (dönelim yine rüyanın içine) Adamın hararetten yani içerisine düşen yangından bütün vücudu fokur fokur kaynar ve dayanılmaz bir hal alır. Feryatlar dayanılmaz şekilde... Bir müddet sonra Münker ve Nekir’in müdahalesiyle ceza tatbiki sona erdirilir ve adama denir ki, “ işte gördün ve anladın ki ufak bir hatanın cezası bu. Şimdi seni hayata, dünyaya iade ediyoruz. Bundan sonra yaşayışını buna göre tanzim et” Bu müsa-deden sonra rüya sahibi uyanır amma, simsiyah olan saçları da, bu rüyanın dehşetiyle bembeyaz kesilir.

    Vakayı bize nakleden ve şahsı gören Avukat Fethi Ün’ün ifadesine göre, şimdi artık o, hayatını kılı kırk yararcasına yaşamakta, bundan sonraki menzili olan kabirde kendisine faydalı olacak salih amellerin, güzel şeylerin peşinden koşmaktadır.
     

Bu Sayfayı Paylaş