Rüya ,Rüya Nedir? ,Rüya Hakkında Herşey ,Rüya Türleri

'Rüya Tabirleri' forumunda NeslisH tarafından 14 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Rüya ,Rüya Nedir? ,Rüya Hakkında Herşey ,Rüya Türleri konusu Rüya Nedir ?

    İnsanoğlu hayatının yaklaşık üçte birini uykuda geçirir ki bu da 60 senelik bir ömrün 20 senesi demektir.

    Eski çağlardan beri insanları ilgilendiren rüyalara ilkel toplumlar da çok önem verilmiştir. Rüyaların, korkulan tanrılar tarafından verilen armağan veya cezalar olabileceğine inanılmıştır. Daha sonra kahinler rüyaları açıklamaya, yorumlamaya başlamışlardır. İlk rüya yorumcularının ne zaman ortaya çıktıkları da belli değildir. Ancak Babil'in kahinlerinin büyük ün yaptıkları bilinmektedir. Kaldeliler, Astroloji vb. nin yanı sıra rüya yorumlarında da başarı kazanmışlardır. Zamanla belirli rüyaların anlamları da kesinleşmiştir. Eski Mısırlılar, eski Yunanlılar ve Araplar rüya yorumlarıyla ilgili kitaplar yazmışlardır.


    İnsanoğlu hayatının yaklaşık üçte birini uykuda geçirir ki bu da 60 senelik bir ömrün 20 senesi demektir. Uyku, günlük çalışmalardan yorgun düşen insan bedeninin ve sinirlerinin dinlenme zamanıdır. Ünlü ruhbilimci Sigmund Freud'un da araştırmalarının büyük bölümünü oluşturan uyku sırasında, kişinin bilinç altında düşüncelerinin, özlemlerinin ya da isteklerinin bir film şeridi gibi göz önünden geçtiği varsayılır ki buna Rüya adını verilir.


    Freud'a göre bilincin gizlediği, tamamen sakladığı olgular ortaya çıkabilmek için yol aramaktadır. Bunlardan bazıları da rüyalar haline girerek kendilerini gösterir. Freud'un yolunda ilerleyen doktorlar da günümüzde rüyalara önem verip, rüyaları bilimsel olarak açıklayarak hastalarını tedavi etmektedir.


    Bazı soyut kavramların açıklamaları bilimsel bir zemine oturtularak ifade edilebildiği halde, rüya kavramını bu şekilde açıklamak pek mümkün görünmüyor. Ancak bunu bilimsel verilerle değil de, dinsel yönden açıklanabildiği de bir başka soyut gerçektir. Bu açıklamaya göre ruh bedenden ayrıldığı zaman, yaşanan olayların tümüne rüya diyebiliriz.


    Rüyaların Süresi

    Rüyalarda yaşananlar inanılmayacak kadar hızlı gelişir. Bir kaç dakikalık rüya esnasında bile çok uzun sürdüğünü sanılan garip, şaşırtıcı ve çok değişik olaylar birbirlerini izler, bu nedenle rüyada zaman kavramı oluşmaz. Ancak zaman kavramını, uyandıktan sonra beyinin öğretileri ve alışkanlıkları doğrultusunda saptadığımız bir anlar toplamıdır sadece.


    Bilimadamlari rüyanın süresi üzerinde kesin bir sonuca varamamışlardır. Bir kısmı rüyaların sadece birkaç saniye sürdüğünü iddia ederken, diğer bir kısmı da saatlerce devam eden rüyaların olduğu fikrindedir. Bu tartışmalar sırasında Dr. B. Klein adında Amerikali bir bilimadamı bir araştırmaya başlamış ve gönüllü olarak seçtiği kişileri hipnotize ederek uyutmaya başlamıştır ve belli bir süre sonra uyandırıp rüyalarını dinleyerek, bir rüyanın 20 saniyeyi geçmeycek kadar kısa sürdüğünü belirlemiştir. Dr. Klein'ın sürdürdüğü bu araştırmanın sonunda en uzun rüyanın 90 saniyeyi geçirmediği ortaya çıkmıştır.


    Rüyaların Türleri

    Uzmanlara göre uyku birkaç devreden oluşmaktadır. Uykusu gelen insan yatağına yatar ve gözlerini kapatır. Kısa süre sonra göz kapakları belli belirsiz titremeye başlar. İnsan o sırada uykuya dalmış ve rüya görmeye başlamıştır. Uyumak için alınan bir takım uyku ilaçları rüya da görülmesini engelleyebilir. Ancak ilaç almadan uyuyan herkes mutlaka rüya görür. Rüyalar renkli ya da siyah beyaz olabilir. İnsanların çoğu, siyah beyaz rüya gördüklerini söylemektedir.


    - Kafası yorgun, devamlı bir konuyla ilgilenen kimse uyuduğunda rüyasında karmakarışık şeyler ya da ilgilendiği, önem verdiği konuyu görebilir. Bu tür rüyalar yorumlanmazlar. Örneğin, televizyonda veya başka bir yerde heyecanlı bir sinema izleyen kişi rüyasında aynı şeyleri görebilir. Bu durum sadece etkisinde kalmaktır ve gerçek rüya değildir.


    - Kabus veya karabasan denilen rüyadır, genellikle iyi başlar. Uyuyan kimse hoş bir olay ile ilgilendiğini görür ve sonra bu rüya birden korkutucu bir hal almaya başlar. Güzel görüntü değişerek insana dehşet verir. Kabusların açıklamasını sinir doktorları ve psikanalistler yapmaktadır. Kabusları, rüyada bir kez görülen korkutucu sahnelerle karıştırmamak gerekir. Karabasan gören insan korkar. Bir ara rüyada olduğunu hissederek uyanmak ister. Bunu başaramaz veya uyandıığını zanneder ama bu sırada kabus devam eder. Her insan ömründe birkaç kez kabus görebilir.


    - Olduğu gibi çıkan rüyalar, genellikle sezgisi güçlü olan kişlerin rüyalardır. Örneğin rüyasında gördüğü ahbabını kısa bir süre sonra o gerçekte görebilir bu kişiler. Buna "Gerçek Rüya" adı verilir. Böyle rüyalar görenler, dikkatli davranmalıdırlar. Gördükleri şeyleri iyi değerlendirmelidirler.


    - Uyuyan kimse rüyasında birçok şey görür ve sabah uyandığında da bunlardan bazılarını anımsar ki bunlar yorumlanabilir. Rüya tabiri denilen şey, dördüncü tür için gereklidir daha çok. Sabah uyanıldığında akılda kalan ve hatta insanı etkileyen rüyalar yorumlanabilir.


    - Bazı kimseler aynı rüyayı sık sık görür. Örneğin rüyasında daima aynı eve girdiğini, aynı kişiyi görebilir, halbuki gerçekte kendisi ne o evi, ne de kişiyi bilmektedir



    Rüya Çeşitleri

    Programlı ve Açık Rüyalar
    Programlanmış rüya görme fikri oldukça yenidir ve henüz yeterince araştırılmamıştır. Böyle bir rüyada kişi belirli simgeler ve düşünceler yoluyla özel bir düşü görmeye çalışır. Açık düşte ise bir defa düşten haberdar olduktan sonra onunla etkileşmeye uğraşır.

    Programlı ve açık düşler gece korkularını yenmek dışında kişisel gelişme sağlamak, ruhsal anlayış kazanmak ve yaşamınızı tamamlamak amacıyla da kullanılabilir. Programlanmış rüya için uyanık olduğunuzda kendinize bazı simgeler bulmalısınız. Simgeler çok belirsiz olmadıkça, bir yorumcuya gerek kalmadan kendi düşlerinizi yorumlayabilirsiniz.

    Telepatik Rüyalar
    Başka bir rüya tipi de, telepatik yolla başka biri tarafından oluşturulan ve sözcükler olmadan onunla haberleşmemizi sağlayan rüyadır. İnsan aklının, uykudayken “görünmez, hissedilmez” ve kendi bilinçaltımız ya da başka birinin enerji alanları tarafından oluşturulan bazı uyaranlara açık olduğu saptanmıştır.

    Telepatik rüyaya bir örnek de ölmek üzere ya da çok hasta olduğunu bildiğimiz kişilerle ilgili olanlardır. Bir çok kişi tam kaza sırasında bir neden yokken uyandığını ya da düşünde kazayı geçiren kişiyi gördüğünü bildirmiştir. Her iki durumda da düşü gören büyük olasılıkla yardıma ihtiyacı olan kişiden bazı mesajlar almaktadır.

    Genellikle telepatik rüyalar tanıdığımız kişilerle ilgilidir; ancak hiç tanımadığımız, hiç karşılaşmadığımız insanlarla da ilgili olabilir.

    Cinsel Rüyalar
    Berrak rüyalar duyarlılığı ve cinselliği, kimi zaman orgazm noktasına varacak kadar uyarır. Berrak ya da sıradan olsun, cinsel rüyalar yaratıcılığı canlandırır ve kendimizin çeşitli kısımlarımızla birleşmeyi sembolize eder. Eğer kendi cinsimizden biriyle seviştiğimizi görürsek, bunun anlamı, rüyada temsil edilen erkek ve kadının niteliklerinin yanı sıra kendi erkek ve dişi enerjimizle de birleştiğimiz demektir.

    Karabasanlar
    Çinlilerin dehşet ve korku rüyaları olarak adlandırdıkları bu tip rüyalar bizi kalbimiz hızla atarak, soluksuz kaldığımız bir şekilde uyandıran baskı altındaki duygusal enerjiyi açığa çıkarırlar.

    Bir karabasanla başa çıkmanın en iyi yolu mümkün olduğunca tekrar ona girip tehlike ile yüz yüze gelmektir. Yeniden rüya gördüğünüzü hayal edin. Enerjiyle karşılaşın ve onunla dost olun; onunla konuşmaktan korkmayın. Onu sorguya çekin, gerekirse rüya arkadaşlarınızı yardıma çağırın. “Kimsin sen? Nesin? Benim hangi duygumu temsil ediyorsun? Sana nasıl yardım edebilirim? Seni nasıl iyileştirebilirim? Sen bana nasıl yardım edersin?” Bir karabasan bizim ilgimizi ister ve bize korkularımızdan söz eder. Kaçacak yerde ona doğru giderek onun tehditlerinin değişimini sağlarız ve korkularımızın üzerimizdeki gücünü elinden alırız.

    İnsanlar karabasanlar hakkında fazla düşünmeyi ve konuşmayı istemese de, bunlar insan ruhunun haykırışıdır. Özellikle onlarla uğraştığımız ya da onlardan kaçınmaya çalıştığımız zamanlarda suçluluk hislerimizi, korkularımızı, geçirdiğimiz sarsıntıları, çözülmemiş sorunları yansıtır. Bu nedenle karabasanlar güzel düşlerinizi yorumlamaktan daha önemli ve yararlı olabilir. Bilinçaltınız sizi bazı şeylere karşı harekete geçirmek için dürtüklemektedir.

    Kabuslarınızı yorumlarken geriye bakıp kendinizi bir düzene sokmanız gerekir. Bu kötü görüntülere neden olabilecek şeyleri düşünün. Örneğin tek başınıza seyrettiğiniz korku filmleri böyle düşler görmenize yol açabilir.

    Göksel Yolculuk Rüyaları
    Farkında olsak da olmasak da hepimiz rüyalarımızda uzay yolculuğuna çıkarız.

    İki tür uzay düzeyi vardır : güdüsel ve diğergam. Güdüsel olan fiziki olana yakındır ve duygu ve arzu ile yönetilir. Diğergam olanı daha yüksek bir duygu düzeyindedir; kendini tatmin yerine başkalarına uzanır, onları düşünür. Göksel beden insanın kusursuz fiziki bedeninin ruhsal karşıtıdır. Kısacası, kolumuz veya bacağımız eksikse göksel bedende bu tam olarak var olacaktır.

    Ölmek üzere olan bir insanın göksel bedeni çoğunlukla fiziki bedenin yakınlarında, hatta birini ölümden önce görmek isteği güçlüyse, uzaktan bile görülür. Arzu ne kadar güçlü olursa, göksel bedeni yansıtma yeteneği de o kadar artar. Pek çok kimse bu yolla resmi haber gelmeden çok önce savaşta kaybettikleri oğullarını, kocalarını ve sevgililerini görmüşlerdir.

    Cinsellik Üzerine Kozmik Bir Rüya ve Yorumu
    Tanınmış rüya yorumcularından Charles Mcphee'den bir rüyayı yorumlaması istenir. Rüya şu şekilde görülmüştür: Terasa, 39 yaşında, eşinden boşanmış Amerika'nın Wyoming eyaletinde oturmakta olan genç bir kadındır. Bir gece uykusunda nasıl başladığını hatırlamadığı bir rüya görür. Hatırladığı, daha doğrusu rüyayı görmeye başladığında bir erkekle seviştiğini fark eder."...Ve bu sevişmeyi izlerken sanki vücudumun dışında bir deneyim yaşıyordum. İkimizin de ruhlarını vücutlarımızdan ayrı olarak görebiliyordum. O an bedenlerimizin hissettiği her şeyi, ben de hissedebiliyordum. Fakat aynı zamanda da ikimizi spiritüel varlıklar olarak da görebiliyordum. Bedenlerimizin birleştiği alanda, ruhlarımızın bir enerji topu haline geldiğini görebiliyordum...

    Sevişmemiz bitip de ayrıldığımızda o enerji topu da iki eşit parçaya bölündü... O an sanki, kendimden bir parçanın onunla gittiğini hissettim... Yüzüne baktığımda o seviştiğim erkek, bu güne dek hiç dikkat etmediğim,benim birkaç kat aşağımda yaşayan bir komşuma dönüşmüştü...

    Şimdi, o kişiyi her gördüğümde,sanki spiritüel varlığımın diğer tarafının onda olduğu hissine kapılıyorum...Acaba ben bu rüyayı fazla mı ciddiye alıyordum?...

    Tesadüf diyebileceğim bir şekilde bundan yaklaşık sekiz ay önce bir partideydik ve bazı şakalara hep beraber gülüyorduk...Fakat bir kısım arkadaşlarımız bu şakaları anlayamamışlardı...Orada bulunanlardan birisi, biz ikimizin aynı hamurdan olduğumuzu söyledi... Anlayışlarımız çok benziyordu...Onu büyük bir ağabey gözüyle görmek istiyordum ama, diğer yandan da fiziksel olarak bir çekim duyuyordum. Onu daha önce fark etmediğime inanamıyorum! Bu rüya sizce ne ifade ediyor dersiniz?..."

    Charles Mcphee'nin yorumu ise şu şekilde olmuştur : "Bu dünyanın dışında bir rüyaya benziyor. Sizin rüyanız,'bilinçsiz farkındalık' a çok iyi bir örnek. Rüya aracılığıyla bazı şeylerin bilincine varmışsınız. Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse ; bu ilginç yabancıyı uzun süre önce fark etmişsiniz,ama ancak bu farklı rüya sizin ilginizi ona odaklamanızı sağlamış.

    Neden bu, o kadar uzun zaman aldı ? Belki sadece onu görmeden önce, çok meşguldünüz. Belki aklınızın bu sevgi çerçevesinin farkında değildiniz. Fakat beyninizin bilinçli kısmının uykuda olması, aklınızın geri kalanının (şuursuz tarafı) da tatilde olduğunu göstermez. Zıt olarak şuursuz kısmınız uyanık ve notlar alıyor. Ve size acil bir mektup göndermiş 'Rüya Ekspres'i ile... ve şunları yazmış o mektupta ;"Şşşştttt! Aşağıdaki şu adama bir daha bak! O bir harika!"

    Buradaki mesaj nedir ? Sanırım derin bir şekilde bir çok şey paylaşabileceğiniz bir arkadaş buldunuz. Ben olsam onunla daha çok ilgilenirdim. Ve eğer arkadaşlık yerini aşka bırakırsa, havai fişeklerle güzel bir kutlama yapabilirsiniz."

    Ne dersiniz, ilginç bir rüya ve ilginç bir yorum değil mi?
     
  2. Google

    Google Özel Üye

    Paylaşım için teşekkürler...
     

Bu Sayfayı Paylaş