Psikolojik Danışma ve Rehberlik

'Rehberlik' forumunda Mavi_Sema tarafından 17 Aralık 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Psikolojik Danışma ve Rehberlik konusu Bir kardelen gibi dış dünyaya ilk gözümüzü açtığımızda, tavanı delercesine fırlattığımız çığlıkla dünyaya merhaba dedik. Kimbilir bizi ne melanetler ve badireler bekliyordu. Nerden bilebilirdik ki ne yaşayacağımızı…
    İnsanın hayatındaki ilkler içimizdeki meçhul anıtlar gibidir. Bazen bizi alır bir limana götürür ve dünyanın en güzel zenginliklerini yaşatır; bazen de bir okyanusun derinliklerinde oksijensiz yaşamın girdabında debelenip dururuz.

    İlk çığlığımız, anamızın kucağına ilk sarılışımız, bedenimize dokunan ilk temas, ilk sesler… Keşke beynimizde bir kayıt olsada ilk kutsalımızı içimizin orta yerinden çıkarıp gözümüzün önüne al işte diye diksek…
    İnsan yaşadıkça vardır, tanımlayamazsınız, kavramlaştıramazsınız, formüle edemezsiniz… Pusulası kendinde bir geminin dümeni gibidir insan. Kerameti kendi ruhunda ve aklındadır. Bazen çektiğimiz acılar ve sıkıntılar kim bilir yaşamımızın ileriki dönemlerinde bize ne tecrübeler, ne yaşam zenginlikleri kazandıracaktır.
    İnsan, aklı, ruhu ve benliği ile yaşıyorsa vardır. İnsan değerli bir varlıktır. Bırakalım insan ne yaşamak istiyorsa, onu yaşasın. Kuralları kendisi koysun. Bazen başkası için istediğimiz şeyin, aslında kendimiz için istediğimiz için değil mi ? Başkalarından istediklerimiz aslında kendimizde olmayanlar değil mi ? Hatta erişemediklerimizi karşımızdakine dayattığımız olmuyor mu ? Mutlak doğrunun keşfedildiği zaman ve yeri bana gösterebilirmisiniz. Değişen ve gelişen dünyanın bireyleri olarak, bizlerde gelişiyor ve değişiyoruz. En doğru ve en ideal keşfedilseydi, keşfedildiği zamanda ve mekanda yaşıyor oluyorduk.
    Bireyin dış dünyasındakilerin görevi ancak, insana mutlu ve güvenli ortam hazırlamaktır. İnsan toplumsallaşmayı, içinde bulunan toplumun değerleri ile psikolojik sözleşme yaparak ve diğer bireylerle eşit ve karşılıklı kabul edilebilir bir anlayışla ilişkisellik içinde oluşturabilmeli.
    Rehberlik ve psikolojik danışma mesleğinin özü, insana saygı ve değer vermektir. İnsan doğrularıyla ve yanlışlarıyla yaşamda vardır ve bir bütündür. Heyecanımız, coşkumuz, sevincimiz, başarımız, başarısızlığımız, umutlarımız, umutsuzluğumuz, mutluluğumuz, mutsuzluğumuzla bir bütünüz ve bu değerlerimizle kendimizi gerçekleştirme gayret ve çabası içindeyiz.
    Yaşamımızın herhangi bir alanındaki başarı veya başarısızlığımız, ne olacağımız ve ne olamayacağımızı asla belirlemez. İdeal insan yoktur, olsa olsa insanın idealleri vardır. İnsan; sınırlandırılamaz, sınıflandırılamaz; formüle edilemez ve kalıplaştırılamaz. İnsan bir avuç tahribi yüksek melanetin yaptığı etkiden milyonlarca katlı yararlı etkilerde bulunur, dünyaya ve çevresine…
    Psikolojik danışma bireyin bütünlüğüne ve ruhsal varoluşuna saygıyı temel alır. İnsan ne olursa olsun onu anlamalıyız, sevgi ile yaklaşmalıyız, aklını ve ruhunu yaşamasındaki engelleri kaldırmalıyız. Bırakın kendi doğrularını kendi temelinde, yine kendisi bulsun.
    Bu meslek, insanları kimlik, kültür, yapı ve diğer olgulardan arınık kabul eder. Birey yargılanmaz, eleştirilmez, değerlendirilmez, cezalandırılmaz, suçlanmaz, dışlanmaz, reddedilmez, alıkonulmaz, sınırlandırılmaz… Yine bu mesleği yürüten psikolojik danışmanlar (Rehber Öğretmen) birey (Öğrenci) ile otoriter ilişkiye giremez, not veremez, disipline edemez, değerlendiremez, baskı kuramaz, karşı koyamaz, akıl veremez.
    Rehber öğretmen kendi duygularını bir tarafa bırakarak, öğrenciyi önyargısız kabul ederek, saygı içinde, bireye değer vererek ve en önemlisi gizlilik içinde mesleğini yasal ve mesleki etik ilkeleri doğrultusunda sürdürmekle yükümlüdür.
    Eğitim örgütlerinin öğrenciye yapacağı en büyük katkı kendine güvenen, yaratıcı, üretken, kendini doğru ifade eden, aklını kullanan, duygularının farkında olan, insanlarla etkili iletişim kuran, yaşamdan mutlu olmasını bilen bireyler yetiştirmektir.
    Anlaşılmayan ve kabul görmeyen bireyler kaygı ve korkuyu bedenlerinde ve ruhlarında meçhul anıtlarmış gibi yaşarlar. İnsanın psikolojik ve sosyal ihtiyaçları giderildikçe mutlu olur, kendine güvenir, sorunlarına güçlü ve sağlıklı kararlar verir.
    Psikolojik danışma ve rehberlik mesleği, kökenini varoluşçuluk felsefesinden alan, humanistik psikoloji akımını temele alan bir yaklaşım içindedir.
    Yaşadığımız coğrafyada, Cumhuriyetimizin kurucusu büyük insan Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Yurtta barış dünyada barış” dış politika anlayışı, Yunus Emre’nin, “Kendini bilmek” insan felsefesi, Mevlana Celaleddini Rumi’nin, “Ne olursan ol yine gel, bin kere tevbeni bozmuş olsan da yine gel” yaşam felsefesi… tarihsel süreç içinde insanı anlama ve insana bakış felsefemizde aslında insan sevgisi ve insana saygıyı temele alan bir yaşam anlayışımızın olduğunu görebiliyoruz.
    Çağdaş eğitim sürecinin üç temel unsuru olan “eğitim-yönetim-rehberlik” hizmetlerinin okul toplumundaki karşılığı;
    -EĞİTİMDE; SEVGİ VE HOŞGÖRÜ,
    -YÖNETİMDE; DEMOKRATİKLİK VE KATILIMCILIK,
    -REHBERLİKTE; İNSANA SAYGI VE DEĞER VERME,
    esasları temeline dayanan eğitim anlayışı, çağımızın yeni paradigmaları olarak yükselen değerlerdir.
     

Bu Sayfayı Paylaş