Prof.Dr.Yaşar Nuri ÖZTÜRK - Depremin Gösterdikleri Yeni Yüzyıl İçin Uyarılar (Kitap Ozeti)

'Kitap Özetleri & E-Kitaplar' forumunda NeslisH tarafından 29 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Prof.Dr.Yaşar Nuri ÖZTÜRK - Depremin Gösterdikleri Yeni Yüzyıl İçin Uyarılar (Kitap Ozeti) konusu Prof.Dr.Yaşar Nuri ÖZTÜRK - Depremin Gösterdikleri Yeni Yüzyıl İçin Uyarılar

    KİTABIN ÖZETİ :

    1. DEPREMİN GÖSTERDİKLERİ :

    a. Depremin Gösterdikleri :

    Deprem bir ceza değil uyarıdır. Allah'ın tabiat diliyle konuşma şekillerinden biridir. Bu konuşmanın içeriğini açıklamak için bu kitap yazılmıştır. Depremle gelen uyarının bizden istediği yeniden yapılanma, şu başlıkları kapsamaktadır. (1) Yönetim ve siyasetteki çürümeyi temizlemek. (2) Haram servet zulmünü durdurmak. (3) İş ve emanetleri adil olmayanlara teslim etmek zulmune son vermek.
    (4) Allah ve doğa ile barışmak. (5) Din hayatından riya ve istismarı temizlemek.
    (6) Sömürü için oluşturulmuş fırka ve yapay kutsal kitap dinciliğine son vererek Kur'anı din yapmak.
    (7) Şehveti ilahlaştırma ve israf zulmune son vermek.
    b. O Müthiş 45 Saniye : 45 saniye süren 7.4 şiddetindeki depremde maddi kaybın yanında verilen binlerce canın nedeni Allah bizi cezalandırdığı için değil, üzerinde yaşadığımız toprağın deprem kuşağında yer almasına rağmen bunun gereğinin yapılmamasıdır. Yaşanılan coğrafyaya uygun yer seçimi ve yapılaşma olmalı idi.

    c. Yüreğimiz Yanıyor :

    Felaketin büyüklüğünün nedenlerinden birisi siyasi çıkarlar için çıkarılan imar afları ile yaratılan rant ve yanlış yapılaşmaya göz yumulmasıdır. Şimdi bu hatayı yapanlar kostüm kravatla "yaralar sarılacak" nutku atarken çeşitli milliyetlerden herkes bir can kurtarma peşinde koşmuştur.

    d. Deprem ve Hükümetler :

    Depremin asıl sorumluları sadece müteahitler değildir. Bu zincirin halkalarından biri oy çıkarını ülke geleceğinin önüne geçiren siyasal iktidarlar, şimdi "Devletimiz büyüktür, yaraları saracaktır" nutku atmaktadır.

    e. Yürek Öne Çıktı :

    Depremin ardından hem bizim toplumumuz hem de ırk, renk, din gözetmeden tüm yurt dışından gelen insanlar can kurtarma yarışına girerek bir insanlık dersi verdiler.

    f. Hep Böyle Kucaklaşalım Komşu :

    Depremin ardından tüm komşu ülkelerden gelen ekipler can kurtarma yarışına girdi. Bu yardımlaşma, dayanışma ve dostluk sadece büyük zamanlarla sınırlı kalmamalı sürekli olmalıdır.

    g. Deprem ve Keramet Furyası :

    Depremden sonra birçok kendini bilmez depremi bildiğini söylemiştir. Hatta birisi Amerika'dan katıldığı radyo yayınında depremin kendisinin Türkiye'den çıkarılmak zorunda bırakılmasına bağlamıştır. Alınan kararlarla çıkarlarına dokunulanlar depremin nedeni olarak Gölcük'teki komutanları göstermiştir. Bunları söylemek hem iftira hem de Allah'a ortak koşmadır.

    h. Deprem ve Dinleşen Kin :

    Deprem acısını pek çok kişi yaşamasına rağmen bazı kendini dinci diye niteleyen çevreler kin kusmuştur.

    i. İmana Kim Onay Verecek :

    İnsanların imanına bu dünyada onay verecek hiçbir şahıs yoktur. Bunun tek onayı Allah'tandır.

    j. Şehvete Tapanlar ve Deprem :

    Deprem öncesi ve sonrası yaşanan şehvetin bir bozulma olmadığına dair görüntüler için de deprem bir ikazdır.

    k. Deprem ve Diyanet :

    Deprem öncesi ve özellikle sonrası insanları doğrularla aydınlatacak Diyanet işleri personeli çıkarcı dinci çevrelerin propagandasını yapmış, Devlet ve Diyanet işleri buna göz yummuştur.

    l. Deprem ve Haram Servetler :

    Ortamın yarattığı haram servetler, depremin ikazı ile düzeltilmelidir.

    m. Sarılacak ve Deşilecek Yaralar :

    Depremde insanların yaraları sarılacaktır. Ama toplumu kirletip dejenere eden yaralar deşilip yeniden yapılanılmalıdır.

    n. Tek Bacaklı Masa :

    Genelkurmay Bşk. Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu ülkenin tek bacaklı bir masaya benzediğini, ayakta kalan tek bacağın ordu olduğunu, ülkeyi ayakta tutmak için sivil toplum örgütlerinin desteklerinin gerektiğini açıklamıştır.

    o. Sivil Toplum Örgütleri veya Kuvay-i Milliye :

    Sivil toplum örgütleri Kuvay-i Milliye ruhu ve inancı ile ülkenin aydınlığa çıkmasının aracı olabilirler.

    p. Halkın Günahı Yok mu?

    Ucuzu nedenine bakmadan tercih eden, önüne konan her bozulmayı kabul edip onaylayan, tabiatı acımasızca katleden herkesin bu felakette payı vardır.

    r. Adalet İğdişleştiriliyor :

    Adalet hakların korunması içindir. Azınlığın veya sahısların haklarını korumaya dönüp çoğunluğun hakkı korunmazsa bunun bir sonucu olacaktır.

    s. Saat Yaklaştı :

    Kur'an'da belirtilen pek çok kıyamet alameti gerçekleşmeye başlamıştır.

    2. DEPREM VE MESELELERİMİZ : a. Kudret ve Hüccet:
    Zorla hakim olunan şey çabuk kaybedilir. Ancak bilgi ile ve çaba ile kazanılan şey uzun ömürlü olur.

    b. Deprem, Kudret ve Hüccet :

    Depremde de zorla veya kolayca kazanılan şeyler yitirilmiştir. Aklın bilimin gösterdiği yol işlenmemiştir.

    c. Kutsal Metinleri İyi Okuyalım :

    Hangi peygambere inerse insin zamanla değiştiği kabul edilse de kutsal kitaplarda ortak yönler çoktur. Örnek olarak; İncil ve Kur'andan alınan bölümler/ayetler evlerin kaya/sert zemin üzerine yapılmasının gerektiğine işaret etmektedir.

    d. Yargının Etkisi Kırılırsa :

    Adaleti sağlayacak yargı etkili ve bağımsız olmalıdır. Bu etkinin azaltılması için çalışanlar vardır. Bu etki azaltılsa toplumda çöküş olur.

    e. Yargıtay Başkanın Çıplak Uyarısı :

    Yargıtay Başkanı yargının temelini sarsacak açıklamalarla kötü niyetli kişilerle aynı paralelde konuşmuştur.

    f. Maun Suresi Tokatlıyor :

    Maun suresi, toplumlarda bozulmanın sonuçlarını açıklamaktadır. Bu bozulma şu anda ülkemizde de mevcuttur. Bunların başında örtülü dinsizlik gelmektedir (dini çıkar için kullanma).

    g. İsra 16'ya Dikkat :

    "Bir ülkede serveti, itibarı, imkanları kontrol edenler sahip bulundukları bu potansiyelin hakkını verip gerekenleri yapmazlarsa o memleketin altı üstüne gelir" anlamındaki İsra suresi 16 ncı ayet ülkemizi tarif eder durumdadır.

    h. Batı Oyununa Dikkat :

    Haçlı seferleri bitmemiştir. Şimdi silahla değil teknoloji ve akılla yapılmaktadır. Hedeflerinden birisi de İslamı çirkin ve kanlı göstererek reddetirmek ve sahne dışına itmektir. Bunun için Kur'an dışı dincilik empoze edilmektedir.

    i. Neden Türkiye :

    Her türlü potansiyeli ile bir değer olan Türkiye; İslamın en iyi anlaşılıp uygulandığı bir ülkedir. Batılıların gözünde bu nedenle bir düşmandır.

    j. Şiddet Tuzağı ve İslami Terör :

    Bütün çabalar İslamın kanlı ve teröre yatkın bir din olduğu intibasını vermektir. Buna da bilgisiz ve çıkarcı çevreler alet olmaktadır.

    k. Kur'anı Neden Türkçe Okuyup Dinlemeliyiz? :

    Kur'an okunup anlaşılmak üzere gelmiş bir kitaptır. O'nun okunması Arapça olabilirse de anlaşılması sadece Türkçe olur. Böylece ne yazdığına dair bazı şahısların anlattıklarından kurtulunur.

    l. Yaşanmayan Dualar :

    İslam dünyası yüzyıllardır yaratıcı, kendini geliştirici olmamış başkalarının boyunduruğuna girmiştir.

    m. Halkın Feryadı :

    Halk Kur'an da nelerin yazdığını okuyup anladıkça bir takım kimselerin kenisine söylediğinin yanlış olduğunu anlayıp feryat etmektedir.

    n. Dindar ve Dinci :

    Dindar kendini Allah'a adamış, herkesin iyiliğini isteyen kişidir. Dinci ise dini gelir çıkar aracı yapan birisidir.

    o. Dindarın İşi Zor :

    Dindar doğru bilip anladığı uyğuladığı dinini dincilere karşı korumakta zorlanacaktır. Çünkü dinci çıkarı için dini alet etmektedir.

    p. Nasıl Hacı Olunur :

    Hacı olmak için Kabe'yi usulünce ziyaret etmek gerekir. Ancak ülkenin bu şartlarında hacca gitmek yerine felaketzedelere yardım edilebilir.

    r. Küfür ve Kafir :

    Küfür sözlük anlamı ile nankörlük etmektir. Bunun için Kur'an'daki ayetlerden birini veya birkaçını inkar etmek yeterlidir. İnkar yerine Kur'an ayetleri bilim ve düşünce faaliyetlerine açılmalıdır.

    s. Şu Darülharp Meselesi :

    Tüm kötü olaylar ve bozuklukların sadece Türkiye'de olduğunu iddia ederek ülkeyi "darülharp" (harp yurdu, harp alanı) ilan etmek çıkarcılıktan başka bir şey değildir.

    t. Sorulara Cevaplar :

    Bu bölümde Ayyıldız, Zaman ve Star gazetelerinin depremle ilgili sorularına verilen cevaplar kitabın içeriğine uygun olarak verilmiştir.

    u. Dil Yarası :

    Türkçenin çoğu yerde uygun konuşulmadığı görülmektedir. Bu Türkçe konuşamayan, düşünemeyen, yazamayan insanlar oluşturmaktadır.

    3. DEPREM DİYOR Kİ:

    a. Allah’ı Unutmayın :

    İnsana şah damarından daha yakın olan Allah'ı unutmayın. Allah'la aranıza şeyh, efendi, hoca, ağa, seyit, türbe ve benzeri koymayın. Yedek İlahları aranızdan çıkarın.

    b. Doğa ile Barışın :

    Size hizmet eden doğanın da bir sınırı, tahammülü vardır. Onu tahrip etmek, bozmak insanoğluna hayır getirmez.

    c. Şehirlere Doluşmayın :

    Doğa ile dost olduğunuz köyleri, kentleri bırakıp büyüsüne kapıldığınız şehirlere doluşmayın.

    d. Sevgiyi Diriltin :

    Bir çok yolla insan tarafından öldürülmüş olan sevgi hemen diriltilerek insanların kaynaşması sağlanmalıdır.

    e. Paylaşımı Geliştirin :

    Hiçbir mal mülk servet sahibinin değildir. Bunlarda toplumun hakkı vardır. Bu haktan tüm toplum faydalanmalıdır.

    f. İsraftan Vazgeçin :

    İsraf tüm dengeleri bozarak israf edeni de çürüten bir olaydır. Nimetin bol olması onun israf edilmesi anl***** gelmez.

    g. Nefsinizi İlahlaştırmayın :

    Huzursuzluk ve mutsuzluğun esası kişinin kendi nefsini, egosunu ilahlaştırmasıdır. Nefsin ilahlaştığı toplumlarda hiç kimse tatmin olmaz ve bir başkasının da hakkı olabileceği kimsenin aklına gelmez.

    SONUÇ :

    1. KİTABIN ANAFİKRİ :

    17 Ağustos’ta depreminin dini yönden nedenleri, etkileri ve sonuçları, deprem öncesi ve sonrası yaşanan olayların ele alınarak anlatılması ve bundan sonra yapılması gerekenler.

    2. KİTABIN GETİRDİĞİ YENİLİKLER

    Kitapta deprem sonrası ortaya atılan bir takım dini ve sosyal iddialar Kur'an temel kaynak gösterilerek ele alınıp incelenmekte ve asılsız iddialar çürütülmektedir.

    3. KİTAP HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER :

    Yazarın daha önce İslam dini hakkındaki düşünceleri ve fikirleri bilindiğinde kolay anlaşılarak süratle okunan bir kitaptır. Deprem sonrası bir takım kesimlerce ortaya atılan asılsız ve çirkin iddialara çevap veren fikirler ve gerçekler kitapta yer almaktadır. Ayrıca böyle bir felaketten en az şekilde etkilenmek için yapılması gerekenler kitabın sonunda 3 ncü bölümde belirtilmiştir. Asılsız iddialara uygun cevap verebilmek için tüm personelin okuması gereken bir kitaptır.
     

Bu Sayfayı Paylaş