Present Perfect Tense / İngilizce Geçmiş Zaman

'İngilizce Dil Bilgisi' forumunda Mavi_Sema tarafından 7 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Present Perfect Tense / İngilizce Geçmiş Zaman konusu Present Perfect Tense
    İngilizce Geçmiş Zaman

    Present Perfect Tense” İngilizce'de geçmiş zamanı anlatan "Tense" (zaman)'dır. Ancak "Present Perfect Tense" geçmişte özellikle bir işin yapılıp yapılmadığını anlatır. Yine İngilizce'de "geçmiş zaman" olarak tanımlanan "Simple Past Tense" ise, işin geçmişte ne zaman yapıldığını belirtmektedir.


    Her iki "Tense" in de Türkçe'ye İngilizce'de "geçmiş zaman" olarak çevrilmesi nedeniyle, İngilizce'yi öğrenmekte olan kişilerin merak ettikleri, bu sorunun basit cevabı yukarıdaki gibidir.

    Bu konu, İngilizce gramer özetleri sayfamızda, "Simple Past Tense ile Present Perfect Tense"in karşılaştırılması" başlığında bir daha özetlenmektedir.

    “Present Perfect Tense” ile cümle kurarken önce özne, ondan sonra “have” yardımcı fiili, daha sonra da kullanacağımız fiilin üçüncü şekli kullanılır. Ancak üçüncü tekil şahıslarda “have” yerine “has” kullanılır.

    Özne Yardımcı fiil Fiilin 3.şekli
    I
    have written She has written


    I have studied.
    Ben çalıştım.

    You have studied.
    Sen çalıştın.

    He has studied.
    O, çalıştı.

    We have studied.
    Biz çalıştık.

    You have studied.
    Siz çalıştınız.

    They have studied.
    Onlar çalıştılar.

    “Present Perfect Tense”in olumsuz şekli yapılırken “have” yardımcı fiilinden sonra “not” eki getirilir.

    I have not studied.
    Ben çalışmadım.

    You have not studied.
    Sen çalışmadın.

    He has not studied.
    O, çalışmadı.

    We have not studied.
    Biz çalışmadık.

    You have not studied.
    Siz çalışmadınız.

    They have not studied.
    Onlar çalışmadılar.

    Present Perfect Tense”in soru şekli yapılırken “have” yardımcı fiili öznenin başına getirilir.

    Have I studied?
    Ben çalıştım mı?

    Have you studied?
    Sen çalıştın mı?

    Has he studied?
    O, çalıştı mı?

    Have we studied?
    Biz çalıştık mı?

    Have you studied?
    Siz çalıştınız mı?

    Have they studied?
    Onlar çalıştılar mı?

    I have opened the window.
    Pencereyi açtım.

    We have seen him.
    Biz onu gördük. (görmüş bulunuyoruz.)

    She has gone to İzmir.
    O, İzmir’e gitti. (gitmiş bulunuyor.)

    Have they studied English?
    Onlar İngilizce çalıştılar mı?

    Yes, they have studied English.
    Evet, onlar İngilizce çalıştılar.

    He has eaten the cake.
    O, keki yedi. (yemiş bulunuyor.)

    I have found my pen.
    Kalemimi buldum.

    I have read that book.
    Ben o kitabı okudum.

    He has spoken to me.
    O benimle konuştu.

    The child has slept.
    Çocuk uyudu.

    Hatırlama notu:


     
  2. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    ingilizce geçmiş zaman - geçmiş zaman kullanım alanları - olumlu cümle biçimleri - olumsuz cümle biçimleri - soru cümlesi biçimleri

    – Geçmişte başlamış ve şuan halen devam eden eylemleri anlatmak için kullanılır.

    Örnek:
    He has never visited Paris. (Paris’i hiç ziyaret etmedi.)

    Geçmişte belirsiz bir zaman diliminde olmuş (tekrarlanan/alışkanlığa bağlı) eylemleri anlatmak için kullanılır. (Metne bağlı olarak “çok yakın bir tarihte” veya “şu ana kadar olan herhangi bir zamanda” anlamına gelebilir.)

    Örnek:
    I’ve just eaten. (Daha yeni yemek yedim.)
    I’ve often met her. (Onunla sık sık karşılaştım.)

    – Bunun yanısıra, kişisel deneyimleri anlatmak için de kullanılır.

    Örnek:
    I’ve been to Berlin. (Berlin’de bulunmuştum.)
    I’ve heard this music before. (Bu müziği daha önce de duymuştum.)


    Present Perfect Tense’de Olumlu Cümle

    Bu zaman kalıbındaki yardımcı fiilimiz “have/has” dir. He, she ve it öznelerinde has, diğer öznelerde have yardımcı fiili kullanılır. Fiil ise, aynen geçmiş zamanda (past tense) olduğu gibi düzenli ve düzensiz oluşuna göre biçim değiştirir. Eğer fiilimiz düzenli fiilse –(e)d eki alır; Eğer düzensizse, düzensiz fiiller listesinde gördüğünüz fiilin üçüncü haline dönüşür.

    Yardımcı fiil, özneyle birleşerek kısaltılabilir:
    I have = I’ve
    We have = We’ve
    They have = They’ve
    You have = You’ve
    She has = She’s
    He has = He’s
    It has = It’s

    Örnek:
    We’ve found nothing so far. (Bugüne kadar hiçbir şey bulamadık.) (Bulamama eylemi geçmişte başlamıştır ve halen devam etmektedir.)

    Present Perfect Tense’de Olumsuz Cümle
    Aynen diğer zaman kalıplarında olduğu gibi, bu zaman kalıbında da olumsuz cümle yapılırken yardımcı fiile olumsuzluk eki (not) getirilir.

    Have not = haven’t
    Has not = hasn’t

    Örnek:
    I haven’t been to Chicago. (Chicago’ya gitmedim. / Chicago’da bulunmadım.)

    * Geniş zaman konusunda bahsettiğimiz gibi, “Asla” anlamına gelen never zaten olumsuz bir anlama sahip olduğu için, içinde never geçen cümlede ikinci bir olumsuzluk eki kullanılmaz.

    Örnek:
    I’ve never watched cartoon. (Hiç çizgi film izlememiştim.)

    Present Perfect Tense’de Soru Cümlesi
    Olumlu cümleyle aynı kurallara sahiptir, tek farkı yardımcı fiilin cümle başına gelmesidir. (Eğer “ne, nerede, kim, niçin, ne zaman, ne kadar” gibi herhangi bir soru kelimesi kullanılacaksa, en başa o kelime getirilir, ardından yukarıda belirtilen kurallar uygulanır.)

    Örnek:
    Have you ever played baseball? (Daha önce hiç beysbol oynadın mı?)

    Eğer sorumuz olumsuz olacaksa, yardımcı fiilimize olumsuzluk eki getiririz:

    Haven’t they lived there for 3 years? (Orada 3 yıl yaşamamışlar mıydı?)

    DİPNOT: Unutmamanız gereken bir nokta da şudur; Her ne kadar present perfect tense geçmiş zamanı anlatıyor gibi görünse de, geçmiş zaman kalıbında kullanılan yesterday, last night, last Friday gibi veya 1980’de, Mayıs ayında gibi zaman belirteçleri present perfect tense kalıbında kullanılmaz. Since ve for gibi zaman belirteçleri, present perfect kalıbına aittir. Şimdi birer örnekle farkı görelim:

    I worked here six years. (Burada altı yıl çalıştım.)
    I’ve worked here for six years. (Burada altı yıl çalıştım.)

    Birinci cümlemizde, bahsi geçen olay geçmişte kalmıştır. Özne, hala orada çalışmamaktadır. Fakat ikinci cümlemizin öznesi, bahsi geçen yerde çalışmaya devam etmektedir.



    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş