Present Perfect Tense, İngilizce Geçmiş Zaman Cümleleri

'İngilizce Dil Bilgisi' forumunda Mavi_inci tarafından 28 Mart 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Present Perfect Tense, İngilizce Geçmiş Zaman Cümleleri konusu Present Perfect Tense, İngilizce Geçmiş Zaman Cümleleri

    Present Perfect Tense

    İngilizce Geçmiş Zaman

    Present Perfect Tense” İngilizce'de geçmiş zamanı anlatan "Tense" (zaman)'dır. Ancak "Present Perfect Tense" geçmişte özellikle bir işin yapılıp yapılmadığını anlatır. Yine İngilizce'de "geçmiş zaman" olarak tanımlanan "Simple Past Tense" ise, işin geçmişte ne zaman yapıldığını belirtmektedir.


    Her iki "Tense" in de Türkçe'ye İngilizce'de "geçmiş zaman" olarak çevrilmesi nedeniyle,
    İngilizce'yi öğrenmekte olan kişilerin merak ettikleri, bu sorunun basit cevabı yukarıdaki gibidir.

    Bu konu, İngilizce gramer özetleri sayfamızda, "Simple Past Tense ile Present Perfect Tense"in karşılaştırılması" başlığında bir daha özetlenmektedir.

    “Present Perfect Tense” ile cümle kurarken önce özne, ondan sonra “have” yardımcı fiili, daha sonra da kullanacağımız fiilin üçüncü şekli kullanılır. Ancak üçüncü tekil şahıslarda “have” yerine “has” kullanılır.



    Özne Yardımcı fiil Fiilin 3.şekli
    I have written
    She
    has Written


    Present Perfect Tense ile örnekler :
    I have studied.
    Ben çalıştım.

    You have studied.
    Sen çalıştın.

    He has studied.
    O, çalıştı.

    We have studied.
    Biz çalıştık.

    You have studied.
    Siz çalıştınız.

    They have studied.
    Onlar çalıştılar.

    Present Perfect Tense olumsuz cümle :


    “Present Perfect Tense”in olumsuz şekli yapılırken “have” yardımcı fiilinden sonra “not” eki getirilir.

    I have not studied.
    Ben çalışmadım.

    You have not studied.
    Sen çalışmadın.

    He has not studied.
    O, çalışmadı.

    We have not studied.
    Biz çalışmadık.

    You have not studied.
    Siz çalışmadınız.

    They have not studied.
    Onlar çalışmadılar.

    Present Perfect Tense soru cümlesi :

    Present Perfect Tense”in soru şekli yapılırken “have” yardımcı fiili öznenin başına getirilir.

    Have I studied?
    Ben çalıştım mı?

    Have you studied?
    Sen çalıştın mı?

    Has he studied?
    O, çalıştı mı?

    Have we studied?
    Biz çalıştık mı?

    Have you studied?
    Siz çalıştınız mı?

    Have they studied?
    Onlar çalıştılar mı?

    I have opened the window.
    Pencereyi açtım.

    We have seen him.
    Biz onu gördük. (görmüş bulunuyoruz.)

    She has gone to İzmir.
    O, İzmir’e gitti. (gitmiş bulunuyor.)

    Have they studied English?
    Onlar İngilizce çalıştılar mı?

    Yes, they have studied English.
    Evet, onlar İngilizce çalıştılar.

    He has eaten the cake.
    O, keki yedi. (yemiş bulunuyor.)

    I have found my pen.
    Kalemimi buldum.

    I have read that book.
    Ben o kitabı okudum.

    He has spoken to me.
    O benimle konuştu.

    The child has slept.
    Çocuk uyudu.

    Hatırlama notu:



    • Geçmişte bir işin ne zaman yapıldığı önemli ise “Simple Past Tense” kullanılır. Bu geçmiş zaman, çok eski bir tarih olabileceği gibi, bir dakika öncesi de olabilir.
    • Geçmişte bir işin, konuştuğumuz ana kadar yapılıp yapılmadığı önemli ise “Present Perfect Tense” kullanılır. Bu iş, çok eskiden yapılmış veya yeni yapılmış olabilir. Hiç bir zaman sınırlaması yoktur.

    Have you washed my shirt? (Present Perfect Tense)
    Gömleğimi yıkadın mı?

    Yes, I have washed your shirt. (Present Perfect Tense)
    Evet, gömleğini yıkadım.

    Gömleğe dokundunuz ve ıslak olduğunu farkettiniz. Şimdi tekrar soruyorsunuz?

    When did you wash it? (Simple Past Tense)
    Onu ne zaman yıkadın?

    I washed it two hours ago. (Simple Past Tense)
    İki saat önce yıkadım.

    Ayrıca, geçmişte başlayan bir iş, işi ifade ettiğimiz ana kadar devam ederse, bu durumda da “Present Perfect Tense” kullanılmaktadır.

    Whe have lived here for five years.
    Biz beş sene müddetle burada yaşadık.

    Yani biz beş seneden beri burada yaşıyoruz.

    Dikkat edersek görürüz ki, her ne şekilde olursa olsun, geçmişte belirsiz bir zamanda yapılan iş, şimdiki zamana dayanıp kalıyor. Bu, bazen iş devam ediyor, bazen de işi yapan kimseye, bu işi yapmış olduğundan dolayı verilen nitelik hala devam ediyor demektir.

    Hasan has written a poem.
    Hasan bir şiir yazmıştır.

    Cümlesinde Hasan işi geçmişte yapmış fakat Hasan’ın kazanmış olduğu bu şiir yazmış olma niteliği halen Hasan’a aittir. O halde, o şiir yazmış bir insan sayılır.

    Present Perfect Tense”in diğer bir kullanılış şekli de geçmiş bir işin birçok defalar yapıldığı durumlardır.

    I have read that book several times.
    Ben şu kitabı birçok defalar okudum.

    I have visited London many times.
    Ben Londra’yı birçok defalar ziyaret ettim.


    “Ayşe’yi gördün mü?” sorusuna cevap olan “Evet gördüm.” Cümlesi ile, “Ayşe’yi ne zaman gördün?” sorusuna cevap olan, “Dün gördüm.” Cümlesindeki “gördüm” kelimeleri, Türkçe’de aynı olmasına karşılık İngilizce’de değişik olmaktadır.

    Şimdi aynı konuşmayı İngilizce olarak yazmak gerekirse;
    Have you seen Ayşe?
    Ayşe’yi gördün mü?


    Sorusunun cevabı kesinlikle,

    I have seen her.
    Onu gördüm. Olması gerekir. Fakat,

    When did you see her?
    Onu ne zaman gördün? Sorusunun cevabı ise,


    I saw her yesterday.
    Onu dün gördüm. şeklindedir.


    Bir işin konuştuğumuz ana kadar yapılıp yapılmadığı önemli ise “Present Perfect Tense” kullanılır.
    Bir işin ne zaman yapıldığı önemli ise “Simple Past Tense” kullanılır.
    Present Perfect Tense’i öğrenirken dikkat etmemiz gereken önemli bir nokta da şudur. Türkçemizde bir yerde veya bir şehirde bulunmak anlamında çok sık kullandığımız, “Ben oraya gittim” şeklindeki cümle şekli İngilizce’de kullanılmaz. Bu anlamı vermek için,

    I have been there.
    Ben orada bulundum. Cümlesi kullanılır.


    Türkçe konuşurken “Sen Londra’ya gittin mi?” denir. Bu soru “Orada bulundun mu?” anlamına gelir.
    İngilizce’de bu soruyu şöyle sorulur.
    Have you been to London?
    Londra’da bulundun mu?


    Cevabı da iki şekilde olabilir.

    Yes, I have been to London.
    Evet, Londra’da bulundum.


    No, I haven’t been to London.
    Hayır, Londra’da bulunmadım.


    "Present Perfect Tense" çoğunlukla bazı zarflarla (Adverb) birlikte kullanılır.
    Bu çeşit cümleleri "Adverb" (zarf) ile birlikte görelim.

    ALREADY-YET

    “Already” şu anda, bu durumda, konuştuğumuz anda anlamına gelir. Yalnızca olumlu cümlede kullanılır. Cümledeki yeri yardımcı fiil “have” ile asıl fiil arasındadır.

    “Yet” henüz anlamını taşır. Bu kelime ise soru ve olumsuz cümlelerde kullanılır. Yani “yet” kullanılarak sorulan bir soru cümlesine olumlu cevap vermek isteniyorsa “already”, olumsuz cevap vermek isteniyorsa “yet” kullanarak cevap verilir. “Yet”in cümledeki yeri sondadır.

    Has the director come yet?
    Henüz (Şu ana kadar) müdür geldi mi?


    Yes, he has already come.
    Evet, o geldi. (O halen gelmiş bulunuyor, şu anda buradadır.)


    No, he has not come yet.
    Hayır, o henüz gelmedi.



    EVER-NEVER

    Her ikisi de “hiç” anlamına gelir. “Ever” soru cümlelerinde, “never” ise olumsuz cümlelerde kullanılır. Have you ever been to Japan?
    Siz hiç Japonya’da bulundunuz mu?


    Yes, I have been to Japan.
    Evet, ben Japonya’da bulundum.


    No, I have never been to Japan.
    Hayır, ben Japonya’da hiç bulunmadım.







    JUST

    Henüz bitmiş bir işi ifade etmek için, cümleyi yardımcı fiil ile asıl fiil arasına “just” koyarak kurulur.
    I have just locked the door.
    Kapıyı tam şimdi kilitledim.


    Ali has just come home.
    Ali tam şimdi eve geldi.

    Have they just gone out?
    Onlar tam şimdi mi gittiler?



    SINCE – FOR

    Bu edatların ikisi de Türkçe’de “den beri” anlamına gelir. Yani Türkçe’deki, “den beri” İngilizce’de iki türlü söylenir.

    “Since”den sonra daima bir zaman adı gelir. “For”dan sonra ise daima bir zaman süresi gelir. (Bir zaman ölçüsü)

    since last week
    geçen haftadan beri

    since last summer
    geçen yazdan beri

    since last year
    geçen seneden beri

    since one o’clock
    saat birden beri

    since two o’clock
    saat ikiden beri

    since twelve o’clock
    saat onikiden beri

    since Sunday
    pazardan beri


    Veya bir sene adı, yani belli bir tarih konulur.

    Since 1936
    1936’dan beri

    Since 1950
    1950’den beri


    “For” edatını kullanmak istenirse “for”dan sonra bir zaman ölçüsü koymak gerekir.

    For one minute
    bir dakikadan beri

    For two hours
    iki saatten beri

    For three days
    üç günden beri

    For five weeks
    beş haftadan beri

    For ten years
    on yıldan beri


    I have lived in İstanbul for ten years.
    On yıldan beri İstanbul’da oturdum. (yaşadım.)


    I have studied at home since 6 o’clock.
    Saat altıdan beri evde çalıştım.


    I have studied at home for one hour.
    Bir saatten beri evde çalıştım.

    (Veya bir saattir evde çalıştım.)

    She has painted three pictures since last month.
    O, geçen aydan beri üç resim yaptı.

    How long have you been in this country?Ne kadar zamandan beri bu ülkede kaldınız?

    I have been in this country since last year.
    Geçen yıldan beri bu ülkede kaldım.

    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş