polen nedir?polen hakkında

'Genel Sağlık' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 8 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    polen nedir?polen hakkında konusu


    [​IMG]
    Çeşitli polenlerin elektron mikroskobundaki görüntüleri
    Polen, (çiçek tozu) bitkinin erkek gametini (bu nedenle erkek DNA) dişi gamete taşıyan bir yapıdır. Polen, bu taşınma sırasında erkek gametini çok iyi korumak zorundadır. Polenin dış duvarı eksin olarak adlandırılır. Bu tabaka çok nadir olarak bulunan ve çok dayanıklı olan sporopollenin denilen bir yapıdan oluşmaktadır. İç tabaka ise selülozdan yapılmış olup, tipik bitki hücre duvarının yapısındadır. Polen taneleri mikroskobik olup -genellikle 15-100 mikron- sıkıştırılmış polen tozu binlerce polen tanesi içermektedir.
    Bitkiler, bilindiği gibi yeterince hareket edip, yer değiştiremiyen canlılardır. Bitkilerin büyük çoğunluğu nesillerini devam ettirebilmek için tohum yaparlar. Tohumlar toprağa düşüp veya dikilip aynı cins bitki olarak yeniden doğarlar. Tohumdan hemen önce açan çiçeklerin ortasındaki erkek üreme organlarının başçık kısmında ,çiçeğin genel görünüşünden ayrı ancak bitkinin tüm kalıtsal özelliklerini taşıyan toz şeklinde hücreler kümesi vardır. Bitki cinsine göre bu erkek üreme hücresi tozcuklar ya aynı çiçeğin içine veya başka bir yerdeki aynı cins çiçeğin içine rüzgar sinek, böcek, karınca, kelebek, arı veya insan eli gibi vasıtalarla girerek çiçeğin dişi organını döllendirerek cinslerinin devamını da sağlamış olurlar.
    Polen denilen madde, işte bu çiçek üreme hücreleridir. Bitkilerin çiçekli dönemleri bitince polenler de kaybolurlar. Okullardaki derslerde öğretilen biyolojik polen budur. Ancak 1960'lı yıllardan itibaren İsveç'li bilim adamları bu çiçek üreme organlarının çok yüksek bir besin ve ilaç olduğunu keşfedip dünyaya duyurmasından sonra polen botanik yönden öğretildiği kadar tıbbi yönden de bilim adamlarına ve kullanıcılara tüm özellikleriyle tanıtılmaya ve dünyada bilinçli kesim tüketiciler tarafından yoğun şekilde kullanılmaya başlanmıştır.
    Poleni ilk defa geniş olarak tüm Türkiye'ye 1992 yılından itibaren herbalist Atabay Güveloğlu tanıtmıştır. Bilinçli bir kesim çeşitli sağlık sorunlarının tedavisinde ve genel sağlık kazanmak için koruyucu ve sağlık verici olarak kullanmaktadırlar.
     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Polen Hakkında

    Çiçek tozu. Bitkilerin büyük çoğunluğu nesillerini devam ettirebilmek için tohum yaparlar. Tohumlar toprağa düşüp veya dikilip aynı cins bitki olarak yeniden doğarlar. Tohumdan hemen önce açan çiçeklerin ortasındaki erkek üreme organlarının başcık kısmında, çiçeğin genel görünüşünden ayrı ancak bitkinin tüm kalıtsal özelliklerini taşıyan toz şeklinde hücreler kümesi vardır. Bitki cinsine göre, bu erkek üreme hücresi tozcuklar, ya aynı çiçeğin içine veya başka bir yerdeki aynı cins çiçeğin içine rüzgar sinek, böcek, karınca, kelebek, arı veya insan eli gibi vasıtalarla girerek çiçeğin dişi organında döllenmeyi sağlayarak cinslerinin devamınıda sağlamış olurlar. Polen işte bu çiçek üreme hücreleridir. Bitkilerin çiçekleri dönemleri bitince polenler de kaybolurlar.
    Polen harika besinlerin en üstünüdür. Kimyasal analizler polende, vitaminler, proteinler, yağ, şeker, mineral, hormon, büyütücü faktör, pigment vs. bulunduğunu gösteriyor. Bu canlı ve dengeli besin beyni ve vücudu yorgun uyuşuk insanlara bir kaç günde canlılık ve yaşama neşesi veriyor. Büyüme faktörleriyle cılız ve yorgun çocukların hızlı gelişmesini sağlıyor. Kansızlarda, bir ay süre ile hergün bir kahve kaşığı polen yedikten sonra yapılan labaratuar denemeleri, kandaki kırmızı küreciklerin, milimetre küpte, beşyüz bin arttığını gösteriyor.

    Hafif laksatif, yani barsak çalıştırıcısıdır. İç zehirlenmeleri önleyicidir. Sabah, öğle ve akşam bol vitamin almak için polen yiyiniz. Ilık süt, çay, kahve yada suya karıştırılır veya doğrudan yenilir. Günlük normal miktar bir çay kaşığıdır. Aşırı yorgunluk, zayıflık, hastalık, kansızlık, yavaş gelişme gibi durumlarda dozu artırınız. Hiç bir yan etkisi tespit edilmemiştir. Son araştırmalar erken ihtiyarlamadan koruduğunu gösteriyor.
    Alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş