Peygamber Efendimizin (asm) birden fazla kadınla evlenmesinin hikmeti

'Peygamber Efendimiz (S.A.V)' forumunda Dine tarafından 26 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Peygamber Efendimizin (asm) birden fazla kadınla evlenmesinin hikmeti konusu Peygamber Efendimizin (asm) birden fazla kadınla evlenmesinin hikmetleri nelerdir?”


    Peygamber Efendimiz (asm) Hazret-i Hatîce vâlidemiz (ra) ile evlendiğinde yirmi beş yaşında idi ve henüz kendisine Peygamberlik verilmiş değildi. Hazret-i Hatîce vâlidemiz (ra) ise o sırada kırk yaşında bulunuyordu ve dul idi. Peygamber Efendimiz’e (asm) kırk yaşında peygamberlik verildiğinde yalnız Hazret-i Hatîce vâlidemiz (ra) ile evli bulunuyordu. Hazret-i Hatîce vâlidemiz (ra) o sıralarda elli beş yaşlarında idi. Kendisine ilk inanan ilk tesellî veren ilk yardım eden ilk kol kanat geren Hazret-i Hatîce vâlidemiz (ra) oldu. Peygamberlik döneminin ilk dayanılmaz çilelerine birlikte göğüs gerdiler müşriklerin ilk baş döndürücü eziyetlerine birlikte katlandılar. Hicretten üç sene öncesine kadar Mekke döneminin ilk on senelik fırtınalı hayatında Hazret-i Hatîce vâlidemiz (ra) hep Peygamber Efendimiz’le (asm) birlikte bütün müşrik baskılarına göğüs gerdi Allah Resûlünü (asm) bir başına bir an yalnız bırakmadı. Vefât ettiğinde altmış beş yaşında idi. Peygamber Efendimiz (asm) ise o sıralarda kırk dokuz yaşlarında bulunuyordu Hazret-i Hatîce vâlidemizden (asm) başka da eşi yoktu.

    Resûl-i Kibriyâ Efendimiz (asm) elli yaşlarında yine kendisinden beş yaş büyük olan ve o sıralarda elli beş yaşlarında bulunan beş çocuk annesi Hazret-i Sevde validemiz (ra) ile evlendi. Kocası öldükten sonra Mekke’nin o sıkıntılı günlerinde müşrik akrabaları yanına dönmek zorunda kalan mücâhide ve kahraman Hazret-i Sevde vâlidemiz (ra) böylece Peygamber Efendimiz’in (asm) himâyesi altına girmişti. Resul-i Kibriyâ Efendimiz (asm) üç yıl sonra Medîne’ye hicret etti.

    Peygamber Efendimiz (asm) hicretin birinci yılında Hazret-i Âişe (ra) ile evlendi. Hazret-i Âişe (ra) genç bir kâbiliyet idi. Zekî kâbiliyetli hâfıza ve muhakeme gücü yüksek ve fakih olan Hazret-i Âişe vâlidemiz (ra) dînimizin kadınlarla ilgili bir çok hükmünü ve sünnetin kadınları ilgilendiren kısmını rivâyet etmiştir.

    Allah Resûlü (asm) hicretin üçüncü yılında sâlihâ bir hanım olan ve kocası öldüğü için dul kalan Hazret-i Hafsa vâlidemiz (ra) ile evlendi. Daha sonra Ubeyde bin Hâris’in (ra) Bedir’de şehit olduktan sonra dul kalan asâlet sahibi eşi Hz. Zeynep (ra) ile evlendi. Hazret-i Zeynep vâlidemiz (ra) üç ay sonra vefât etti.

    Peygamber Efendimiz (asm) hicretin dördüncü yılında Uhud’da şehit olan Abdullah bin Abdu’l-Esed’in (ra) mübârek hanımı Hazret-i Ümmü Seleme (ra) ile evlenerek yetim dört çocuğu ile birlikte himâyesi altına aldı. Hazret-i Ümmü Seleme validemiz (ra) fıkıh ilmini iyi biliyordu.

    Peygamber Efendimiz (asm) hicretin beşinci yılında yani elli beş yaşlarında iken Hazret-i Zeynep bint-i Cahş (ra) ile evlendi. Hazret-i Zeynep vâlidemiz (ra) akıllı dirâyetli zekî ve asil bir kadındı. Peygamberimizin (asm) Hazret-i Zeynep (ra) vâlidemiz ile nikâhı bizzat Cenâb-ı Hak tarafından kıyılmıştır.1
    Resul-i Ekrem Efendimiz (asm) aynı sene Müreysi gazâsında öldürülen müşrik Müsâfi bin Safvan’dan dul kalan ve esir alınmış bulunan Hazret-i Cüveyriye (ra) ile evlendi. Hazret-i Cüveyriye vâlidemiz (ra) âlim fâdıl ve takvâ sahibi idi.

    Peygamber Efendimiz (asm) hicretin yedinci senesinde elli dokuz yaşlarında iken Hazret-i Safiyye (ra) ile ve daha sonra da kocasının ölümü ile dul kalan Hazret-i Meymune (ra) ile evlendi.

    Bilindiği gibi Mekke’de tevhid mücâdelesi veren Peygamber Efendimiz (asm) Medîne’de İslâm dîninin sosyal siyasal kişisel âilevî tüm hükümlerini teşrî kılmıştır. İslâm dîni Medîne’de gelişmiş ve toplumun tüm kesimlerini içine alan insan hayatının tüm ayrıntılarını inceliklerini ve esaslarını kucaklayan hükümler getirmiştir.

    Üstad Bedîüzzaman Hazretlerinin ifâdesiyle Peygamber Efendimizin (asm) sözleri gibi fiilleri halleri tavırları ve davranışları da İslâm dîninin kaynağı idi. İslâm dîninin zâhirî hükümlerini nasıl sahabeler yüklenmişlerse gizlilik taşıyan mahrem meselelerini de yüklenen ve rivâyet eden akıllı dirâyetli fâdıl kâbiliyetli ve takvâ sahibi hanımlara ihtiyaç vardı. Çünkü dînimizin kadınlarla ilgili meseleleri getirdiği hükümlerin hemen yarısını teşkil etmekteydi. Bu önemli görevi yüklenecek kadınlarla ilgili sünneti yaşayacak ve Müslümanlara bildirecek farklı kabiliyetlere sahip birden fazla hanım olmalıydı. İşte Peygamber Efendimizin (asm) pâk zevceleri bu vazifeyi bilfiil yapmışlardır.2 Allah onlardan râzı olsun.

    Dipnot:
    1- Ahzab Sûresi 33/37;
    2- Mektûbât s. 31.

    Süleyman Kösmene
     

Bu Sayfayı Paylaş