Peygamber Efendimizin ümmeti gurr-u muhaccel'dir

'Peygamber Efendimiz (S.A.V)' forumunda Mavi_Sema tarafından 2 Ekim 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Peygamber Efendimizin ümmeti gurr-u muhaccel'dir konusu Peygamber Efendimizin ümmeti gurr-u muhaccel'dir


    İbadet ü taatte esas olan, Allah karşısında bulunma şuuru, Hazreti Resûlullah'a seslenme ve onun cevabî sesini hissediyor gibi olma duygusudur; görüyor ve görülüyor olma esprisine bağlı kalmadır.. ibadeti bütünüyle bu his, ihsas ve ihtisaslara bağlama ve gevşekliği affetmeme, esnemeyi ve gafleti affetmeme, kendi nefsine hesap sorma..

    "Burada bu gevşeklik ve gaflet olmaz a dostum.. burası teyakkuzda olma yeri ve zamanıdır" deme.. İşte siz bu incelikleri duyuyor ve hissediyorsanız, Allah Resûlü'yle gelen armağanları şuurunuzla derinleştiriyorsunuz demektir. Ne biliyorsunuz, sizin şuurunda olarak ve gönülden hissederek okuduğunuz bir ezan duası, söylediğiniz bir salât u selam bir yönüyle Efendimiz'in oradaki makamının daha bir irtikasına, daha bir irtifasına, hatta şefaat dairesinin genişlemesine vesile oluyordur. Dolayısıyla, siz orada yine kendi kurtuluşunuz adına bir yatırım yapıyorsunuz, yine kâr sizin hesabınıza yazılıyor. Eğer Allah Resûlü'nün şefaat edeceği kimseler, burada kendisini Ona tanıtan, bir nevi adres bırakan, salât u selam referanslarıyla Ona müracaat eden kimselerse, Ona karşı ifade ettiğiniz her vefa sözünüzle yine kendi hesabınıza yatırım yapıyorsunuz demektir.

    Mesela;

    Peygamber Efendimiz, "Şüphesiz ki, Benim ümmetim 'gurr-u muhaccel'dir; kıyamet gününde, abdest izlerinden dolayı yüzleri nurlu, elleri ve ayakları parlak olarak çağırılacaktır." buyuruyor ve şunu ilave ediyor: "Ben onları mahşerde tanırım, çünkü onlar alınlarındaki secde izlerinden bellidir; abdest uzuvları nuranidir." Hadisin metninde geçen 'gurr' kelimesinin dilimizdeki karşılığı, atın alnındaki beyazlıktır. İnsan için kullanıldığında 'nurlu yüz' anlamına gelir. 'Muhaccel' de atın ayaklarındaki seki yani beyazlıktır. Bu da insan için kullanıldığında 'el ve ayak gibi uzuvların parlaklığı' anlamındadır. Efendimiz kendi ümmetini iman ve ibadetin hâsıl ettiği nur ve parlaklıkla tanıyacağını hadisteki teşbihle ifade ediyor, "Ben tanırım adamlarımı" diyor.

    Demek ki, burada O'nun dini istikametinde, dinini yaşama yolunda yapacağınız her şey, bir yönüyle O'nun tarafından kabule, bilinmeye, aranmaya, hatta Allah korusun, Cehennem'e girseniz bile oradan alınıp çıkarılmaya vesiledir ve bunlar öyle normal bir borcu ödeme gibi şeyler de değildir. Allah'ın size imdadı, inayeti, raiyyeti ve Efendimiz'in şefaati, âleme diyet ödeme gibi değildir; onlar birer bahanedir. Allah ve Resûlü, sizi belli bahanelerle kendilerine döndürürler, size tevcihâtta bulunur ve kendilerine tevcih ederler. Niçin yaparlar bunu? Ahiretinizi kurtarmak için yaparlar; yoksa sizden bir şey bekleme, bir şey alma değildir maksatları. Siz vermeniz gerekli olan şeyleri ortaya koyun da, Onlar da daha büyüğünü size versinler diye yaparlar.

    ZAMAN
     

Bu Sayfayı Paylaş