Parmak Aralarımızdan Sızan Aşk..

'Aşk-Sevgi-Evlilik Sözleri' forumunda Fatma tarafından 27 Şubat 2009 tarihinde açılan konu

  1. Fatma

    Fatma Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Parmak Aralarımızdan Sızan Aşk.. konusu
    Aşk hakkında ne biliyordun ki sen.

    Emek ne demekti ki biri için harcanan. Seviyorsan kendinden fazla sevmekti. Yanılgı mıydı yoksa. Yanılgı olsa bile sevmek tükettiğin bir şey değildi. Her gün çoğalmaktı sevmek. Hiç bıkmadan , eksileceğini düşünmeden. Kendine pay çıkarmadan. Hesapsızca. Cesur bir yüreğin varsa seversin. Oysa korkakların dilinde şimdi o kelime.Adına aşk diyorlar, sevmek diyorlar. Sağlamcıların, riyakarların, kirli ruhların elinde aşkın rengi kırmızı. Kanıyor, eksiliyor, canı acıyor. Adına aşk diyorlar. Birinin kucağından öbür kinin kucağına sıçrıyor. Oradan oraya savrulan aşkın her santimetrekaresi yamalı. Aşkı bilmeyenler bıraksın onu özgür.
    Kendinden korkan zavallılar. Ahmaklar.



    Bırakın kirli ellerinizin arasına sıkıştırdığınız aşk’ı. Bu kadar kirletilmeye hakkı yok onun. Yalanlardan oluşan sahte dünyanızın içine bir nimet gibi giren aşkın değerini bilmeyen korkaklar.
    Kendinden kaçak yaşamak. Ne acı. Kendinle yüzleşecek cesareti bulamamak. Kendi ellerinle kendini boğduğun. Yaşaya yaşaya ölmek ya da öle öle yaşamı bulmayı çalışmak.


    Aşkı kirlettin ellerinde. Aldatmak nasıldı. Belki hiçbir zaman bilemeyecektim. Ne geçiyordu eline insanın. Kazandığında beyninde hangi hislerin hormonu salgılanıyordu. Aşk film afişlerinde, reklam panolarında, iki tıkla anında ulaşabileceğin kadar yakın ve basit bir şey miydi. Şiirlerde mi kalmıştı ya da sadece filmlerde izleyip hüzünleneceğimiz, gerçek hayatta bulmamızın imkansız olduğu ütopik bir kavram mıydı? Bitiyor muydu geçen zamanla birlikte. Her şeyin kolaylığı ve sıradanlığı öldürüyordu onu. Kurmaca bir şey miydi?


    Aşk köpeğin miydi senin boynuna tasma geçirdiğin. Belki evet tasmalı aşklar. İplerin her zaman birinin elinde olması gerektiği, hiçbir zamansa ortak iki elle çekilemeyen , bir ipin ucundaki zavallı , sürünen , en insani duygumuz. Ağlıyorum senin için Aşk. Bu gece öldürüldüğüne şahit oldum. Gözümün önünde katlettiler seni. Katilleri ise kokuşmuş hayatlarına geri dönerlerken akıllarında sadece yeni aşklar katletmek vardı. Ne çoktunuz, ne çoktular.


    Ya biz! Aşkı hala koruyanlar, büyütenler… Bizim işimiz daha zordu. Çünkü biz Onu kazanmanın zor , kaybetmesinin ise kolay olduğunu biliyorduk. Biz terk etmedik o da bizi terk etmedi. Biz ne kadar az’mışız, ne kadar azalmışız. Ömrün sonuna kadar onunla yaşlanmayı seçecek kadar cesuruz biz. Tek bir aşkla tek bir ömür.


    Oysa onların bir ömrü vardı önlerinde hiç bitmeyecek sandıkları. O yüzdendi hoyratlıkları. Kalpleri yüzyıllık bir ağacın gövdesi kadar katı ve sertti. Çünkü onların yüreklerine aşk hiç yerleşmemişti.


    Bedenlerini tutsak ettikleri ve bir bedenin son kullanma tarihi dolduğunda yerleşecek başka bedenler bulmaktı onların işi. Halbuki aşkın beslendiği tek adres kalpti.


    Onlar ve bizler … hayat hep iki yol arasında ayrılıyor değil mi. Oysa biz bizim gibi olmayanlara saygı duymuştuk. Aslına bakarsınız sevgiden anlamayan birine, saygının ne ifade ettiğini bildiğini hiç sanmıyorum


    Yalan dostum aşk yok diyor ya bir şarkıda. Halt etmiş o. Var. Aşk hala var. Birilerinin temiz ellerinde; onu boğmadan, tutsak etmeden, canını yakmadan, beyaz bir çiçeğin beyazını korumaya çalışmak gibi emek sarf ederek büyüten ve bir insanı insan yapan o yüce duygu hala yaşayabiliyor. Yaşatabilenler ne şanslı. Hükmünü verip onu öldürenler , kendini ve başkalarını kandıranlar için ise Aşk sadece bir eşyaya konulan bir isim ya da günlük tüketim malzemelerinden birine verilen ad gibi.


    Tek bir aşkınız varsa , yara almış olmasına rağmen bile, ya da yanlış kişide beslenmiş olsa bile o sizin ilk göz ağrınız. Onu bir kere kaybederseniz bir daha bulmak zor. Çünkü çok kırgın bize. Bavulunu toplamış her an gitmeye hazır. Dokunmak lazım ona ve büyütmek lazım sadece kendi içimizde…O büyürse zaten bir gün gideceği en doğru adresi bulur.



    Alıntıdır
     

Bu Sayfayı Paylaş