Parke kimyasalları seçimi

'Dekorasyon' forumunda Siraç tarafından 1 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Parke kimyasalları seçimi konusu
    Parke kimyasalları seçimi

    “Parkeler için özel olarak üretilen değişik türdeki birçok yapıştırıcı ve cila, birbirinden farklı performans özellikleri göstermekle beraber, doğru ürünle kullanıldıklarında çoğunlukla başarılı sonuçlar verir. Ancak unutmamak gerekir ki hiçbir zemin yapıştırıcı veya cilası sonsuz bir dayanıklılığa sahip değildir. Bu ürünlerin özellikle yoğun yaya trafiğine maruz kalan alanlardaki kullanımında dikkatli olmak ve doğru tercihte bulunmak gerekir.”

    Estetik, dayanıklılık ve bakım kolaylıklarına rağmen parke zeminler, uzun yıllar süren üstün performansını en çok spor zeminlerinde göstermiştir.

    Halı kullanımının zaman içerisinde yaygınlaşmasıyla, parkelerin hem iş yeri hem de konut zeminlerindeki kullanımında büyük bir artış yaşanmıştır.

    Ahşap zemin kaplaması seçimindeki en önemli husus, kaplamanın uygulanacağı zeminin performans özellikleri kadar ihtiyaca yönelik bir tercih olup olmadığıdır.

    Zemin kaplamasından beklenen sonuçlar ve bunların kullanıcı istek ve ihtiyaçlarıyla örtüşmesi bu noktada önem kazanır. Değişik türde yapıştırıcı ve cilalar birbirinden farklı performans özellikleri göstermekle beraber, doğru ürünle kullanıldıklarında çoğunlukla başarılı sonuçlar verir.

    Hiçbir zemin yapıştırıcı veya cilası sonsuz bir dayanıklılığa sahip değildir. Her ne kadar en çekici görüntüyü ve mümkün olan maksimum dayanıklılığı sağlama amacıyla üretilseler de, bu ürünlerin hepsi ister istemez yoğun yaya trafiğine maruz kalır.

    Zemin cilasına en uygun malzemeyi seçerken dikkat edilmesi gereken önemli noktalar vardır. Bu seçimde en sık yapılan hata, katı madde içeriği ve kaplama üretiminde kullanılan katkı maddeleri arasında kurulan yanlış bağdır.

    Bir maddenin katı madde içeriği ürün kalitesinin bir göstergesi olmayabilir. Ahşap zemin kaplamalar genelde, çözücü ya da içinde reçine veya polymer eritilmiş su taşıyıcısından; kaplama filmini oluşturan leveling agent, kurutma arttırıcı veya kimyasal reaksiyonu aktive eden katalizörden meydana gelir.

    Katı madde içeriği, çözücünün reçineye oranıdır. Örneğin %50 oranında katı madde içeren ahşap cilasında, cilanın yarısı buharlaşacak ve kalan yarısı da filmi oluşturacaktır.

    Herhangi bir cilanın kalitesi tamamıyla yapımında kullanılan ham maddelerin kombinasyon kalitesine bağlıdır. Üretici firmalar bir yandan hammaddelerin fiyat-kalite dengesini sağlamaya çalışırken, diğer yandan film formasyon özellikleriyle belli uygulama alanları için mümkün olan en iyi ürünü üretmeye çabalar.

    “Poliüretan parke cilası” gibi aynı markasız ürün adına ve katı madde içeriğine sahip maddeler genelde farklı reçine ve kombinasyonlar içerdiğinden farklı özelliklerde filmler oluşturur.

    Solvent ve su bazlı maddeler, film formasyonunu genellikle iki şekilde oluşturur. Formasyon ya taşıyıcı maddenin kuruyarak buharlaşması ya da katalizör tarafından tetiklenen kimyasal reaksiyon ve buharlaşma kombinsayonuyla gerçekleşir. Her iki kategorideki performans ve uygulamalar bazı farklılıklar gösterir.

    Tek bileşenli kaplamalar

    Kuruyarak buharlaşan tek bileşenli maddelerde öncelikle zemin sıcaklığı ve nemi göz önünde bulundurulur. Bir takım can sıkıcı ve hatta düzeltilmesi pahalıya mal olacak sorunların engellenmesi için bu faktörler buharlaşma yoluyla film tabakası oluşturan her ürünün uygulamasında göz önünde bulundurulmalıdır.

    Öncelikle unutulmamalıdır ki; zemin ve havanın sıcaklığı çoğu zaman birbirinden farklıdır. Yüksek tavanlı spor salonları gibi uygulama alanlarında, zemin sıcaklığı hava sıcaklığından birkaç derece daha düşük olabilir.

    Bu nedenle parke cilalarının uygulama öncesinde zemin sıcaklığının belli derecelerde olmasına özen gösterilmelidir. Eğer maddeler önerilen sıcaklıkların altında, daha düşük sıcaklıklarda uygulanırsa, uzayan kuruma süresi, soyulma ve parlaklık eksikliği gibi çeşitli sorunlarla karşılaşılacaktır.

    Ayrıca, yüksek nem koşulları da ciladaki su veya solvent taşıyıcıların buharlaşmasını engelleyeceğinden soğuk zemin uygulamalarında rastlanan benzeri sorunlara neden olacaktır.

    Nemle ilgili uzayan kuruma sürelerine yönelik problemlerde bir istisna nem önleyici ürethanlardır. Adından da anlaşılacağı üzere bu maddeler rutubetli yerlerde iyileşme sağlar.

    Bu maddeler yüksek nem koşullarında yapılan benzeri yapıştırıcı uygulamalarındaki gereksiz zaman kaybını en aza indirmekle birlikte, kaplamanın yapışma başarısını arttırırken zemine doğru şekilde yerleşmesini sağlar.

    Çift bileşenli kaplamalar

    Katalize olmuş ya da çift bileşenli maddeler olarak adlandırılan bu maddeler film formasyonu için gereken ana katkı maddesini üreten baz maddeden oluşmaktadır.

    Bu maddeler özellikle su bazlı malzemelerde, tek bileşenli benzerlerine göre çok daha dayanıklı ve kimyasal resistansı yüksektir.

    Tüm bu maddeler bir defa katalize olduktan sonra sınırlı uygulama süresine sahiptir. Hatta bazıları yalnızca bir kere katalize edildikten sonra kullanılamadığından yalnızca gereken koşullarda anında karıştırılmaları doğru olacaktır.

    Bu maddeler aynı zamanda curing (iyileşme) sürecini yavaşlatan hatta durduran düşük zemin sıcaklığından da etkilenir. Uygulama öncesi zemin hazırlık prosedürleri genellikle tek bileşenli maddelerdeki prosedürlerle neredeyse aynıdır ve temelde benzeri aplikatör ve teknikler kullanılır.

    Poliüretan cilalar


    Poliüretan cilalar en çok kullanılan maddeler olmakla birlikte tüm parke zeminlerde zengin uygulama çeşitliliği sunar. Poliüretanlar yüksek parlaklık, görüntü derinliği, sağlamlık ve uygun fiyatlarıyla mükemmel bir bütünlüğe sahiptir.

    Farklı uygulamalara göre zengin katı madde içeriğine sahiptir. Genelde %40 oranında çabuk nüfuz eden yapıştırıcı olarak kullanılan bu maddeler, %50 oranında ise son kat cila olarak kullanılır. Doğru zemin hazırlık koşullarında poliüretanlar olumlu yapışma özellikleriyle uygulaması oldukça kolay maddelerdir.

    Poliüretan cilalar uygulandıkları ortam koşullarına bağlı olarak genelde 4 ile 6 saat arasında kurur. Elbette bu süre uygulamanın yapıldığı zemine, örneğin zeminin yerinden çıkarılıp, kısa sürede yeniden yerine monte ediliyor olmasına, bağlı olarak değişiklik gösterir. Buna ek olarak poliürtanlar belli bir süre sonrasında kararma, renklerinde koyulaşma gösterir.

    Ayrıca ultraviyole ışınlara sürekli maruz kalma halinde etkilerinde azalma yaşanır. Bu maddeler mekanik olarak zımparalama, kimyasal olarak ise metilen klorür bazlı tiriz ya da çözücü ile yok edilebilir.

    Her ne kadar hissedilir bir kokusu olsa da poliüretan kokusu aşırı derecede rahatsız etmez. Bu maddeler genelde yanıcıdır. Temizliği susuz temizleyici, ya da mineral ve naftol ispirto gibi uygun bir çözücüyle yapılmalıdır.

    Rutubet önleyici cilalar

    Rutubet önleyici ürethanlar ahşap için diğer bir kaplama alternatifidir. Bu madde keskin kokulu, alev alma riski yüksek çözücü ve tehlikeli asetatlarla kullanıldığından uygulama esnasında özel bir maske gerektirir. Rutubet önleyici ürethanlar kabarma yaptıklarından titiz bir zemin hazırlığı da gerektirir.

    Bu maddeler birbirlerine kolayca karışmaz. Oldukça sert bir yüzey oluşturduklarından, düzleştirme ya da zımparalama ile şekillendirilmeleri oldukça zordur.

    Bu nedenle diğer maddelere göre yeniden kaplanmaları da zahmetlidir. Yüksek dayanıklılık ve sertlik seviyelerinden ötürü bazen zımparalama yoluyla çıkartılmaları bile hayli uğraş gerektirir.

    Temizlikleri toluene gibi çözücülerle yapılmalıdır. Bu maddeler resmi nizamnameye uygun kullanım gerektirir. Zahmetli hazırlık, uygulama ve işlem özellikleri, yüksek fiyatları, taşıdıkları çevre ve sağlık riskleriyle birleşince kaplama malzemesi olarak bu maddelerin son yıllarda günlük kullanımlarında düşüş yaşanmaktadır.

    Solvent bazlı epoksiler

    Solvent bazlı epoksiler görüntüden dayanıklılık noktasına kadar mükemmel bir performans sunmakla birlikte rutubet önleyici urethane’lardakine benzer dezavantajlara sahip bir diğer kaplama malzemesidir. Kullanım öncesi titiz bir zemin hazırlığı gerektirdiği gibi bu maddeleri yeniden kaplamak poliüretan ve solvent bazlı akriliklere göre çok daha zordur.

    Su bazlı yapıştırıcılar

    Son yıllarda çevre ve insan sağlığının önem kazanması, ahşap zeminlerde su bazlı kaplama kullanımında artışa neden olmuştur. Reçine için taşıyıcı olarak kullanılan bazı çözücülere karşı artmakta olan sıkı VOC (volatile organic compound) emisyon düzenlemeleri, kullanım riski ve sağlık kaygıları su bazlı kaplamalara ilgiyi gün geçtikçe arttırmıştır.

    Su bazlı kaplamaların genelde en önemli avantajı solvent bazlı kaplamalara göre koku seviyesinin daha düşük olması ve yanıcı olmamasıdır. Ayrıca temizliklerinde solvent bazlı kaplamalarda olan kullanım zorlukları yaşanmaz.

    Su bazlı ürünlerin dezavantajları solvent bazlı malzemelere göre daha az dayanıklı ve çok daha pahalı olmalarıdır. Su bazlı kaplamalar da solvent bazlı sistemlerdeki uygulama öncesi zemin hazırlığına benzer prosedürleri içerir.

    Solvent bazlı kaplamalarda olduğu gibi su bazlı malzemelerde de tek bileşenli ve çift bileşenli olmak üzere genel iki kaplama grubu yer alır. Tek bileşenli malzemeler taşıyıcı olarak kullanılan suyun buharlaşmasıyla kururken, çift bileşenli malzemeler buharlaşma ve kimyasal reaksiyon süreciyle oluşur. Birçok durumda çift bileşenli malzemelerin dayanıklılığı ve kimyasal resistansı çok daha yüksektir.

    Son dönemlerde su bazlı ürünlerde sıklıkla kullanılan en önemli iki baz madde ürethan ve epoksilerdir. Her iki malzemenin performans özellikleri de üretimlerinde kullanılan urethane veya epoksi bazına göre değişir.

    Zemin kaplaması olarak suda çözülen urethane ve epoksiler saf halde çok nadir kullanılır. Her iki madde genelde bir miktar akrilik polimer katılarak modifiye edilir.

    Bu durum aynı zamanda su bazlı epoksi kaplamaların sıkça kullanılmasını da sağlar. Urethane veya epoksi oranı ne kadar yüksekse kaplamanın dayanıklılığı da aynı oranda artar.

     

Bu Sayfayı Paylaş