Papağan Hastalığı

'Genel Sağlık' forumunda KaRDeLeN tarafından 28 Aralık 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Papağan Hastalığı konusu
    • Papağan Hastalığı








    • Başta papağanlar olmak üzere bir çok evcil kuşta bulunabilen bir cins bakteri insanlara da geçerek ateşli bir solunum yolları enfeksiyonuna neden oluyor. Tıp dilinde psittakoz adıyla bilinen hastalık halk arasında papağan hastalığı ismiyle tanınıyor. Çünkü psittakoz nedeni olan bakteri yani chlamydia psittaci başka kuşlarda da bulunabilmekle beraber daha çok papağan ve papağan benzeri kuşlarda rastlanıyor. Hastalık biraz daha seyrek olarak güvercin tavuk hindi ördek... gibi başka kuş ve kümes hayvanlarından da geçebiliyor.
      Papağan hastalığı özellikle son 20 yılda daha fazla görülür oldu. Bu bir yandan papağan ve benzeri kuşların giderek daha çok beslenmesine ve diğer taraftan da hastalığın daha iyi bilinmesine tanı olanaklarının kolaylaşmasına bağlanmaktadır. İngiltere’de son birkaç yılda papağan hastalığı tanısındaki artışlar papağan ithalindeki kısıtlamaların hafifletilmesiyle açıklanmaktadır.
      Hastalık etkeni olan bakteri kuşların burun salgılarında doku ve tüylerinde bulunur ama mikrop taşıyan kuşlarda her zaman belirgin bir hastalık durumuna da rastlanmaz. Bazı kuşlar daha aaaifsiz iştahsız ve uykuya meyilli olabilirler. Hastalık insanlara hemen daima havaya karışan bakterilerin solunmasıyla bulaşır. Kuşların gagalama ve ısırıklarına bağlı bulaşma son derece nadirdir. Hastalığın bulaşması için kuşlarla uzun süreli temas etmiş olmak şart değildir. Mikrop taşıyan kuşların bulunduğu ortamlarda birkaç dakika kalmak bile bulaşma için yeterlidir. İnsanlardaki hastalığın ağırlığı temasın süresi ve yakınlığı ile ilgili değildir ama hastalık belirtisi gösteren kuşların daha fazla mikrop saçtıkları da bilinmektedir. Kümes ürünlerinin yenmesiyle bulaşma söz konusu değildir.
      ·Hastalığın oluşumu:
      Üst solunum yollarından organizmaya giren mikrop kan yoluyla tüm dokulara yayılır ve en çok da akciğer karaciğer ve dalakta yerleşir. Papağan hastalığı çok farklı tablolarda karşımıza çıkabilmektedir. 7-14 günlük bir kuluçka dönemini takiben aniden titremeler ve 40 dereceyi geçen yüksek ateşle başlayabileceği gibi 3-4 günlük sürelerde yavaş yavaş yükselen bir ateşle de ortaya çıkabilir. Baş ağrısı hastaların en önde gelen yakınmasıdır.
      Birçok hastada kuru bir öksürük vardır bazıları da zaman zaman kanlı da olabilen balgam çıkarabilirler. Bazen göğüs ağrısı ön plandadır ve daha ziyade derin nefes alırken öksürürken bıçak batar tarzda bir ağrıdır. Hastalığın yaygın olduğu durumlarda nefes darlığı ve dudaklarda morarma da olabilir. Bazen de boğaz ağrısı faranjit boyun lenf bezlerinin şişmesi gibi üst solunum yollarına ait belirtiler olabilir. Her dört hastanın birinde burun kanaması ve fotofobi (gözlerin ışığa aşırı hassasiyeti) vardır.
      Hastalar yaygın kas ağrıları ve spazmlarından da şikayetçi olabilirler. Bu belirtilere ense ve sırtta daha sık rastlandığından ateşli hastalarda menenjitle karıştırılabilir.
      Bazı hastalarda ise uykusuzluk depresyon huzursuzluk gibi sinir sistemi belirtileri de ortaya çıkabilir. Karın ağrısı bulantı kusma ishal gibi sindirim sistemi belirtilerine rastlanabilir. Psittakoz için tipik bulgulardan biri de hastaların % 70 kadarında görülen dalak büyümesidir. Karaciğer de ağrı yapmadan büyümüş olabilir. Ayrıca yüksek ateşe rağmen nabzın o kadar hızlı olmaması da tipik bulgulardan sayılabilir.
      Tedavi görmeyen hastalarda ateş 10-20 gün devam eder bazen 3 ay da sürebilir. Bu süre içinde solunum sistemi bulguları da giderek kaybolur.
      Tanı: Papağan hastalığı esas olarak bir akciğer iltihabı yani zatürreedir. Muayenede Zatürreeye ait tipik bulgular saptanan hastalarda akciğer rötgeni ile hem Zatürree tanısı kesinleşir ve hem de hastalığın yaygınlığı belirlenmiş olur.
      Kesin tanı için etkenin ya görülmesi veya kültürde üretilmesi gerekir ancak bunlarda başarı şansı çoğu zaman yüksek değildir. Bunun yerine kanda hastalığa neden olan mikroplara karşı oluşmuş antikorların ölçülmesi daha kolay ve kesin tanı yöntemidir. Antikor ölçümlerinin hastalık düzeldikten sonra da tekrarlanması gerekir.
      Tedavi: Papağan hastalığı tetrasiklin sınıfı antibiyotiklere çok iyi cevap verir. Tedavi ateş düştükten ve hastalık belirtileri kaybolduktan sonra daha 7-14 gün sürdürülmelidir. Tetrasikline alerjisi olanlara eritromisin verilebilir.
     

Bu Sayfayı Paylaş