Panik Bozukluk Ve Bilişsel Terapi

'Psikoloji' forumunda Dine tarafından 19 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Panik Bozukluk Ve Bilişsel Terapi konusu Mantıklı Düşünme: Panik Bozukluğu tanılı hastalar hastalıklarıyla ilgili belirtileri yanlış bir biçimde yorumlamak eğilimindedirler. Bilişsel tedavi; panik atağı öncesinde sırasında ve sonrasında akıldan geçen ve panik atağı ile ilişkilendirilen bu yanlış yorum ve varsayımların mantıklı düşünülerek düzeltilmesi temeline dayanır. Bu konuda özellikle bilinmesi gerekenler yani hastalık hakkında doğru bilgiler şunlardır:

    1. Panik Bozukluğu bir KALP HASTALIĞI DEĞİLDİR.

    2. Panik Bozukluğu ÖLÜME YOL AÇAN BİR HASTALIK DEĞİLDİR.

    3. Panik Bozukluğu bir AKIL HASTALIĞI DEĞİLDİR akıl hastalığına da dönüşmez.

    4. Panik atağı sırasında insanların öldüklerine delirdiklerine ya da kontrol dışı davranışlarda bulunduklarına ilişkin hiçbir tıbbi bilgi yoktur. Bu nedenle atak sırasında; bunun ölümcül olmadığını delirmeye yol açmayacağını kontrol dışı davranışların ortaya çıkmayacağını bunların sadece duygusal sınırda kalacağını ve atağınızın eninde sonunda geçeceğini kuvvetle düşünmelisiniz.

    5. Panik atağı kişiyi hem bedensel hem de duygusal yönden aşırı derecede zorlayan bir yaşantıdır. Bu nedenle hastalığınızdan utanmayınız ve başkalarının yanında küçük düşeceğinizi düşünmeyiniz. Bu atağı ancak yaşayan bilir.

    6. Panik atağı sırasında görülen nefes alamıyormuş ve boğulacakmış gibi olma durumu kişiyi çok zorlar. Buna önlem olarak hasta aşırı derecede soluk alıp vermeye başlar. Bu ise panik atağı sırasında ortaya çıkan belirtilerin en önemli sebebidir. Bu nedenle aşırı soluk alıp vermenin kontrol altına alınması panik atağınızla başa çıkmada çok değer taşımaktadır.

    7. Atak geçirme kaygısıyla yalnız kalamama tek başına sokağa çıkamama kalabalık yerlere girememe gibi davranışların gelişmesine izin vermeyiniz. Bu konudaki temel davranışınız; hastalıktan önce neleri yapabilmekteyseniz onları yapmayı sürdürmek olmalıdır.

    8. ilaç tedavisi panik ataklarını kontrol altına almakta oldukça etkilidir. Böylece atakların sayısı süresi ve şiddetinde belirgin bir azalma elde edilir. Ancak sadece ilaçlarla iyileşemezsiniz. ilaçlar kadar ya da daha çok hekiminizin size vereceği bilgiler ve önereceği gevşeme ve üzerine gitme alıştırmaları hastalığınızla başa çıkmada size yardımcı olacaktır.

    9. Panik atağı yineleyici doğadadır ve herhangi bir zaman veya mekanda aniden ortaya çıkabilir. Bu nedenle tedavi sürerken ve durumunuz iyi gidiyorken bile atak yaşayabilirsiniz. Bu durum iyi tedavi edilmediğiniz anlamına gelmez. Hastalığınızın hal ve gidişi böyledir.

    10. İlk ataktaki etkilenme dereceniz ile daha sonraki ataklardaki etkilenme dereceniz aynı olmamalıdır; yani daha deneyimli daha pişkin ve nöbetin önünde sonunda geçeceğini bilen bir tavır geliştirmelisiniz.

    11. Atak başladığında belirtilerin en yoğun yaşandığı süre 10 dakikadır. Herhangi bir sağlık kurumunun acil servisine ulaşıncaya kadar atağınızın hükmü geçer. Bu açıdan hekime ya da hastaneye yakın olmanızın bir anlamı yoktur. Aksine hastalığınızla savaşabilmek için buralardan uzak durmalısınız. Aynı nedenle çok gerekmedikçe hastaneye yatırılmanız da gerekmez.

    12. Atak geçirme kaygısıyla bağımlılık yapan ilaçların aşırı ve de gereksiz kullanımından kaçınınız. Özellikle alkolden uzak durunuz.

    Aşırı miktarda alkol alımının ardından panik atağı geçirme olasılığınız yüksektir. Alkol bazı hastalarda panik ataklarını hafifletebilir hatta ortadan kaldırabilirse de bu durum sizi bir kısır döngü içine sokar ve önünde sonunda alkol bağımlılığına götürür. Alkol dışında esrar kokain uyarıcı ilaçlar ve diğer bazı maddeler de panik ataklarına yol açabilmektedir.
     

Bu Sayfayı Paylaş