Panik atak hastalığı olanların yakınlarına öneriler

'Psikoloji' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 17 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Panik atak hastalığı olanların yakınlarına öneriler konusu
    Panik atak hastalığı olanların yakınlarına öneriler

    -“Bir şeyin yok, evham yapıyorsun, her şey senin elinde” lafını etmemek.


    - Paniğin kişinin kontrolünün dışında olduğunu bilmek ve onu anlamak

    - Fiziksel muayene ve tetiklerde bir şey saptanmayınca hemen psikiyatrist’ e başvuruyu sağlamak.

    - Onu eleştirmeyin, küçük düşürücü yada zorlayıcı davranışlarda bulunmayın.
    - Hastalık kontrol altında olana kadar ona destek verin ve psikiyatristin direktiflerini uygulamada ona yardımcı olun.


    - Hastayı zorlayarak korktuğu durumlarla yüz yüze getirmeyin. Örneğin, seyahate yollamak, asansöre bindirmek, kalabalık alışveriş merkezine sokmak gibi...
    - Kendi kaygı ve korkularınızı iyileşene kadar ona yansıtmayın. Çünkü, panikli insan hastalık, acı, keder, felaket haberlerinden olumsuz etkilenir.


    - Hastanız evhamlı yapıdaysa bir sefer iyi bir fiziksel muayeneden geçirtin. Ayrıntılı Çek-Ap yaptırın. Paniği açıklayan fiziksel bir neden yoksa, bir daha fiziksel işlemlere baş vurmayın. Hastanızın psikolojisini bilmeyen bazı hekimler, muğlak konuşarak hastanın paniğini artırabilir.

    - Hastanın yanında sağlık haberlerini okumayın, ”falan kalpten gitmiş, filan aklını oynatmış” şeklinde kesinlikle konuşmayın.

    - “Yeter artık bir an önce iyileş bizde bıktık usandık” demeyin

    - Hastanızın rol yaptığını, naza çektiğini sakın düşünmeyin ve telaffuz etmeyin.

    - “ Ne var canım bir gün ölmeyecekmiyiz, ölümden bu kadar korkulur mu “ demeyin bu korku klasik ölüm korkusundan farklı ve şiddetlidir. Büyük konuşmayın ve hastanızın “İnşallah başına gelirde beni anlarsın” beduuasın almayın.
    - Hastanıza “Senin için ne yapayım, nasıl yardımcı olayım “ diye sorun. Onu mutlaka can kulağıyla dinleyin ve anlamaya çalışın.

    -Şunu unutmayınki, panikli insanlar yaşama çok bağlıdırlar. Kendi kendilerine acı çektirmek isterler mi?

    - Paniğin dini inanç eksikliği, iman zaafı olmadığını bilin.Dindar insanda ülser olduğu gibi panik atak da yaşayabilir.

    - Hastanızın doktorundan aldığınız bilgi ve direktiflerle hareket edin.

    - Sabırlı olun panik atak mutlaka kontrol altına alınabilir bir durumdur.
     
  2. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Panik Atak Düşüncesinden Uzaklaşmak İçin Ne Yapmalı?

    Panik atak ile mücadele etmenin en etkin yolu; atağı olduğu gibi kabul etmektir. Bırakın panik atak gelsin ve yapabileceği en kötü şeyi yapsın. Panik atak artmayacaktır ve en korkunç kısmını zaten yaşamıştınız. Bir daha yaşamak sizi öldürmeyecek ve silinmez yaralar oluşturmayacaktır.

    Rahatlama teknikleri düzenli ve günlük olarak yapıldığında çok yarar sağlar. Özellikle uzun dönemde, daha sakin ve az tepkili olduğunuzu fark edeceksiniz.


    a. Karından nefes alma tekniği

    b. QR – Altı saniyelik rahatlama molası

    c. Sakinleştirici bir taş

    d. İki dakikalık rahatlama molası

    e. Beş dakikalık rahatlama molası



    f. Yarım saatlik rahatlama molası

    g. Sesli meditasyon
    h. Derin rahatlama denetimi

    i. gibi rahatlama teknikleri uygulanabilmektedir


    .Kendinizle; şu anda panik atak var mı? Olursa ne olur ve nasıl olur? Hadi şu anda yaşayayım! Ne tür belirtiler oluşuyordu? gibi soruları yaşamalı ve cevaplamalıyız.

    Panik anında kişinin kendini gevşetmesi veya rahatlatması, panik atağın oluşmasını engeller. Bunun için de kaçmamayı, gelen atağı göğüslemeyi öğrenmeliyiz. Bunun için de:

    a. Yavaşlayın ve durun, nefes egzersizleri yapın.

    b. Bedeninizin ağırlığını hissedin.

    c. Sağlığınız üzerine düşünün. Bunun sadece bir şartlanma olduğunu, aslında fiziksel hiçbir şeyinizin olmadığını düşünmeye çalışın.

    d. Sonra da kendinize zaman tanıyın.

    Sizin yapabileceğiniz bedensel egzersizler; yüzme, yürüyüş, yerinde koşma, ip atlama, jogging, jimnastik hareketleri, bisiklete binme ve kürek çekme olarak sıralanabilir.

    Egzersize başlarken, ısınma hareketlerini tercih edip, bitirirken günlük işlerinize dönmek için kendinize 5 dakika dinlenme zamanı ayırın.

    Yine ağırlık kaldırarak yapabileceğiniz kuvvet antremanları, farklı davranışlardan seçebileceğiniz hareketler de bedensel egzersizler içinde yer alır.

    Sinirli ve öfkeli olduğunuz zamanlarda, öfkenizi bir başka objeye (örneğin, yastığı yumruklamak, bir resme bağırıp çağırmak, hayali objesine bağırmak) çevirerek rahatlayabilirsiniz.

    Geçmişi analiz ederek, şu ana kadar yapmak isteyip de, korkup yada çekinip yapamadığınız şeyleri bir düşünün. Sizleri bundan alıkoyan ne idi? Bundan sonraki davranışlarınızı bu sonuca göre yönlendirmemeniz gerekir.

    Yeni bir şey yapmak, genellikle olaylara yeni bir bakış açısı geliştirmenizi gerektirir. Genellikle insanlar belirli bir kalıba yapışır kalır, onun dışına çıkamazlar. Bu sabit bir bakış açısı ve değişime karşı direnç demektir.

    Eskiden yapmak isteyip de, korktuğunuz yada çekindiğiniz için yapmadığınız şeyleri yapabildiğinizde (örneğin, bisiklete ilk defa binmeye çalıştığınızda veya araba kullanmayı öğrenirken) herhangi bir şekilde her yapışınızda, bunun sizi derin ve içsel olarak doyurduğunu hissedersiniz. Çünkü mücadele etmekle tanışmış, başarı hissini tatmışsınızdır ve bu da sizi mutlu etmiştir.
    • İçinizdeki cesur ben'i yüceltin ve sesini daha fazla açın.
    • Düşünceler zinciri ile panik duygularını tırmandırabilir veya onların önemini azaltabilirsiniz. Bu düşüncelerimizi nasıl yönlendirdiğinize bağlıdır.
    • Kendinizle konuşurken, seçtiğiniz kelimelere dikkat edin. Kati, olumsuz ve sert kelimeler (ben bir işe yaramam, bu mümkün değil, bunu asla yapamam, kendimi berbat hissediyorum vb.) yerine; daha esnek ve ılımlı hatta olumlu kelimeler seçmeye çalışın (benim için zor olacak, ne kadar heyecanlandım, vb.).
    • Kendinize sihirli ve rahatlatıcı kelimeler seçip, bunları zihinsel olarak anlamlandırmalısınız (ben iyiyim, yapabilirim, hayatım harika gidiyor, iyi şeylerle karşılaşacağım, güzel şeyler olacak, vb.).
    • Bir şeye inanırmış gibi davranmanız bile, sizde bir etki oluşturur. O halde yapmak istediğiniz imge oluşturun. Cesaretliymiş gibi, korkmuyormuş gibi hayal edin, olmak istediğiniz gibi davranmayı düşünün.
    • Bu durumda korkuyu bastırmıyor veya karşılaşmayı reddetmiyorsunuz. Tam tersine bir korkunuz olduğu gerçeği ile yüzleşiyor, bunu kabul ediyorsunuz. (Korkak davranırsanız, korkunuz büyük olasılıkla yoğunlaşacak; cesaret gösterirseniz bu size güç verecek ve hayatınızdaki önemini azaltacak).
    • Bir şeyden vazgeçmek istediğinizde yada korktuğunuz bir şeyden kaçındığınızda, aslında sadece korkunuzu daha çok pekiştiriyor ve büyütüyorsunuz. Tam tersine eğer üstüne üstüne giderseniz, daha fazla yapmaya çalışırsanız, büyük olasılıkla problemi ve sorunu azaltacaktır. Örneğin; yutkunma sorunu olan kişiye, yemeği yutmamaya çalışarak çiğnemesi söylendiğinde, yutmayı başaracaktır. Veya bayılmaktan korkan birine, hemen ayağa kalkıp bayılması istendiğinde, bunun olmadığını görebilirsiniz. Hatta biraz da mizah katarak, ‘hadi bakalım ne kadar iyi bayılabileceksin' şeklinde alaya da alınabilir.
     
  3. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Otonom sinir sistemini kontrol etmeye çalışmanın bir yolu da, onun zorlanmayacağını bilmek, zorlamadan kaçınmak ve ona tersini yapmaktadır.

    · Hayal gücünüzü kullanarak (örneğin, rayların üzerinde yürürken aniden size yaklaşmakta olan bir treni, veya bir otobüse yetişmek için koştuğunuzu hayalederek) otonom sinir sisteminin etkilerini (hızlı nefes alıp - verme, hızlı kalp atışı, göz bebeklerinin büyümesi, vb.) oluşturabileceğiniz gibi; tersi durumda da azaltabilirsiniz. · Sizler onaylanmaya susadıkça, azarlanmak sizi dehşete düşürür.

    · Ancak reddedilme, başarısız olmakla eş anlamlı değildir. Yeni bir şeyler için risk alırız, tehlikeyi ve değişimi göze aldığımızda reddedilebiliriz. · Sadece monoton ve tekdüze yaşayan insanlar reddedilmeyi yaşamaz. Reddedilme aslında sizin kişiliğinize değil; yapmak istediklerinize ve değişime yöneliktir.

    · Geri çekilme, hayattan kaçış, sosyal ilişkilerden kaçınma ve teslim olma daha az acı verecek bir çözüm gibi görünse de; sonunda bu tür davranışlara ödeyeceğiniz bedel çok ağır olacaktır. · Kendi dikkatinizi; kendi içinizden ve kendiliğinizden dışarıya yöneltmek (diğer insanlara, kitaba, müziğe, vb.) yalnızca panik ataklardan kurtulmanıza yardımcı olmaz; aynı zamanda birlikte vakit geçirilecek çok daha ilginç bir kişi haline gelirisiniz.

    · Okşarken ve okşanırken, olumlu sosyal ilişkiler yoluyla endişelerinizi, gerginliğinizi ve korkularınızı giderirsiniz. Okşanmak için okşamanız, verici de olmanız gerekir, en azından kendi sağlığınız için... · Başkalarına güvenme ve ait olma sosyal bir ihtiyaçtır ve doyurulmalıdır.

    · Bir başkasını sevmek ve ona aşık olmak, hayatı daha güzel görmenizi, neşelenmenizi sağlayacaktır. · Panik atak geçirdiğini diğerlerinin öğrenmemesi için, genelde insanlar eve kapanarak, sosyal ortamlardan kendilerini soyutlarlar. Bu ise panik atakları daha fazla arttırmaktan ve hayatınızı çekilmez kılmaktan başka bir işe yaramaz.

    · Çevrenizde bir sosyal ağ oluşturmaya çalışın. Bu size hem kendi problemlerinizden uzaklaşmayı, hem de hayatı daha pozitif değerlendirmenizi sağlayacaktır. · Unutulmaması gereken bir prensip de; panik atak geçiren tek kişi siz değilsiniz. Etrafınızda haberiniz olmasa da veya size söylemeseler de, aynı problemi yaşayan birçok kişi vardır.

    · Pozitif gruplar içinde yer almaya çalışın. Etkili ve başarılı bir grup için olumlu enerji üretimi gereklidir. İnsanlar birbirlerinin daha iyi olduklarını gördükçe, umut olduğunu fark ettikçe, yalnız olmadıklarını ve kendilerinin de o grubun üyesi olduğunu gördükçe hem grupta, hem de kendilerinde olumlu gelişmeler olmaya başlayacaktır. · Panik ataklarına duyarlı olan kişiler genelde, çok kolay etki altında kalır. Bu nedenle etrafınızda veya bulunduğunuz grupta olumsuz insanları barındırmayın.
     
  4. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Cesaret; zor olan bir şeyi yapmak istemektir. Korkuya rağmen ulaşılması gereken bir amaç için yapılır.
    · Cesaret; panik atak söz konusu olduğunda; kaçma duygusu ortaya çıktığında, bunun geçici olduğunu ve başa çıkmanın en iyi yolunun rahatlamak ve kaçmamak olduğunu bilmektir.
    · Ya panik atak olursa düşünceleri geldiğinde, "ne fark eder, gelirse gelsin, hiç mi yaşamadım" diyebilmektir.


    · Bir yere gitmek isteyip de, panik atak geçirmekten korktuğunuzda, başkalarının önünde aptal durumuna düşmekten çekindiğinizde; "canı cehenneme, kimin umurunda" diyebilmektir.
    · Aslında başkalarının hatalarını ve kusurlarını bağışlamak, kendinizi bağışlamaktır. Eğer birilerini de üzmüşseniz, bunun için özür dileyin, bu sizi rahatlatacaktır.

    · Hayatta her şeyi kontrol altında tutamayacağınızı, sadece olumlu ve iyi şeylere yönelerek kendinizi koruyabileceğinizi unutmayınız. Bunun dışında oluşabilecek kötü şeyler her zaman mümkündür ve çoğu zaman da engelleyemeyiz. Bunlar için de inanç ve iman en iyi ilaçtır.
    · İnsanlar dengede oldukları için genelde değişime karşı dirençlidirler. Değişimin oluşması için, sizleri motive edici kaynaklar bulmalı ve teşvik etmelisiniz. (Örneğin, konsere bilet almak, bir toplantı yada davete geleceğinize söz vermek, vb) · Rahatsız olduğunuz ortamlara girerken, bu ortamlarda kendinizi meşgul edecek uğraşılar bulun (Elişi, kitap okuma, müzik dinleme, vb.)
    · Bütün her şeyi planlayın, sonra da rahatlayın ve dikkatinizi elinizdeki işinize verin. · Dışarı çıkarken; nasıl göründüğünüze değil, kendinizi nasıl hissettiğinize odaklanmalısınız. Ancak giyiniş ve tarzınız da size ayrı bir rahatlık verecektir.
    · Önemli bir olaydan önce biraz heyecanlı olmak normaldir ve olayın önemi sizin heyecanınızı belirleyecektir. Heyecan ve stres olmadan optimum performansa ulaşmanız mümkün değildir, ancak fazlası da olumsuz etki yapar.
    · Normalden daha fazla heyecan duyduğunuzda, kendiniz için olayın önemini en aza indirecek mantık yürütmelisiniz. Örneğin, dünyanın sonu olmadığını, hayatınızı tamamen etkileyemeyeceğini, vb. Böylece kendinize; bunun bir yarış olmadığını, savaş durumu olmadığını söyleyerek, kendinizi yatıştırırsınız.



    Panik atak yaşayan kişiler genelde sabırsızdır. Bunu engellemek için zamanınızı iyi planlayın. Örneğin, randevunuz için evden daha önce çıkmayı deneyebilirsiniz. · Bir anda tek bir şey yapın, her şeyi bir arada yapmaya çalışmayın.
    · Bilinçli olarak yavaş hareket edin. Bu sizin gerginliğinizi azaltarak, daha sakin olmanızı sağlayacaktır.
    · Ya olursa sorularından kurtulmaya çalışmayın. Hatta bu soruları günün bir saatinde cevaplamak için not alın, hepsine birden zaman ayırarak cevap verin. · Ya olursa sorularını cevaplamak için, o konularla ilgili bilgi eksikliklerinizi gidermeye çalışarak, daha fazla detay edinin. Örneğin, trenlerin istasyon aralarında durmasının trafik işaretlerine uymaları gerektiği için olması, uçakların kaza istatistikleri, asansör kazaları ve bozukluklarının giderilmesi gibi.
    · Belirli bir tehlike arzeden durumlarda heyecanlandığınızda yada korktuğunuzda, etrafınıza bakının ve insanları inceleyin. Diğer insanların da endişeli ve korkulu olduklarını göreceksiniz.
    · İnsan olduğunuzu asla unutmayın. Doğal olarak ara sıra sinirlenerek, kızgınlık oluşabilir. Bu anları da sevinçleriniz gibi yaşayın. · Olayları kontrol altına alabildiğinizde, bunları kendi isteklerinize göre yönlendirme gücünü de kazanabilirsiniz. Örneğin, yemek düzensizliği olduğunda panik atak yaşayabileceğinizi biliyorsunuz. Yemek düzenini değiştirip panik atak yaşadığınızda, bunun yediğiniz çikolatalar veya içtiğiniz kahveler sonucunda olduğunu, bedelini de ödediğinizi biliyorsunuz.
    · Kendi ben'iniz de dahil olmak üzere, birileri tarafından gözlenmek kişiyi doğru şeyleri yapmaktan uzaklaştıracaktır. Dikkatinizi ve ilginizi dışınızdaki dünyaya çevirin. Örneğin, 10 dakika odada tüm hareketlerinizi, duygularınızı, düşüncelerinizi, nefes alış - verişlerinizi, kalp atışlarınızı çok dikkatle analiz edin. Ne hissederdiniz?
    · Panik ataklarınız için; iyileşmeyi istemelisiniz, sizi iyileştirecek şeyleri yapmalısınız. Hiç kimse bunları sizin için yapamaz. · Daha önce yapmayı istediğiniz bir şeye veya ilgi duyduğunuz bir alanda çalışmaya yoğunlaşmaya çalışın. Boş olan zamanlarınızı bu alanlara yöneltin, boşlukları saymaktan çok daha iyi olduğu gibi, panik ataklardan da kurtulmanıza yardım edecektir.
    · Zorlandığınız ve çekindiğiniz konularda dayanma gücünüzü teşvik edin, olumlu yönlerinizi görün ve taktir edin. Başardığınızda bu size büyük bir keyif verecek ve dayanma gücünüzü arttıracaktır.


     
  5. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Ofiste panik atak


    Psikolojik hastalıklar gündelik hayatımızı etkilediği gibi iş yaşamımızı da etkiliyor. Bu etkiler ilk başlarda çok gün yüzüne çıkmasa da, bir süre sonra birtakım olaylarla hissedilmeye başlıyor. Özellikle panik atak günümüzde adını sıklıkla duyduğumuz rahatsızlıklardan biri.. Baş dönmesi, dengesizlik, çarpıntı, terleme, titreme, boğulma ya da nefes alamama hissi, göğüste ağrı veya rahatsızlık, bulantı veya karında rahatsızlık gibi belirtileriniz varsa siz de bu gruptansınız.
    Hatta kontrolünü kaybetme ya da delirme korkusu, dahası ölüm korkusu... Peki panik atak ile başa çıkılabilir? Özellikle iş arkadaşınız böyle ise ne yapılabilir?

    Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi'nden Psikiyatri Uzmanı Dr.. Panik atak görünür bir neden yokken, aniden başlıyor ve genellikle hızlı bir şekilde, 10 dakika veya daha kısa bir sürede en şiddetli noktaya ulaşıyor.. Ancak bazen yalnızca 1-2 dakika, bazen de bir saatten daha uzun olabiliyor.


    Panik ataklı ne hisseder

    Atak sırasında kişi şu duygulara kapılır: "Eyvah kalp krizi geçiriyorum", "Kalbim ağzımdan çıkacak", "Boğuluyorum", "Nefesim kesiliyor", "Göğsümü bir yumruk tıkadı", "Dengemi kaybediyorum", "Bayılacağım", "Beyin kanaması geçiriyorum", "Yer ayağımın altından kayıyor", "Aklımı kaçırıyorum", "Çıldırıyorum", "Kontrolümü kaybediyorum", "Yüz felci geçiriyorum", "Kollarım benim değil gibi", "Bacaklarım kopmuş gibi", "Dizlerimin bağı çözüldü ", "Tüm vücudum yanıyor, biber sürülmüş gibi".

    Hastalar kalp krizi geçirecekleri, beyninde önemli bir hastalık olduğu, felç olabilecekleri gibi kuşkularla acil servislere başvururlar. Çoğu zaman yapılan ilk tetkiklerde herhangi bir sorun saptanmamış olmasıyla da yetinmeyip daha ileri tetkik arayışları içine girerler.. Atak sonrasında kişide yeni bir atak daha yaşayacağı ya da atak sırasında ortaya çıkan bedensel duyumlarla ilgili yoğun endişe vardır. Aynı korkularla hastaların bir kısmı evde yalnız kalamama, kalabalık yerlere girememe gibi kaçınma davranışı gösterir ki bu durum kişinin mesleki ve sosyal yaşantısını ileri derecede kısıtlayabilir. Örneğin bir üniversite öğrencisi okula ancak babasının eşliğinde gitmeye başlar..

    Ofis içinde panik atak

    Psikolog Işın Akı'ya göre, panik ataklı çalışan, çalışma ortamında kendini belli eder. Bazı fizyolojik ipuçları verir. Kendini baskı altında hissettiği için patlayacak gibi davranır. Üzerindeki iş sorumluluğunu başka insanlara yönlendirmeye çalışabilir. Grup içinde dikkat çekici davranışları varsa sosyal ortamlardan, grupla çalışmaktan kaçabilir.. Ailesi bu kişideki değişiklikleri görebilir. Sık sık devam eden terleme, iç sıkıntısı tepkileri, acelecilik, bana bir şeyler oluyor duygusu ile aileyi de tedirgin eder. Aile, bu şikayetin fiziksel olabileceğini düşünerek onu doktorlara götürür.. Aile de sürekli fiziksel bir şeyin yok diyerek onu ikna etmeye çalışır.


    İş görüşmelerinde de belli oluyor

    Bu kişiler, bu özellikleri ile barışık olmadıkları için, durumlarının anlaşılacağından korkarak strese girerler veya bu özellikleri nedeniyle işlerini aksatacakları, iletişim kuramayacakları için de stres yaşarlar. İş görüşmelerinde kendilerini belli ederler. Fiziksel olarak kızarma, kalp çarpıntısı yaratarak onun etkisi ile seste değişme, panik halde olduğu için bakışlara yansıması, göz temasından kaçma, ellerde terleme, bir an önce bu konuşma bitsin gibi acelecilik. Beden duruşu olarak kendine güvensizlik... Anlaşılmak istememe nedeniyle kapalı beden duruşu görülür.

    Çözüm ise, psikiyatrik ve/veya psikolojik terapi. Terapilerde, öncelikle bu duruma sebep olan olay-olaylar bulunuyor. Kişilik özelliğine ve soruna göre pek çok terapi tekniğinden en uygun olan uygulanıyor. Belki de başta geleni Semra Kaya Baripoğlu hastalıkla ilgili bilgi verdi Yaklaşık 15-20 dakika sürüp sona eriyor Sorunun psikolojik olduğunun anlaşılıp bir psikiyatra yönlendirilene kadar hastaların çoğu beyin tomografisi, beyin MR'ı, kalp anjiografisi gibi son derece pahalı, zahmetli ve riskli tetkikler yaptırırlar Araba kullanamayan, boğaz köprüsünden geçemeyen, otobüse, vapura binemeyen, işini bırakan, ya da yıllarca tatile gidemeyen hastalar vardır Örneğin; yalnız bana bir şey olur da kimse yanımda olmazsa, ben bununla (iş veya durum) "nasıl başa çıkabilirim?" diye düşünürse, kendini bir grubun içine atmaya çalışır Sonunda fiziksel değil psikolojik olduğu ortaya çıkar
     
    Son düzenleme: 17 Kasım 2008
  6. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Kalp Krizi İle Panikatak Farklıdır


    Panik atak, korku ve huzursuzluk durumunun olduğu anda başlar. Ancak, bu hastalar hep kalp krizinden şüphelenirler.

    Panik atakta yaşananlar

    Önce çarpıntı başlar.

    Zaman zaman göğüste, kalp üstünde ağrılar olur, saplanıp geçer ve kısa sürelidir.

    Göğüste sıkışma, nefes darlığı, terleme ateş basması görülür.

    Sol kola vuran ağrı ve uyuşma ortaya çıkar.

    Dikkat dağıtılınca, hareket edince, efor sarf edince geçer.

    Dinlenince artar.

    Çarpıntı dinlenince artar.

    EKG de kalp hızında artış olur. (Taşikardi)

    Ağrıyan yer parmakla gösterilir, sınırlı bir alanda ve geçicidir.

    Ağrı yayılmaz ve gelip geçicidir.

    Çoğunlukla tansiyon yükselir.

    Midede bulantı hissi olabilir ama kusma olmaz.



    Kalp krizinde yaşananlar

    Çarpıntı göğüsteki ciddi, ağır bir ağrı krizini takip eder.

    Ağrı göğsün ortasındadır ve süreklidir.

    Hareket ve eforla ağrı artar.

    Dinlenince azalır ya da geçer.

    Çarpıntı dinlenince azalır.

    EKG'de, kalp ritminde anormallikler saptanır.

    Göğüs ağrısı çok şiddetli ve 15-20 dakikadan uzun sürer.

    Müdahale edilmediğinde 5-6 saat dahi sürebilir.

    Ağrı gittikçe artar tüm göğse yayılabilir.

    Pozisyon değiştirince ağrının yeri değişmez.

    Ağrı çeneye, boğaza, sırta veya mideye doğru yayılabilir.

    Çoğunlukla tansiyon düşer.

    Bulantı ve kusma olur.

    Ataklar 10 dakika sürüyor

    Panik atak; aniden başlayıp, rahatsızlığın en geç 10 dakika içinde en üst düzeye ulaştığı bir kaygı nöbetidir. Evhamlı olan bu hastalar bazen tahlillere de güven duymaz. Durumu anlayan bazı doktorlar ise kişi psikiyatrise sevk eder. Tedavi görmeyen panik bozukluk hastalarının yüzde 20-25 arasında kalp-damar hastalıklarına yakalandıkları saptanmıştır. Sürekli endişe ve korkuyla kalp yorulur. Bunun üzerine kolesterol da eklendiği zaman tıkanma riski artar.
     

Bu Sayfayı Paylaş