Ozan Arif(OZAN ARİF KİMDİR )

'Biyografi & Otobiyografi' forumunda Fatma tarafından 22 Eylül 2008 tarihinde açılan konu

  1. Fatma

    Fatma Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ozan Arif(OZAN ARİF KİMDİR ) konusu
    Ozan Arif saz omuzda,
    Yoktur Başka dostumuzda,
    Yaradan var üstümüzde,
    Kula minnet etmem gayri.




    OZAN ARİF KİMDİR
    [​IMG]
    ÖZ GEÇMİŞİ

    Ozan Arif Giresun`un Alucra ilçesine bağlı şimdiki ismi ile Yükselen eski adı ile Hapu köyünde 10 Haziran 1949`da doğdu. Babası yörenin sevilen simalarından rahmetli Muharrem Çavuşun (Muharrem Şirin) oğlu Mehmet Bey, annesi Fatma hanım da, yine komşu köy Demirözü`nden aynı şekilde sevilen rahmetli Gençağa Eşkünoğlu`nun kızıdır.

    Babasının memuriyeti dolayısıyla, ilk ve ortaokulu Samsun`da bitirdikten sonra, hayli kalabalık olan ailesine kısa zamanda maddi yardım yapabilmek düşüncesiyle öğretmen okuluna başladı. 1969-1970 döneminde Perşembe İlköğretim Okulundan mezun oldu. Okul süresi boyunca kışları okuyup yazları rençperlik yapan bir öğrenci idi. İlk göreve başladığı okul, ailesinin bulunduğu Samsun`da Karaoyumca köyündeki ilkokuldur. Bir yıllık stajyerlik süresinden sonra, yine Samsun`da Devgeriş köyüne tayin oldu. 1972 yılında yine aynı köyde stajyerlik yapmakta olan ve ona ömrü boyunca en büyük desteği veren Süheylâ hanımla evlendi. Devgeriş köyünde beş yılı öğretmenlik, dört yılı ise okul müdürlüğü olmak üzere dokuz yıl hizmet vermiştir. İnançlarından ve prensiplerinden asla taviz vermeyen bir kişiliğe sahip olan Ozan Arif, o devrin yöneticilerinin büyük baskısı ile, maalesef 1979 yılında öğretmenlik mesleğinden ayrılmak zorunda bırakılmıştır. Öğretmenlik mesleğini çok seven Ozan Arif`in çok başarılı takdirnamelerle dolu meslek hayatına rağmen, o günün şartlarında başka bir tercihi de kalmamıştı.​




    ::::::::::::KONSERLERİ:::::::::::​



    1964`ten bugünlere kadar nerdeyse kırk yıl boyunca Türkiye`de pek çok ilde, ilçede, köyde ve beldede verdiği binlerce konser haricinde Türkiye dışında Fransa, Avusturya, Almanya, Amerika, Belçika, Hollanda, İngiltere, Avustralya, Kanada, Danimarka, İsveç ve İsviçre gibi ülkelerin birçok şehrinde sayısı bilinmeyecek kadar çok konserler verdi.

    Yukarıdaki ismi geçen şehirler ve ülkeler haricinde Ozan Arif Endonezya, Malezya, Singapur, Tayland, Flipinler, Pakistan, Hindistan ve Yeni Zelanda`ya da gidip kültürel etkinliklerde bulundu. ​



    :::::::::::::ÖDÜLLERİ:::::::::::​


    Güzel sanatlara yeteneği, şiire ilgisi ve özellikle şairliğe olan kabiliyetinden dolayı okul çağlarında şiir ve resim dallarında birincilikler ve ödüller almaya başlayan Ozan Arif`in başarıları hayatının ileriki yıllarında yöresel sınırları aşıp Türkiye genelinde de devam etti.
    Birçok şiir ve Halk Edebiyatı yarışmalarında üstün başarı gösteren Ozan Arif`in Türk Halk Edebiyatı`nın şiir, atışma, muamma, irticalen şiir söyleme, lebdeğmez (dudakdeğmez), güzelleme ve diğer dallarında çeşitli tarihlerde aldığı Türkiye birincilikleri, sertifikalar ve ödüller vardır.
    Bunların yanında Konya`da Türkiye Aşıklar Bayramı`nda değişik yıllarda, değişik dallarda birincilikler elde eden Ozan Arif, yine Konya Aşıklar Bayramı`nda 1976, 1977 ve 1978 yıllarında her dalda altın madalya kazanmıştır.
    Lakin kendisi onun için en büyük ödülü şöyle ifade ediyor:
    "...ortaokul çağlarında çocuk yaşta bu sevdaya gönül vermişim. O yaşlardan beri verdiğim mücadelenin karşılığını, tertemiz yüreklerde sevgi sarayları kurarak aldım. Ülküdaşlarımın sevgi ve muhabbetinden daha büyük beşeri ödül olamaz." ​



    :::::::::::ŞİİRLERİNDEN::::::::::::::​




    KENDİ ŞİİRİYLE OZAN ARİF...

    Tevellüt; kırkdokuz, adım Arif`tir.
    Soyadım kütükte Şirin bilinir.
    Giresun, Alucra, Hapu köyünden,
    Soyumu sopumu sorun bilinir.

    Ozan diye tanır tanıyan beni,
    Gönlümde yaşatmam garezi, kini,
    Ve lâkin memleket, millet haini
    Olanlarla aram serin bilinir.

    Siz sakın sanmayın el vurdu bana;
    Öpmeye kalktığım el vurdu bana,
    Bülbül idim bülbül, gül vurdu bana,
    O yüzden dertlerim derin bilinir.

    Hakkımda istenen ceza çok benim.
    İpe de çekseler, korkum yok benim.
    Allah`a çok şükür, alnım ak benim.
    Bekleyin... Sabredin... Durun bilinir.

    Ben Arif`im, baba bildim devleti.
    Benim işim uyandırmak milleti.
    Söylediğim bu destanın kıymeti,
    Bugün bilinmezse, yarın bilinir.​

    **********************************************************



    İŞ İŞTEN GEÇER

    İbret al gardaşım az kulak ver de,
    Ar`ım dersin amma, iş işten geçer,
    Kızıl âfat girer ise bu yurda,
    Zorum dersin amma, iş işten geçer.

    Üzülerek söylüyorum saz ile,
    Bu sözlerim kafanıza yazıla,
    Mavi, yeşil, beyaz döner kızıla,
    Sarım dersin amma, iş işten geçer.

    Tarlana tohumu mecbur ekersin,
    Ak alından emek teri dökersin,
    Hasatı el yapar boynun bükersin,
    Darım dersin amma, iş işten geçer.

    Dersin ki; benim de bir törem vardı,
    Davul zurnam ile kanım kaynardı,
    Erzurum`da dadaşlarım oynardı,
    Barım dersin amma, iş işten geçer.

    Varlığını göster gardaşım önce,
    Destek ol hemşerim ülkücü gence,
    Kızıl balyoz kuş beynine inince,
    Varım dersin amma, iş işten geçer.

    Arif`im sözümü yayın bucağa,
    İnciri dikerler senin ocağa,
    Her gece verirler başka kucağa,
    Karım dersin amma, iş işten geçer​
     

Bu Sayfayı Paylaş