Otuz Dokuz Basamak - John Buchan

'Kitap, Resim ve Dergi' forumunda Mavi_Sema tarafından 30 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Otuz Dokuz Basamak - John Buchan konusu
    Otuz Dokuz Basamak - John Buchan kitap tanıtımı - kitap özeti





    Kitabın künyesi


    Otuz Dokuz Basamak
    Orjinal isim: The Thirty-Nine Steps
    John Buchan
    Altın Bilek Yayınları / Dünya Edebiyatı Dizisi
    İngilizce (Orjinal Dili:İngilizce)
    164 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 20 cm
    ISBN : 9786055831165
    2010
    Çeviri : Özge Onan

    Kitap hakkında

    Uzun süre Afrika'da yaşamış olan Richard Hannay İngiltere'ye döndüğünde kendini, tüm Avrupa'yı savaşa sürükleyecek sansasyonel bir komplonun içinde bulur.

    Dairesinde bir cesetle karşılaşan Hannay'in, hem komplocuların hem de ülkenin polis kuvvetlerinin dikkatini çekmesiyle öykü nefes kesici bir takibe dönüşür.

    Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasından hemen önceki yaz aylarında geçen Otuz Dokuz Basamak, şimdiye kadar yazılmış en iyi ve en başarılı gerilim hikâyelerinden biri kabul edilir.
    Otuz Dokuz Basamak'ın önemi, sadece ilk gerçek casus macerası olması değil, aynı zamanda o dönedeki sosyal ve politik olayları yansıtmış olmasıdır. Buchan'ın bazı varsayımları bugün sorgulanabilir, ama bu varsayımların o dönemin ve Buchan'ın ait olduğu sınıfın özellikleri olduğu unutulmamalıdır. Otuz Dokuz Basamak birçok kez filme alınmıştır, fakat hala beyaz perdeye ilk aktarımı olan, Alfred Hitchcock'un yönettiği, başrolünü Robert Donat'ın oynadığı siyah beyaz versiyonu en iyisidir.

    Heyecanlı bir tavırla "Kapı kilitli mi," diye sordu ve kapının zincirini kendi elleriyle taktı.

    "Çok üzgünüm," dedi mahcup bir tavırla, "Bu büyük bir küstahlık, ama siz bunu anlayabilecek bir adama benziyorsunuz. İşler sarpa sarmaya başladığından beri, bir haftadır aklımda siz varsınız. Bana bir iyilik yapar mısınız?"

    "Sizi dinleyebilirim," dedim. "Ancak bunun için söz verebilirim." Bu sinirli adamın tuhaf tavırları beni germeye başlamıştı.

    Komşum, yanında duran sehpadaki içki tepsisinden kendisi için sert bir viski soda hazırladı. Bardağı üç yudumda bitirdi ve sehpaya koyarken çatlattı.
    "Özür dilerim," dedi, "Bu akşam biraz huzursuzum. Çünkü şu anda ben ölü bir adamım."
    Koltuğa oturup pipomu yaktım.
    "Bu nasıl bir his," diye sordum. Artık delinin tekiyle uğraştığımdan oldukça emindim.

    Yorgun yüzünde bir gülümseme belirdi. "Hayır, henüz delirmedim. Bakın bayım, bir süredir sizi izliyordum ve serinkanlı biri olduğunuzu düşünüyorum. Ayrıca dürüst biri olduğunuzu ve cesaret gerektiren işlerden korkmayacağınızı da düşünüyorum. Size sırrımı anlatacağım. Şu anda dünyadaki herkesten daha çok yardıma ihtiyacım var ve size güvenip güvenemeyeceğimi bilmem gerekiyor."
    (Tanıtım Bülteninden)


    Kitap kapağı

    [​IMG]
     

Bu Sayfayı Paylaş