Otistik Çocuklarin egitimi

'Çocuk Sağlığı ve Bakımı' forumunda Dine tarafından 3 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Otistik Çocuklarin egitimi konusu EĞİTİM:
    Otizmin tedavisi konusunda yapılan birçok çalışma sonucuna göre,en iyi tedavinin eğitim olduğu anlaşılmıştır.Bu nedenle otistik çocukların eğitimine olabildiğince erken yaşta başlamak çok önemlidir.Eğitimde öncelikle öğrenmeye hazırlık(göz kontağı,oturma,dikkat süresi),iletişim ve öz bakım becerileri olacak şekilde kolaydan zora doğru bir sıra izlenmelidir.

    Beceri öğretiminde süre;becerinin her bir basamağında,otistik birey beceriyi kendi kendine yardımsız yapabilene kadar devam edilir.

    Beceri öğretiminde ortam;öğreteceğimiz beceriye uygun olmalıdır.(Örnegin, iş fırçalama becerisi öğretilirken,bunu her zaman dişini fırçaladığı banyo ortamında gerçekleştirmek daha uygun olacaktır.)Ayrıca beceri öğretimi yapılacak ortamın, çocuğun dikkatini dağıtacak materyal ve oyuncaklardan arındırılmış olması gerekmektedir.

    Beceri öğretiminde tutarlılık;çocuğun yakın çevresindeki diğer kişilerin de planlanan beceri öğretiminden haberdar edilmesi ve onların da eğitimci gibi davranması sağlanmalıdır.

    Beceri öğretiminde öncelik;öğretimi yapılacak becerinin günlük yaşamdaki yeri ve önemi,o becerinin öncelikli olarak seçilmesinde belirleyici bir ölçüt olmalıdır.(Örn:Özbakım becerileri:tuvalet,yemek yeme,vb) günlük yaşamda daha sık karşılaşılmasından ve kazanılmadığında büyük problemlere yol açabileceğinden dolayı öncelikli olmalıdır.

    Beceri öğretiminde uygunluk;öğretilecek beceriler çocuğun yaşına ve performansına uygun olmalıdır.Örn;3 yaşında olan ve el becerisi yeterince gelişmemiş olan çocuğunuza ayakkabısının bağcığını kendi başına bağlamasına yönelik eğitim vermek uygun değildir.

    Beceri öğretimin de önkoşullar;öğretimi yapılacak beceriler birbirinin önkoşul becerisi olabilmektedir.Örn:tuvalet becerisini kazandırmadan önce,önkoşul beceri olarak uygun oturma becerisinin kazandırılması gerekmektedir.

    Beceri öğretiminde ödüllendirme;bir becerinin yeni öğretilmeye başlandığı zamanlarda çocuğu beceriyi her tamamlayışında ödüllendirmek gerekir.Beceriyi tam olarak yapmaya başladığında ödüller seyrekleştirilir.Ancak sözel övgüler sürekli kullanılmaya devam edilir.

    Eğitim programları yapılandırılmış ortam olarak adlandırdığımız,bir yetişkin ve bir çocuğun birlikte olduğu,çeşitli öğretim tekniklerinin kullanıldığı,uyarıcısız ortamda uygulanır. Çocuğun yapılandırılmış ortamda kazandığı becerileri,başka ortamlarda da kullanabilmesi için uygulanan genelleştirme programları da eğitimde temel taşlardır. Çocuklarımıza olabildiğince erken yaşta teşhis konması,eğitime erken başlanması,çocuklarımız hazır oldukları zaman normal eğitim kurumlarına devam edebilmeleri temel amacımız olmalıdır.

    OTİSTİK ÇOCUKLARIN EĞİTİMİNDE DİKKAT EDİLECEK ÖNEMLİ YAKLAŞIMLAR:
    Otistik çocuklarda sinir sistemine giren uyarıcıların yorumu bir nedenden dolayı yapılamamaktadır.Bu çocukların zekası yerinde olabilmekte,işitebilmekte ve okuyabilmektedirler.Ancak işittiklerini ve okuduklarını anlayamamaktadırlar.Dili algılamada bir nedenden dolayı yetersizlikleri bulunmaktadır.

    Dili algılayamadıkları için dikkatlerini konuşulana ve konuşan kişiye verememektedirler.Birisi konuşurken o kişinin yüzüne bakmamakta ve bunun sonucu olarak diğer insanlardan ve çevreden kopmaktadırlar.Diğer insanların yorumlarını sözel olarak alamadıkları için yüz ifadelerini de yorumlayamamaktadırlar.;Dolayısı ile hem konuşma gelişmemekte,hem de duygularını ifade etmeyi öğrenememektedirler.Bunun sonucu olarak kavramlar gelişmemektedir.

    Kavramların Algılanmasında Güçlük Çıkaran Etmenler

    · Otistik çocukların çoğu tehlikelerin farkında değildir.(Pencere-Trafik)

    · Sözcüklerin mecaz anlamlarını anlamada yetersizdirler(Deyimler ve atasözlerini anlamada güçlük
    çekerler)

    · Zıt anlamlı kelimeleri farklı telaffuz ederler.(Sıcak-Sıcaksız,Soğuk-Soğuksuz)

    · Bazı seslere karşı aşırı duyarlılık gösterirler.(Sevme-Korkma)

    · Geçmişi ve şimdiyi karıştırma,buna bağlı olarak anlamsız gülme ve ağlamalar.(zaman üzüntü ve
    sevincini köreltmez,geçmiş olayı şimdi oluyormuş gibi hatırlarlar)

    · Zamirleri karıştırma.(Kendisinden “o” diye söz etme)

    · Otistik çocuklarda zeka dağılımı da çok değişkendir.Ağır zeka geriliğinden üstün zekalıya dek genişleyen bir yelpazedir. Otistik çocuklar için yaşamın ilk yıllarında(5 yaşından önce) aldığı tedavi ve özel eğitim çok önemlidir.

    Otistik bozukluk konusuna;çocuklarla çalışan herkesin,çeşitli alanlarda çalışan hekimlerin,rehberlik merkezlerinde çalışan psikologların ve eğitimcilerin duyarlı olması gerekir.En ufak kuşkularında çocuk psikiyatrisi klinikleriyle işbirliği yapmaları,bu çocukların daha erken yaşta tanınmalarını ve tedavi programlarının yapılmasını sağlayacaktır.Böylece otistik çocuklar da bireysel özelliklerine göre maksimum performanslarını kullanabilme imkanlarını yakalayabilecek ve toplum içinde daha uyumlu hale gelebileceklerdir.

    Özel eğitim alan,otizm ile ilgilenen tedavi merkezleri ile ilişkisini kesmeyen ailelerin çocuklarında şu ilerlemeler görülebilmektedir: Göz teması sağlanabilmekte, belirgin dil bilgisi hatası yapsa bile konuşabilmekte,ilköğretimi bitirebilmekte,daha sıcak ve cana yakın olabilmektedir.Değişik sosyal ortamlarda(lokanta ve misafirlik gibi) anne-babasını mahcup etmeyip uygun biçimde davranabilmekte,kendi başına yakınlarının evlerine gidebilmekte,tanıdık bakkaldan kendi isteklerini ve annesinin söylediklerinin alıp getirebilmektedir.Ancak bu çocuklar bile halen otistik belirtiler göstermekte olabilir veya belirtilerin izleri görülebilir.

    Otizmi yakından incelediğimizde görmekteyiz ki;
    hiç beklenmedik zihinsel güçleri bazen gösterebilmekte,nasıl işlediğini anlayamadığımız bir mekanizma ile çok karmaşık bir yönergeyi alabilmekte,çok karmaşık bir sözcüğü telaffuz edebilmekte,hiç konuşmayanlar bile bir veya birkaç kez çok anlamlı,spontan bir cümle söyleyebilmektedirler.

    Otistik çocukların %11-34’ü yüksek işlevlidir.Bu çocuklar ifade edilebilir bir dil ve iyi bir zeka düzeyine sahip olgu grubudur. Bireysel ve grup eğitimleri ile belirli bir seviyeye gelen otistik çocuklar kaynaştırma eğitimi alabilirler. Ancak otistik çocukların kaynaştırılacağı okul ve sınıf ortamı önceden düzenlenmelidir.Çocuğun kaynaştırma eğitimi alacağı okulun müdürü,sınıf öğretmenleri,rehber öğretmen ve öğrenciler otistik çocuğun özelliklerini bilmelidir.Okulda otistik çocuğun kabul göreceği bir ortam hazırlanmalıdır.

    Otistik çocukların soyut ifadeleri anlamadaki güçlükleri iletişim kurmalarını engellemektedir.Bu nedenle öğretmen açık ve net bir dil kullanmalıdır.”Ayaklarım beni öldürüyor” ya da “Neredeyse arkadaşının gözünü çıkarıyordu” gibi ifadeler kullanmaktan çekinmelidir.Üst düzey iletişim becerileri olan otistik çocuklar bile çok soyut olan bu kavramları anlamada zorlanacaktır.

    Sınıfa yönergeler verilirken,öğretmen “Şimdi defterlerinizi açın!” ifadesinin yanı sıra “Ali sen de defterini aç!” gibi ifadeler kullanarak,tüm sınıfın yapmasını istediği davranışı otistik çocuğun da yapmasını istediğini belirtmesi anlamayı kolaylaştıracaktır.Anlatılan konunun görselleştirilmesi,ders anlatılırken görsel materyaller kullanılması da özellikle yardımcı olacaktır.

    AİLELERİN KABULLENME AŞAMASINA KADAR GEÇİRDİKLERİ SÜREÇLER:

    1.REDDETME:

    · Şok
    · Konan tanıya karşı duyarsız kalma
    · Konan tanıyı reddetme
    · Değişik çareler arama
    · Hatalı tanı konduğunu ispatlama çabası içerisine girme.

    2.BİLİNÇLİ OLARAK DURUMUN FARKINDA OLMA:

    · Kızgınlık duyma
    · Suçluluk
    · Depresyon
    · Acı ve ıstırap çekme
    · Hayal kırıklığı
    · Utanç duyma
    · Aşırı sorumluluk yüklenme

    3.DÜŞÜNCE VE DUYGUSAL OLARAK KABULLENME:

    · Zamanını ve gücünü çocuğunun eğitimi için harcama çabası gösterme
    · Çocuğuyla ilgili gerçek beklentilerini ortaya koyma
    · Çocuğun eğitimine yönelik çalışmaları,girişimleri arama ve uygun olanların savunuculuğunu yapmak
    · Gerekli merkez ve kişilerle işbirliği kurma çabaları gösterme
    Ailenin ve annenin duyduğu utanç,otistik sürecin daha da katlanmasına yol açar.Kendini iyice suçlu hisseden anne,ona bu duyguları yaşatan çocuğu ile çaresiz bir bilinç dışı çatışmaya düşer.

    Kaynaklar:·
    “Otizm ve Otistik Çocuklar”;Doç.Dr.Nilüfer DARICA,Dr.Ülkü ABİDOĞLU,Dr.Şebnem GÜMÜŞÇÜ
    · “Otizm ve İletişim Problemi Olan Çocukların Eğitimi”;İnci Vural KAYAALP
    · “Yağmur Çocuklar”;Doç.Dr. Barış KORKMAZ
    · “AQ Otistik Zeka ve Seviyeleri”;Selvi Borazancı PERSSON
    · “Biraz Yer Açar Mısınız?”;Nevin ERACAR,Vildan ONUR
    · “Bir Otistikle Yaşamak”;Nevin ERACAR
     

Bu Sayfayı Paylaş