Otİstİk Çocuklarda oyun

'Çocuk Sağlığı ve Bakımı' forumunda Dine tarafından 3 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Otİstİk Çocuklarda oyun konusu Otistik çocuklar, yaşıtları olan sağlıklı çocuklar gibi çevresinde bulunan canlı ve cansız nesnelere karşı ilgi duymaz. Normal gelişim gösteren çocuk, bir yaşından sonra nesnelerle işlevine uygun olarak oynayabilirken, bu durum otistik çocukta görülmez. Otistik çocuk, nesnelere daha çok takıntılı bir tarzda ilgi duyar. Bir oyuncakla, amaca uygun olmayan bir şekilde saatlerce oynayabilir. Örneğin, dolap kapısını defalarca açıp kapatır, ipi saatlerce sallayabilir.
    Otistik çocuk, yaşıtlarına ilgi duymaz; onlarla etkileşimi ya yoktur ya da çok azdır. Bu nedenle sosyalleşmenin ilk temellerinin atıldığı grup oyunlarına ya katılmaz ya da pasif bir oyuncu pozisyonundadır. Sosyal oyunlar yerine yalnız oynamayı tercih eder. Sembolik oyun oynama becerisi oluşmaz. Taklit ve sembolik oyun becerileri yaşı ilerledikçe de pek gelişme göstermez; ancak yapılandırılmış ortamlarda sosyal ve sembolik oyunlar oynama becerileri kazandırılabilir.
    Otistik çocuklara oyun oynatmanın temel amacı, sosyal ve iletişim becerilerini artırmak olmalıdır. Bu amaç doğrudan belirtilmez; çünkü uzun vadede kazandırılması hedeflenir. Kısa vadeli amaçlar her oyundan önce belirlenir.
    Çocuğun ilgisi doğrultusunda ve taklit becerisine göre basit oyunlarla başlanılmalı, sonra giderek karmaşık oyunlara geçilmelidir. Aşağıda verilen oyunlar, çocuğun durumuna göre değiştirilerek oynatılabilir. Daha çok ve çeşitli oyun öğrenmek isteyen ana babalar ve eğitimciler, okul öncesi eğitim veren kurumlardan destek alabilir.
    Bu oyunlar, oyun başlatmada ve oyunu sürdürmede yetersiz olan zihin engelli çocuklara da oynatılabilir. Çocuk, ilk başlarda grup oyunlarına katılmayı reddedebilir, oyunu bitirmeden kaçabilir, olumsuz davranışlar sergileyebilir; ancak ödül kullanılarak ve yapılandırılmış ortamda basit oyunlarla başlanırsa, belli bir süre sonra çocuk oyundan zevk almaya başlar ve bazen doğal ortamlarda bile oyunu kendisi başlatır. İlk zamanlarda somut ödüller, çocuğu oyuna alıştırmak amacıyla sık sık kullanılmalıdır; sonra somut ödüllerin yerini sosyal ödüller almalıdır. Çünkü çocuğun amacı ödül kazanmak değil, oyundan zevk almak olmalıdır. Çocuk, oyunu ödüle giden bir yol olarak görmemeli, onun için oyunun kendisi ödül olmalıdır.
    Oyun oynama becerisinin kazandırılması için en çok ihtiyaç duyulan ipucu, model olmadır. Bu nedenle oyunlarda normal çocukların da bulunması yararlı olmaktadır.
    Hayali oyunlar öğretilirken hayvan taklitleri yapması istenmelidir. Örneğin, “köpek gibi havla”, “kuş gibi öt”, “kuzu gibi mele”, “kedi gibi miyavla”, “araba gibi ses çıkar” vb yönergelerle ve yardımla hayali oyunlar oynatılabilir. Ayrıca, “haydi banyo yapalım”, “yemek yiyelim”, “elbise ütüleyelim”, “bebeğine yemek yedirelim”, “bebeğini uyutalım”, “kediye mama verelim” vb hayali oyunlar, minyatür oyuncaklarla karşılıklı olarak oynanabilir. Trencilik, hasta-doktor, hırsız-polis vb sembolik oyunlar da oldukça yararlıdır.
     

Bu Sayfayı Paylaş