Orta Yaştaki Erkeklerde Böbrek Kanseri

'Genel Sağlık' forumunda Dine tarafından 1 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Orta Yaştaki Erkeklerde Böbrek Kanseri konusu
    Orta Yaştaki Erkeklerde Böbrek Kanseri

    Böbrek kanserleri erken dönemde saptandığında cerrahi ile tam tedavi şansı yüksek olan kanserlerdir Genellikle 50-70 yaşları arasında ortaya çıkar ve erkekte kadına göre 2-3 kat daha fazla görülürler
    [​IMG]


    Böbrek kanserinin nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir ancak bazı risk faktörlerinin bu hastalığa yakalanma oranını arttırdığı belirlenmiştir Böbrek kanseri büyüdükçe etrafında yer alan lenf bezleri, karaciğer, kalın barsak ve pankreasa yayılabilir Bunun yanında, ana tümörden kopan tümör parçaları vücudun diğer uzak taraflarına giderek yerleşebilir ​

    Böbrek kanserinin bilinen risk faktörleri

    *Sigara
    *Aile öyküsü
    *Diyet
    *Yüksek tansiyon
    *Şişmanlık
    *Mesleki risk faktörleri: Çelik endüstrisi, petrol, kadmiyum, kurşun endüstrisinde çalışmak ve asbestoza maruz kalmak
    *Radyasyon
    *Kronik böbrek yetmezliği nedeniyle uzun süreli diyaliz tedavisi görmek
    *Hemodiyaliz programında olan hastalarda böbrek kisti ve böbrek kanseri riski daha fazladır​

    Böbrek kanserleri erken dönemlerinde sıklıkla herhangi bir belirti veya şikayet oluşturmaz Böbrek kanserinin büyümesi ile birlikte bazı belirtiler ortaya çıkabilir Bunlar; ​


    Belirtileri neler?

    *İdrarda kan varlığı: Gözle görülebilen kanama veya sadece idrar tahlilinde görülebilen mikroskobik kanama şeklinde olabilir​

    *Böbrek muayenesinde ele gelen kitle​

    *İştahsızlık​

    *Kilo kaybı​

    *Tekrarlayan ateş​

    *Devamlı olabilen yan ağrısı​

    *Genel halsizlik ve kendini kötü hissetme​

    *Tansiyon yükselmesi ve anemi (kan değerlerinde normalin altına inme) böbrek kanserlerinde görülebilir ​

    Yukarıda bahsedilen belirtiler böbrek kanseri dışındaki hastalıklarda da gözlenebilir Bu belirtileri olan kişiler doğru teşhis ve tedavi için en kısa zamanda bir üroloji uzmanına başvurmalıdır Ancak unutulmamalıdır ki erken dönem böbrek kanserlerinde hiçbir belirti olmayabilir Bu nedenle doktora başvurmak için yukarıda bahsi geçen belirtilerin ortaya çıkması beklenmemelidir Zira erken dönemde yakalanan böbrek kanserlerinin tedavi başarısı ve buna paralel olarak da tedavi sonrası yaşam süresi çok daha fazladır​

    Böbrek kanserleri iyi ve kötü huylu olabilirler Çok sık görülen ve çoğu zaman rastlantısal olarak fark edilen böbrek kistleri özellikle basit böbrek kistleri- iyi huylu kitleler olup kanserden tamamen farklıdır Ancak böbrek kisti saptanan hastalar gereksiz yere paniğe kapılır ve tedavi arayışı içine girerler Gerçekte böbrek kistleri çoğu zaman tedaviyi bile gerektirmezler, yalnızca izlemek hemen daima yeterli olur ​

    Böbrek kanserinin tanısı için araştırmalar tıbbi hikaye, muayene ve genel sağlık durumunun değerlendirilmesi amacıyla kan ve idrar örnekleri alınmasıyla başlar Bunun yanı sıra böbrek ve çevre organların değerlendirilmesi amacıyla da çeşitli radyolojik tetkiklerden faydalanılmaktadır Bunlar arasında ultrasonografi, İVP, bilgisayarlı tomografi, MRI gibi tetkikler yer alır Bir kez böbrek kanseri ön tanısı konulduktan sonra hastalığın yayılım derecesi anlamak amacıyla doktorunuz ek tetkikler isteyebilir​


    Böbrek kanserlerinde tedavi
    Cerrahi tedavi

    Böbrek tümörünün tedavisi hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve kanserin yayılım derecesine (evre)göre belirlenir Böbrek kanserlerinde birinci basamak tedavi cerrahi yöntemle mevcut kanserli dokunun tamamen çıkarılmasıdır Ancak unutulmamalıdır ki cerrahi ile tam tedavinin sağlanabilmesinde kanser derecesi ve evresi çok önemlidir ​

    Erken saptanabilen böbrek kanserlerinde cerrahi ile tam tedavi sağlama şansı oldukça yüksektir Kanserin evresi, büyüklüğü ve sayısına göre değişmek üzere radikal operasyon (böbrek, böbrek üstü bezi ve etrafındaki zar ve yağ tabakaları ile birlikte tamamen çıkartılması) yada parsiyel operayon (kısmi olarak yalnızca tümörün çıkarılması) söz konusu olabilir Cerrahi teknik cerrah tarafından belirlenmek üzere açık operasyon yada laparoskopik denilen kapalı yöntemle olabilir Kalan böbrek normal ise, hastalıklı böbreğin alınması böbrek fonksiyonları açısından herhangi bir sorun yaratmaz Çıkarılan örnekler histopatoloji yöntemiyle incelenir ve tümörün cinsi, karakteri ve yayılım derecesi belirlenir Bu, hem tanıyı kesinleştirir hem de yayılım hakkında bilgi verir ​

    İmmünoterapi

    Ameliyattan sonra hastalığın derecesine göre gerekirse immünoterapi denilen ek bir tedavi yöntemine başvurulabilir Biyolojik tedavi (immünoterapi) aslında vücutta da doğal olarak üretilen savunma sisteminin silahları olarak nitelendirilebilecek maddelerin dışarıdan vücuda verilmesi suretiyle biyolojik yapının daha iyi kullanılmasını ve güçlendirilmesini amaçlar Bu maddelerin uygulanması bir program dahilinde olmaktadır ​

    Yan etkileri nedeniyle son derece dikkatli ve deneyimli merkezlerde uygulanması uygundur Biyolojik tedavi sırasında hasta yan etkilerinin izlenebilmesi için çoğu kez hastanede kalır Bu tedaviler yan etki olarak kas ağrısı, halsizlik, dikkat kaybı, ateş, kusma ve ishale neden olabilir Hastalar genelde kendilerini çok yorgun hissederler Bazılarında deri dökülmesi olur Bu problemler çok ciddi olabilir ama tedavi bitince bu etkiler kaybolur ​

    Radyoterapi

    Radyasyon tedavisi vücut dışındaki radyoaktif bir kaynaktan gelen yüksek enerji içeren ışınların kanser hücrelerini öldürmek için kullanılmasına dayanır Kemik tutulumu olan hastalarda kullanılmaktadır​

    Kemoterapi

    Kemoterapi kanserli hücreleri öldürmek için ilaç kullanılmasıdır Diğer bir çok kanserde etkili olmasına rağmen böbrek kanserinde çok sınırlı bir etki gösterir Buna rağmen araştırmacılar yeni ilaç ve ilaç kombinasyonlarını denemektedirler​

    Hormon tedavisi

    Hormonlarla hücrenin büyümesi kontrol altına alınmaya çalışılır Hormon tedavisi ilerlemiş böbrek kanserlerinde kullanılır​

    Takip

    Akılda tutulması gereken önemli bir nokta böbrek kanserlerinde cerrahi tedavi sonrası uzun yıllar boyunca düzenli takiplerin hastalığın kontrolü açısından önemli olduğudur​
     

Bu Sayfayı Paylaş