Orhan Veli Kanık - Orhan Veli Kanık Kimdir - Orhan Veli Kanık Eserleri ve Yaşamı

'Şairlerimiz Ve Şiirleri' forumunda Mavi_Sema tarafından 27 Haziran 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Orhan Veli Kanık - Orhan Veli Kanık Kimdir - Orhan Veli Kanık Eserleri ve Yaşamı konusu Orhan Veli KANIK (1914–1950)
    Temel Britannica


    Türk şiiri­ne yeni bir anlayış getiren Orhan Veli Kanık, Garip hareketi ya da Birinci Yeni adıyla anılan şiir akımının öncülüğünü yaptı. İstan­bul'da doğan Orhan Veli, Galatasaray Lisesi' nin ilkokul bölümünde başladığı öğrenimini Ankara'da sürdürdü. Lise öğrenimi sırasında Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday ile tanıştı. 1932'de liseyi bitirdikten sonra İstan­bul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne girdi, ama öğrenimini yarıda bı­raktı. Bu arada Varlık dergisinde ilk şiirlerini yayımlamaya başladı. 1936'da Ankara'ya döndü, PTT Genel Müdürlüğü'nde memur­luk yaptı; daha sonra Milli Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu'nda çalıştı. 1947'de bu ku­rumdan istifa etti. Şairlikle memurluğun bağ­daşamayacağı düşüncesiyle de başka bir işe girmedi. 1 Ocak 1949'da Ankara'da çıkarma­ya başladığı 15 günlük Yaprak dergisinin yayımını 15 Haziran 1950'ye kadar, 28 sayı sürdürdü. Derginin yayımına son verdikten sonra İstanbul'da yaşamaya başladı. Kısa bir süre için tekrar gittiği Ankara'da bir gece karanlık nedeniyle göremediği bir çukura düşerek hafifçe yaralandı. İstanbul'a döndükten kısa bir süre sonra da beyin kanamasından öldü.
    Orhan Veli'nin 1936-37 yıllarında, bir bölü­münü "Mehmet Ali Sel" takma adıyla yayım­ladığı ilk şiirlerinde Baudelaire, Rimbaud, Verlaine gibi simgeci Fransız şairleri ile ülke­mizde onların etkisinde kalmış olan Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Muhip Dıranas gibi şairlerin etkileri görülür. Hece ölçüsünde ve uyaklı olarak yazılan bu ilk ürünlerde geçmişe özlem, çocukluk anıları, sevgi, umutsuzluk gibi duygusal ve bireysel konular ağırlıktadır. Şiirdeki yeteneğini ortaya koyan bu ilk örnek­lerden sonra Orhan Veli, geleneksel şiirle, söz sanatlarıyla, seçkin sözcüklerle, şairanelikle, ölçü ve uyakla ilgisi olmayan yeni bir şiire yöneldi. Daha sonra Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile birlikte çıkardığı Garip (1941) adlı kitapta toplanan bu kural tanımayan ve şaşırtıcı şiirlerde yaşamak için didinen çoğun­luğun beğenisini yakalamayı amaçladı.
    Süssüz, dolambaçsız, yalın bir söyleyişi benimsedi, halktan kişilerin yaşamlarını şiire soktu. İkinci kitabı Vazgeçemediğini de (1945) genellikle Garip çizgisini sürdürmekle birlikte şiirinde bazı değişiklikler yaptı. Des­tan Gibi'de (1946) halk şiirinden yararlandı. 1947'de yayımladığı Yenisi ve 1949'da yayım­ladığı Karşı'da şiirini daha olgunlaştırdığı gibi toplumsal ve siyasal düşüncelerine de şiirle­rinde yer vermeye başladı. Kitaplaştıramadığı son şiirlerinde de bu çizgiyi sürdürdü. Yaprak dergisinde yer alan düzyazılarında demokrasi, insan hakları, düşünce özgürlüğü konularını işledi.
    Türk şiirinde önemli bir çığırın açılmasına ön ayak olan Orhan Veli, şiir anlayışını yalnızca şiirleriyle değil, yazılarıyla da ortaya koymaya çalıştı. Garip'e Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile birlikte yazdığı ünlü önsözde şiir hakkındaki düşüncelerini açıkladığı gibi çeşitli gazete ve dergilerde bu konuda yazılar yazdı. Orhan Veli'nin kitaplarında topladığı şiirleri ile kitaplarına girmeyen şiirleri Bütün Şiirleri başlığı altında birçok kez basıldı. Nasreddin Hoca fıkralarını şiirleştirerek Nas­rettin Hoca Hikâyeleri (1949) adıyla yayımla­dı. Gazete ve dergilerdeki yazıları da Bütün Yazıları (1982) genel başlığı altında iki cilt olarak yayımlandı.

     

Bu Sayfayı Paylaş