Okyanus Nedir - Deniz Nedir - Okyanuslar ve Denizler

'Doğa ve Bitkiler' forumunda SeLeN tarafından 15 Ekim 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Okyanus Nedir - Deniz Nedir - Okyanuslar ve Denizler konusu Okyanus Nedir - Okyanusların Denizlerle Karşılaştırılması - Deniz Nedir

    Yerküre’nin çukur yerlerini dolduran ve birbiriyle bağlantısı bulunan su kütleleri okyanusları ve denizleri oluşturur.

    Okyanus : Kıtaları birbirinden ayıran geni su kütlelerine okyanus denir. Örnek : Atlas Okyanusu, Büyük Okyanus (Pasifik Okyanusu), Hint Okyanusu

    Deniz : Okyanusların kıta içlerine doğru uzanan kollarına deniz denir. Denizler okyanuslarla bağlantılarına göre ikiye ayrılır.

    Kenar Deniz : Okyanus kıyılarında, okyanuslardan adalarla ayrılan denizlere denir. Örnek : Japon Denizi, Çin Denizi (Sarı Deniz), Umman Denizi, Kuzey Buz Denizi, Antiler, Tasman Denizi, Mercan Denizi, Bering Denizi, Karayip Denizi

    İç Deniz : Okyanuslara boğazlar aracılığıyla bağlanan kara içlerine sokulmuş denizlere denir. Örnek : Akdeniz, Kızıldeniz, batlık Denizi, Karadeniz, Marmara Denizi, Azak Denizi


    Deniz suyunun Sıcaklığı

    Deniz suyu sıcaklığının yatay dağılışı enleme, akıntılara, mevsime, yoğunluğa (tuzluluğa) buzullarla bağlı olarak değişir. Denizlerde bulunan buzullar iki türlüdür.

    Aysberg (Buz dağı) : Buzullardan kopup, denize kadar ulaşan kalın buzul parçaları deniz içinde ilerlemeye devam eder. Buzun yoğunluğu, deniz suyunun yoğunluğundan az olduğu için su tarafından kaldırılır. Yüzlerce metre kalınlıkta ve kilometrelerce uzunluktaki bu buz dağlarına aysberg denir.

    UYARI : Deniz suyu sıcaklığını etkileyen temel etken enlemdir. Ekvator’a yakın enlemlerde deniz suyu sıcaklığı yüksektir. Kutuplara yaklaştıkça su sıcaklığı azalır. Tatlı su 0° C de donar. Tuzlu su ise yaklaşık -2°C donar. Bu nedenle Ekvator’dan kutuplara doğru deniz suyunun donma olasılığı artar. Kutup çevrelerinden denizlere katılan aysbergler akıntıların etkisiyle Kuzey Yarım Küre’de 40° enlemine, Güney Yarım Küre’de ise 35° enlemine kadar inebilir.

    Bankiz : Kutup çevresindeki denizlerde, suyun donması ile oluşan buz kütleleridir. Donma, kıyılarda başlar ve sıcaklık düştükçe artar. Deniz yüzeyini kaplayan buz kristalleri gittikçe kalınlaşır, Buz tabakası halini alır. Bankiz adı verilen buz tabakası yaz aylarında sıcaklığın artması ile küçülerek dağılır.


    Deniz Suyunun Tuzluluğu

    Bir litre deniz suyunda erimiş halde bulunan madensel tuzların gram olarak ağırlığına tuzluluk oranı denir. Deniz suyunun tuzluluğu litre/gram ya da %0 olarak ifade edilir. Tuzluluk oranı okyanuslarda %0 33,5 - %0 37,5 arasında, denizlerde %0 1,5 - %0 65 arasında değişir. Deniz suyunun tuzluluğunu değiştiren etmenler aşağıda sıralanmıştır.

    Buharlaşma : Deniz suyunun buharlaşması tuzluluğunu artırır.

    Yağış Miktarı : Yağış miktarı arttıkça deniz suyunun tuzluluğu azalır.

    Akarsu Sayısı ve Akım Miktarı : Denize ulaşan akarsu sayısı ve akarsuyun taşıdığı su miktarı arttıkça, deniz suyunun tuzluluğu azalır.

    Buzul Oluşumu : Deniz suyunun karalarda buzul olarak birikmesi ya da deniz suyunun donması tuzluluğu artırır. Kar ve buzul erimeleri ise tuzluluğu azaltır.

    Deniz Suyunun Hareketleri

    Deniz suları akarsular, rüzgarlar, buzullar gibi aşındırma ve biriktirme yolu ile yeryüzünü şekillendirir. Deniz suları çeşitli etkenlerle hareket etmektedir. Bu hareketlerden en etkili olanlar,

    * Dalgalar
    * Gel-git
    * Akıntılar


    Dalgalar

    Dalgalar, deniz ve göllerdeki kuzey sularının periyodik salınımlarıdır. Dalga oluşumunun temel nedeni rüzgarlardır. Deniz yüzeyini yalayarak esen rüzgarlar, sürtünme nedeniyle durgun sulara hareket kazandırır. Deniz yüzeyi pürüzlenir ve sürekli biçim değiştirir. Deniz yüzeyinin salınım hareketine dalgalanma deniz yüzeyinde beliren pürüze dalga denir.

    Rüzgarlar dışında depremler, volkanik hareketler ve deniz altında çökmelerde dalgaları oluşturur. Bu tür dalgalara tsunami denir.


    Dalga Elemanları

    Dalga, 4 temel elemandan oluşur. Bunlar, dalga sırtı, dalga çukuru, dalga boyu ve dalga yüksekliğidir.

    Dalga Sırtı : Dalgalı bir deniz yüzeyinde suların yükselen kısmına dalga sırtı denir.

    Dalga Çukuru : Dalgalı bir deniz yüzeyinde suların alçalan kısmına dalga çukuru denir.

    Dalga Boyu : Birbirini izleyen iki dalga sırtı arasındaki uzaklığa dalga boyu denir.

    Dalga Yüksekliği : Dalga sırtı ile dalga çukuru arasındaki yükseklik farkına dalga yüksekliği denir.

    Dalga Çatlaması

    Dalgalar derin denizlerde kolayca oluşur. Ancak, derinliğin dalga boyundan daha az olan yerlere yaklaştıkça, dibe olan sürtünmeden dolayı dalga hareketi engellenir ve dalgaların şekli bozulur. Bu olaya dalga çatlaması veya kırılması denir. Kıyı sığlaştıkça dalga çatlaması artar.

    Dalga Aşındırma Şekilleri

    Dalga aşındırmasına abrazyon denir. Dalgalar, üç biçimde aşındırma yaparak kıyıları şekillendirirler :

    * Su kütlesinin kıyıya çarparken yaptığı basınç etkisiyle kıyı aşındırılır.
    * Dalga içindeki kum, çakıl gibi maddelerin kıyıya şiddetli çarpmasıyla kıyı aşındırılır.
    * Deniz suyunun kıyıdaki tabakaları eritmesiyle (kimyasal yolla) kıyı aşındırılır.


    Dalga aşındırma şekilleri

    Falez (Yalıyar) : Dalgalar aşındırma yaparken önce çarptıkları kıyı boyunca bir çentik açar. Buna dalga oyuğu denir. Dalga oyukları derinleştikçe üzerindeki kütleler kopar ve düşer. Böylece kıyı boyunca diklikler oluşur. Bu dikliklere falez ya da yalıyar adı verilir. Türkiye’de, Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında güzel falez örnekleri görülmektedir.

    Kıyı Aşınım Düzlüğü : Dalgaların kıyıyı kara içine doğru aşındırması ve kıyıyı geriletmesi ile oluşan falezler önünde az eğimli bir yüzey gelişir. Kıyı aşınım düzlüğü ya da abrazyon platformu adı verilen bu düzlüklerin üzeri genellikle kum ve çakıllarla kaplıdır.

    UYARI : Dalga ve akıntılar dik kıyılarda aşındırma; alçak ve basık kıyılarda ise biriktirme yolu ile kıyıyı şekillendirir.

    Kıyı Birikim Şekilleri

    Denizin sığlaştığı yerlerde, dalgalar ve akıntılar tarafından taşınan maddelerin biriktirmesi ile oluşan şekillerdir.

    Kumsal : Kıyılarda dalga ve akıntıların taşıdıkları maddeleri biriktirmesi ile oluşan alanlara kumsal denir. Girintili-çıkıntılı bir kıyıda dalgalar, denize çıkıntı yapan dik burunlarda aşındırma, buradan kopardıkları maddeleri koy içlerine taşıyarak kumsalların oluşmasını sağlar. Bu nedenle kumsallar genellikle koy içlerinde yer alır ve bir şerit halinde uzanır.

    Kıyı Kordonu (Kıyı Oku) : Dalga ve akıntıların kıyıdan taşıdıkları maddeleri küçük koylarda biriktirmesi ile oluşan, bir ucu karaya bağlı ve deniz doğru ok şeklinde uzanan yığıntılardır. Kıyı kordonu bir koyun önünü kapatacak şekilde gelişirse kıyı kordonu gerisinde lagün oluşur.

    Lagün (Deniz Kulağı) : Kıyı kordonunun bir koyun önünü kapatması ile oluşan göllere lagün, deniz kulağı ya da kıyı set gölü denir.

    Örneğin Büyük Çekmece, Küçük Çekmece ve Terkos gölleri birer lagündür.

    Tombolo (Bağlama Seti) : Kıyı okları karaya yakın adalara doğru oluştuklarında, zamanla ada ile ana kara birbirine bağlanır. Oluşan bu şekle tombolo denir. Örneğin Marmara Bölgesi’ndeki Kapıdağ Yarımadası bir ada iken, tombolo ile ana karaya bağlanmıştır. Ayrıca Sinop ili de bir tombolo üzerinde kurulmuştur.


    Gel Gitler

    Gel-Git, Ay’ın ve Güneş’in çekim gücünün etkisiyle Dünya’daki su kütlelerinin alçalması ve yükselmesi olayıdır. Ancak Ay, Dünya’ya en yakın gök cismi olduğundan gel git olayında daha etkilidir. Bir yerdeki gel-git, gün içinde 2 kabarma 2 çekilme biçiminde 6 saatte bir gerçekleşir. Bu seviye değişmelerinde her gün bir önceki güne göre 50 dakikalık bir gecikme olur. Çünkü ay, Dünya’nın çevresindeki dönüşünü 24 saat 50 dakikada tamamlamaktadır.

    UYARI : Gel-git genliğinin fazla olduğu denizlerde akarsu ağızlarında haliçler, az olduğu denizlerdeki akarsu ağızlarında ise delta oluşur. Türkiye’deki denizler iç deniz olduğu için gel-git belirgin değildir. Bu nedenle akarsu ağızlarında haliç oluşmaz.

    Gel-Git Genliği

    Suların kabarma ve alçalması arasındaki seviye farkına gel-git genliği denir. Gel git genliği, okyanus ortalarında 60-80 cm, iç denizlerde 30 cm, kenar denizlerde 80-120 cm arasındadır.

    Bir yerdeki gel git genliği, ay ve yıl içinde de değişir.

    Ay içinde : Ay içinde yeniay ve dolunay dönemlerinde gel-git genliği büyüktür. Çünkü bu dönemlerde Ay’ın çekim gücüne Güneş’in çekim gücü de eklenir.

    Yıl içinde :Yıl içinde 21 Mart – 23 Eylül tarihlerinde gel git genliği büyüktür. Çünkü bu dönemlerde Ay’ın çekim gücüne Güneş’in çekim gücü de eklenir.


    Akıntılar

    Deniz ve okyanus sularının kütlesel olarak yer değiştirmesine akıntı denir. Akıntıların nedenleri :

    Dalgalar : Dalgaların kıyıya çarpması, suların bir kısmının dibe dalmasına ya da yüzeyde yön değiştirmesine neden olur.

    Seviye ve Tuzluluk (Yoğunluk) Farkı : Seviye ve tuzluluk farkı alt ve üst akıntılara neden olur. Daha ağır olan tuzlu sular alt akıntılarla, az tuzlu sular üst akıntılarla yer değiştirir.

    Sürekli Rüzgarlar : Yüzey suları sürekli rüzgarlarla sürüklendiği için akıntıların temel nedenidir.

    Gel-Git : Suların kabarması ve alçalması sırasında oluşan seviye farkı akıntılara neden olur. Akıntılar suların kabarması sırasında karaya, alçalması sırasında denize doğrudur.


    Okyanus Akıntıları

    Akıntıların yönleri ile hakim rüzgar yönleri arasında sıkı bir ilişki vardır. Her iki yarım küre okyanuslarında hakim rüzgar sistemlerine bağlı olarak kapalı akım dairleri oluşmuştur.

    Kuzey Amerika kıtasının doğu kıyısı boyunca güney enlemlere doğru inen Labrador soğuk su akıntısı ile Batı Rüzgarları ile Meksika körfezinden İskandinav yarımadasına kadar ulaşan Golfstream sıcak su akıntısı en önemlileridir.

    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş