Okul Ortamında Sağlıklı Çevre - Okulda Sağlıklı Çevre Nasıl Olur

'Doğa ve Bitkiler' forumunda SeLeN tarafından 25 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Okul Ortamında Sağlıklı Çevre - Okulda Sağlıklı Çevre Nasıl Olur konusu Okulda Sağlıklı Çevre Nasıl Olur bilgi - Okul Ortamında Sağlık nasil olur - Okul Ortamının Güven ve Sağligi




    Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araş- tırmalar Merkezi (EBSAM), ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarının güven, şiddet, temizlik, kantin ve servis araçları bakımından ne durumda olduğunu tespit etmek amacıyla, 17-31 Mayıs 2010 tarihlerinde 12 ilde, 300 okulda ve 600 öğretmenle yüz yüze bir araştırma yaptı.

    “Okul Ortamının Güven ve Sağlık Yönünden Değerlendirilmesi” araştırmasına katılan öğretmenlerin yüzde 33,2’si okul ortamını güvensiz kılan en önemli etmenin, “kuralların uygulanmasına gerekli hassasiyetin gösterilmemesi” olduğunu ifade ediyor.

    Araştırmaya katılanların yüzde 62,5’i okulunda kendini her zaman güvenli hissettiğini, yüzde 30,5’i bazen güvenli hissettiğini bazen güvenli hissetmediğini, yüzde 7’si çok nadir güvende hissettiğini veya hiç güvende hissetmediğini belirtiyor. Bayan öğretmenler, erkek öğretmenlere nazaran okulda kendilerini daha az güvende hissediyor. Meslekte yeni olan öğretmenler, mesleki kıdem yılı fazla olan öğretmenlere nazaran okulda kendini daha az güvende hissediyor.

    Öğretmenlerin yüzde 9,8’i okulunun fiziki şartlarının güvenli olmadığını belirtirken, yüzde 30,7’si ise kısmen güvenli olduğunu söylüyor.

    Okulların yüzde 53,4’ünde güvenlik personeli olduğu görülürken, yüzde 74,7’sinde güvenlik kamerası olduğu ortaya çıkıyor. İlköğretim okullarının yüzde 50,1’inde güvenlik personeli bulunurken, yüzde 71,6’sında güvenlik kamerası mevcut. Ortaöğretim okullarının yüzde 60,2’sinde güvenlik personeli bulunurken, yüzde 81,2’sinde güvenlik kamerası olduğu tespit edildi. Okullarda güvenlik personelinin ve güvenlik kamerasının olup olmamasının, öğretmenlerin okulda kendini güvende hissetme durumunu etkilemediği görülüyor.

    Fiziksel Şiddet İlk Sırada

    Okulların yüzde 62,3’ünde şiddet olayları yaşanırken, bu şiddet olaylarının; yüzde 44,2’si fiziksel şiddet, yüzde 43,5’i sözlü şiddet, yüzde 12,7’si sözlü taciz, yüzde 8,8’i psikolojik şiddet, yüzde 5,7’si fiziksel taciz, yüzde 5,3’ü ayrımcı şiddet, yüzde 3’ü duygusal taciz, yüzde 1’inin ise cinsel taciz şeklinde sıralandığı görülüyor.

    İlk ve ortaöğretim okullarında aynı oranda şiddet olayları yaşandığı ortaya çıkıyor. Güvenlik personeli olan okullarda ve güvenlik personeli olmayan okullarda aynı oranda şiddet olaylarının yaşandığı görülüyor. Fakat güvenlik kamerası bulunan okullarda yaşanan şiddet olaylarının, güvenlik kamerası olmayan okullara nazaran daha az olduğu ortaya çıkıyor.

    Okullardaki bu şiddet olaylarının en çok (yüzde 82,7) öğrenciler arasında yaşandığını ifade eden öğretmenler, ikinci sırada okul dışı çocuklarla öğrenciler arasında yaşandığını (yüzde 11,4) belirtiyor.

    Öğretmenler, okulunda gözlemlediği şiddet olaylarının sebeplerini şu şekilde ifade ediyor:

    Aileler tarafından çocuklara verilen değerler eğitiminin zayıflığı (yüzde 33,8), bölgenin toplumsal ve kültürel yapısı (yüzde 26,7), çocukların ailelerinin de şiddete meyilli olması (yüzde 23,7), okulun içinde bulunduğu çevrenin bir yansıması (yüzde 16,3), okul tarafından çocuklara yeterince değerler eğitiminin verilmemesi (yüzde 8,8), diğer nedenler (yüzde 2,5), öğretmenlerle okul yöneticilerinin şiddete meyilli olması (yüzde 1,7).

    Öğretmenlerin yüzde 8,2’si okulda şiddete maruz kaldığını belirtiyor. Okulda maruz kaldığı bu şiddeti en fazla okul yöneticilerinin (yüzde 22,9) uyguladığını, daha sonra sırasıyla öğrenci velilerinin (yüzde 20,8), öğrencilerin (yüzde 18,8), diğer öğretmenlerin (yüzde 18,8), okul etrafında dolaşan ve öğrenci olmayan gençlerin veya vatandaşların (yüzde 16,7) uyguladığını söylüyor.

    Öğretmenlerin maruz kaldığı bu şiddet olayları sıralanacak olursa; yüzde 6,5’i sözlü şiddet, yüzde 2,5’i psikolojik şiddet, yüzde 1,8’i fiziksel şiddet, yüzde 0,8’i ayrımcı şiddet, yüzde 0,7’si sözlü taciz, yüzde 0,3’ü fiziksel taciz, yüzde 0,2’si cinsel taciz şeklindedir.

    Televizyon Dizileri Şiddeti Artırıyor

    Öğretmenlerin yüzde 88,7’si televizyon dizilerinin şiddeti artırdığını, yüzde 9,2’si kısmen artırdığını, yüzde 2,2’si artırmadığını düşünüyor.

    Öğretmenlerin yüzde 11,2’si okul ortamında oluşabilecek kaza veya yaralanmalarda ilkyardım konusunda gerekli tıbbi müdahaleyi yapamayacağını ifade ederken, yüzde 55,9’u ise bu ilkyardım müdahalesini kısmen yapabileceğini dile getiriyor.

    Hizmetlisi Olmayan Okullar Var

    Okulların yüzde 2,8’inde hizmetli bulunmazken, yüzde 25,3’ünde 1, yüzde 36,3’ünde 2, yüzde 22,6’sınde 3, yüzde 13’ünde ise 4 hizmetli bulunuyor. Araştırmanın merkez ilçelerde yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda, ortaya çıkan tablonun vahim olduğu görülüyor.

    Okulların yüzde 23,8’inin lavabo, tuvalet, koridor ve sınıflarının temizliğini temizlik şirketi çalışanlarının yaptığı ortaya çıkıyor.

    Araştırmaya katılan öğretmenler, okulların yüzde 28’inin koridor ve sınıflarının bazen temizlenip bazen temizlenmediğini, yüzde 3’ünün ise çok nadir temizlendiğini veya hiç temizlenmediğini belirtiyor. Bayan öğretmenler ve mesleğe yeni başlayan öğretmenler, diğer öğretmenlere nazaran okulunun koridor ve sınıflarının daha az temizlendiğini ifade ediyor.

    Okulların yüzde 28’inin lavabo ve tuvaletleri bazen temizlenip bazen temizlenmezken, yüzde 5,7’sinin ise hiç temizlenmediği veya çok nadir temizlendiği kaydediliyor.

    Okulların yüzde 23,2’sinin lavabo ve tuvaletinde sıvı sabunun bazen olduğu bazen olmadığı, yüzde 4,9’unda ise hiç bulunmadığı veya çok nadir bulunduğu görülüyor.

    Okulların Temizlik Denetimi Yetersiz

    Öğretmenler, okulların yüzde 30,7’sinin temizliğinin bazen denetlendiğini bazen denetlenmediğini ifade ederken, yüzde 12’sinin ise hiç denetlenmediğini veya çok nadir denetlendiğini söylüyor.

    Okulların yüzde 32,7’sinde güvenlik, sağlık ve hijyen konularında eğitim, seminer, program benzeri bir bilgilendirme çalışması yapılmadığı ortaya çıkıyor. Bu tür bir bilgilendirme çalışması, ortaöğretim okullarında, ilköğretim okullarına oranla daha az yapılıyor.

    Okul Kantinlerinin Yarısı Sağlıklı

    Öğretmenlerin yüzde 14,4’ü okullarındaki kantinin yeterince sağlıklı olmadığını, yüzde 33,7’si kısmen sağlıklı olduğunu, yüzde 51,9’ü ise sağlıklı olduğunu ifade ediyor. Bayan öğretmenler ile mesleki kıdemi 1-5 yıl olan öğretmenler, diğer öğretmenlere nazaran okulundaki kantinin yeterince sağlıklı olmadığını daha fazla düşünüyor.

    Katılımcıların yüzde 17,1’i okul kantinlerinde satılan ürünlerin insan sağlığı açısından güvenli olmadığını, yüzde 33,6’sı kısmen güvenli olduğunu, yüzde 49,4’ü ise güvenli olduğunu belirtiyor. Bayan öğretmenler, erkek öğretmenlere nazaran okul kantinlerinde satılan ürünlerin insan sağlığı açısından güvenli olmadığına daha fazla inanıyor.

    Öğretmenlerin yüzde 49,4’ü okuldayken yiyecek içecek ihtiyacını kantinden karşılarken, ortaöğretim öğretmenleri, ilköğretim öğretmenlerine nazaran yiyecek içecek ihtiyacını daha fazla kantinden karşılıyor.

    Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 18’i okulundaki kantinde çalışanların eldiven ve bone kullanmadığını, yüzde 19’u çok nadir kullandığını, yüzde 37,8’i bazen kullandığını bazen kullanmadığını, yüzde 25,2’si kullandığını ifade ediyor. İlköğretim kantinlerinde çalışanların, ortaöğretim kantinlerinde çalışanlara nazaran daha az eldiven ve bone kullandığı görülüyor.

    Katılımcıların yüzde 23,1’i okulundaki kantinin denetlenip denetlenmediğini bilmediğini, yüzde 12,7’si hiç denetlenmediğini veya çok nadir denetlendiğini, yüzde 31,6’sı bazen denetlendiğini bazen denetlenmediğini, yüzde 32,6’sı ise her zaman denetlendiğini söylüyor. Denetlemelerin okul idaresi tarafından yapıldığını bildiren öğretmenlerin oranı yüzde 90,6.

    Okul Servislerinin Durumu

    Öğretmenlerin yüzde 12,4’ü okul servis şoförlerinin öğrencilere davranışlarının uygun olmadığını düşünüyor. Araştırmadaki öğretmenlerin yüzde 13,3’ü okul servis şoförlerinin trafik kurallarına uymadığını ifade ediyor. Öğretmenlerin yüzde 82,3’ü okul servis şoförlerinin çocuk psikolojisi, iletişim gibi konularda hizmetiçi eğitimden geçirilmesi gerektiğine inanıyor. İlköğretim öğretmenleri, ortaöğretim öğretmenlerine nazaran okul servis şoförlerinin hem öğrencilere davranışlarının daha fazla uygun olduğunu hem de trafik kurallarına daha fazla uyduğunu düşünüyor.

    Okul Çevresi Öğrenci İçin Güvenli Değil

    Okul yolunu trafik açısından kendisi için güvenli bulmayan öğretmenlerin oranı yüzde 34,2.

    Okul yolunun trafik açısından öğrenci için güvenli olmadığını düşünen öğretmenlerin oranı yüzde 50,4. Bayan öğretmenler, erkek öğretmenlere nazaran okul yolunu trafik açısından kendisi için daha az güvenli buluyor.

    Öğretmenlerin yüzde 26,1’i okul çevresini kendisi için güvenli bulmadığını belirtiyor. Öğretmenlerin yüzde 44,2’si okul çevresini öğrenciler için güvenli bulmuyor. Bayan öğretmenler, erkek öğretmenlere ve 1-5 yıl mesleki kıdeme sahip öğretmenler, diğer öğretmenlere nazaran okul çevresini kendisi için daha az güvenli buluyor.

    Okul Ortamı Güvenli ve Sağlıklı Hale Getirilmelidir

    Türkiye’deki okulların ortamı, eğitim-öğretim açısından güvenli ve sağlıklı mekânlar haline getirilmeli; şiddetten, tehlikeden ve sağlığa zararlı durumlardan uzak tutulmalıdır. Bunlar sağlanamadığı takdirde, bundan sadece okullarda öğrenciler ve öğretmenler değil, eğitim süreci, okulun yakın-uzak çevresi ve bütün toplum olumsuz etkilenir.

    Okullarda şiddeti azaltmaya yönelik olarak, değerler eğitimine ağırlık verilmeli ve değerler eğitimi sadece derslerde değil, bütün eğitim süreçlerine yayılmalıdır.

    Okul, ailelerle işbirliği yaparak, şiddete yönelik rehberlik hizmetleri vermelidir.

    Şiddet içeren televizyon dizilerine yasak getirilmeli veya geç saatlerde yayınlanmaları sağlanmalıdır.

    Okulların temizlik hizmetleri sorunu en kısa sürede çözülmelidir.

    Okul kantinleri hem hijyen hem de gıda sağlığı yönünden denetlenmeli; kantin çalışanlarının güvenlik ve sağlık kontrolleri belli aralıklarla yapılmalıdır.

    Servis araçlarının bakımına ve şoförlerin güvenilirliğine ve araçların denetimlerinin periyodik olarak yapılıp yapılmadığına dikkat edilmelidir.

    Okullarda etkili öğrenmenin gerçekleştirilmesi ve öğrencilerin kendi potansiyellerini geliştirebilmeleri için, okulun öğrenci ve öğretmenler açısından güvenli ve sağlıklı bir yer olması gerekir. ‘Okulda müfredat var, hayat yok’sa, eğitimden söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle, okullar yaşanabilir mekânlar haline getirilmelidir.

    Güvenli ve sağlıklı bir öğrenme ortamı olmadan öğretmenler öğretimde, öğrenciler de öğrenmede sıkıntılar yaşarlar. Okulların güvenli ve sağlıklı hale getirilmesi bir zorunluluktur.

    Sağlık Bakanlığı’nın okul çağındaki çocuklara verdiği öğütler ise şöyle;

    • Sabah kahvaltınızı mutlaka yapın, öğün atlamayın. Süt içme alışkanlığını mutlaka edinin. Kemik sağlığınız için kalsiyum yönünden zengin süt, peynir, yoğurt tüketimine özen gösterin.

    Bol miktarda sebze-meyve ile günde en az 8-10 bardak sıvı tüketin.
    Şeker, tuz ve yağ içeriği yüksek yiyecek-içecek tüketiminin bir çok hastalığı beraberinde getirdiğini unutmayın.
    Temiz ve mikropsuz besin tüketmeye özen gösterin. Çiğ sebze ve meyveleri bol suyla yıkamadan kesinlikle yemeyin.
    Açıkta satılan yiyecekleri satın almayın.
    Ellerinizi yemekten önce mutlaka yıkayın. Unutmayın ki kirli eller pek çok hastalık mikrobu taşımaktadı
     
  2. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Okul ve Çevre Temizliği


    Okulumuz, günlerimizin çoğunun içinde geçtiği ikinci yuvamızdır. Orayı da temiz tutmak bizim için kaçınılmaz bir görevdir. Okulun temiz olması her şeyden önce kendi sağlığımız içinde önemlidir.
    Okula girerken koridorlara ve sınıflara tozları taşımamak için ayakkabılarımızı girişte güzelce temizlemeliyiz. Sınıfımızı güzel kullanmalı ; duvarları , sıraları kirletmemeliyiz. Yerlere çöp atmamalı ,
    tahtamızı temizlemeli ve varsa kütüphanemizi düzenli tutmalıyız. Oturduğumuz sıralara ayakkabılarla kesinlikle basmamalıyız.
    Okulumuzun koridorlarını, bilhassa tuvalet ve lavabolarını çok temiz tutmalıyız. Kirlettiğimiz yerleri kendimiz temizlemeliyiz. Buraları nasıl temiz bulmak istiyorsak öylece temiz bırakmalıyız.
    Çevremizi büyük evimiz , toplumu da geniş ailemiz kabul etmek zorundayız. Çevrede oluşacak her türlü kirliliğin toplum sağlığını olumsuz yönde etkileyeceğini bilmemiz gerekir.
    Çevre deyince toprak, su, hava, orman, çarşı, pazar gibi her yer aklımıza gelmelidir. Buraları kirletici her türlü davranıştan uzak durmalıyız. İnsanları rahatsız edici sesler ve görüntüler de bir çevre kirliliğidir. Arıtma tesisi bulunmayan fabrikalardan çıkan zehirli atıklar, sularımız için tehlike kaynaklarıdır. Havaya boşaltılan zehirli gazlar da sağlığımızı olumsuz yönde etkilemektedir.
    O halde, sağlıklı bir hayat sürmek istiyorsak, içinde sürekli bulunduğumuz yerleri (Okul, ev, çevre, vb.) temiz tutmalı; gereken önem ve duyarlılığı göstermeliyiz.
    Çevremizi Niçin Temiz Tutmalıyız ?
    Çevremiz, yaşadığımız ortamdır. Bulunduğumuz ortam bizim psikolojimizi etkiler. Temiz ve düzenli bir çevre, düzenli tepkileri ve ilgileri getirir. Ayrıca kullandığımız çevre bizi temsil eder. Atalarımız, “Aslan yattığı yerden belli olur” demişlerdir.
    Hastalıkların kaynağı olan mikroplar, çevreye rast gele atılmış pislikler ve çöplerde üreme imkanı bulurlar. Hem kendimizin, hem de toplumun sağlığını, mutluluğunu düşünerek çevremizi mutlaka temiz tutmalıyız. Yaptığımız piknikte oluşan çöpleri, merkezi çöp kutularına, arabamızdaki çöpleri, çöplüklere boşaltmalıyız. Rast gele yerlere atmamalıyız. Unutmamalıyız ki biz, nasıl başkasının kirlettiği çevreden rahatsız oluyorsak onlar da bizim kirlettiğimiz ortamdan rahatsız olacaklardır.
    Çevre derken sadece şehrimizi ve kırlarımızı anlamamalıyız. Deniz de, hava da, toprak da, bizim ihtiyaç duyduğumuz çevredir. Onları korumalıyız.
    İnsanları rahatsız edecek çeşitli gürültülerin de bir çevre kirliliği oluşturduğunu bilip bu kirliliğe sebep olmamalıyız.


    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş