Obsesif-kompülsif Bozukluk Nedir ?

'Psikoloji' forumunda NeslisH tarafından 17 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Obsesif-kompülsif Bozukluk Nedir ? konusu Obsesif-kompülsif bozukluk, kaygıyla (anksiyete) ilgili bir hastalıktır. Obsesif-kompülsif bozukluğu olan kişilerde, istenmeyen, zorlayıcı ve genellikle hoş olmayan düşünceler (obsesyonlar) vardır. Bu takıntılı düşünceler, mikrop bulaşmasına ilişkin kaygılar, başkaları tarafından zarar görme ya da başkalarına zarar vermekle ilişkili mantık dışı korkular, kontrolünü kaybedip saldırgan davranışlarda bulunma korkusu ya da aşırı boyutlarda dini ya da ahlaki kuşkular şeklinde olabilir. 0bsesif-kompülsif hastalığı olan kişilerin çoğu, takıntılı düşüncelerinin mantıksız olduğunun farkındadır, ancak kendilerini bunları düşünmekten alıkoyamamaktadır; bu da sıkıntı duymalarına neden olmaktadır. Bu takıntılı düşünceleri hafifletmek amacıyla, ritüel şeklinde davranışlar olan kompülsiyonlar gelişebilir. Takıntılı düşüncelerin yol açtığı kaygıyı hafifletmek için, bu davranışlar sürekli tekrarlanır. Kompulsiyonlar, aşırı el yıkama, sayma, belirli sözcüklerin ya da davranışların tekrarlanması, bir dizi karmaşık eylemin son derece kesin bir sıra ile gerçekleştirilmesi ya da yapılan işlerin, belirli bir düzen içinde olduğundan emin olmak için, tekrar tekrar kontrol etme şeklinde olabilir.

    NEDENLERİ
    Obsesif-kompülsif bozukluğun nedenleri hâlâ araştırılmaktadır. Bazı uzmanlar, bu hastalığın, beyinde duygudurum ve bilinç kontrolünde rol oynadığı varsayılan, kimyasal bir haberci maddenin dengesizliğinden kaynaklandığını düşünmektedir.

    BELİRTİLERİ:
    Obsesif-kompülsif hastalığın belirtileri, hafif ya da şiddetli olabilir. Bazı hastalarda sadece obsesyonlar görülebilir. Hastalar, obsesyon ya da kompülsiyonlarını kısa sürelerle kontrol altında tutabilir, bu şekilde işte ya da okulda bunları gizleyebilirler. Ancak obsesif-kompülsif bozukluk, şiddeti arttıkça, kişilerin yaşamlarını gittikçe daha fazla işgal eder ve bu ritüelleri uygun şekilde yapabilmek için, günlük yaşam etkinliklerini yerine getiremez hale gelirler. Obsesif-kompülsif bozukluk bazen depresyon, yeme bozuklukları, madde kötüye kullanımı bozukluğu, bir kişilik bozukluğu, dikkat eksikliği bozukluğu ya da başka bir anksiyete bozukluğuyla birlikte görülür. Bu tür eşzamanlı hastalıklar ve hastanın sorununu saklama eğilimi, bu bozukluğa tanı konmasını ve tedavi uygulanmasını zorlaştırır. Dolayısıyla, obsesif-kompülsif bozukluğu olan kişiler genellikle belirtilerin başlamasından ancak yıllar sonra tedavi olanağını bulurlar.

    TEDAVİ:
    Erken dönemde tanı konduğunda bu durum, psikoterapi (özellikle davranış tedavisi) ve ilaçla etkili biçimde tedavi edilebilir. "Maruz bırakma ve yanıtın engellenmesi" olarak anılan özel bir davranış tedavisi yönteminin, obsesif-kompülsif bozukluğu olan kişilerin tedavisinde etkili olduğu gösterilmiştir. Bu yaklaşımda hasta, doğrudan ya da imgeleme yoluyla, kasıtlı olarak korktuğu nesneye ya da düşünceye maruz bırakılır. Son zamanlarda yapılan çalışmalar, bir nörotransmiter olan serotonin üzerinde etkisi olan ilaçların, obsesif-kompülsif bozukluğun belirtilerini önemli ölçüde azalttığını göstermiştir. Serotonin geri alım inhibitörleri (serotonin reuptake inhibitors: SRI'lar) ya da seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI'lar) olarak adlandırılan 5 ilaç (klomipramin, fluoksetin, fluvoksamin, paroksetin ve sertralin), obsesif-kompülsif bozukluğun tedavisinde kullanılmak üzere onaylanmıştır.
     

Bu Sayfayı Paylaş