Nusaybin Tanıtımı ve Resimleri - Nusaybin Hakkında Geniş Bilgi

'Nusaybin Tanıtımı' forumunda Mavi_Sema tarafından 26 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Nusaybin Tanıtımı ve Resimleri - Nusaybin Hakkında Geniş Bilgi konusu Nusaybin, Mardin İline bağlı, Suriye sınırında Kamışlı'ya komşu, ovada kurulmuş bir ilçedir.

    Geçmiş


    İpek yolu üzerinde Suriye ile sıfır noktasında bulunan Nusaybin , Dicle Nehri ile Fırat Nehri arasındaki havzanın yani Mezopotamya'nın kuzey kısmında bulunmaktadır. M.Ö. 4500 yıllarında Subarular tarafından kurulan şehir, M.Ö. 3000 yıllarında Sümer kralı Lugazakis tarafından “Nırbo” olarak adlandırılmış ve Çağ-Çağ deresinin batısında yeniden inşa edilmiştir. Tarih süresince yukarı Mezopotamya'nın en büyük şehri olarak sürekli yer almıştır.
    Kuruluşundan Sümerlerin yıkılışına kadar (M.Ö.2850) Sümer imparatorluğuna bağlı kalmıştır. M.Ö.2850-2300 Yılları arasında Akadlar ,M.Ö. 2300-2060 Yılları arasında Akad-Sümer imparatorluğu,M.Ö. 2060-1800 Yılları arasında Babilliler, M.Ö.1800-1305 Yılları arasında Mitannililer, M.Ö.1305-715 de Asurlular, M.Ö.612-330 Yılları arasında Med-Persler, M.Ö. 330 da Selefkuslar (Selevkoslar), M.Ö. 130-M.S. 50 Yılları arasında Abgar krallığı, sonra da Romalıların hakimiyetine girmiştir. M.S. 637 Yıllarına kadar şehir sürekli Romalılar ile Sasaniler arasında el değiştirmiştir. M.S 637 yılında İslam orduları hakimiyetine giren Nusaybin, sıra ile Emeviler, Abbasiler, Mervaniler, Eyyubiler, Selçuklular, M.S.1258 de Hulagu hanın eline geçmiş, daha sonra Karakoyunlular, Artukoğulları ve Akkoyunlular , daha sonra da 1516 yılında Osmanlı İmparatorluğuna geçmiştir.
    Babilliler şehre Armis veya Nisibis, Huri-Mitaniler Nabila,Kenge, Nas-ü-bina, Asurlular Meppin-Suba, Romalılar Antimosya, Süryaniler Nasibina-Sarbo, Sasaniler Ahvaz ,Kürtler Nisebin, Cumhuriyet döneminde de Nusaybin adını almıştır.
    Görülüyor ki 5000 yıldır hep benzer isimler kullanılmıştır.
    Tarihi süreçte birçok önemli olaya tanıklık eden şehir, en parlak dönemini M.Ö.130 yıllarından başlamak kaydı ile M.S. 637 yılları arasında yaşamıştır. Hıristiyanlık dininin yayılması ile şehirde her türlü eğitimi veren bir fakülte kurulmuş ve eldeki tarihi verilere göre bulunulmuş? 2000 öğrenci bu üniversitede eğitim görmekteydi. En parlak dönemini ise mor efrem döneminde yaşayan okulun bir Yönetmeliğinin olduğu bilinmektedir.

    Nüfus

    Şehrin nüfusu 1990'da 49.671 olan nüfusu 2000'de 74.110'a, 2007'de 88.296'ya çıkmıştır. 2008 yılına göre 84.372'dir. 2009 son nüfus sayımına göre 83.832 olmuştur. İlçede, biri merkez ilçe olmak üzere Akarsu, Duruca ve Girmeli kasabalarında dört belediye idaresi vardır

    Sosyal Yapı ve Kültür

    [​IMG]
    Nusaybin Belediye Binası


    [​IMG]
    Mitanni Kültür Merkezi


    [​IMG]
    Beyaz su


    [​IMG]
    Beyazsu'da bir piknik yerinden minderler


    [​IMG]

    Beyaz suyun kaynağından çıkıp önce Nusaybin barajına ardından Nusaybin'e aktığı vadinin yukarıdan görüntüsü. Nusaybin - Midyat bağlantı yolu da aynı zamanda bu vadiden geçer.


    [​IMG]

    Zeynel Abidin Camii ve 1956 da yapılan minaresi


    [​IMG]

    Nusaybin Barış Parkı - Eski bir görüntüsü


    [​IMG]

    1970 te Nusaybin Çarşısı


    Tarih içinde çok sayıda farklı devletin yönetimi altına girmesiyle beraber Nusaybin birçok kültürel ve toplumsal değişikliliğe maruz kalmıştır. İslamiyet öncesi/Roma zamanında bu bölgelerde çoğunlukla Süryanilerin kaldığı bilinmektedir.[5] Bununla beraber bu coğrafya Kürtlere de ev sahipliği yapıyordu. İslamiyet'in yayılışıyla beraber tüm İslam Aleminde olduğu gibi bu coğrafyaya da bir çok Müslüman Arap gelmiş, buralara yerleşmiş ve İslamiyet'i anlatmıştır. Bunun etkisiyle beraber Kur'anı Kerim'in de Arapça olması, buralarda hızlı bir Arapça öğrenme ve daha sonraları araplaşma olarak sonuç vermiştir.Ancak yaşanan göçler ve demografik değişiklikler neticesinde,günümüz itibariyle Nüfusun büyük bir çoğunluğunu Kürtler teşkil etmekte olup geri kalan nüfus Araplardan ve Süryanilerden oluşmaktadır.

    Tarihi ve Kültürel Miras

    Zeynel Abidin Camii

    Zeynel Abidin, Muhammedin 13. Kuşaktan torunudur. Ve bu camii onun makamıdır. Camii 1956 da Kaymakam Mustafa Tütüncü'nün[6] camiyi yeniden düzenleyip inşa etmesiyle şimdiki durumuna getirilmiştir. Bu tarihlerde aynı zamanda camiye minare de yapılmıştır.

    Selman-ı Pak/Farisi Makamı

    Selman-ı Farisi'nin Muhammed'in berberliğini yaptığı söylenir. İran'da İsfahan bölgesinde doğmuştur. Selman-ı Farisi ilk önceleri mecusidir İran'da iken Hıristiyan olur ve Anadolunun çeşitli yerlerinde rahiplik yapar. Bir müddet böyle devam eder. Yalnız ardından esir düşer. Esirleri bulunduğu sahibi, Muhammed döneminde, Medine'ye yolu düşer.[7] Buradayken Muhammed bu köleyi satın alır ve azat eder. Ardından Muhammed'in berberliğini yapmaya başlar.[8] Güvenirliliği ve işindeki ustalığıyla seçkin bir konuma ulaşır. Ömer döneminde çok önemli vazifelere atanır. Hayatının son döneminde Nusaybin'e gelir ve yerleşir. Kendi makamı ve mübarek türbeleri kendi ismiyle anılan caminin bahçesindedir. Çok sayıda ziyaretçi Nusaybin'e bu türbeyi ziyarete gelmektedir.

    Mar Yakub kilisesi ve Nusaybin Okulu

    Bilindiği üzere Hristiyanlığın ilk yıllarda tarihi çok acılı olmuştur. Bu yeni dini kabul etmek istemeyen o zamanın devletleri hristiyanlara çok katı uygulamalar uygulamaya başlarlar. Belki de bunların en acılısı ve kanlı olanı Roma İmparatorluğu'nun yaptığı toplu Hristiyan katliamlarıdır. Bu eritme politikası Nusaybin gibi doğu illerinde çok daha katı bir şekilde uygulanmıştır. MS 303 yılında Nusaybin'de Hristiyanlara karşı bir ayaklanma olur ve 4000'e yakın Hristiyan Mazıdağı yakınlarında katledilir. Neyse ki 313[9] Milano Fermanı ile Hristiyanlık Roma'nın resmi dinleri arasına girer ve bu şiddetli zulüm son bulur. Mar Yakub[10] MS 3. yüzyılın ortalarında bu civarlarda doğmuş ve önemli rahiplerden biriydi. Önce Diyarbakır'a gönderilir. Ancak daha sonraları başarısına binaen Nusaybin episkoposluğuna takdis edilmiş ve terfi edilmiştir. Mar Yakup buradaki manastırın yetersiz olduğunu düşünmüş ve genişletme fikrini beyan etmiştir. İnşaat putperestlikten kalma okulun enkazı üzerinde kurulmuştur.[11] Nusaybin Okulunun inşaatı 326 da biter. Burada 800-1000 kadar öğrenci yatılı olarak okumaktaydı. Okul, Sasanilerin 363 de Nusaybin'i almalarıyla Edessa'ya (Urfa'ya) taşınır.[12] Bu günkü kalıntılarda bu Üniversite dengi eğitim kurumunun ayaktaki son kalan parçasıdır ve halen aktif bir kilisedir.


    Kışla ve Kışla Camii

    Kışla 1837 yılında Diyarbakır Valisi Hafız Mehmed Paşa tarafından yaptırılmıştır. Yaptırıldığı zamandan 1970 lere kadar ayakta kalmayı başaran kışla 1891 yılında 2. Abdülhamid zamanında kurulan Hamidiye Süvari Alayları'na ev sahipliği yapıyordu. Epey geniş bir alana kurulan bu yapının 300 civarında odası olduğu bilinmektedir. Ancak şu an ayakta kalan tek parçaları kışla'nın içerisinde olan cami ve caminin arkasında yıkılmadan kalan tek duvardır. Cami 1588'de inşa edilmiş ancak sonraları yıkılmış ve Şaban b. Abdullah adlı bir hayırsever tarafından tamir ettirilmiştir.[13] Bu bilgiler caminin minaresinin üzerine bir tabelada oyulmuştur.

    Ulaşım ve Altyapı

    İlçe merkezi E-90 karayoluna 1.5 km mesafededir. Çevre yolu iki taraftan E-90 a çıkar. Yurt içindeki en yakın havalimanı 55 km mesafedeki Mardin Havalimanıdır. Aynı zamanda Kamışlı Havalimanı da şehrin 5 km güneyindedir. İlçeye aynı zamanda demiryolu ulaşımı da vardır. Kilis'ten gelen bu hattın son durağı Nusaybin'dir. Güneyde, Kamışlı'yla arasında sınır kapısı vardır. (Sınır kapısı transit değildir.)



    Vikipedi, özgür ansiklopedi

     

Bu Sayfayı Paylaş