Nikahı ve İmanı Yenilemek

'Dini Sorular ve Cevaplar' forumunda Dine tarafından 28 Mart 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Nikahı ve İmanı Yenilemek konusu Nikahı ve İmanı Yenilemek

    Sual: (Nikâhı ve imanı yenilemek bid'attir. İman ve nikâh pamuk ipliği ile bağlı değildir. Üzerinden zaman geçmekle eskimez ve yenilenmesine gerek olmaz. İman ve nikâh ya vardır ya yoktur. Varsa yenilenmesine lüzum yoktur. Camilerde yapılan nikâh ve iman tazeleme işleri bid'attir) diyenler oluyor.

    Tecdid-i iman ve tecdid-i nikâh bid'at midir?

    CEVAP
    Zamanla iman eskir ve yenilenmesi gerekir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Elbisenin eskidiği gibi içinizdeki iman da eskir. İmanınızın yenilenmesi için Allahü teâlâya niyaz edin!) [Hâkim]

    İman eskiyeceği ve kopacağı için her müslümanın küfre düşmemesi için sabah akşam aşağıdaki iman duasını okuması emredilmiştir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Şirkten korunmak için Allahümme inni euzü bike min en üşrike bike şey’en ve ene âlemü ve estağfirüke lima la âlemü inneke ente allamülguyub duasını okuyun!) [İ.Ahmed]

    İman ve nikâh pamuk ipliği ile değil söz ile bağlıdır. Her zaman kopabilir. Küfre düşünce hemen kopar ve her kopuşta da yeniden bağlamak gerektiğini bütün İslam âlimleri bildirmektedir:

    Bir kâfir bir kelime-i tevhid söylemekle mümin olduğu gibi bir mümin de bir söz söylemekle kâfir olur. Bu Müslüman olmanın ve Müslümanlıktan çıkmanın ana kaidesidir. Müslüman olmak için yalnız Kelime-i şehâdet söylemek kâfi değildir. Küfre sebep olan o şeyden de tevbe etmek gerekir. Yani İslâmiyet’ten hangi kapıdan çıkmış ise o kapıdan girmesi lâzımdır. İnsan küfre düşerek mürted olunca nikâhı fesholup gider ki bu talâk [boşamak] demek değildir. Bunun için üçten fazla imanı ve nikâhı tazelemek hüllesiz caiz olur. (Birgivî şerhi)

    Küfre düşmek de küfürden kurtulmak da çok kolaydır. Küfrün sebebi bilinmese de her gün bir kere (Ya Rabbi bilerek veya bilmeyerek küfre sebep olan bir söz söyledim veya bir iş yaptım ise pişman oldum. Beni affet) diyerek tevbe eden Cehenneme gitmekten kurtulur. Küfre düşücü söz söyleyenin imanı gidince nikâhı da gider. İman gidince tecdid-i iman nikâh gidince de tecdid-i nikâh gerekir. Küfre sebep olan sözü hata ederek yanılarak veya tevilli söyleyenin imanı ve nikâhı bozulmaz. Yalnız tevbe ve istiğfar etmesi imanını tazelemesi ihtiyatlı olur. Nikâhını tazelemek gerekmez. (Berika Hadika Mecmâul-enhür)

    Berika ve Hadika’da (İtikadında sözünde veya işinde küfre sebep olacak bir şey bulunan kimsenin tecdid-i iman ve [evli ise] iki şahit yanında tecdid-i nikâh yapması gerekir) buyuruluyor. Yine aynı kitaplarda buyuruluyor ki:

    Bir sözün veya işin küfre sebep olacağını bilerek tehdit edilmeden söyleyenin imanı gider. Çünkü her müslümanın bilmesi gereken şeyleri öğrenmesi farzdır. Bilmemesi özür olmaz büyük günahtır. Her iki halde de küfre girenin önceki ibadetleri yok olur. Tevbe ederse geri gelmez. Zengin ise tekrar hacca gitmesi gerekir. Önce eda ettiği namaz oruç veya zekâtları kaza etmez. Fakat küfre düşmeden önce yapmadığı ibadetleri kaza eder. Tevbe için yalnız kelime-i şehadet söylemek kâfi değildir. Küfre sebep olan şeyden de tevbe etmesi gerekir. Küfre sebep olan sözü hata ederek yanılarak veya tevilli olarak söyleyen veya küfrü gerektirdiği âlimler arasında ihtilaflı olan bir sözü bilerek söyleyen küfre girmez. Fakat tecdid-i iman etmesi iyi olur. Tecdid-i nikâh gerekmez. (Dil afetleri bahsi)

    Yalnız eskiyen değil kırılan kaybolan bir şeyin yerine yenisi alınınca buna yeniledim tazeledim denir. Nitekim hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (La ilahe ill kelimesini çok söyleyerek imanınızı yenileyin!) [Hâkim]

    Tecdid-i iman ve tecdid-i nikâh yapmanın gerektiği Redd-ül Muhtar ve diğer bütün fıkıh kitaplarında da bildirilmektedir. Tahtavi’nin Merakıl-felah haşiyesinde ve bunun tercümesi olan Nimet-i İslam’da (Kadın kocasına aramızda talak vaki olduğu zaman beni kendine nikâh etmeye seni vekil ettim der de kocası da kabul ederse talak vaki olunca iki şahit yanında "Filaneyi kendime nikâh ettim" derse nikâh sahih olur) buyuruluyor.

    Nikâh tazelemek demek yeniden nikâh kıymak demektir. Bunu bir hocanın nezaretinde yapmak gerekmez. Yalnız birinin nikâhı tazelemesi yetişmez. Karı kocanın iki şahit yanında nikâhı tazelemeleri gerekir. Erkek karısından vekâlet almalıdır. Kadının vekâlet için kocasına (Nikâhımızı tazelemek üzere seni vekil ettim) demesi yetişir. Erkek iki erkek şahit yanında (Öteden beri nikâhlım olan hanımımı onun tarafından vekâleten ve tarafımdan asaleten kendime nikâh ettim) derse nikâh tazelenmiş olur.

    Küfre düşen karı-kocanın tecdid-i imandan sonra iki şahit yanında tecdid-i nikâh yapmaları gerekir. Kolaylık olmak için nikâhı yenilemeye hanımdan vekâlet almalı iki erkek şahit yanında (Öteden beri nikâhım altında bulunan hanımımı onun tarafından vekil olarak ve tarafımdan asil olarak kendime nikâh ettim) demelidir. Camilerde yapılan meşhur tecdid-i iman ve tecdid-i nikâhı cemaat ile okumak bu hükme dayanmaktadır.

    Camide imam efendi yukarıdaki ifadeyi cemaatle birlikte söylerse cemaat birbirlerine şahit olmuş hanımından vekâlet alanların nikâhları tazelenmiş olur.

    Vekâlet almayanlar ise sadece imanlarını tecdid etmiş olurlar. İmam efendiler ve vaizler her Müslüman’ın nikâh tazelemek için hanımından vekâlet almasını tavsiye etmeleri iyi olur.

    Cemaat ile birlikte (Allahümme inni üridü...) duasını okuyanlar (İmanınızı La ilahe ill sözü ile yenileyin!) hadis-i şerifindeki emre uymuş olurlar.

    Alıntıdır
     

Bu Sayfayı Paylaş